İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1683 E. 2024/1092 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/1683
- Karar No
- 2024/1092
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2015/ KARAR NO : 2024/ BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/12/2015 KARAR TARİHİ : 27/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili ile davalı arasında "fesih" ile sonuçlanan bir sözleşme akdedildiği, sözleşmenin içeriğinin ise maden ruhsatı davalıya ait muhtelif ocaklardan, davalının fabrikasında üretilecek çimento için, hammadde imali ve nakliyesi ile sadece bu amaca hizmet edecek, ocak-fabrika arasındaki yol güzergahının inşasına yönelik olduğunu, davalının 4 Mart 2013 tarihinde mail yolu ile imzalanacak sözleşme için emsal sözleşme örneği gönderdiğini, müvekkilince sözleşme kapsamında inşa edilecek ocak-fabrika arasındaki yol güzergahına ilişkin tespit çalışmalarına başlandığını ve ilgili mühendislik firmalarına taslaklar hazırlatıldığını, görüşmelerin devam ettiğini ve davalının talebi üzerine onun lehine bir kısım indirimlerin yapıldıktan sonra hazırlanan yeni taslağın 12/07/2013 tarihli mail ile müvekkiline gönderildiğini, 16 Ağustos 2013 tarihinde sözleşmenin ilk halinin hazırlandığını ve taraflarca imzalandığını, sözleşme kapsamında gerek yol güzergahındaki arazilerin alınması gerekse eksik araç gerecin tamamlanması için müvekkilinin yüklü miktarda harcamalar yaptığını, hazırlıklarını tamamlayan müvekkilinin 6 Haziran 2014 tarihinde gönderdiği mail ile işe başlamaya hazır olduğunu davalıya bildirdiğini, ancak bu maile verilen 9 Haziran 2014 tarihli cevapta "Mezkur sözleşmeden, tarafınızdan, mer'i mevzuattan ve ayrıca elimizde olmayan idari ve kanuni hususlardan kaynaklanan sebeplerle sözleşmenin geçerliliğinin söz konusu olamayacağını öngördüğümüzü üzülerek bildiriyoruz" şeklinde beyanda bulunduklarını, taraflar arasında ihtarlar yapıldığını, açıklanan nedenlerle davaya konu sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedildiğinin tespiti ile müvekkilince sözleşmenin ifa edileceği inancı ile yapılan yatırım masrafları olarak harcanan arsa alım bedelleri olan toplam 656.155,00 TL harcamanın akdin feshedildiği tarih olan 13/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek ... faizi ile birlikte tahsiline, sözleşme kapsamında hazırlık aşamasında alınan taşınmazların müvekkil adına olan tapu kayıtlarının iptal edilerek davalı adına tapuya tesciline, ... 1. Noterliğinin 19/08/2013 tarih ve 4983 yevmiye nolu düzenleme şeklinde ... nin davalıya hükmen temlikine, 13.160,50 TL tapu harç masraflarının akdin feshedildiği 13/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek ... faizi ile birlikte tahsiline, sözleşmenin ifa edileceği inancı ile yapılan yatırım masrafları olarak harcanan dorse bedelleri olan toplam 1.097.400,00 TL harcamanın akdin feshedildiği tarih olan 13/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek ... faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili12/06/2019 tarihli talep arttırım dilekçesi ile, dava dilekçesindeki 1.sıradaki sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan kazanç kaybına ilişkin 10.000,00 TL olan taleplerini HMK 107/2 maddesi uyarınca 5.010.000,00 TL'ye artırdıklarını bildirmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılan davanın yetkisiz mahkemeye açıldığını, taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmede yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olarak tespit edildiğini, açılan davayı kabul etmediklerini, öncelikle davanın yetki yönünden reddi ile yetkili olan ... mahkemelerine gönderilmesini, dava konusu taleplerin dayanağı olan sözleşmenin hukuki imkânsızlıktan dolayı müvekkili tarafından fesih edilmek zorunda kalındığını, taraflar arasındaki sözleşmenin, müvekkili mülkiyetinde bulunan ... ruhsat numaralı ... sahası, ... ruhsat numaralı mam sahası ve ... ruhsat numaralı mam sahasından müvekkilinin fabrikasına maden taşınması ve taşımanın şartlarının düzenlendiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesi halinde sözleşmenin yapılmasının amacının açık ve net olarak görüleceği üzere müvekkilinin çimento fabrikasının ihtiyacı olan madenin, sözleşmede bildirilmiş olan maden sahalarından taşınması olduğunu, müvekkili tarafından sözleşmeye konu maden ocaklarının yasal izinleri alınamayıp sözleşme konusu maden sahalarından elde edilecek madenlerin çimento fabrikasına taşınma imkanı kalmayınca müvekkili açısından sözleşmenin ifasının bir anlamının kalmadığını, sözleşmenin ifasının müvekkili açısından müvekkilinin kusuru dışında ortaya çıkan hukuki ve idari engellerden dolayı sözleşmenin fesih edilmek zorunda kalındığını, müvekkilinin ortaya çıkan bu mücbir sebep dolayısıyla fabrikasını çalıştıramama riski ile karşı karşıya kalınca arayışlara girdiğini, ... isimli şahsın, müvekkili şirketin fabrikasına yakın bir yerde mevcut olan maden ocağının olduğunu, yapılan görüşmeler neticesinde ... mülkiyetinde olan maden ocağını belirli şartlarda müvekkiline vermeyi kabul ettiğini, müvekkili şirket ile maden ocağının sahibi olan ... arasında yapılmış olan bu anlaşmaya göre müvekkili şirket ile dava dışı ... İnş.Taah.Tic.ve Tar.