İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/84 E. 2023/772 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/84
Karar No
2023/772
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/84 Esas KARAR NO: 2023/772 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 02/02/2023 KARAR TARİHİ: 24/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında; 30 Mart - 3 Nisan 2020 tarihleri arasında --------- düzenlenecek olan "--------- " için, "-------- Sözleşmesi" akdedildiğini, davalı şirkete ön ödeme olarak "6.600 €" peşin ödeme yapıldığını, fuarın Covid 19 nedeni ile yapılamadığını, ertelendiğini, yapılan ödemenin ön ödeme olarak kabul edildiğini, ertelenen fuarın organize edileceği zaman bakiye 4.400 € ödeme yapılması hususunda anlaşmaya varıldığını, anılan fuarın 2021 yılında da yapılamadığını, davalı şirketin pandemi sona erdikten sonra, taahhütlerini yerine getirmekten kaçındığını, TBK 136/2 fıkrası ve TBK 177 md. Gereği davalının, almış olduğu ödemeyi tarafımıza iade etmesi gerektiğini, müvekkil şirket tarafından "-------- Noterliği'nin 22.03.2022 tarih ve-------- yevmiye nolu ihtarnamesi" ile davalı şirkete gönderilen ihtarnameye rağmen ön ödeme bedelinin iade edilmediğini, -------- E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, haksız ve kötüniyetli olarak, yapılan icra takibine itiraz etmiş ve takibinin durduğunu, Davalının -------- E." sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına Davalıya yapılan ödeme tarihinden itibaren asıl alacağa "EURO Mevduata Kamu Bankalarınca Fiilen Uygulanan Azami Yıllık Faiz" işletilmesine, davalı aleyhinde %20’den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketle davacı şirket arasında gerçekleşen e-posta yazışmalarında davacı şirketin, fuarın iptal edileceği yönünde kesinliği bulunmayan bilgiler doğrultusunda yapılan üretimin durdurulmasını istediğini, Müvekkil şirketin, şirket politikalarında da belirtildiği üzere sadece stand tasarımı ve üretimi konusunda çalışmadığını, üretim sonrası için de taraflara hizmet verdiğini, bu sebepten dolayı salgın sebebiyle fuarın iptal durumunun olup olmadığını öğrenmek için ilgili kişilerle iletişime geçmiş ve fuarın erteleneceği bilgisini verdiklerini, stand üretiminin çoktan başladığını hatta bitmek üzere olduğunu ve bu aşamada da üretimin durdurmanın mümkün olmadığının belirtildiğini, Bahsedilen tarihlerde gerçekleşmesi planlanan fuarın tamamen iptal edilmediğini, ertelendiğini, fuarın ertelenmesi sebebiyle, tarafların arasındaki hukuken hala ayakta sözleşmenin feshinden söz edilmesinin hukuka ve hakka aykırı olacağını, --------- Noterliği'nin 22/03/2022 düzenleme tarihli --------yevmiye numaralı ihtarnamesinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, müvekkil şirkete tebliğ edilmemiş, davacı şirket tarafından e-posta yolu ile gönderildiğini, bu nedenle herhangi bir sürenin başlaması mümkün olmadığını, müvekkil şirketin kendileri adına başlatılan bu dayanaksız icra takibine itiraz ettiğini, ve itirazı uygun bulunduğu için takibin durduğunu, somut olayın "eser sözleşmesi" kapsamında olduğu ve eser sözleşmelerini içeren TBK kanun maddelerine haiz olduğunu, ortada sebepsiz zenginleşme kurallarına uyan herhangi bir durumun söz konusu olmadığını, daha sonra yapılan e-posta yazışmalarında ise davacı şirketin başka bir firma ile anlaştığı ve yoluna o firma ile devam edeceği, müvekkil şirketle konuşulmaksızın emrivaki yapar bir şekilde bildirdiğini, müvekkil şirket, basiretli bir tacir gibi davranarak yapılan sözleşme gereği işini en iyi şekilde yapmak için --------- üretime başlamış, bunun için kendi cebinden yüksek miktarlarda harcamalar yaptığını, buna rağmen davacı şirketin, müvekkil şirketin söz konusu süreler içerisinde yaptığı harcamaları görmezden gelerek karşılıklı anlaşılarak kararlaştırılan miktarı da hukuki gerekçesi olmadan geri istediğini, yapılan ekstra harcamaları görmezden geldiğini, hatta sözleşmeyi müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapmadan, zararlarını tazmin etmeden ani bir şekilde feshettiğini, davacı şirketin müvekkili şirket arasında akdedilen olan eser sözleşmesi kapsamında müvekkil şirket tarafından yapılan herhangi bir hak ihlali yokken, hatta ve hatta sözleşmeyi ani bir şekilde 2 yıl sonra feshederek müvekkil şirketi zarara uğrattığını, davacı şirketin somut olayda çok daha kusurlu olduğunu, davacı şirketin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde açtığı icra takibine yapılan itirazımın kabulü ile davanın reddine, yukarıda bahsedilen söz konusu kanun hükümleri gereğince müvekkil şirketle tazminat ve zararları ödemeksizin sözleşmeyi fesheden davacı şirket hakkında tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini mahkemenizden talep etmiştir. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, 2004 sayılı İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir. Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez. İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, tarafların ibraz ettiği tüm deliller, --------- Esas sayılı dosyası, dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış, dosyanın tetkikinde; davacı tarafından asıl alacağa istinaden davalı aleyhine, 6.600,00.-Euro fiili ödeme tarihi -------- Sözleşmesi gereğince ödenen bedelin iade edilmesi gerektiğinden doğan alacak ve 306,58 Euro fiili ödeme tarihi ödenen bedelin iadesi gerekmesi dolayısıyla doğan faiz alacağı toplamı olan 6.906,58.