İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/503 E. 2024/932 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/503
- Karar No
- 2024/932
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/503 Esas KARAR NO: 2024/932 DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 17/07/2023 KARAR TARİHİ: 14/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili --------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır. DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin faaliyeti gereği 7/24 enerjiye ihtiyaç duyduğunu, olası elektrik kesintilerine karşılık olmak üzere de tedbiren müvekkili ile davalı arasındaki anlaşma gereğince 02.04.2020 tarih ve 48.852,00 TL bedelle 60 Adet “--------” nitelikli aküler davalı taraftan satın alındığını, alınan akülerin sıfır nitelikte olduğu kabul ve vaat edilmesine rağmen zaman zaman aksaklıklar yaşandığını, bu durumun davalıya bildirimde bulunulmasına rağmen davalı şirketçe bu durumun normal olduğunun bildirildiğini, fakat son olarak yaşanan aksaklıkta ise enerjinin tamamen ortadan kalkarak enerjiye bağlı cihazlar çalışamaz hale geldiğini, söz konusu durumun davalı tarafa bildirilmiş olmasına rağmen davalı tarafça soruna ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadığı gibi gerekli müdahalede de bulunulmadığını, bu durum karşısında müvekkilinin, konusunda uzman başka bir firmadan 09.02.2023 tarihinde teknik servis hizmet aldığını, yapılan kontrollerde akülerin tamamının 2020 tarihli ve sıfır olmadığı aksine harici yapıştırılan etiket ile üzerlerinin kaplandığı ve orijinal sıfır görünümü verildiği, oysa etiketlerin kaldırılması halinde hemen altında orijinal durumları ve tarihlerinin görüldüğü ve davalı tarafça 2020 tarihli ve sıfır olduğu belirtilen tüm akülerin aslında 2014 tarihli oldukları ve kullanım ömürlerinin bitmiş olması sebebiyle kullanılamaz halde oldukları ve tamamının değiştirilmesi gerektiğinin tespit edildiğini, bu tespit ve durumun davalı tarafa bildirilerek gerekli değişimin yapılması talep edilmiş olmasına rağmen davalı tarafın söz konusu duruma çözüm bulmayarak müvekkili şirketi oyalama yoluna giderek zaman kaybına sebebiyet vermesi üzerine faaliyeti gereği 7/24 enerjiye ihtiyaç duyan müvekkilinin bu durumu telafi etmek maksadıyla ----------Ş.’den 28.02.2023 tarih ve 196.674,49 TL bedelle 60 Adet “---------” nitelikli aküleri satın almak zorunda kaldığını, aynı zamanda enerji kesintisi sebebiyle bazı dizüstü bilgisayarlarda meydana gelen hasarın giderilmesi amacıyla alınan servis hizmetine ilişkin müvekkili şirket tarafından 1.600,00 TL teknik hizmet bedeli ödemek zorunda kalınmıştır. Bu durum karşısında müvekkilin, davalıdan satın almış olduğu 60 adet akülerin sıfır olması gerekirken üzeri etiketle kaplanarak 2014 tarihli olan ve ömürleri dolmuş aküler olduğu ve müvekkile ayıplı şekilde satıldığı, mevcut ayıbın konusunda uzman kişilerce müdahale edilmesi neticesinde tespit edildiğini, bunun üzerine taraflarınca davalı tarafa -----------Noterliğinin 08.03.2023 tarih ve ---------- Yevmiye sayılı ihtarnamesiyle "02.04.2020 tarih ve 48.852,00 TL bedelle satın alınan 60 Adet “----------” nitelikli akülerin tamamı uhdemizde olduğu iş bu ihtarnamenin tarafınıza tebliği tarihinden itibaren 7 gün içerisinde TBK.nun ilgili maddeleri gereğince söz konusu akülerin sıfırıyla değiştirilerek yenilerinin tarafımıza teslim edilip eski akülerin alınmasını, bunun mümkün olmaması halinde tarafımızca satın alması yapılan yeni akülerin bedeli olan 196.674,49 TL bunlara ek olarak 1.600,00 TL teknik hizmet bedeline ilişkin ödeme olmak üzere genel