İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/553 E. 2025/567 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/553
Karar No
2025/567
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/553 Esas KARAR NO: 2025/567 DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 13/11/2015 KARAR TARİHİ: 03/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; --- tarihinde sürücü ----- sevk ve idaresindeki ----plakalı ticari araç, ----- plakalı kamyona çarpması sonucu meydana gelen kazada müteveffa --- kardeşi--- ile araç sürücüsü davalı --- yaralandığını, araçta bulunan ---- ise vefat ettiğini, tüm davalıların kaza nedeniyle kusurlu olduğunu, kazaya neden olan --- plakalı ticari aracın davalı ---- tarafından sigortalı olduğunu beyan ederek, 20,00TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalılardan ---- vekilinin cevap dilekçesinde özetle;müvekkilinin temerrüde düşmediğini ve dava açılmasına sebebiyet vermediğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, cismani zarar nedeniyle açılan maddi (destekten yoksun kalma) tazminat talebine ilişkindir.Davacılar, 19.03.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu murisleri ---- ölümü sebebiyle destekten yoksun kaldıklarını, destekten yoksun kalma maddi tazminat alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dosyanın safahatı incelendiğinde; mahkememizin ------ Esas sayılı dosyasının --- tarihli duruşmasının ara kararı ile mahkememiz dosyası ile birleşen ----Karar sayılı dosyası yönünden tefrik kararı verildiği, tefrik edilen dosyanın iş bu esasa kaydı yapılarak yargılama sonuçlandırılmıştır.Dosyanın safahatı incelendiğinde, mahkememizin ------- tarihli kararı ile; "...Davanın KISMEN KABULÜNE; 1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, davacı---191.679,46-TL, davacı-- için 45.394,26-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar -----yönünden kaza tarihi olan 19/03/2015 tarihinden, davalı sigorta şirketleri yönünden (davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) 13/11/2015 dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 2-Davacıların hastane ve defin masraflarına yönelik taleplerinin FERAGAT SEBEBİYLE REDDİNE..." karar verildiği, karara karşı davalılar ---- vekili , davalı ------- vekili ile davalı ----- vekili tarafından mahkememiz kararının istinaf edilmesi üzerinde dosya ---- gönderilmiş ve yapılan istinaf incelemesi sonucunda ---------tarihli ilamı ile; "...Davalı ----istinaf itirazlarının tümden, davalı ------vekilinin istinaf itirazlarının kısmen KABULÜ ile, istinaf istemine konu olan ve başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA..." şeklinde kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonrasında mahkememizin -----esas sayılı dosyasına kaydı yapılmıştır.Mahkememizce yeniden yapılan yargılamada; ---- tarihli bilirkişi heyeti raporu ile --- tarihli bilirkişi heyeti ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyetinin 02.07.2024 tarihli raporunda özetle, "...Davalı ----adına tescilli ----- plakalı kamyonun sürücüsü --- olayda %100 oranında kusurlu olduğu,. Davalı ---- adında tescilli ------ plakalı kamyonun sürücüsü --- olayda kusursuz olduğu, Davalı sürücü ---- idaresindeki ----- plakalı kamyonda yolcu olarak bulunan davacı --------yaralanması ile kazanın sonuçlanmasında, zararın doğmasında ve artmasında müterafik kusuru bulunmadığı, hatır taşıması hususunun Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, Yolun yapım ve bakımında sorumlu olan ------, olayda kusursuz olduğu, Somut olayda bahsi geçenlerin dışında herhangi bir kimseye atfı kabil kusur imkânının bulunmadığı,..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Bilirkişi heyetinin----- tarihli raporunda özetle, "...Davalı ----- adına tescilli ------ plakalı kamyonun sürücüsü ----- olayda %100 oranında kusurlu olduğu, Davalı ---------- plakalı kamyonun sürücüsü ------ olayda kusursuz olduğu, Davalı sürücü ---- idaresindeki----- plakalı kamyonda yolcu olarak bulunan davacı ------- yaralanması ile kazanın sonuçlanmasında, zararın doğmasında ve artmasında müterafik kusuru bulunmadığı, hatır taşıması hususunun Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, Yolun yapım ve bakımında sorumlu olan ---- olayda kusursuz olduğu Somut olayda bahsi geçenlerin dışında herhangi bir kimseye atfı kabil kusur imkânının bulunmadığı..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Hemen burada destekten yoksun kalma tazminatının hukuki niteliği üzerinde de durulmalıdır. Destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı TBK 53/3 ve 55 maddesinde düzenlenmiş olup; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. " şeklinde hükme bağlanmıştır.Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK 53/3 maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. 6098 sayılı TBK 53/3 maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.O hâlde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç içerisinde bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir --------Diğer taraftan, ----------kararının gerekçesinde de: "Destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının, desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; ----- sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.Somut olayda; ---- tarihinde meydana gelen kazada davacıların destekleri olan ----kaybettikleri, taraf itirazları ------ kaldırma ilamı gereğince dava konusu kazada tarafların kusur durumunun tespiti ve ceza mahkemesinde alınan kusur raporu ile mahkememizde alınan kusur raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosya alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetinden kök ve ek rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi heyet raporu gereğince kazanın meydana gelmesinde davalı---- yönetimindeki ----- plaka sayılı aracın yerleşim yeri dışında karlı havada, gece vakti aydınlatma bulunmayan mahalde ----- istikametinden ------ istikametine seyir halinde iken gereken dikkatini yola vermediği, mahal şartlarını, hava-yol şartlarını ve far ışıkları altındaki görüş alanını da dikkate alarak hızını tedbir alabilecek düzeye düşürüp kontrollü şekilde seyrine özen göstermediği nazara alınarak dava konusu kazanın oluşumunda asli ve % 100 oranında kusurlu olduğu, davalı ---------- plaka sayılı kamyon ile kazaya engel olabilmek adına alabileceği herhangi bir tedbir bulunmadığından, beyanlara göre dörtlü ikaz lambaları (flaşörleri) yaktığından, aracının gerisine üçgen reflektör yerleştirmeye yeterli zamanı olmadan kazanın meydana gelmesi sebebiyle olayda etkili, hatalı ve kusurlu herhangi bir davranışına bulunmadığı değerlendirilmiş, davalı ---- kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu anlaşılmıştır. Davacıların destekleri ------ plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunması sebebiyle müteveffa ---- kazanın oluşumunda atfı kabil bir kusurunun bulunmadığından kusursuz olduğuna kanaat getirilmiştir. 