Ür.Ltd.Şti arasında sözleşme imzalandığını, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: İcra dosyası, sözleşme, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava, taraflar arasında akdedilen hammadde istihraç, yükleme nakliyesi ve boşaltılması işlerine ait sözleşmenin davalı tarafça feshinin haklı sebeplerle yapılıp yapılmadığı, davalı tarafın sözleşmeyi fesh ederken sözleşme şartlarına uyup uymadığı, feshin haksız ise davacı tarafın fesihten kaynaklanan zarar miktarının ne olduğu ve sözleşmeye güvenilerek alınan taşınmazların ve dorselerin davalı adına tescilinin mümkün olup olmadığı hususlarına ilişkindir.... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08/10/2015 tarih, 2014/ Esas, 2015/ Karar sayılı yetkisizlik kararı ile mahkememize tevdi edilen dosya yukarıdaki esasa kaydı yapılmıştır. Mahkememizce duruşmada dinlenen davalı tanığı ...' beyanında; "ben davalı şirkette 2012-2013 yılları arasında bir yıl süre ile hammadde şefi olarak çalıştım. Ben aynı zamanda Jeoloji Mühendisiyim. Davalı şirket ... çimento fabrikası açacaktı. 7 tane maden ruhsatı bulunmaktaydı. Madeni çalıştırmak için birçok belgeye ihtiyaç vardır. Sadece maden ruhsatının bulunması yeterli değildir. Bu belgeleri sayacak olursak ... ruhtası, maden ruhsatının bulunduğu gayrimenkulunn sahibinden onay yazısı veya satın alınmış ise buna ilişkin tapu kaydı, örneğin orman içerisinde bulunuyorsa Orman Genel Müdürlüğünden izin yazısı, Gayri Sıhhi Müessese izni (işyeri açma ruhsatı) gibi izinlerin alınması gerekmektedir. Bu izinler alındıktan sonra Maden İşleri Genel Müdürlüğüne bu yazılar götürülerek çalışmak istenilen alan kadar çalışma izni alınmaktadır, bu alanın miktarı da 10 hektarı geçmemektedir. Genelde bu teamül olarak uygulanmaktadır. Biz davalı şirketin adına kayıtlı olan 7 ruhsattan hepsi için ... raporu düzenlenmesi hususunda müracaat ettik. Bu raporlardan bir tanesi olumlu sonuçlanmıştı ancak ben ayrıldığımda diğerlerinin incelemesi devam etmekteydi. Daha sonradan aldığım duyuma göre de olumsuz sonuçlandığını duydum. Çalışma izni alınırken de birçok kurumdan yine izinler alınmaktadır. Örneğin; İl Tarım Müdürlüğünden tarım arazisi olup olmadığı hususunda görüş alınmaktadır. Tarım İl Müdürlüğü ise yedi ruhsat için kamu yararı kararı getirmemizi istedi. Kamu yararını olumlu olarak götürdüğümüz takdirde raporun verileceğini söylediler. Kamu Yararı kararını ise Maden İşleri Genel Müdürlüğü vermekteydi. Ancak o süreçte kamu yararı kararı uygulaması yönetmelik ile kaldırıldı. Daha doğrusu askıya alındı. Bunun askıya alınması ile tarım arazisi olan veya 3 km yakınında zeytinlik bulunan yerlerde Tarım Müdürlüğü tarafından olumlu görüş verilmemekteydi. Tarım Müdürlüğünün de olumlu görüş vermediğini biliyorum. Bu raporları alamayınca faaliyette bulunma şansımız da kalmadı. Madencilik işlerinde bu raporların alınıp alınmayacağı daha önceden bilinememektedir. Raporlar alındıktan sonra taşıma sözleşmesi neden yapılmadığı tarafıma sorulduğunda; fabrikanın bir an önce faaliyete geçirilmesi isteniyordu, zaman dardı,bu sebeple hem sözleşme imzalandı, hem de bu raporların alınması yoluna gidildi. Davacı şirket ile yapılan sözleşmede birlikte belirlenen alternatif yolun açılması için gayrimenkullerin satın alınması da vardı. Davacı şirkette bu süreçte bir kısım gayrimenkulleri satın aldığına dair tapu kayıtlarını davalı şirkete gönderdi. Bu arada çimento fabrikasında montaj işlemleri bitmişti. Fabrikanın biran önce faaliyete geçirilmesi için ruhsatları ve tüm izinleri alınmış faaliyette olan maden ocakları devir alınması yoluna gidildi. Bu şekilde ... isimli şahıstan sahibi olduğu iki tane maden ocağı devir alındı. Daha doğrusu ben ayrıldıktan sonra devir işlemlerinin bitirildiğini duydum. Devir alma karşılığında da madenin çıkarılması, taşınması ve yüklenmesi işinin de maden ocağını devreden ...'a verildiğini biliyorum. Davacının maden sahası ve ocağı olmadığı için devir alınan ocaktan dolayı onunla da yeni sözleşme yapılmadı, maden ruhsatlarının üzerinde yazılı olan "İR" yazısı ruhsat işletme numarasını belirten yazıdır," şeklinde tanıklık beyanında bulunmuştur.Tanık ... talimat mahkemesinde beyanında: " Yaklaşik dört yıldır ... Çimento AŞ'de hammedde şefi olarak çalışıyorum. Hammadde şefi Maden Ocaklarından sorumluyum. Çalıştığımız bölgede fabrika kurulumunun montaj işlerinin sonuna gelmiştik. Üretime geçmek gerekiyordu. Bunun için de hammadde temini gerekiyordu.Hammaddeyi kendi ocağımızdan çıkaracaktık. Davacı şirket aramızdaki sözleşme