İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/813 E. 2025/460 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/813
- Karar No
- 2025/460
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/813 Esas - 2025/460 T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2024/813 Esas KARAR NO : 2025/460 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/07/2024 KARAR TARİHİ: 29/04/2025 K.YAZIM TARİHİ: 30/05/2025 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; davacı ile davalı borçlu arasında 2021 yılından itibaren ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacının işyerlerine toplu yemek hizmeti verdiğini, davalı şirket çalışanları için davacıdan ... yemek hizmeti satın alındığını, davacı aylık olarak davalıya kaç adet öğle yemeği teslim etmişse ayın sonunda birim fiyat üzerinden yemek bedellerini faturalandırdığını, davacının, borçlu davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla 2023 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık 2024 yılı Ocak ve Şubat aylarına ilişkin 10 adet fatura ile cari hesap ilişkisine istinaden 101.931,20TL miktar üzerinden 10.05.2024 tarihinde icra takibi başlattığını, ödeme emrinin 18.05.2024 tarihinde borçluya tebliğ edildiğini, borçlu şirket yetkilisi aracılığıyla yasal süreler içerisinde 24.05.2024 tarihinde borcu olmadığı belirtilerek itiraz edildiğini, ayrıca alacak miktarına reeskont faizi uygulandığını iddia ettiğini, İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davacı tarafından zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, 11.07.2024 tarihli tarafların anlaşamadığına ilişkin e-imzalı arabuluculuk son tutanağının dilekçe ekinde sunulduğunu, davacı ve davalı tarafın kanuna uygun şekilde ticari defterlerini tutmak zorunda olduğunu, bu doğrultuda davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davacının defterlerinin kanuna uygun olarak tutulduğunu, davalının müvekkili davacıya 101.931,20TL borçlu olduğunun görüleceğini, davaya konu faturaların e- arşiv fatura olduğu ve sistem üzerinden davalı şirkete gönderildiğini, yasal süreler içerisinde davalı şirket tarafından faturaların gerçeği yansıtmadığını ve iadesine yönelik olarak bir işlem de yapılmadığını, davalının ticari defterleri incelendiğinde davaya konu faturaların ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun görüleceğini, borçlu davalının yaptığı itirazın haksız, kötüniyetli, hukuki mesnetten yoksun ve takibi sürüncemede bırakmayı amaçladığından Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı şirket tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER : Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, davalının ticaret sicil kaydı, tarafların 2023-2024 yıllarına ait BA - BS formları, davacını ticaret sicil ve vergi dairesi kayıtları, davacı yanın ticari defter ve kayıtları, 12/01/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi raporunda, dava dosyasında bulunan belge ve bilgiler ile davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi nihayetinde tarafıma verilen görev ile sınırlı olmak üzere; taraflar arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu; davacı ...'ın Bilanço Usulünde Defter tutan Gerçek Kişi olduğu ve Tacir Kaydının bulunmadığı, davalı ... A.Ş.'nin Tüzel Kişi ve Tacir olduğu, davacı “...'ın yasal defterlerinin süresinde tasdik edildiği, T.T.K’ nu 64 ve 65. maddeler çerçevesinde kayıt nizamına uygun olarak usulüne uygun tutulmuş olduğu, sahibi lehine delil olarak kullanılabileceği; davalı ... A.Ş.'nin uyuşmazlıkla ilgili ticari defter ve kayıtlarını süresi içerisinde sunmadığı ve dava için cevap dilekçesi vermediği; Ankara ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben yazdığı 12.08.2024 tarihli - ... sayılı yazı eki Davacı ...'a ait 2023 ve 2024 yıllarına ait Form Ba-Bs bildirimlerinde, Davalı Şirkete düzenlediği; 2023 yılı 8 adet belge Mal ve Hizmet Bedelleri Toplamı 75.650,00TL + KDV, ve 2024 yılı 1 adet belge Mal ve Hizmet Bedelleri Toplamı 20.850,00TL + KDV olarak faturaları kayıtlarına yansıttığı ve Vergi Dairesine beyan ettiği; Ankara ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben yazdığı 23.07.2024 tarihli -... sayılı yazı eki Davalı ... A.Ş.'ye ait 2023 ve 2024 yıllarına ait Form Ba-Bs bildirimlerinde, Davalının Davacı Şirketten aldığı; 2023 yılı 8 adet belge Mal ve Hizmet Bedelleri Toplamı 75.650,00TL + KDV, ve 2024 yılı 1 adet belge Mal ve Hizmet Bedelleri Toplamı 20.850,00TL + KDV olarak faturaları kayıtlarına yansıttığı ve Vergi Dairesine beyan ettiği, dosya muhteviyatında bu faturalara itiraz edildiğine dair delil bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacı ve davalının Form BA-BS bildirimlerinin birbiri ile örtüştüğü; dosya kapsamında bulunan bilgi, belge ve davacının ticari defter ve kayıtlarının, ... Bankası ... ... Şubesine ait banka hesap ekstrelerinin incelenmesi ve yukarıda yapılan tespitler sonucunda davacının 76.886,00TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. GEREKÇE : Dava; taraflar arasındaki yemek hizmeti kapsamında faturalara dayalı alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı yemek satışı nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturalara dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 18.05.