İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/526 E. 2024/567 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/526
Karar No
2024/567
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/526 KARAR NO : 2024/567 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/07/2023 KARAR TARİHİ : 03/10/2024 Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı arasında 19.10.2022 tarihii Franchıse Bayılık sözleşmesi ile 30.12.2022 tarihli İş Ortaklığı sözleşmesi akdedildiğini, bu kapsamda davalıya 54.000 TL4 Kdv Franchise bedeli ile 100.000 TL'nin senet için mal alım hizmeti karşılığında teminat verildiğini, senedin müvekkilin eşi tarafından kefil olarak imzalandığını, ayrıca 35.000 TL nakit ödeme ile davalı şirketten mal siparişi alındığını, davalının başlangıçta bir kısım ürünleri gönderdiğini, istenen tüm malların gelmediğini, sadece 1 koli ıslak mendil gönderildiğini, sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle davalıya 22.02.2023 tarihinde noter üzerinden ihtarname gönderildiğini, ardından 07.04.2023 tarihli ikinci noter ihtarnamesiyle sözleşme ilişkisinin sonlandırıldığını, bu nedenle icra takibine konu senedin bedelsiz kalması ve devamında teminat senedine dayanılarak Kambiyo Senetlerine dayalı haciz-takip yapılamayacağından huzurdaki menfi tespit davası açıldığını, davalı şirketten 43.036,75 TL'lik alacağın bulunduğunu, ek olarak 100.000 TL'lik teminat senedinden 54.000 TL teminat alacağının bulunduğunu, davalının ilgili sendi banka yoluyla protesto ettiğini, anılan nedenlerle icra takiplerinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespiti, takip konusu senedin bedelsiz teminat sendi olduğunun tespiti ve devamında teminat senedi ile kambiyo senetlerine Özgü mahsus haciz yoluyla icra takibi yapılamayacağından tüm icra takiplerinin her iki müvekkil yönünden iptalini, davalının ağır kusurlu olması nedeniyle kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davacı arasında 300.000 TL'lik ticaret hacmi gerçekleştiğini, müvekkilin davacı firma adına düzenlediği faturaların 200.000 TL'lik kısmının banka havalesi ile kredi kartı yoluyla tahsil edildiğini, 100.000 TL'lik kısmı için ise davacı ----- değişik vadelerde olmak üzere 4 adet borç sendi düzenlediğini, diğer davacı ------- ikinci borçlu olarak senetleri imzaladığını, dolayısıyla bu kambiyo senetlerinin davacıların müvekkil firmadan tedarik ettikleri ürünler için düzenlendiğini, davacının tüm ürünleri teslim aldığını ancak ödeme zamanı gelince kötü niyetli olarak sözleşmeyi feshetmek istediğini dile getirdiğini, senetlerin vadelerinde ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını, senetlerin ön ve arkasında teminat senedi olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığını, ortada teminat senedinin bulunmadığını, müvekkilin 30.03.2023 tarihinde davacıya gönderdiği noter ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini ileri sürerek İhtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, davanın reddini, davacının Y020 oranında İcra inkar tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur. DELİLLER: ----İcra Müdürlüğü'nün ---- sayılı icra dosyası, ----İcra Müdürlüğü'nün -------. sayılı icra dosyası----- İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı icra dosyası, Taraflara ait ilgili vergi dairelerine yazılan 2023 yılına ait ba / bs formları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.19.10.2023 tarihli ara karar ile dosyanın ----- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı ve dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 22.12.2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasında bir ticari ilişkinin bulunduğunun tespit edildiği, Davcı tarafından dosyaya fotokopisi sunulan faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, Talimat Mahkemesinin kararında belirtilen hususlar bakımından değerlendirme; Defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri tespit edilmek suretiyle HMK 222 maddesi uyarınca lehine delil teşkil edecek vasıfta olup olmadığı : Davacı defterleri işletme defteri olup, defter dökümleri vergi dairesinin sisteminden alınarak sunulmuştur. Defterlerin lehe delil teşkil edip etmeyeceği konusundaki takdir sayın mahkemenindir. Tarafların defter ve belgeleri incelemesi