gereğince bu hammaddenin taşımacılığını ve müteahhitliğini üstlenecekti. ... Bakanlığı'na yaptığımız işletme izni başvurumuz çerçevesinde istenen ilgili belgeler tamamlanma aşamasında iken o dönem biz sözleşme yaparken de yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri bu sırada çıkarılan genelge ile durdurulduğundan, söz konusu ocaktan İl Tarım Müdürlüğü görüşü olumsuz olduğundan ... alamadık. Bunun üzerine Orman izni ve Valilikten GSM izni de alınamadığından, ... Bakanlığı'ndan işletme iznini kestiremedik. Ve bölgede bulunan fabrikaya tek alternatif olan ve işletme izni bulunan ... firmasıyla daha pahalı şartlarda sözleşme yaptık. Davacı şirketle yaptığımız sözleşme hükümleri daha uygundu. Ancak yukarıda belirttiğim nedenlerden dolayı yeni firmayla sözleşme yapmak zorunda kaldık. Yeni firmanın kendi ocağı vardı. Ve taşımacılık ve mütahitlik hizmetleri kendisi tarafından karşılanıyordu. Yeni firma mütahitlik şartıyla ocağını kullanmamıza razı oldu.... Bakanlığı'ndan işletme izninin istenilen sürede alınanaması ve yukarıda belirttiğim idari nedenlerle davacı şirket ile sözleşmeyi fesh etmek zorunda kaldık" şeklinde tanıklık beyanında bulunmuştur. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi, sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı, feshin haksız olması halinde davacının uğradığı zararın ve diğer taleplerinin yerinde olup olmadığının tespiti yönünden ... Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi)'ne talimat yazılarak refakate mümkün olduğu takdirde Üniversite öğretim görevlisi olmak kaydıyla maden mühendisi, makine mühendisi, inşaat mühendisi (yol inşaatı konusunda uzman), harita mühendisi, ziraat mühendisi (taşınmazların dava ve satış tarihi itibariyle değerlerinin tespiti yönünden), SMMM ve hukukçu bilirkişiler alınarak mahalinde ve davacı ve davalı şirket ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, aldırılan 18/08/2017 tarihli Harita ve Kadastro Müh. bilirkişi raporunda; Dava konusu taşınmazlardan 21 nolu parselin, gelir getiren ekonomik amaçlı üretim yapılan tarla olduğu, arazinin eğimli ve taşsız olduğu, herhangi bir sulama yöntemi olmayıp, kuru tarım yapılan tarım arazisi olduğu, halihazırda dava konusu taşınmaz üzerinde ayçiçeği ürününün ekili olduğu, taşınmazın en yakın yerleşim yerine mesafesinin 1,8 km olduğu, dava konusu taşınmazlardan 31 nolu parselin, gelir getiren ekonomik amaçlı üretim yapılan tarla olup, arazinin eğimli ve taşsız olduğu, herhangi bir sulama yöntemi olmayıp, kuru tarım yapılan tarım arazisi olduğu, halihazırda dava konusu taşınmazın bir kısmının ekili olmadığı, bir kısmında ise ayçiçeği ürünü olduğu, taşınmazın en yakın yerleşim yerine mesafesinin 1,4 km olduğu, dava konusu taşınmazlardan 33 nolu parselin, gelir getiren ekonomik amaçlı üretim yapılan tarla olup, arazinin eğimli ve taşsız olduğu, herhangi bir sulama yöntemi olmayıp, kuru tarım yapılan tarım arazisi olduğu, halihazırda dava konusu taşınmaz üzerinde ayçiçeği ürününün ekili olduğu, taşınmazın en yakın yerleşim yerine mesafesinin 1,1 km olduğu, dava konusu taşınmazlardan 35 nolu parselin, gelir getiren ekonomik amaçlı üretim yapılan tarla olup, eğimli ve taşsız olduğu, herhangi bir sulama yöntemi olmayıp, kuru tarım yapılan tarım arazisi olduğu, halihazırda dava konusu taşınmaz üzerinde ayçiçeği ürününün ekili olduğu, taşınmazın en yakın yerleşim yerine mesafesinin 1,2 km olduğu, dava konusu taşınmazlardan 39 nolu parselin, gelir getiren ekonomik amaçlı üretim yapılan tarla olup, arazinin eğimli ve taşsız olduğu, herhangi bir sulama yöntemi olmayıp, kuru tarım yapılan tarım arazisi olduğu, halihazırda dava konusu taşınmaz üzerinde ayçiçeği,buğday ürünü ve zeytin ağacının ekili olduğu, taşınmazın en yakın yerleşim yerine mesafesinin 0,4 km olduğu, ... İli ... İlçesi ... Mah. kayıtlı Tarla vasıflı 87000.00 metrekare yüzölçümlü 21 nolu parselin 17/80 hissesi(18487.50 m”) davacı ... İnş. Müt. Loj. San. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı olduğu, ... İli ... İlçesi ... Mah. kayıtlı Tarla vasıflı 25250.00 metrekare yüzölçümlü 31 nolu parselin 10/101 hissesi(2500.00 metrekare) davacı ... İnş. Müt. Loj. San. ve Tiç. A.Ş. adına kayıtlı olduğu, ... İli ... İlçesi ... Mah. kayıtlı Tarla vasıflı 21625.00 metrekare yüzölçümlü 33 nolu parselin 20/173 hissesi(2500.00 metrekare) davacı ... İnş. Müt. Loj. San. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı olduğu, ... İli ... İlçesi ... Mah. kayıtlı Tarla vasıflı 30000.00 metrekare yüzölçümlü 35 nolu parselin 1/5 hissesi(6000.00 metrekare) davacı ... İnş. Müt. Loj. San. ve Tic. A.Ş adına kayıtlı olduğu, ... İli ... İlçesi ... Mah. kayıtlı Tarla vasıflı 82500.00 metrekare yüzölçümlü 39 nolu parselin 1/3 hissesi(27500.00 metrekare) ve 4/330 hissesi( 1000.00 metrekare) davacı ... İnş. Müt. Loj. San. ve Tic. A.