toplamda 198.274,49 TL’nin ödenmesi..." şeklinde ihbar ve ihtarda bulunularak söz konusu zararın giderilmesi talep edildiğini, fakat davalı tarafça gönderilen ------------Noterliğinin 14.03.2023 tarih ve ---------- Yevmiye sayılı cevabi ihtarnamesiyle bu yöndeki taleplerimiz karşılıksız bırakıldığını, bunun üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle davalı taraftan satın alınan akülerin ayıplı olması sebebiyle uğramış oldukları 198.274,49 TL zararın faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesi ile, 02/04/2020 tarihinde 48.852,00 TL bedelle 60 adet "---------" nitelikli aküleri müvekkilinden satın aldığını, akülerin ayıplı olması nedeni ile uğramış olduğu 198.274,49 TL zararın müvekkilden tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiğini, davacının iddialarını kabul etmediklerini, itiraz ettiklerini, TBK'nın 231. Maddesi gereğince satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını, davacının da dava dilekçesinde belirtiği üzere davaya konu akülerin 02/04/2020 tarihinde davacıya teslim edildiğini ve dava tarihi itibari ile zamanaşımının dolduğunu, bu kapsamda, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkilinin ayıptan doğan sorumluluğunun zamanaşımına uğradığını, davacının dava dilekçesi ile cihazların çalışmaması üzerine başka bir firmadan 09/02/2023 tarihinde teknik servis hizmeti aldığını, yapılan kontrollerde ise akülerin tamamının 2020 tarihli ve sıfır olmadığını, aksine harici yapıştırılan etiket ile üzerlerinin kaplandığını ve orjinal görünümü verildiğini, akülerin aslında 2014 tarihli olduklarını iddia ettiğini, davaya konu akülerin davacının ihtiyacı karşılanmak üzere 25.03.2020 tarihinde --------- – --------- firmasından satın alındığını ve 02/04/2020 tarihinde davacıya teslim edildiğini, hatta söz konusu akülerin müvekkiline ait mağazaya uğramadan doğrudan davacıya teslim edildiğini, bu bakımdan, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili tarafından akülerin etiketlerinin değiştirilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki müvekkilinin piyasada saygın ve güvenilir bir firma olarak bilindiğini, itibarının bu şekilde lekelenmesini istemesinin mümkün olmadığını, bununla birlikte davaya konu akülerin bugüne kadar davacının kullanımında kaldığını ve ömrünü tamamladığını, davacının dava dilekçesinde de belirtildiği üzere ayıp ihbarının 08/03/2023 tarih ve --------Yevmiye numaralı ihtarname ile yapıldığını, ayıp ihbarına ilişkin TTK'nın 23/1/c maddesinde özel düzenleme yapıldığını, Söz konusu düzenlemeye göre: ''... malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.'' denildiğini, davacının da kabul ettiği üzere davaya konu akülerin 02/04/2020 tarihinde teslim edildiğini, ancak ayıba ilişkin ihbarın 08/03/2023 tarihli ihtarname ile yapıldığını, bu kapsamda TTK kapsamında gözden geçirme ve ihbar süresinde yapılmadığını, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu hususla birlikte Türk Borçlar Kanunu’nun 223. Maddesinde “Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.” Hükmü amir olduğu, davacı tarafından iddia olunan ayıp 09.02.2023 tarihinde öğrenilmesine rağmen hemen müvekkiline bildirilmediğini, bu kapsamda bildirim hemen yapılmadığından satılan iddia olunan ayıpla birlikte davacı tarafından kabul edildiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesi çerçevesinde satılanın ayıplı olduğundan bahisle açılmış tazminat davasıdır. Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, bilirkişi raporu, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü teknik bilgiyi gerektirmekle bir elektrik-elektronik mühendisi, bir serbest muhasebeci mali müşavir ve bir nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine dosya tevdi edilmiş, 12/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı şirket tarafından dava ihbar olunan şirketten satın alınarak davacıya satılan akülerin ikinci el olmasının akülerin kullanım ömürlerine bir etkisi olup olmadığının tespit edilmesi ile ikinci el akü satılması konusunda tarafların sorumluluğunun ne olduğunun tespit edilmesi noktasında toplandığı, Kuru tip aküler olduğu anlaşılan dava konusu akülerin ideal şartların sağlanması halinde dahi depolama ömürleri 10 yıl olan aküler olduğu ve hem çevresel şartlar hem de belirli sayıda olan şarj-deşarj sayılarının tüketilmesi ile kullanım ömürlerini beklenenden daha kısa sürede tamamlayacağı anlaşılmakla, ikinci el olduğu anlaşılan dava konusu akülerin ne kadar sürede ve sıklıkla kullanıldığının diğer bir deyişle teslim alındığı sırada ne kadar kullanım ömürleri kaldığının tespit edilmesini anlamayı sağlayacak herhangi bir teknik ölçüt bulunmadığı, Dava konusu uyuşmazlığın bu sebeple aslında teknik bir incelemeden ziyade konunun sıfır ürün olarak satışı yapılan ürünlerin ikinci el ürünler olmasının bir ayıp olup olmadığı ve sorumluluk durumu açısından değerlendirilmesi gerektiği, Uyuşmazlık konusu aküler üzerinde, depolandıkları yerde yapılan incelemelerde, üzerleri bir etiketle kapatılarak üretim tarihinin bulunduğu bölümün kapatılmış olduğu görülen akülerin tamamının 2014 üretim yılı olduğu anlaşılmış, yapılan ölçümler sonucunda da yeterli güçte çıkış akımı sağlayamayacakları anlaşılan akülerin kullanılmasının mümkün olamayacağı tespit edilmiştir. Davalının söz konusu akülerin kullanılmış olduğunu bildiği veya bilmesi gerektiği kabul edilerek TBK 225 hükmünün uygulanmasının benimsendiği, dava konusu akülerin üç yıl kullanıldığının anlaşıldığı, sözleşmeden dönülmesinin hakkaniyetli olmayacağı, satış bedelinden %50 oranında indirime gidilmesinin uygun olacağı, buna bağlı olarak 24.426,00 TL alacak olduğunun hesaplandığı, 1.600,00 TL servis ücretinin işin niteliğine uygun olup, ayıptan kaynaklanan sorumluluk kapsamında kabul edilmesi gerektiği ve böylece talep edilebilecek rakamın 26.026,00 TL olup, ihtar tarihi olan 08.03.2023 tarihinden itibaren (talebe uygun olarak) ticari faiziyle tahsilinin gerektiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, açılan davanın satım sözleşmesi tahtında ayıptan kaynaklanan tazminat davası olduğu, davacının 02/04/2020 tarihinde 48.852,00-TL bedelle davalıdan 60 adet aküyü sıfır olarak aldığı, ancak süreç içerisinde davalı tarafından sıfır olarak kendisine satılan akülerin aslında sıfır olmayıp kullanılmış olduğu, etiketlerinin üzerine başka etiket yapıştırılarak akülerin imal tarihlerinin gizlenmiş olduğu, bilirkişi heyetinin teknik üyesi tarafından yerinde yapılan incelemede de davaya konu akülerin tamamının 2014 yılı imali oldukları ancak bu hususun üzerine yapıştırılan bir etiket ile bertaraf edilip davacı tarafından anlaşılmasının engellendiği, uyuşmazlığa konu akülerin tamamının kuru tip aküler olduğu, ve bunların normal şartlar altında depolama ömürlerinin 10 yıl olduğu, bu doğrultuda hem çevresel şartlar hem de şarj-deşarj döngüsünün tüketilmesi ile akülerin kullanım ömürlerinin sıfır akülere nazaran çok daha kısa sürede tamamlanacağının açık olduğu, sıfır olmadığı dosya kapsamında sarahaten anlaşılan akülerin ne kadar sürede ve sıklıkla kullanıldığının başka deyişle davalı tarafından davacıya teslim edildiği anda ne kadar kullanım ömürleri kaldığının tespit edilmesini anlamayı