İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1049 E. 2024/739 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/1049
Karar No
2024/739
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/1049 ESAS KARAR NO:2024/739 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :26.12.2022 KARAR TARİHİ: 17.09.2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müteahhit olarak çalıştığını, müvekkilli ile gayrimenkul satışı hususunda anlaştıklarını, bu anlaşmaya istinaden kapora olarak müvekkilinin, şahıs lehine 75.000,00-TL bedelli senet imzaladığını, müvekkilinin gayrimenkul bedeli olan 185.000,00-TL'yi banka hesabı üzerinden gönderdiğini, bu esnada aralıklarla çeşitli adlar altında (emlakçı komisyonu, iskan bedeli vs) müvekkilinden devamlı para tahsil ettiklerini, şahsa 24.000,00-TL, şahsın birlikte çalıştığı emlakçının oğluna ise şahsın yönlendirmesiyle 23.500,00-TL olmak üzere toplam 47.500,00-TL gönderildiğini, son olarak müvekkilinin beş adet tam, üç adet çeyrek altını şahsa verdiğini, aralarında borç ilişkisi kalmadığından şahıstan kapora için verilen senedin iki tanık huzurunda elden teslim alındığını, akabinde tapu devir işlemlerinin de tamamlandığını ve müvekkilinin senedi yırtarak çöpe attığını, müvekkilinin tüm bu ödemelerine rağmen iskan çıkartılmadığını, şahsın, müvekkilinin diğer ev sahiplerini kışkırttığını, müvekkili nasıl susturacağını bildiğini söyleyerek 75.000,00-TL'lik senetle müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkilinin ısrarla senedi aldığını ve yırttığını, başkaca senede de imza atmadığını, senedi tanıkları ile beraber aldıklarını söylemesi karşısında, asıl senedin icra takibine koyulması, müvekkiline ödemeleri karşısında sahte senet verildiğini ortaya çıktığını, müvekkilinin tacir olmadığını, basiretli bir tacirin göstermesi gereken hassasiyeti müvekkilinden beklemenin mümkün olmadığını, bu nedenle ilk bakışta ödemeleri karşılığında verilen senedin farklı bir senet olduğunu anlaması yahut bu senedi saklamasının kendisinden beklenemeyeceğini, müvekkilinin eşinin vefatı sonrası eşinden kalan tüm malvarlığını bu işe yatırdığını, buna rağmen haksız şekilde aleyhinde icra takibi yapıldığını, müvekkili ile şikayet olunan arasında gayrimenkul satışı dışında herhangi bir alacak ilişkisi olmadığını, tüm bu nedenlerle; öncelikle kötüniyetle açılan takibin durdurulmasını, akabinde iptalini, ------ icra dosyasına konu ------ bedelli senedin teminat senedi olduğunun tespitini ve teminat senedi ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamayacağından takibin iptalini, -------- sayılı dosyasına dayanak teşkil eden senetten dolayı (teminat senedi olması) ve muaccel bir borçlarının da bulunmaması dikkate alınarak müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, kötüniyetle hareket ederek müvekkilinin hayatına onarılmaz zararlar veren davalının %20' den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın,------ sayılı dosyasındaki borcuna ilişkin menfi tespiti istemi ile huzurdaki davayı ikame ettiğini, huzurdaki davanın, tamamen kötüniyetli olan ve borcunu ödememek için bütün hukuki mekanizmaları kullanmayı amaçlayan davacının ikame etmiş olduğu haksız ve kötü niyetli işbu davanın reddi gerektiğini, tarafların arasındaki borçlanma işleminin konusunun gayrimenkul satış işleminden kaynaklandığını, davacı--------- kendisinin bulmuş olduğu emlakçı ------- araya koyarak davalı müvekkiline ait taşınmazın satışı için müvekkil ile iletişime geçtiğini, taraflar arasında yapılan görüşmelerin ardından söz konusu taşınmazın satışı için 185.000,00-TL karşılığında anlaştıklarını, yapılan anlaşmanın ardından davacı tarafın sadece 110.000,00-TL parasının olduğunu geri kalan miktar için kendisine borç verilebilirse karşılığında senet verebileceğini ve bu borcunu parça parça en kısa zamanda ödeyebileceğini beyan etmesi üzerine davalı müvekkilinin bu teklifini kabul ederek davacıya 75.000,00-TL borç verdiğini, karşılığında dava konusu senedi davacıdan teslim aldığını, daha sonra davacı tarafın davalı müvekkilinden almış olduğu borç ile de müvekkiline ait taşınmazı satın aldığını, davacı tarafın daha sonra ki süreçte müvekkiline parça parça bir miktar ödeme yapmışsa da bir süre sonra ödeme yapmayı kestiğini ve senet borcunun tamamını ödemediğinden dava konusu senedin kendisine teslim edilmediğini, söz konusu icra takibinin davacı tarafın kalan bakiye borcu miktarı üzerinden açıldığını, davalı müvekkilinin kötü niyetli bir kişi olmuş olsa ve gerçekte var olmayan bir borcu tahsil etmeye çalışıyor olsa idi söz konusu icra takibini senet üzerinde ki miktardan yani 75.000,00-TL üzerinden başlatması gerektiğini ancak davalı müvekkilinin doğruyu ve hakkaniyeti gözeterek bu zamana kadar davacının kendisine yapmış olduğu ödemeleri hesaplayıp senet borcundan düştüğünü, geriye kalan bakiye borç miktarını takibe koyduğunu ve sadece gerçek alacağını talep ettiğini, davacı tarafın vermiş olduğu dava dilekçesinde ''senet borcuna istinaden çeşitli aralıklarla çeşitli adlar altında (emlakçı komisyonu, iskan