Ş adına kayıtlı olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Yine aynı talimat mahkemesinin 10/10/2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda; İnşaat bilirkişi yol yapım ve işçilik değeri — 168.584,67- TL, Ziraat bilirkişi arazi değeri — 324.384, 48-TL, Makina bilirkişi dorse değeri —1.020.000.00-TL, olmak üzere toplam — 1.512.969,15-TL olduğu, dosya üzerinde ve yerinde yapılan inceleme neticesinde; Dava konusu yerler; ... İli ... İlçesi ... Mahallesine kayıtlı 21, 31, 33, 35 ve 39 nolu parsellerin bulunduğu güzergah üzerinde şirket tarafından yaptırılan 4.5 km uzunluğundaki yol projesi,dorse ve davalı tarafından satın alınan arazi bedelleri toplamı dava yılı olan 2014 yılı fiyatları esas alındığında toplam maliyeti 1.512.969,15-TL maliyeti olacağı bildirilmiştir.Mahkememizce ... Nöb.Asliye Hukuk Mah.'ne talimat yazılarak, dosyanın önceki bilirkişi- heyetine ve önceki talimata rağmen sehven dinlenmeyen SMMM bilişirkinin heyete eklenmek suretiyle, tarafların bilirkişi raporuna itirazları, davacının kar kaybının olup olmadığı, dosyadaki belgelere göre davalı şirketin maden ocağı işletme ruhsatı alamamasının davalının kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davacı tarafça satın alınan makina, araç, taşınmazların değerlerinin satın alma tarihi, dava tarihi ve keşif tarihi itibari ile ayrı ayrı belirlenmesi, önceki raporda yol yapım ve işçilik bedeli olarak belirlenen işlerin yerinde yapılıp yapılmadığı hususunda rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, aldırılan 20/04/2018 tarihli Harita ve Kadastro Müh. bilirkişi raporunda; Dava konusu taşınmazlardan 21 nolu parselin, gelir getiren ekonomik amaçlı üretim yapılan tarla olduğu, arazinin eğimli ve taşsız olduğu, herhangi bir sulama yöntemi olmayıp, kuru tarım yapılan tarım arazisi olduğu, halihazırda dava konusu taşınmaz üzerinde ayçiçeği ürününün ekili olduğu, taşınmazın en yakın yerleşim yerine mesafesinin 1,8 km olduğu, dava konusu taşınmazlardan 31 nolu parselin, gelir getiren ekonomik amaçlı üretim yapılan tarla olup, arazinin eğimli ve taşsız olduğu, herhangi bir sulama yöntemi olmayıp, kuru tarım yapılan tarım arazisi olduğu, halihazırda dava konusu taşınmazın bir kısmının ekili olmadığı, bir kısmında ise ayçiçeği ürünü olduğu, taşınmazın en yakın yerleşim yerine mesafesinin 1,4 km olduğu, dava konusu taşınmazlardan 33 nolu parselin, gelir getiren ekonomik amaçlı üretim yapılan tarla olup, arazinin eğimli ve taşsız olduğu, herhangi bir sulama yöntemi olmayıp, kuru tarım yapılan tarım arazisi olduğu, halihazırda dava konusu taşınmaz üzerinde ayçiçeği ürününün ekili olduğu, taşınmazın en yakın yerleşim yerine mesafesinin 1,1 km olduğu, dava konusu taşınmazlardan 35 nolu parselin, gelir getiren ekonomik amaçlı üretim yapılan tarla olup, eğimli ve taşsız olduğu, herhangi bir sulama yöntemi olmayıp, kuru tarım yapılan tarım arazisi olduğu, halihazırda dava konusu taşınmaz üzerinde ayçiçeği ürününün ekili olduğu, taşınmazın en yakın yerleşim yerine mesafesinin 1,2 km olduğu, dava konusu taşınmazlardan 39 nolu parselin, gelir getiren ekonomik amaçlı üretim yapılan tarla olup, arazinin eğimli ve taşsız olduğu, herhangi bir sulama yöntemi olmayıp, kuru tarım yapılan tarım arazisi olduğu, halihazırda dava konusu taşınmaz üzerinde ayçiçeği,buğday ürünü ve zeytin ağacının ekili olduğu, taşınmazın en yakın yerleşim yerine mesafesinin 0,4 km olduğu, ... İli ... İlçesi ... Mah. kayıtlı Tarla vasıflı 87000.00 metrekare yüzölçümlü 21 nolu parselin 17/80 hissesi(18487.50 m2) davacı ... İnş. Müt. Loj. San. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı olduğu, ... İli ... İlçesi ... Mah. kayıtlı Tarla vasıflı 25250.00 metrekare yüzölçümlü 31 nolu parselin 10/101 hissesi(2500.00 metrekare) davacı ... İnş. Müt. Loj. San. ve Tiç. A.Ş. adına kayıtlı olduğu, ... İli ... İlçesi ... Mah. kayıtlı Tarla vasıflı 21625.00 metrekare yüzölçümlü 33 nolu parselin 20/173 hissesi(2500.00 metrekare) davacı ... İnş. Müt. Loj. San. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı olduğu, ... İli ... İlçesi ... Mah. kayıtlı Tarla vasıflı 30000.00 metrekare yüzölçümlü 35 nolu parselin 1/5 hissesi(6000.00 metrekare) davacı ... İnş. Müt. Loj. San. ve Tic. A.Ş adına kayıtlı olduğu, ... İli ... İlçesi ... Mah. kayıtlı Tarla vasıflı 82500.00 metrekare yüzölçümlü 39 nolu parselin 1/3 hissesi(27500.00 metrekare) ve 4/330 hissesi( 1000.00 metrekare) davacı ... İnş. Müt. Loj. San. ve Tic. A.