-Euro nun yıllık %2,8 Euro mevduata bankalarca fiilen uygulanan azami yıllık faiz ve değişen oranlardaki faizi ile birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı yana 24/06/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 28/06/2022 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememizce 23/05/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın, taraflar arasında akdedilen ve davacı şirket nedeni ile sözleşmeye dayalı olarak ödenen tutarın sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda iade şartlarının oluşup oluşmadığı, sözleşme ile taraflara yükümlendirilen edimlerin gereği gibi yerine getirilip getirilmediği şeklinde olduğu belirlenmiştir.6098 sayılı Yasanın "İfa imkânsızlığı" üst başlıklı 136 ncı maddesine göre, borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer (f.1). Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır (f.2).Tüm dosya kapsamı ve sunulu ihtarname içerikleri birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında 23/1/2020 tarihli stant tasarım ve uygulama sözleşmesi başlıklı sözleşme gereği davalı ... firmasının "fuara hazırlık, fuar sırası ve sonrası süreçlerinde davacı firmaya danışmanlık ve destek hizmeti" vermeyi üstlendiği, ayrıca davacı firmanın fuarın ana organizatörü ile sürekli olarak temasta olarak davacıya stant alanının tahsisi ve davacının talepleri doğrultusunda tahsis edilen standın kurulumunu sağlama ve tüm montaj ve demontaj işlemlerini yapmayı taahhüt ettiği, sözleşme bedelinin 11000,00 Euro olduğu, bunun %60 ının peşin, kalan tutarın ise stand tesliminden sonra banka havalesi ile talep edileceği, davacı (hizmet alan) şirket tarafından sözleşmede kararlaştırıldığı gibi 6600,00 Euro ödemenin yapıldığı, 2020 yılında Covid-19 virüsüne bağlı pandemi sürecinde --------- fuarının ertelendiği, davalının sözleşme ile yükümlendiği edimi 2021 yılında da yerine getiremediği anlaşılmaktadır.Mücbir sebep, teori ve uygulamada genel olarak “borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, genel bir davranış normunun ya da borcun ihlaline, kaçınılmaz ve mutlak şekilde neden olan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olay” olarak tanımlanmaktadır. Bir olayın mücbir sebep sayılabilmesi için zorunlu veya zorlayıcı bir olay gerçekleşmiş olmalıdır. Bu olay, doğal, sosyal ve hukuki bir olay olabileceği gibi insana bağlı bir davranış da olabilir. Bundan başka, mücbir sebep, borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında kalan harici bir olay olmalıdır; diğer bir ifade ile, zarar veren olay ile, olayın meydana geldiği işletme arasında bir bağlantı olmamalıdır. Ayrıca mücbir sebep kaçınılmaz ve öngörülmez bir olay olmalıdır. Mücbir sebep ile normun veya sözleşmenin ihlali arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır.Borcun ifası sonradan borçlunun kusuru olmadan imkânsız hale gelirse, borcun aynen ifa yükümü sona erer. Sözleşmeye aykırılığın bu türünü düzenleyen 6098 sayılı Yasanın 136/1e hükmüne göre “Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer”. Yasanın 136/2 hükmüne göre “Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder”.Borçlunun edimin imkânsız hale gelmesinde kusuru bulunmamalı, borçlu, bundan sorumlu olmamalıdır. Mücbir sebep sonucunda edimin ifası imkânsız hale gelmişse, borçlunun sorumlu olmadığı sonraki imkânsızlık söz konusu olur. Böylece mücbir sebep sonucunda imkânsız hale gelen edimin borçlusu, herhangi bir tazminat ödemeksizin borcundan kurtulur. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca karakteristik edim olan "fuara hazırlık, fuar sırası ve sonrası süreçlerinde davacı firmaya danışmanlık ve destek hizmeti" nin pandemi nedeniyle -her iki tarafın kusuru olmaksızın- davalı tarafından ifa edilemediği, davalının yukarıda anılı yasal düzenleme doğrultusunda bu borcu ifa etmekten kurtulduğu, buna bağlı olarak karşı taraftan (davacıdan) aldığı tutarı iade etmesi gerektiği, bu anlamda davacı yanın takip ve davada haklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile, davalının takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmiş, davalının iade borcunun belirli ve likit olduğu göz önünde bulundurularak davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1.-Davanın KABULÜ ile, a.)Davalının-------- sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, b.)Asıl alacağın takip tarihindeki efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı olan (6.600x17,29) 114.114,00.-TL nin %20 si olan 22.822,80.-TL inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine 2.-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 7.795,13-TL'den dava açılırken yatırılan 1.694,59-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.100,54.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3.-Davacı tarafça dava açılırken toplam yatırılan 1.694,59.‬-TL peşin harç ve 179,90.-TL başvurma harcı olmak üzere olmak üzere toplam 1.874,49‬.‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4.-Davacı tarafından posta gideri olarak yapılan 302,25.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5.-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6.-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 18.258,24 .-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine, 7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8.-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta süre içerisinde --------- Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.24/10/2023

Atıf: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/84, K. 2023/772, T. 24.10.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-84-e-2023-772-k-d178f0c253bf