bedeli vs) sürekli para gönderdiğini, davalı müvekkiline 24.000,00-TL, müvekkilin birlikte çalıştığı emlakçının oğluna ise müvekkilin yönlendirmesiyle 23.500,00-TL olmak üzere 47.500,00-TL ödeme yaptığını bunun dışında davalı müvekkiline beş tam altın üç tane de çeyrek altın verdiğini ve senet borcunu bu şekilde bitirdiğini, buna istinaden borç ilişkisi kalmadığından dava konusu senetleri elden teslim aldığını'' iddia ve beyan ettiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu işbu iddiaların tamamı gerçeklikten uzak, soyut ve mesnetsiz iddialar olduğunu, davacı tarafın hileli bir şekilde, yaptığı ödemeleri sanki dava konusu senet ödemesi için olduğunu göstermeye çalıştığını, ödememiş olduğu borcundan kurtulmaya çalıştığını, ispat külfetinin davacıda olduğunu, davacının ileri sürdüğü tüm iddia ve beyanlarını yazılı delillerle ıspat etmek zorunda olduğunu, davacı borçlunun davalı alacaklı müvekkiline herhangi bir borcu olmadığını veya borcun ödendiğini iddia ediyor ise bu iddialarını yazılı ve somut delillerle ortaya koyması gerektiğini, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, senetin illetten mücerret olduğunu, davacı tarafın hiçbir ödeme belgesi sunmaması iddialarının gerçek dışı olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, davacı tarafın amacının kötüniyetli olarak takibin sürüncemede kalmasına neden olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava etme hakları saklı kalmak kaydıyla; davacı borçlunun haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini, İİK M. 72/4 uyarınca, müvekkilinin alacağının geciktirilmesi sebebiyle davacı borçlunun alacağın % 20’sinden aşağıda olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; ----- esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe esas borçlusu-----------senet yönünden borçlu olunmadığı iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır.Davacı vekili özetle; davacı ile davalının gayrimenkul satışı hususunda anlaştıklarını, bu anlaşmaya istinaden kapora olarak davacının davalıya davaya konu bonoyu teminat amaçlı verdiğini, bono dışında da çeşitli ödemeler yaptığını, davacının borcun tamamını ödedikten sonra kendisine verilen bonoyu yırtıp attığını, ancak davacı tarafından imzalanan bononun takibe konması üzerine davacının yırttığı bononun sahte olduğunu anladıklarını beyan ederek, bu bono nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise; tarafların, davalının taşınmazının davacıya satışı için 185.000,00-TL karşılığında anlaştıklarını, davacı tarafın sadece 110.000,00-TL parasının olduğunu beyan etmesi üzerine davalının davacıya 75.000,00-TL borç verdiğini, davacının bir miktar ödeme yapmış ise de kalan kısmı ödemediğini, bu nedenle takip başlattıklarını beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davacı tarafından senetteki imza inkar edilmediğinden, senedin davacı tarafından imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, HMK 320.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın; icra takibine konu senedin gayrimenkul satışının teminatı niteliğinde teminat senedi olup olmadığı, davacının senet bedelini ödeyip ödemeyiği, bu senet yönünden davalıya borçlu olup olmadığı noktalarınında toplandığı anlaşılmıştır.İcra takibine konu senet aslı incelenmek üzere icra dairesinden istenmiş, senede karşı senetle ispat kuralı dikkate alınarak tanık dinletme talebi reddedilmiştir.------- sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; alacaklısının davalı, borçlusunun davacı olduğu, takibin kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 47.500,00-TL asıl alacak, işlemiş faiz, vekalet ücreti ve masraflar olmak üzere 63.801,83-TL üzerinden başlatıldığı, takibe esas bononun borçlusu---- bedelli bono olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre; borçlusu----- senet aslının yapılan incelemesinde; senedin borçlusu ------------ bedelli senet olup, 'bedeli nakden ahzolunmuştur" ibaresinin bulunduğu, senedin ön veya arka yüzünde teminat ibaresi veya kaydı bulunmadığı, senedin taşınmaz satışına esas teşkil etmek üzere teminat olarak verildiğine dair yazılı bir belge bulunmadığı, davacı vekilinin sulh protokolü sunulacağını beyan etmesine rağmen bu yönde bir belge sunmadığı gibi yargılamayı da takip etmediği, senedin teminat senedi olduğunun ancak yazılı delil ile ispat edilebileceği anlaşılmakla, ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur: HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60-TL karar harcının ve 427,60-TL başvurma harcının davacı tarafından yatırılan 3.245,00-TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, artan 2.389,80-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 577,10-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 38,40-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde-------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.17.09.2024

Atıf: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1049, K. 2024/739, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-1049-e-2024-739-k-314b3a3eaf6d