Ş adına kayıtlı olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Yine aynı talimat mahkemesinin 06/06/2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; İnşaat bilirkişi yol Yapım ve işçilik değerinin yerinde yapılmadığı, proje üzerinden hesaplandığı, Ziraat bilirkişi arazi değerinin — 364 683,23 TL olduğu, Makina bilirkişi dorse değerinin — 1.020.000,00 -TL olduğu, Maden Ocak için kar kaybı — 2.716.230,00 -TL olarak toplam 4.100.913,23 TL olduğu, dosya üzerinde ve yerinde yapılan inceleme neticesinde; Dorse ve davalı tarafından satın alınan arazi bedelleri, davacının işletemediği maden Ocağı için zarar kaybı; toplamı dava yılı olan 2014 yılı fiyatları esas alındığında ve 2014-2015-2016 yılı maden işletilmemesinden kar kaybı; toplam maliyeti 4.100.913,23 -TL maliyeti olacağı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Yine aynı talimat mahkemesinin 21/09/2018 tarihli bilirkişi raporunda; İnşaat Bilirkişi yol Yapım ve işçilik değerinin yerinde yapılmadığı, proje üzerinden hesaplandığı, harcama yapılan herhangi bir tutarın tespit edilemediğinden herhangi bir kayıp tespit edilemediği, Ziraat Bilirkişi'nin inceleme ve tespiti neticesinde ... İli ... İlçesi ... Mahallesine kayıtlı 21, 31, 33, 35 ve 39 nolu parsellerin toplam arazi değeri — 364.683,23-TL olduğunun tespit edildiği, arazinin halen ... İnş. Müt. Loj. San. Ve Tic. A.Ş tasarrufunda olduğundan arazinin satışı tamamlanmadan zararının tespit edilmesinin mümkün olmadığı, ... İnş. Müt. Loj. San. Ve Tic. A.Ş.'nin arazinin satışı sonucunda oluşabilecek fark için tazmin talebinde bulunabileceği, Makina bilirkişi 13.04.2018 tarihli raporunda 20 adet dorse değerinin — 1.060.000,00.-TL olduğunun tespit edildiği, 20 adet halen ... İnş. Müt. Loj. San ve Tic A.Ş. tasarrufunda olduğundan 20 adet dorsenin satışı tamamlanmadan zararın tespit edilmesinin mümkün olmadığı, ... İnş. Müt. Loj. San ve Tic A.Ş.'nin dorselerin satışı sonucunda oluşabilecek fark için tazmin talebinde bulunabileceği, davacının Maden Ocak için kar kaybının 380.092,00 TL olduğu, bu hesaplamanın 2 yıl için ve ... nolu ... Maden Ocağı 300.000 ton/yıl kapasitesinin % 25 arttırıp eksiltme opsiyonu düşüldükten sonra 225.000 ton/yıl üzerinden hesaplanmış olduğu, davalı ... Çimento Yapı ve Madencilik San. ve Tic. A.Ş tarafından çalışma ruhsatının mevcut olduğu halde, sözleşmenin tek taraflı feshedilmesinden kaynaklanan ve işlemeyen(çalışmayan) ... no' lu ... Maden Ocağının, davacı ... İnş. Müt. Loj. San ve Tic A.Ş.'nin bahse konu maden ocağına malzeme temini ve nakliyesi işini yapamamasından kar kaybının yapılan hesaplamalar sonucunda 380.092,00 TL olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Mahkememizce dosyanın ... Nöb.Asl.Tic.Mah'ne gönderilerek, eser sözleşmelerinde hukukçu bilirkişi dinlenmesi gerektiğine dair ... içtihadı da gözönüne alınarak, önceki bilirkişi heyetine öğretim görevlisi hukukçu bilirkişi de eklenmek suretiyle, dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi ile; bilirkişi heyetinden tarafların iddia ve savunmaları, önceki rapora itirazları, sözleşmenin feshinde tarafların kusurlu olup olmadıkları, birlikte kusur var ise kusur oranları da gözönüne alınarak davacının her bir alacak kalemini tek tek değerlendirmek suretiyle rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, talimat mahkemesince aldırılan 09/09/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; Dosya kapsamından maden ocaklarına ilişkin yasal izinlerin alınmamasında davalı şirketin kusurunun olup olmadığı, mevcut maden ruhsatları ile taraflar arasındaki sözleşmenin yürütülmesinin mümkün olup olmadığının anlaşılamadığı, bu sebeple davalı şirketin taraflar arasındaki sözleşmeyi feshinin mücbir sebebe dayanıp dayanmadığı, haksız olup olmadığı hususunda kanaate varılamadığı, mücbir sebebin mevcut olduğu ve davalı şirketin edimini yerine getirmesinin imkansız hale geldiğinin kabulü halinde, mücbir sebep sonucunda imkansız hale gelen edimin borçlusu olan davalı şirketin 6098 sayılı TBK m. 136 hükmü uyarınca herhangi bir tazminat ödemeksizin borcundan kurtulacağının söylenebileceği, maden ocakları için yasal izinlerin alınmamasında davalı şirketin kusurunun olduğu veya mücbir sebebin mevcut olmadığı tespit edilecek olursa, sözleşmenin sona ermesi sebebiyle davalı şirketin, 6098 sayılı TBK m. 112 gereğince davacı şirketin uğradığı zararı gidermekle yükümlü olacağının söylenebileceği, davaya konu olayda taraflar arasındaki sözleşmenin idari izinlerin alınamaması sebebiyle sonradan ortaya çıkan imkansızlık sebebiyle feshedildiği kabul edildiğinde davacının menfi zararının tahsilini talep edemeyeceği, araziler ve dorselerin satışı sonrasında davacının uğradığı bir zararın hesaplanması ve tespit edilen tutarın menfi zarar kapsamında talep edilebileceği ve davacı şirketin mahrum kaldığı kazanç kapsamında başka bir sözleşmeyi kurma fırsatını kaçırmış olması sebebiyle uğradığı zararı talep edebileceği ancak bu tür bir zararın mevcudiyetinin ileri sürülmediği, taraflar arasındaki sözleşmede başlanması muhtemel tarih 01/08/2014 olarak belirlenmiş ve davalı şirketin henüz bu tarih gelmeden yaklaşık 2 ay önce 13/06/2014 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshetmiş olup, davacı şirketin sözleşmede işin başlaması muhtemel tarih gelmeden çok önceden arazileri ve araçları satın alması, bu sırada davalı şirket ile iletişim halinde olmaması sebebiyle kusurlu sayılabileceği ve bu durumun davalı şirketten talep edebileceği menfi zarardan bir miktar indirim yapılmasına sebep olacağı düşünülmekte olup, takdirin sayın mahkemede olduğu, davacı şirket mahrum kaldığı kazancı talep ettiğinden müspet zararın hesaplanması da değerlendirilmiş olup, ... 