İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/777 E. 2025/423 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/777
Karar No
2025/423
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/777 KARAR NO : 2025/423 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/10/2024 KARAR TARİHİ : 12/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı borçlu arasındaki ticari iş ilişkisi nedeniyle cari hesap sözleşmesi yapıldığını, işbu sözleşme kapsamında davalı şirket tarafından, cari hesap ekstresinden kaynaklı borcun ödenmemesi sebebiyle borç muaccel hale geldiğini ve davalı borçlu şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, söz konusu cari hesap ekstresi işbu dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, cari hesap ekstresi ve tarafların defter kayıtları detaylı olarak incelendiğinde; davalı tarafından icra takibine konu borcun ödenmediğini, davalı tarafından yapılan itirazın hukuken dayanaksız olduğu ve alacağın tahsilini geciktirmeyi amaçladıklarını açıkça görüleceğini beyan ederek; davanın kabulüne, davalı tarafın haksız ve kötüniyetli itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı borçlunun itirazında kötüniyetli olması nedeniyle %40'ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı dava dilekçesinde davalı şirket ile aralarında cari hesap sözleşmesinin bulunduğunu, bu sözleşme gereği davalından alacaklı olduğunu akabinde bu söz gelimi borç dolayısı ile davalı şirkete icra takibinde bulunduğunu, davalı şirketin haksız yere bu takibe itiraz ettiğini, söz konusu itirazın da takibi durdurma niyetiyle yapıldığı ve aynı zamanda kötü niyet taşıdığını iddia ettiğini, davacı tarafça ileri sürülen hususlar soyut ve gerçek dışı olup reddi gerektiğini, davalı şirket ile davacı taraf arasında herhangi bir cari hesap ilişkisi bulunmamakta olup, davacı tarafça taraflar arasında cari hesap olduğu iddiası gerçek dışı olup, taraflar arasında sadece alım satım ilişkisi mevcut olduğunu, davacı taraf söz konusu cari hesap olduğu iddiasını yazılı sözleşme ile ispat etmesi gerektiğini, faturaya dayalı takibe itirazın iptali yada faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düştüğünü, fatura tek başına taraflar arasında ki akdi ilişkinin belgesi sayılamayacağını beyan ederek; davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: -----İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyası, taraf şirketlere ait BA BS fomları, bilirkişi raporu. -----İcra Müdürlüğü’nün ------Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 48.064,00 TL asıl alacak ve 158,02 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 48.222,02 TL yönünden 06.10.2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak "CARİ HESAP EKSTRESİNDEN KAYNAKLI ALACAK 48.064,00 TL" gösterildiği, davalı tarafından 18.10.2021 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava; davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan ----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Arabuluculuk dava şartı bakımından yapılan değerlendirmede; Dosyaya ibraz edilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağının incelenmesinde; --- Arabuluculuk Bürosu, başvuru numarası----- ve arabuluculuk numarası ----- olan başvurunun taraflarla ilgili olduğu, tarafların görüşmeye katıldığı ve fakat anlaşma sağlanamadığından 11/10/2024 tarihli son tutanağın düzenlendiği, bu haliyle arabuluculuk dava şartının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür. Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir. Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, yapılan yargılama sırasında davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde takibe konu alacağa dayanak faturanın davacı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve işbu faturadan kaynaklı 48.064,00 TL bakiye alacağının bulunduğu, davalı tarafın HMK'nın 222. Maddesi gereği yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmamış olması ve borcun ödendiğine dair herhangi bir ödeme belgesi de sunmamış olması nedeniyle faturaya konu malların davalı tarafa teslim edildiğinin kabulü gerekeceği, bu haliyle davacının 48.064,00 TL lik asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu anlaşılmakla likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede;6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın kabul edilmiş olması nedeniyle HMK m. 326 gereği davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın kabul edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun----- İcra Müdürlüğünün ------- Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 48.222,02 TL asıl alacak üzerinden devamına, -Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 48.222,02 TL'nin % 20 si olan 9.644,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.294,04 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 582,41 TL peşin harçtan mahsubuyla bakiye 2.711,63 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 582,41 TL peşin harç toplamı ile yargılama gideri olarak yapılan 4.975,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/777, K. 2025/423, T. 12.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-777-e-2025-423-k-f621901da282