İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/128 E. 2024/710 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/128
- Karar No
- 2024/710
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/128 KARAR NO : 2024/710 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/01/2023 KARAR TARİHİ : 07/11/2024 Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı ---- adresinde bulunan esnaf seviyesindeki iş yeri kapsamında davalı firmanın anlaştığı müşterilerine ayaklı dekota, branda, vinil asma, tabela, kırtasiye ürünleri, kitapçık, paketleme, nakliye, vinç, poşet ve saten bayrak benzeri birçok hizmet verilmiş olmasına rağmen ödeme alamadığını, davacı tarafından davalı firma tek ortağı---- yapılan elektronik gönderiler ile ödeme yapılması gerektiği ihtar edildiğini, Fakat davalı firma yetkilisi tarafından borcun ödeneceği ve beklemeleri gerektiği yönündeki beyanları borcun günümüze değin devam etmesine sebep olduğunu, Borcun giderilmesi için başlatılan icra takibine ise haksız olarak itiraz edildiğini, Davalı bu takibe borcun kendisine ait olmadığı iddiasıyla icra takibine, takip konusu alacağa, faize, faiz oranına ve diğer tüm ferilerine itirazda bulunmuş, bu sebeple takip durduğunu, Borçlu her ne kadar itiraz dilekçesinde herhangi bir borcunun bulunmadığını iddia etmiş ise de, söz konusu icra takibinde yer alan takibe dayanak teşkil eden evraklardan anlaşılacağı üzere borcun varlığı ortada olduğunu, davalı tek ortağına fatura tarihinden itibaren yapılan yazılı ihtarlara rağmen ödeme yapılmaması, fatura tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizinin işlemesi gerektiğini gösterdiğini, Mahkeme aksi kanaatte ise adi kanuni faizin işletilmesi gerektiğini, ----- Vergi Dairesi Başkanlığına yazılacak müzekkere ile davalının dilekçe ekinde sunulan------numaralı faturaları giderleştirip giderleştirmediğinin öğrenilmesi gerektiğini, Davalı/borçlu, dava açılsa dahi nihai karar çıkana kadarki süreçte borç bedelinin enflasyon karşısında değersizleşeceğini davalıya bildirmiş ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenle borca itirazın iptali ile takibin devamı ve takip talebinin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi için işbu itirazın iptali davasını açmak zarureti hasıl olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle; fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalması kaydıyla, Haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, Haksız ve kötü niyetli itiraz eden borçlu/davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının davalı şirkete broşür vb. ürünleri satması üzerine taraflar arasında anlaşma sağlandığını, davalı şirket davacıdan aldığı ürünleri---- Şirketi ve ---- Kolejine satmıştır. Ancak iş ortaklarından davalı şirkete yapılan ürünlere dair geri dönüşler gelince yapılan ürünlerin yanlış yapıldığı ortaya çıktığını, bu sebeple davalı şirkete iade faturası düzenlendiğini, Ürünler de yanlış basıldığı için çöp olmuştur ve iş ortakları tarafından imha edildiğini, Tüm bu süreçte ürünleri ------ teslim ettiğini, İlk etapta ürünlerin hatalı olduğunu bilmedikleri için bu ürünlerin teslimi karşılığında ödemeyi elden ---- yapmıştır. ---- Kolejinin müdürü ---- ürünlerin yanlış basıldığına dair müvekkil şirket yetkilisi ile iletişime geçmiştir. Bahsedilen isimler tanık olarak da dinletileceğini, Bu sebeple ürünleri yanlış basan ---- için de iade faturalar düzenlendiğini, Davacı yan tarafından yanlış yapılan faturaya konu bu ürünler nedeniyle davalı şirketin ticari itibari zedelendiğini, Müşterisine karşı zor durumda kalması yetmezmiş gibi aynı zamanda satılan ürünlerin yanlış olması sebebiyle hem ödeme alamamış hem de müşterilerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldığını, Sözleşmeye konu ürünler hatalı bir şekilde gönderilmiş olup sözleşme ifa edilemediğini, TBK m. 97 "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." demek olduğunu, tüm bu izah edilen nedenler göz önüne alındığında davalı şirketin borçlu olmadığı aşikar olduğunu, bu yüzden huzurdaki mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, açık hesap ilişkisine dayalı --- İcra müdürlüğünün ----- Sayılı dosyasına yapılan itiraın iptali davasıdır.-----İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı takip dosyasının dosyamız içerisine celp edildiği görüldü.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır.Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu,süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle,adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması,faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Eldeki dava incelendiğinde taraflar arasında ticari ilişki olduğu bahse konu ürünlerin teslim edildiği ve ürün bedellerine yönelik ihtilaf bulunmamakta olup davalı tarafından ürünlere yönelik ayıp iddiası ileri sürülmüştür. TMK 6 ve 6100 sayılı HMK'nın 190.maddesi uyarınca ürünlerin anlaşmadan farklı ürünler olduğu ya da ayıplı olduğunu ispat külfeti davalı üzerindendir. Davalının bu iddialarını yazılı delille kanıtlayamadığı, sunulan yazışmalar kapsamında tanık dinlenmek istenmiş ise de davalının verilen süreye rağmen tanığın güncel adresinin bildirilmediğinden tanık dinletme talebinden vazgeçilmiş sayılmasına karar verildiği, bununla birlikte davalının bu yönde başkaca herhangi bir delil sunmadığı ve iddialarının soyut kaldığı görülmekle itirazın 101.695,78 TL asıl alacak üzerinden iptaline yönelik davanın kısmen kabulüne dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.İşlemiş faiz talebi açısından ise ,takip öncesinde 6098 sayılı TBK'nın 117.maddesine uygun temerrüt ihtarı bulunmadığından temerrüdün takip ile gerçekleştiği görülmekle işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.Alacak talebi açık hesaba dayalı faturalardan kaynaklanmakla alacak belirlenebilir ve likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile; ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 101.695,78 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine, 2-Kabul edilen asıl alacak miktarı olan 101.695,78 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 6.946,83 TL harçtan peşin alınan 2.525,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.421,67 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 2.525,16 TL peşin harç ve 260,60 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 17.974,13 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan toplam 477,50 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 405,78 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 8-Davalı tarafından yapılan toplam 20,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 3,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına, var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davalı tarafa iadesine,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.