11. HD'nin raporlarında bahsedilen kararlarındaki yerleşik görüş esas alınacak olursa, müspet zararın hesaplanacağı sürenin hesaplanması gerektiğinin anlaşıldığı, ... 11. HD'nin 25/12/2017 tarihli 2016/ E. Ve 2017/ K. sayılı ilamında emsal bir iş bulunamayacağı durumda dahi 1 yıllık zararın talep edilebileceğinin kabul edildiği görülmüş olup, davaya konu uyuşmazlıktada davacının benzer bir iş bulamayacağının kabulü halinde 1 yıllık süre için mahrum kaldığı kazanç kaybını talep edebileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Davacı vekilinin ıslah dilekçesi sunduğu, davalı yana usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce ... Nöb.Asl.Huk.Mah.gönderilerek önceki bilirkişi heyetine tevdii ile bilirkişi heyetini oluşturan SMM, MAkine Mühendisi ,Ziraat Mühendisi, İnşaat Mühendisi ve hukukçu bilirkişinin birlikte rapor hazırlamaları suretiyle tarafların iddia ve savunmaları ve bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, talimat mahkemesince aldırılan 23/11/2020 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; Hesap bilirkişisi olarak menfi zarar ve müspet zarar kalemi olarak mahrum kalınan kazanç için kök rapordaki tespitlerinin geçerliliğini korumakta olduğu, takdirin sayın mahkemede olduğu, 20 adet dorsenin her birinin satış tarihi olan 23.05.2014 tarihindeki fatura bedelinin 54.870,00 TL olduğu, 20 dorse için 1.097.400,00 TL ödendiği anlaşılmaktadır. Dava tarihindeki değeri 1.020.000,00 TL olduğuna göre aradaki fark olan 77.400,00 TL tutarında zararın oluştuğunun söylenebileceği, dava konusu ... İli ... İlçesi ... Mahallesine kayıtlı 21,31, 33, 35 ve 39 nolu parsellerin dava tarihindeki toplam bedeli 364.683,23.-TL, davacının satın aldığı tarihteki değeri ise 216.256,32 TL olduğuna göre aradaki fark olan 148.426,91 TL tutarında zararın oluştuğu, davacı ... İnş. AŞ'nin benzer bir iş bulamayacağının kabulü halinde dahi 1 yıllık süre için mahrum kaldığı kazanç kaybını talep edebileceği kabul edilecek olursa, no'lu ... Maden Ocağının 2+1 yıllık üretilmesinde zarar kaybı 2.716.230 TL olarak tespit edildiğine göre, bu zararın 1 yıllık kısmının istenebileceği, dolayısıyla davacı şirketin mahrum kalınan kazanç olarak 905.410,00 TL talep edebileceği düşünülmekte olup, takdirin sayın mahkemede olduğu, davacının toplamda 20 adet dorse için 77.400,00 TL, araziler için 148.426,91 TL ve 1 yıllık mahrum kalınan kazanç olarak 905.410,00 TL talep edebileceği tespit edilmiş olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce Dosyanın ... ... ye gönderilerek önceki bilirkişiler haricinde seçilecek 1 borçlar hukuku öğretim görevlisi, 1 maden mühendisi öğretim görevlisi (listede yok ise maden mühendisi), 1 Ziraat Mühendisliği bölümü öğretim görevlisi(listede yok ise ziraat mühendisi), 1 İnşaat Mühendisliği bölümü öğretim görevlisi(listede yok ise inşaat mühendisi), 1 SMMM bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi heyeti ile mahallinde keşif yapılması suretiyle ve tarafların kök ve ek rapora itirazları da değerlendirilmesi suretiyle tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, talimat mahkemesince aldırılan tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; Fen bilirkişinin 01/03/2021 tarihli ayrı olarak haritalı rapor sunduğu, maden bilirkişisinin ayrı olarak 29/03/2021 tarihli sunduğu raporda; Taraflar arasındaki sözleşmede yer teslim tutanağı ve işe başlama süresi gelmeden sözleşme fesih edildiğinden ayrıca ..., kayıtlarına ve dosya içeriğine göre hesaplamaya dahil edilecek üretimi yapılmış ... yada Marn olmadığının bildirildiği;29/07/2021 tarihli heyet raporunda ise; Makina mühendisi ve mali müşavir tarafından tespit edilen dorse değerinin 1.020.000,00-TL olduğu, inşaat bilirkişisinin proje üzerinden ve mahallinde yaptığı inceleme neticesinde : 168.584,67-TL olduğu, ziraat yüksek müh (gayrimenkul değ. uzm.)tarafından tespit edilen dava konusu parsellerin değerinin 392.031,29-TL olmak üzere; Dava tarihi itibari ile toplam değerin 1.580.615,96 TL olacağı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememizce ... ... ye yeniden talimat yazılarak, dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi ile bilirkişiden taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda her bir itirazı tek tek incelemek üzere ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, dosyaya sadece maden bilirkişinin 04/03/2022 tarihli rapor sunduğu diğer bilirkişilerin rapor sunmadığı anlaşılmış olup