İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/687 E. 2024/257 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/687
- Karar No
- 2024/257
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/687 KARAR NO : 2024/257 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/09/2022 KARAR TARİHİ : 22/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31.10.2019 tarihinde sürücü----- idaresindeki ------ plakalı araç ile ---- Plakalı davalı sigorta şirketinin sigortalısı arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazada davalı aracın kusurlu olduğunu, müvekkilinin kusuru bulunmadığını müvekkilinin davalı-borçlu sigorta şirketine başvuru yapılmış olmasına rağmen sigorta şirketi kanunun emrettiği 8 iş günü içerisinde ödemekle zorunda olduğu tazminatı ödemediğini müvekkilin haklarını(tazminatını) sebepsiz yere ödemeyerek ihlal ettiğini, ödemekle zorunlu olduğu tazminatı sürümceme de bırakarak sebepsiz zenginleşmeye gittiğini, alacağın zamanında tahsil edilememesinden ve faizi aşan zararın ortaya çıkmış olması sebebiyle aşkın zarar oluştuğunu, taraflarınca 10/01/2022 tarihinde ---- sayılı dosyası ile değer kaybı bedeli talep edilmiş dosya ------ numarasıyla karar verildiğini, müvekkilinin borcu tahsil etmek amacıyla borçluyu temerrüde düşürmüş ancak alacağını tahrim yargılamasında bilirkişi raporunun alınmasından sonra tahsil ettiğini, müvekkilinin davalıdan talep ettiği değer kaybı bedelinin temerrüde düşürdüğü tarihteki alım gücü ile tahsil edeceği tarihteki alım gücü de aynı olmayacağını ve müvekkilim zarara uğrayacağını, tahsil edilen faizi ile alacaklı müvekkilinin zararını karşılar nitelikte bir bedel olmadığını, aşkın zararın Türk Borçlar Kanunu'nun 122/1. maddesinde düzenlendiğini, tüm bu nedenlerle HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin alacağını zamanında tahsil edememesinden kaynaklanan belirsiz olan munzam zararının şimdilik 500,00 TL'sinin davalıdan avans faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. SAVUNMADavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemeye ikame olduğunu, davanın mahiyeti itibari ile belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün olmadığını, sigortacıya başvuru şartı yerine getirilmeden dava yoluna başvurulduğunu, davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, ve taleplerinin genel şartlar uyarınca teminat dışı olduğunu, davacı taraf munzam zararını somut bir şekilde ispat edemediğini, davacı taraf her ne kadar müvekkil şirketin, tazminat ifasında geciktiğini ve bu sebeple zarara uğradığını iddia etse de iddia edilen gecikme ile talep edilen zarar arasındaki illiyet bağını gösteren herhangi bir delil sunmadığından hmk m. 190 gereğince ispat yükü üzerinde bulunan iddiasını ispatlayamadığını, davacının munzam zararını somut deliller ile ispat etmesi gerektiğini, sigorta hiçbir zaman zenginleşme aracı olamayacağını, ikrar anlamına gelmemekle birlikte munzam zarar talep edilmesinin şartlarından biri de borçlunun kusurlu olması gerektiğini, müvekkil şirketin kusuru bulunmadığını, müvekkil şirket tarafından davacıyı zarar uğratmak maksadı ile ödeme yapılmadığı hususu gerçeği yansıtmadığını, müvekkil şirket, hasar aşamasında 4.116,46 TL tutarında hasar tazminatı ödemesi yaptığını, davacının faiz talebi haksız ve hukuka aykırı olduğunu tüm bu nedenlerle açılan davanın usulden ve esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan zararın zamanında ödenmemesi dolayısı ile oluşan enflasyon farkı nedeni ile munzam zararın tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.Dava basit yargılama usulüne tabiidir. 03.02.2023 tarihli celsede davacı davasını takip etmediğinden dosya işlemden kaldırılmış, akabinde süresi içerisinde davacı tarafından tekrar yenilenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 320. Maddesinin 4. Fıkrası ile basit yargılama usulüne tabi davaların ivedi işlerden olması sebebiyle yalnızca bir kez takipsiz bırakılabileceği, yenilemeden sonra tekrar takipsiz bırakılma durumunda açılmamış sayılacağı açıkça hüküm altına alınmıştır. 22.03.2024 tarihli duruşmada duruşma saati olan 11:45'de davacı vekili hazır bulunmadığı, mazeret dilekçesi sunmadığı, e duruşma talebinin de bulunmadığı anlaşılmakla duruşma saat 12:41'de 2. Kez müracaata bırakıldığından ve davacı davasını takipsiz bıraktığından, basit yargılama usulünde dava bir defa yenilendikten sonra dosyanın tekrar takipsiz bırakılması açıkça açılmamış sayılma nedenidir. Davalı taraf da duruşmada hazır bulunmamış olup aşağıdaki gibi davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)HMK'nın 320/4 maddesi uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 500,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6- Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.