İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/314 E. 2024/5 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/314
Karar No
2024/5
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/314 KARAR NO : 2024/5 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/05/2022 KARAR TARİHİ : 09/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil olan davacının, davalının işlettiği -----isimli marketlerine /işletmelerine dondurma ve türevi ürünler satarak karşılığında ise ücretini tahsil ettiğini, davacı şirketin davalı ile olan ticari ilişki çerçevesinde edimlerini ifa etmiş olması karşısında davalının, icra takibine itiraz dilekçesinde dahi borcun bir kısmını kabul etmiş olması karşısında borcunu ifa etmediğini, davacının, müteaddit defa davalıdan alacağın ödenmesi talep edilmişse de bir netice alınamadığını, davacı şirketin ise davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla davalı /borçlu aleyhine önce ----- İcra Müdürlüğü nezdinde takip başlatılmışsa da yetki itirazı nedeniyle dosyanın yetkili icra müdürlüklerine gönderilerek ----- İcra Dairesi ---- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının ise davacı şirket alacağının bir kısmını kabul ettiğini 09.12.2020 tarihli itiraz dilekçesinde ikrar etmiş olmasına rağmen tamamen davacı şirketin alacağına kavuşmasını engellemek maksadıyla haksız ve mesnetsiz bir şekilde takibin tamamına itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, ayrıca davalının yasal takibe geçildikten sonra 13.11.2018 tarihinde 500- TL gibi kısmi bir ödeme yaparak borcunun olduğunu ikrara yönelik eylemde bulunduğunun açık olduğunu, bu tutarın da yasal takibe geçilmiş olması nedeniyle öncelikle borcun ferilerinden mahsup edilmesi gerektiğini, bakiye alacağa yönelik taleplerinin devam ettiğini, ödeme yapılan tutara yönelik bir talepleri olmadığını, davalının ----- İcra müdürlükleri nezdinde yetki itirazı sonrasında başlatılan icra takibine itiraz dilekçesinden de görüleceği üzere toplam iki market carisinin 3.014,03-TL olduğunu kabul etmesine rağmen bu tutarı dahi ödemeyerek borcun tamamına itiraz ederek davacının alacağına kavuşmasını engellediğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, davalının-----İcra Dairesi ------ dosyasıyla başlatılan icra takibine yapılan "haksız" ve "hukuka aykırı" itirazının iptali ile takibin devamına, davaya konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalının icra takibi sonrasındaki ödemesinin öncelikle alacağın ferilerine mahsup edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İcra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.-----. İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.Gelir İdaresi Başkanlığı ile Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği yazıları dosya içerisindedir. 6100 sayılı HMK Madde 222- 1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. 6102 sayılı TTK Madde 64-(1)(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür. Madde 83- (1)Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. 6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizin 13/12/2022 tarihli duruşma ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222. Madde kapsamında taraflara 2018, 2019, 2020, yıllarına ait ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık süre verilmiş, ticari defterler sunulduğunda ticari defterler üzerinde HMK 278/3 maddesi dikkate alınarak yerinde inceleme yetkisi Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye verilmiş, SMMM bilirkişinin tarafların iddia ve savunmaları kapsamında varsa alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim etmesine dair karar verilmiş, verilen kesin süreye rağmen davalı tarafından ticari defter ve kayıtlar sunulmamıştır.Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (SMMM) bilirkişi ------ tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı Şirketin 4.385,02 TL ASIL ALACAK TALEBİ üzerinden harçlandırmak suretiyle İtirazın iptali istemi ile Davalı aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İtirazın İptali Davasında; Davacı Şirketin, Davalı yandan Takip Tarihi itibarıyla, Faturalara dayalı Açık C/H' tan kaynaklanan 4-385,02 TL Asıl Alacak Bakiyesinin mevcut bulunduğu tespit edilmekle, Takibe yapılan İtirazın Yasal süresinde yapılmış ve İtirazın İptali Davası İkame etme koşullarının oluştuğu ve Yargılamanın Devamı yönünde Hüküm kurulması halinde; Davacı Şirketin İşbu davanın dayandığı takipte, takibine devam edebileceği Asıl Alacağının Talebi gibi 4.385,02-TL Asıl Alacak olabileceği, Davalı Firmaca Takip Tarihi sonrası haricen yapılan 500.-TL ödemenin, Takip Masraf/Ferileri Toplamı olan 3.567,73 TL' den mahsup edilebileceği, (3.567,73 TL -500,00 Tiz) 3.067,73-TL, Dolayısıyla Davaci Şirketçe Dava Tarihi itibarıyla, Takibine devam edilebilecek Tutarın 4.385,02-TL Asıl alacak ve 3.067, 73-TL Takip Masraf ve Ferileri şeklinde olabileceği...'' belirtilmiştir. Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiştir.Tüm dosya kapsamından; Davacı tarafından faturadan kaynaklı alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle huzurdaki davanın açılmıştır. Davalı tarafından usulüne uygun yapıldığı anlaşılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunulmadığından 6100 sayılı HMK. m. 128/1 uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr ettiği varsayılmıştır. İcra dosyanın incelenmesinden; Davacı tarafından -----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı icra dosyasından 4.385,02-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı/borçlu tarafından süresi içinde borca itiraz edilerek takibin durduğu, huzurdaki davanın 4.385,02-TL üzerinden harçlandırılarak yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamından; Davacı tarafından faturadan kaynaklı alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle huzurdaki davanın açıldığı, davalı tarafından icra takip dosyasına yapılan itirazında cari hesap borcunun 3.014,03-TL olduğu ve ancak mutabakat yapılamadığının bildirdiği, bu kapsamda taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunduğu takip aşamasında sabit olduğu ve uyuşmazlığın borcun miktarına yönelik olduğunun anlaşıldığı, taraflara 6100 sayılı HMK 222. Madde ihtarı yapılmak ve kesin süre verilmek suretiyle ticari defter ve kayıtların sunulmasına yönelik ara karar tesis edildiği, ara karar tefhim duruşmasına davalı tarafından bizzat iştirak edilmesine karşın ticari defter ve kayıtların sunulmadığı, 20/03/2023 tarihli celsede bir kısım delil ibrazı talebinde bulunulmuş ise de davalı tarafından davaya cevap ve delil dilekçesi sunulmadığı gibi süresinden sonra delil ibraz edilmesine davacı tarafından muvaffakat edilmediği, Mahkemece HMK 222. Maddesi hatırlatılmak ve neticesi bildirilmek suretiyle verilen kesin süreye karşın davalı tarafından ticari defter ve kayıtların sunulmadığı anlaşılmakla talebin reddi gerektiği, Mahkememizce re'sen alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafa ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun şekilde tutulduğu ve lehine delil niteliğinde bulunduğunun tespit edildiği, alınan bilirkişi raporu ile muhtelif tarih ve tutarlarda nakit ve banka kanalı ile yapılan davalı ödemelerinin bulunduğu, davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 4.385,02-TL asıl alacağı bulunduğu, icra takibinden sonra ve fakat dava tarihinden önce 13/11/2018 tarihinde davalı tarafından 500,00-TL ödeme yapıldığı, davacı tarafından icra takibinde TBK 100. Madde kapsamında talepte bulunulduğu anlaşılmakla takip ve dava tarihi arasında yapılan ödemenin öncelikle masraf ve fer'ilerden mahsup edilmesi gerektiği, bu kapsamda 199,52-TL tahsil harcı, 900.00-TL icra takip vekalet ücreti 2.836,99-TL faiz ve 19-TL masraf olmak üzere toplam 3.567,73-TL takip masraf fer'ileri bulunduğu, bu halde dava tarihi itibariyle takibe devam edebilecek tutarın 4.385,02-TL asıl alacak olup icra takip masraf ve ferilerinin 3.067,73-TL şeklinde olduğunun icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği, alacak likid ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacak üzerinden %20 tutarında icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-)Davanın KABULÜNE, 2-)Davalının ----icra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı takibe yaptığı itirazın 4.385,02-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, takibin takip talebindeki koşullar ile DEVAMINA, 3-)Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacağın %20'si tutarında olan 877,00-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-)Takip tarihi ve dava tarihi arasında ödeme bulunmakla; Davacı şirketin davaya konu icra takibine dava tarihi itibariyle devam edilebilecek tutarın 4.385,02-TL asıl alacak ve 3.067,73-TL icra takip masraf ve ferileri şeklinde olduğunun icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınmasına, 5-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 6-)Karar ve ilâm harcı olan 427,60-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 7-)Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.385,02-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-)Davacı tarafça yatırılan 172,90-TL harç ve 1.860,50-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere, toplam 6.023,47‬-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 9-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK.m.341/2 uyarınca miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/314, K. 2024/5, T. 09.01.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-314-e-2024-5-k-bae13c0ea587