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 25.05.2024 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. Davacı yan davalı şirkete 2021 yılından beri ... hizmeti verdiğini iddia ederek faturalara dayalı alacağının tahsili amacıyla başlattığı takibe davalının vaki itirazının iptalini talep etmiş, davalı yan ise usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmadığından ve duruşmaları takip etmediğinden savunması tespit edilememiş, itiraz dilekçesinden borcu kabul etmediği anlaşılmıştır. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2023 ve 2024 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına 2023 yılında 8 adet belge karşılığında KDV hariç 75.650,00TL, 2024 yılında 1 adet belge karşılığında KDV hariç 20.850,00TL tutarında mal/hizmet satışı bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça da davacı adına 2023 yılında 8 adet belge karşılığında KDV hariç 75.650,00TL, 2024 yılında 1 adet belge karşılığında KDV hariç 20.850,00TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, taraflarca yapılan bildirimlerin örtüştüğü tespit edilmiştir. Davalıya tensip zaptındaki ve ön inceleme duruşmasındaki ara karar ile verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından ve bulunduğu yerin adresi de bildirilmediğinden davacı yanın defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 11/01/2025 tanzim tarihli bilirkişi raporunda, davacı defter ve kayıtları ile banka hesap ekstrelerinden tespit edildiği üzere takip tarihi itibariyle davacının 76.886,00TL davalıdan alacaklı olduğu rapor edilmiştir. Düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle hükme esas alınmıştır. Dava konusu alacak faturalara dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. İddia ve savunma, sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında gerek incelenen davacı defter ve kayıtlarından gerekse taraflarca vergi dairesine yapılan bildirimlerden anlaşıldığı üzere yemek hizmetine ilişkin ticari ilişki bulunduğu, alınan bilirkişi raporundaki tespitlerden davacı yanın 2022 yılı açılışının kayıtlar ve banka ekstresi ile örtüşmediği, bilirkişi tarafından kayıtları ve hesap ekstresini gözeterek 2022 yılı açılış bakiyesini belirlediği, davacı tarafça davalı adına 2023 ve 2024 yıllarında 9 adet fatura tanzim edildiği, bu faturaların davacı tarafça ticari defter ve kayıtlara işlendiği, yine davalı tarafça yapılan ödemenin alacaktan düşüldüğü, takip tarihi itibariyle tespit edilen 76.886,00TL bakiye borcun ödenmediği, davacının 76.886,00TL alacağının bulunduğu anlaşılmıştır. Taraflarca vergi dairesine yapılan bildirimler örtüştüğünden davacının akdi ilişkinin varlığını ve hizmetin ifasını kanıtladığının kabulü gerekmektedir. Davalıya verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından HMK madde 222/3 uyarınca davacı defterleri davacı lehine delil olarak kabul edilmiş ve davacı defterlerine göre davacının 76.886,00TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olmakla davalının takibe vaki itirazının kısmen haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu sebeple davacının davasının kısmen kabulü ile, Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 76.886,00TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin 76.886,00TL yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit(bilinebilir/belirlenebilir) olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 15.377,20TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile; Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 76.886,00-TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin 76.886,00-TL yönünden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 15.377,20TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 5.252,08TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.231,08TL harcın mahsubu ile bakiye 4.021,00TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 2.715,45TL'sinin davalıdan, 884,55TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 1.231,08TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcı, 60,80TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.719,48TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 64,00TL tebligat ve posta gideri ile 4.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.064,00TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 3.065,44TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/04/2025 Katip Hakim e-imzalı e-imzalı