15/04/2025 tarihli rapor hükme esas alınmıştır. Ayrıca burada belirtmek gerekir ki, kazaya konu - plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan müteveffa ---- kazanın oluşumunda atfı kabil bir kusurları bulunmaması, kaza tarihinin ------- tarihinden önce olması dikkate alındığında üçüncü kişi konumunda olan davacıların destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin yerinde olduğu, kaza tarihi itibariyle muris---- kusurlu dahi olsa tazminattan indirim yapılmasına gerek olmadığı -------- ile kabul edilmiştir. -------- Dosya kapsamı dikkate alındığında davacıların uğradıkları zararının tamamını 6098 sayılı TBK'nın 61.maddesi uyarınca, zarara kusurları ile sebebiyet veren tüm davalılardan ---- ve sigortacısı------- şirketi) müşterek ve müteselsil sorumluluk ilkesi gereğince talep edebileceğine kanaat getirilmiştir. Davacı vekilinin 16/03/2021 tarihli celse beyanları, alınan bilirkişi heyet raporu dikkate alındığında davacıların destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin yerinde olduğu, dava tarihi itibariyle sigorta şirketine başvuru zorunlu olmaması, davalı sigorta şirketinin dava açılmadan önce temerrüte düşürülmemesi sebebiyle davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, diğer davalıların haksız fiil tarihi olan kaza tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, zarara sebebiyet veren aracın ticari olması sebebiyle davacının ticari faiz talebinin yerinde olduğu anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne, davacı ---- için ----, davacı -----için 45.394,26-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ----- yönünden kaza tarihi olan---- tarihinden, davalı ----şirketi yönünden (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) 13/11/2015 dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.Dosya kapsamında alınan 28/06/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu ve 15/04/2025 tarihli bilirkişi heyet ek raporu nazara alındığında davalı ---- kusursuz olduğu tespit edildiğinden, ---- plaka sayılı kamyon sahibi ---, sürücüsü --- ve sigortacısı olan--- sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.Davalılar tarafından dava konusu kaza sebebiyle oluşan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği ileri sürülmüştür. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. -----Somut dosyada, davalılar beyanları, ceza dosyası kapsamında alınan tanık beyanları ve bilirkişi heyet raporu dikkate alındığın davalı ---- plakalı araç sürücüsü --- ücret karşılığında müteveffa ----kişilere canlı hayvan taşıdığı, davalı sürücü ---söz konusu bu taşıma işleminden çıkar sağladığı anlaşılmakla eldeki dava da hatır taşıması söz edilemeyeceğinden davalıların hatır taşıması itirazlarına itibar edilmemiştir.Davalılar tarafından dava konusu kaza sebebiyle oluşan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de; mütevaffa -----plakalı araçta yolcu konumunda olması ve kazanın oluşumunda atfı kabil kusurun bulunmaması sebebiyle davalıların müterafik kusur itirazlarına itibar edilmemiştir. Her ne kadar dosya kapsamında alınan ----- tarihli bilirkişi heyet raporu ile yapılan hesaplama ---- verileri üzerinden ---- teknik faiz kullanılarak yapılmış ise de; güncel ----hesaplama usulü ve güncel asgari ücret üzerinden yeniden hesaplama yapılması halinde davacının tazminat alacağının artacağı, davacı vekilinin ------ tarihli beyan dilekçesi ve -----tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi talep edildiği nazara alınarak taleple bağlılık ilkesi, usul ekonomisi, yargıda hedef süre uygulaması gereği davacı vekilinin ıslah dilekçesi doğrultusunda destekten yoksun kalma tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE; 1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, davacı ---- için 191.679,46-TL, davacı---- için 45.394,26-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ----- yönünden kaza tarihi olan ---- tarihinden, davalı ----- şirketi yönünden (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) 13/11/2015 dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 2-Davalılar ----------yönünden davanın REDDİNE, 3-Davacıların hastane ve defin masraflarına yönelik taleplerinin FERAGAT SEBEBİYLE REDDİNE, 4-Alınması gerekli karar harcı 16.194,51-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 16.113,81-TL harcın davalılar ---------- müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 1.416,5‬0 -TL tebligat ve müzekkere gideri, 13.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.008,7‬0-TL yargılama giderinin davalılar ------- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, 6-Davalılar ----------- tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı ---tarafından yapılan 150,00-TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı ----- ödenmesine, 8-Davalı ---- tarafından yapılan 150,00-TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı ---- ödenmesine, 9-Davalı --- tarafından yapılan 100,00-TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı ------ödenmesine, 10-Davanın kabul edilen kısmı için davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 37.931,80-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ------ müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 11-Davanın reddedilen kısmı için davalı ------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ----- verilmesine, 12-Davalılar ------- kendisini vekille temsil ettirmediğinden vekalet ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına, 13-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair, davalı ---- vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde --------------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.03/07/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/553, K. 2025/567, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-553-e-2025-567-k-447190fb5dfd