raporda; Taraflar arasındaki sözleşmede yer teslim tutanağı ve işe başlama süresi gelmeden sözleşme fesih edildiğinden, Ayrıca Yüklenici firma; ..., kayıtlarına ve dosya içeriğine göre ... yada Marn ürettiğine dair dosyaya kanıt dail edemediğinden, hesaplamaya dahil edilecek üretimi yapılmış ... yada Murn olmadığı bildirilmiştir.Mahkememizce dosyanın bir hukukçu, bir maden mühendisi ve bir SMMM bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi ile bilirkişilerden tarafların iddia ve savunmaları, önceki raporlara itirazları doğrultusunda ... Mahkemesince yapılan keşif sırasında aldırılan bilirkişi raporunda belirlenen taşınmaz ve dorse değerleri kabul edilerek davacının tüm talepleri ile ilgili değerlendirme yapılmak suretiyle rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, aldırılan 09/01/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Sözleşme konusu iş kapsamında mevcut ruhsatların maden hukuku kapsamında değerlendirmesi yapılmış olup, Sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle fesih edilip edilmediği, fesih nedeni olarak ileri sürülen hususların sözleşme kapsamında mücbir sebep teşkil edip etmediğinin nihai takdir ve değerlendirmesinin sayın mahkemeye ait olduğu, davacının müsbet zarar kapsamında talep edebileceği kar kaybının 2 yıl süre için toplam 801.450 TL olduğu, bu bedelin hesaplamasında davacının yapmaktan kurtulacağı masrafların, rayiç fiyatların ve sözleşme konusu işin niteliğinin taraflarınca dikkate alındığı, davacının 20 adet dorse için toplam 1.097.400 TL bedel ödediği, dorselerin dava tarihindeki rayiç değerinin ise 1.020.000 TL olduğu, Dorselerin halen davacı elinde bulunması nedeniyle dorse alımından kaynaklı olarak davacının …. TL zarar ettiği hususunda bir değerlendirme yapılamayacağı, davacının sözleşme gereğince satın aldığını ifade ettiği ve dava dilekçesinde davalı adına tescilini talep ettiği taşınmazların satın alma değerlerinin 216.256,32 TL, dava tarihindeki rayiç değerinin 364.683,23 TL olduğu, taşınmazların halen davacı elinde bulunması nedeniyle arsa alımından kaynaklı olarak davacının kaç TL zarar ettiği hususunda bir değerlendirme yapılamayacağı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememizce dosyanın ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilerek bir borçlar hukuku öğretim görevlisi, bir SMMM ve bir maden mühendisliği bölümü öğretim görevlisi bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdii ile bilirkişi heyetinden tarafların iddia ve savunmaları, önceki raporlara itirazları doğrultusunda sözleşmenin feshinde hangi tarafın kusurlu olduğu, her üç ocak için menfi ve müspet zarar istenip istenemeyeceği tespit edilerek takdiri mahkemeye bırakılmak suretiyle davacının tüm alacak kalemlerinin hesaplanarak rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, talimat mahkemesince aldırılan 04/08/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Yol Yapım ve İşçilik Değeri ile ilgili olarak; davacının yapmış olduğu 165.584,67 TL tutarındaki yol yapım ve işçilik harcamalarının davalıdan talep edilebileceği, dava konusu parsellerde yer alan taşınmazların alım tarihindeki değerlerinin 216.256,32 TL olduğu, ilgili parsellerin dava tarihindeki rayiç bedelinin bilirkişiler tarafından yapılan hesaplama sonucunda 364.683,23 TL olduğu, dolayısıyla parsellerin alım tarihindeki değer ile dava tarihindeki rayiç değeri arasında 148.426,91 TL tutarında pozitif bir değer oluştuğu, yani davacının zarar etmediği, dorselerin değeri ile ilgili olarak; davacı şirketin aktifinde kayıtlı 20 adet taşınmazların kayıtlı değer toplamı 1.097.400,00 TL olup, dorselerin dosyaya daha önce sunulan teknik bilirkişi tarafından tayin edilen rayiç değer toplamı 1.020.000,00 TL olarak hesaplanmış olup, taşıtların alım tarihindeki değeri ile dava tarihindeki rayiç değeri arasında 77.400,00 TL tutarında bir fark olduğu ve davacının bu tutarda zarar ettiği, davacı şirket, taraflar arasında imzalanmış ve davalı tarafından feshedilmiş olan ... ve marn ocaklarından, ...’ın görüşü doğrultusunda, 1 yıllık süre içinde mahrum kaldığı kazanç kaybı toplamının 2.363.917,90 TL olduğu, işbu tutarlara ilişkin davacının talep edeceği müspet zarar toplamının; Yol yapım ve işçilik değerinin 165.584,67 TL, taşınmazların değerinin (zarar söz konusu olmadığından alacaktan düşülecektir) -148.426,91 TL, dorselerin değerinin 77.400,00 TL, madenlerden mahrum kalınan kazanç kaybı tutarının 2.363.917,90 TL olup toplam tutarın 2.458.475,66 TL tutarında olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Mahkememizce ... ...'ye talimat yazılarak dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdii ile bilirkişi heyetinden taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, aldırılan 16/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davalı itirazları hukuki mahiyette olup, kök raporda davalının itiraz