İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/10 E. 2024/794 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/10
- Karar No
- 2024/794
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/10 Esas KARAR NO: 2024/794 DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ: 05/11/2015 KARAR TARİHİ: 09/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ---------- Gemisine satmış olduğu deniz yakıtından ve yakıtın teslim edilmesi hizmetinden doğmuş olan deniz alacağını tahsil etmek amacıyla, davalı hakkında--------- İcra Md. ----------- E. ile başlatılan icra takibine davalının itirazı ile takibin durduğunu, ancak müvekkilinin yakıtı talebe uygun olarak kaptan nezaretinde gemiye teslim ederek borcunu eksiksiz olarak ifa ettiğinin açık olduğunu, borçlunun itiraz dilekçesindeki iddiasının aksine müvekkili şirket ile dava dışı----------Ş arasında alacağın temliki sonucunu doğuran bir tasarruf işlemi gerçekleştirilmediğini, temlik edildiği iddia edilen ve zımnen varlığı kabul edilen alacağın dava dışı bankaya, kullandırılan kredi karşılığı teminat olarak gösterildiğini, davalı borçlunun icra dosyasına sunduğu 27/04/2015 tarihli itiraz dilekçesinin ekinde yer alan "Temlik ihbarnamesi" başlıklı beyan incelendiğinde görüleceği üzere "--------Ş ---------- Şubesi" nezdinde bulunan ----------- IBAN nolu USD Mevduat hesabımıza ödenmesini ihbar ederiz." ifadesi ile müvekkili tarafından yeni bir tediye yeri belirtilmekle yetinildiğini ve müvekkili şirkete ait hesap olduğunu, 3. şahsa ait banka hesabının gösterilmediği, bu nedenle ortada borcun müvekkiline ödenmesini engelleyecek bir tasarruf olmadığının açıkça belli olduğunu, kredi veren ---------- talebi uyarınca yeni tediye yerini bildiren metin imzalanarak gönderildiği, alacak hakkından vazgeçilmediğini, borcun borçtan vadesinde ödeme yükümlülüğünden kurturacak yenilik doğuran bir tasarruf gerçekleşmediğini, 3lü bir tasarrufi işleme imza atılmadığını, borçlunun adeta borcu yokmuşçasına veya başka bir borç ilişkisine tarafmışçasına itiraz etmesinin kötüniyetli olup, hukuka aykırı olduğunu, davalı borçlu tarafından takip tarihinden sonra ancak işbu davanın açılmasından önce 04/08/2015 tarihinde takibe konu edilen alacak için 300.000 USD Amirakan doları tutarında müvekkili şirketin banka hesabına kısmi ödeme yapıldığını, yapılan kısmi ödemenin müvekkili tarafından icra müdürlüğüne bildirildiğini, borçlunun ödemesi gereken tahsil harcının kendilerince ödendiğini, bu hususun üzerinden takibe devam edilmesi gereken alacak miktarının belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini belirterek davalının tahsilatı geciktirmeyi amaçlayan kötüniyetli tutumu gözönünde bulundurularak --------- İcra md. --------- E. sayılı dosyada davalının itirazının iptaline, haricen yapılan ödeme sonrasındaki bakiye alacak miktarı üzerinden tahsilde tekerrür etmeyecek şekilde takibin devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle takibe konu alacağın tamamı üzerinden %40 tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, öncelikle davacının aktif dava ehliyeti olmadığını, zira temlik sözleşmesi 2. maddesine göre davacının ihbar edilen ----------Ş ile 13/11/2014 tarihinde temlik sözleşmesi yaptığını, temlik ile alacağı devreden ile devralan arasındaki sözleşme uyarınca yapılan ödemenin geçerli olduğunu, fatura tebliğ ile temerrütün oluşmayacağını, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle ve faturada "Bedelin belli bir sürede ödenmemesi halinde vade farkı ödenir." ibaresi yazılmadığını, bu nedenle takipte istenen faizin yerinde olmadığını, ayrıca %40 inkar tazminatı istenmişse de 05/07/2012 tarihinde yapılan icra takiplerine itiraz