sağlayacak herhangi bir teknik veri söz konu olmamakla bu hususun rasyonel olarak belirlenemeyeceği, aküler üzerinde yapılan ölçümler sonucunda da akülerin yeterli güçte akım çıkışı sağlayamayamadıkları, bu hali ile akülerin kullanılmasının mümkün olamayacağı ve hurda durumunda oldukları, davalının davaya konu akülerin kullanılmış olup olmadığını bilip bilmemesi yönünden ise davalıya aküleri satan ihbar olunan----------- vekilinin 27/01/2024 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin satmış olduğu akülerin ikinci el kullanılmış aküler olduğu, zira fiyatları göz önüne alındığında dahi ortalama bir insanın bu akülerin sıfır olmadığını anlayabileceğini beyan ettiği, mahkememizce ihbar olunanın bu beyanı olmasa dahi 6098 sayılı TBK'nın 225/2 maddesi gereğince satıcılığı meslek edinmiş olan davalının bu ayıbı bilmediğinden bahisle davacıya karşı sorumluluktan kurtulamayacağı gibi süresinde kendisine ayıp ihbarı yapılmadığını da 225/1 maddesi gereği ileri süremeyeceği, teknik olarak ise davaya konu akülerin davacı tarafından üç yıl kullanıldığı, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcının seçimlik haklarını kullanabileceği, bu hususun 6098 sayılı TBK'nın 227. maddesinde açıklandığı, dördüncü fıkrada ise "alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir" şeklinde hüküm bulunduğu, mahkememizce de kullanıma bağlı olarak maksimum ömrü on yıl, servis ömrü ise üç ila beş yıl arasında olan davaya konu aküler için 6 yıl kullanım ömrü olacağı varsayımı ile davacının üç yıl kullanmış olduğu değerlendirildiğinde sözleşmeden dönülmesinin hakkaniyetli olmayacağı, satış bedelinden %50 oranında indirime gidilmesinin uygun olacağı, şatış bedelinden %50 oranında indirim yapılması halinde buna bağlı olarak davacının davalıdan satın alırken ödediği 48.852,00-TL üzerinden %50 oranında indirim yapılması ile 24.426,00-TL davacı alacağının oluşacağı, 1.600,00-TL servis ücreti yönünden ise bu ücretin işin niteliğine uygun olup, ayıptan kaynaklanan sorumluluk kapsamında kabul edilmesi gerektiği ve kadri maruf olduğu ve böylece davacının davalıdan talep edebilecek olduğu rakamın toplamda 26.026,00-TL olacağı mahkememizce anlaşılmış, 12/07/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla mahkememizce de hükme esas alınmış ve açılan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, 26.026,00 TL'nin 08/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, KARAR HARCI 2-Alınması gerekli 1.777,83 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.386,04 TL harçtan mahsubu ile artan 1.608,21 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, AVUKATLIK ÜCRETLERİ 3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 26.026,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 26.026,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, DİĞER YARGILAMA GİDERLERİ 5-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 1.777,83 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.047,68 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından sarfedilen 12.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 264,50 TL posta ücreti olmak üzere toplamda 12.264,50 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 1.609,87 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 10.654,63 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.120,00 TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, haklılık oranına göre 409,54 TL'sinin davalıdan, kalan 2.710,46.-TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---------- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/11/2024