ettiği hususlar açıklığa kavuşturulduğu, görüş ve değerlendirmelerini değiştirecek yeni bir belge ve bilgi bulunmadığı, davacının iki ana başlıkta itirazda bulunmuş ancak her iki itirazının da yerinde görülmediği, dolayısıyla kök raporda yer alan görüşlerini korudukları, Sayın Mahkemenin müsbet zarar hesaplanacak dönem sayısı hususunda görüşlerini benimsemeyerek, davacı itirazını olumlu değerlendirme ihtimaline binaen, iki ve üç yıllık alternatif müsbet zarar hesabı yapılmış olduğu, yapılan hesaplamaların iki yıl için; 4.872.900- TL, üç yıl için; 7.543.900-TL olduğu bildirilmiştir.Taraflar arasında 08/10/2013 tarihli Hammadde İstihraç Yükleme Nakliyesi ve Boşaltılması İşlerine Ait Sözleşme imzalanmıştır.Bu sözleşme hukuki niteliği itibarıyla eser sözleşmesidir. Bu sözleşme ile davacı yüklenici, davalıya ait ... ocakları ve narn ocaklarından hammadde çıkartma ,yükleme, nakliye ve iş sahibi şirketin göstereceği yere teslim edilmesi ve bu edimlerin yerine getirilmesi için maden ocaklarına giden yolların yapılması edimini yüklenmiştir.Sözleşmenin 4/1 fıkrasında işe başlama tarihi tahmini olarak 01/08/2014 tarihi olarak belirlenmiştir. Ancak kesin tarihin davalı şirket tarafından davacı yüklenici şirkete bildirileceği düzenlenmiştir.Ancak sözleşmedeki işe başlama süresi dolmadan, davalı tarafından davacıya hitaben gönderilen 13 Haziran 2014 tarih ve yevmiye numaralı ihtarname ile fabrika projesi tamamlanmadığından sözleşme konusu işin henüz başlamadığını, ilgili idari kurumlara başvuru neticesinde hammadde ocakları izinlerinin ve gerekli yol izinlerinin alınamadığından, mevcut durum ve şartlar itibarıyla sözleşmenin ifasının imkansız olduğu, bu ve davacıdan kaynaklanan sebeplerle sözleşmenin geçersiz olduğunu ve sona erdiğini bildirerek sözleşme feshedilmiştir.Ancak sözleşmenin Mücbir Sebepler ve Sigorta başlıklı 16. Maddesinde; hammadde ocak izinlerinin ve gerekli yol izinlerinin alınamamasının sözleşmenin feshi sebebi olarak düzenlenmemiştir. Davalı tarafın sözleşmeyi tek taraflı fesih yetkisi olmadığı gibi, davacının hangi eylemlerinin sözleşmenin feshine sebep olduğunu ihtarnamesinde ve yargılama sırasında açıklayamadığından davalının sözleşmeyi feshi haksız fesih olarak değerlendirilmiştir.Dolayısıyla davalı iş sahibi, davacı yüklenicinin sözleşmenin uygulanacağına güvenerek yaptığı masrafları ve uğradığı kazanç kaybını tazminle yükümlüdür.Davacı taraf sözleşmenin uygulanacağı inancıyla sözleşmenin ifası için gerekli olan ... İlçesi ... Mahallesinde kain ... parsel numaralı taşınmazlar ile 20 adet dorse satın almıştır. Ayrıca aynı mevkiideki 22 parsel numaralı taşınmazı da düzenleme şeklindeki gayrımenkul satış vaadi sözleşmesiyle satın almıştır.TBK 484 maddesi uyarınca davalı taraf, davacı yüklenicinin sözleşmenin uygulanacağı inancıyla yapmış olduğu masraflar nedeniyle uğradığı zarar ile yargıtayın yerleşik içtihatları uyarınca 1 yıllık yoksun kalınan kazanç kaybını ödemekle yükümlüdür.Bilirkişi heyeti tarafından usul ve yasaya uygun olarak hesaplanan, davacının yol yapım işleri için harcadığı 165.584,67 TL ile yoksun kaldığı 1 yıllık kazanç kaybı bedeli olan 2.363.917,90 TL'yi davalıdan talep edebileceği ,sözleşmenin ifa edileceği inancıyla aldığı taşınmazların değer kazanması nedeniyle davacının bu konuda bir zararının olmadığı anlaşıldığından taşınmaz satın alma bedelleri ve tapu bedellerini talep edemeyeceği kanaatine varılmıştır.Ancak davacının satın aldığı dorseler halen davacı da olduğundan ve bu dorselerin herzaman paraya çevrilmesi mümkün olduğundan davacının bu dorselerin mülkiyetinin davalıya verilerek bedelinin kendisine ödenmesi talebinin reddine karara verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kısmen kabulüne, -Taraflarca addedilen hammadde istihracı yükleme, nakliyesi ve boşaltması işlerine ait sözleşmenin haksız nedenle feshedildiğinin tespitine,- Davacının yol yapım işleri için harcadığı 165.584,67 TL ile kazanç kaybı için hesaplanan 2.363.917,90 TL olmak üzere toplam 2.529.502,57 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 172.790,32-TL harçtan peşin alınan 115.776,90-TL (peşin + ıslah harcı) harcın mahsubu ile bakiye 57.013,42-TL harcın davalıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 49.784,05-TL yargılama gideri üzerinden kabul red oranına göre hesaplanan 16.593,33-TL ile peşin alınan 115.776,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 963,00-TL yargılama gideri üzerinden kabul red oranına göre hesaplanan 642,00-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye giderlerin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı yararına ölçümlenen 338.245,28-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı yararına ölçümlenen 483.777,03-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/11/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Katip ... ¸e-imzalıdır.