halinde tazminatın %20 olarak uygulanacağını belirterek davanın reddi ile davacının %20 den aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE :Dava; Hukuki niteliği itibariyle gemi yakıtı alacağı için ---------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK.nun 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. Dava 05/11/2015 tarihli olup, ilk olarak mahkememizin ---------- Esas sırasına kaydedilmiş, mahkememizin --------- K numarası ile kısmen kabulüne karar verilmiştir.Bu kararımız istinaf edilmiş,---------- sayılı kararı ile "icra takibinden sonra ve fakat dava tarihinden önce yapılan ödemenin TBK'nun 100. maddesi uyarınca, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmiş olması durumunda, öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi, geriye kalan paranın ise asıl alacaktan indirilmesi ve her ödeme yapıldıkça bakiye alacağın bu suretle saptanması gerektiği, buna göre de mahkemece bilirkişiden, TBK madde 100 hükmü uygulanmak suretiyle davalı borçlunun kısmi ödemesinin, öncelikle faiz ve masraflara mahsubu ile bakiye kalması halinde asıl borçtan düşülmek ve dava tarihi itibariyle kapak hesabı çıkarılarak, varılacak sonuca göre karar verilmesi" gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Kaldırma kararı sonrası dosya mahkememize gelmiş iş bu esas sırasına kaydı yapılmıştır.Eldeki davada davalının görev ve husumete ilişkin esaslı itirazları vardır. Davalı tarafça alacağın TTK nun 1352/1-l bedni uyarınca deniz alacağı olması sebebiyle deniz ticaret mahkemesinin görevli olduğu, ayrıca davacının dava tarihinden önce 13/11/2014 tarihinde alacağı -----------Ş'ye temlik sözleşmesi ile devrettiği, takibin 16/04/2015 tarihinde başlatıldığı, takip tarihinde davacının alacaklı olmadığı ve kendisine ihtarname ile tebliğ edilmiş olduğu, kendilerinin de ---------- ödeme yaptığı, davacının husumetinin kalmadığı beyan edilmektedir. Gerçekten de bu dosya ile benzer mahiyette (tarafları aynı, hukuki ilişkisi aynı, faturası farklı olan) mahkememizin ----------- Esas sayılı dosyasında, yapılan yargılama sonunda davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Bu karar istinaf edilmiş, ---------- sayılı ilamıyla "Davaya konu uyuşmazlığın çözümünde deniz ticaretine ilişkin hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözme görevi Denizcilik İhtisas Mahkemesine aittir. ---------- gerekçesiyle karar kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonra mahkememizin ---------- Esas, --------- Karar sayılı kararla, istinaf kararı doğrultusunda deniz ticaret mahkemelerinin görevli olması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bu dosya izlendiğinde, davanın --------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---------- Esas sayılı dosyasına kaydedildiği ve yapılan yargılama neticesinde ---------- Karar sayılı 18/01/2024 tarihli kararla davacının icra takibinde aktif takip ehliyeti bulunmamakla dava şartı yokluğundan reddine karar verildiği görülmüştür.Benzer mahiyetteki bir başka dosya da ----------- sayılı dosyasıdır. Bu davanın da davacısı aynıdır, davacı yine başka bir yakıt alacağı için icra takibi başlatmıştır. Davacı alacağını 13/11/2014 tarihli temlik sözleşmesi ile ----------Ş'ye devretmiş ancak 16/04/2015 tarihinde icra takibi başlatmıştır. ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yargılama sonunda kısmen kabul kararı verilmiş, bu karar istinaf edilmiştir. ---------- sayılı kararla, görevli olduğundan bahisle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu dosya izlendiğinde, ----------- Asliye Ticaret Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında aldığı yeni esasla istinaf kararı doğrultusunda görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verdiği görülmüştür. Davada yargılamaya ---------- Asliye Ticaret (Denizcilik İhtisas) Mahkemesi'nin ---------- Esas sayılı dosyada devam edilmiş, bu mahkemenin --------- Esas, ---------- Karar sayılı kararla yine davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karar da istinaf edilmiştir. ---------- sayılı kararla, “alacağın takip tarihinden önceki bir tarih olan 13/11/2014 tarihinde ----------Ş'ye temlik edildiği, temlikin yazılı bir şekilde yapıldığı, 27/11/2014 tarihinde davalıya temliknamenin ihbar edildiği, devam eden taraflar arasındaki ihtarnamelerde temlikin geçersizliğinin de ileri sürülmediği, davacının bankaya 04/08/2015 tarihinde borcu kalmamış ise de takibin 16/04/2014 tarihinde başlatıldığı, itirazın iptali davasında ön şartın usule uygun bir takibin mevcudiyeti olduğu, somut olayda takip tarihinde davacının takip yapma sıfatının bulunmadığı“ gerekçeleriyle, kararın kaldırılarak, yeniden hüküm oluşturulduğu ve davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği görülmüştür.Mahkememizde görülen dava da davacı gemi yakıtı satmış, 13/05/2014 tarihinde fatura düzenlemiştir. 13/11/2014 tarihinde bu faturanın da arasında bulunduğu pek çok alacağını ------------Ş'ye yazılı bir temlik sözleşmesi ile temlik etmiştir. Bu temlik sözleşmesi davalıya 26/11/2014 tarihinde bildirilmiştir. Bildirme kararına rağmen davacı tarafından 16/04/2015 tarihinde davalı hakkında takip başlatılmıştır. Takipten sonra, dosyadaki evraklardan anlaşıldığı üzere, davalı da 29/05/2015 tarihinde dava dışı ------------ 25.000 USD, 04/08/2015 tarihinde 300 000 USD ödeme yapmıştır. Takip tarihi itibariyle davacının alacaklı olup olmadığı, takip yetkisi olup olmadığı dava şartı ise de görev de dava şartı olup; öncelikle görev yönünden değerlendirme yapmak gerekmektedir.Gerek yukarıda özetlenen dosyalarda aynı davacı için benzer faturalarda hüküm kuran -----------, ------------ sayılı ilamı; gerekse ---------- sayılı, -----------, ---------- Esas --------- Karar sayılı ilamları göz önüne alındığında, 6102 sayılı TTK'nın 1352/1-l maddesi uyarınca geminin işletilmesi kapsamında yakıt v.b verilen hizmetlerin deniz alacağı kapsamında olduğunu kabul etmek gerekmiştir.Alacak deniz alacağı olduğuna göre, uyuşmazlık, Ticaret Kanunu' nun 5. kitabında düzenlenen deniz hukukuna ilişkin alacaklardan kaynaklanmakta olup, davaya bakmakla görevli mahkeme, denizcilik ihtisas mahkemesidir. 6102 sayılı TTK'nun 5/2. Maddesine göre: "...Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir..."6762 sayılı TTK'nın 4.maddesi ve ----------sayılı kararının 18. maddesi ile ----------- sayılı Kararı ile ------------ kurulup faaliyete geçirilen Denizcilik İhtisas Mahkemesinin yargı alanı ---------- ili mülki hudutları olarak belirlenmiştir.---------- kararıyla ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi ------------ mülki sınırları dahilinde deniz ticaret ve deniz sigortalarından kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevlendirilmiştir.Sonuç olarak, yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerekil olan görev dava şartına göre, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK.'nın 114(1)/c maddesinin yollamasıyla HMK.'nın 115(2). Maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-HMK.'nın 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli ----------- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne (Deniz İhtisas) GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK.'nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı e-duruşma yoluyla katılan davacıya karşı verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 09/10/2024