yapılarak, iddia, savunma ve toplanan delillerinde irdelenerek, taraflar arasındaki ticari ilişkinin incelenmesi, senetlerin ticari defterlerine işleyip işlemediği: Davacı defterlerinin işletme defteri olduğu, senetlerin bu defterin mahiyeti gereği bu deftere kaydedilecek kısmının bulunmadığı, senedin davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı incelenmiştir İcra takipleri itibariyle tarafların alacağı – borcu bulunup bulunmadığı ve miktarı, davalı yanca düzenlenen faturaları defterlerine işleyip işlemediği : Davalı tarafından 2022 ve 2023 yıllarında düzenlenen faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı defterlerinde kayıtlı bulunan davalı faturaları toplamının 304.553,94 TL olduğu tespit edilmiştir. Dosyaya sunulan belgelere göre davacı tarafından davalıya düzenlenen fatura ve ödemeler toplamının 326.034,19 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından sunulan defte ve belgeler kapsamında davalıdan alınan faturalar toplamı 304.553,94 TL, davacı tarafından davalıya düzenlenen fatura ve ödemeler toplamının 326.034,19 TL olduğu, dosyaya sunulan defter ve belgelere göre davacının davalıya borçlu olmadığının görüldüğü, zira alınan fatura tutarından daha fazla ödeme ve fatura düzenlendiğinin görüldüğü, Faturalara konu malın teslim edilip edilmediği, 8 günlük yasal süresi içerisinde itiraz veya iade faturası düzenleyip düzenlemediği, iade faturası düzenlenmiş ise davalıya usulüne uygun tebliğ edip etmediği: Faturaların teslim, iade ve itiraz olmasına ilişkin defterlerle birlikte her hangi bir belge sunulmamıştır. Faturaların Bs-Ba formalarına konu edilip edilmediği: Dava dosyası içerisindeki davalıya ait Ba-Bs formları incelendiğinde, davalının davacıya düzenlediği faturaların davalının Bs formlarıyla ilgili vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Ayrıca davacı tarafından düzenlenen faturaların önemli bir kısmının da davalının Ba formuyla ilgili vergi dairesine bildirildiği görülmektedir. İnceleme gününde davacı tarafından sunulan defter ve belgeler dava dosyası içerisine konulmuştur.25.12.2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 19.04.2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle;. Davacının işletme esasına göre defter tuttuğu, ilgili defter dökümlerinin vergi dairesi sisteminden alınarak incelendiği hususlarının talimat bilirkişi raporunda belirtildiği, İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin ticari defterlerinde ayrıca noter açılış kapanış tasdiklerinin aranmayacağı ve işletme defterinin Gelir İdaresi Başkanlığı nezdinde bulunan Defter Beyan Sisteminde tutulacağının ---- sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel tebliğinde belirtildiği, buna göre davacının ibraz ettiği dosyada mübrez işletme defterinin delil kabiliyetine haiz olduğu sonucuna gidildiği, Dosya mübrez İŞ ortaklığı sözleşmesinin 4/a maddesi kapsamında davacı adına düzenlenen 30.12.2022 tarih ve 8.750,00 TL tutarlı faturanın davacı kayıtlarında yer almadığı, ilgili faturanın davacıya teslim edildiğini gösterir tespite elverişli herhangi bir belgenin ibraz edilmediği ancak davalı nezdinde yapılan incelemeye göre, taraflar arasında gerçekleşen işlemlerde aynı tutarlı başka bir işlemin yer almaması nedeniyle 8.750,00 TL tutarlı fatura bedelinin 01.04.2023 tarihinde banka havalesi yoluyla davalıya ödendiğinin görüldüğü, icra takibine konu toplam bedel içerisinde işbu fatura tutarının da yer alması nedeniyle, mevcut tespitlere göre fatura bedelinin davacıdan istenip istenemeyeceği ile ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Üçüncü maddede yer verilen fatura haricinde davacı adına düzenlenen tüm faturalara konu ürünler ile dava dilekçesinde belirtilen sözleşme kapsamında teslim edilmediği iddia edilen ürünlerin davacıya teslim edildiğini gösterir tespite elverişli belgelerin dosyaya sunulduğu, davacı iddiası olan sözleşme kapsamında teslim edilmeyen ürünlerle ilgili 8 günlük itiraz süresini aşar şekilde 2023 Şubat ve Mart aylarında 162.409,39 TL toplam tutarlı 4 adet iade faturası düzenlediği, faturaların davalı nezdinde kayıtlı bulunmadığı ve faturaların davalıya teslim edildiğinin ispatlar nitelikte tespite elverişli herhangi bir dosyanın gerek talimat bilirkişi raporunda gerekse işbu raporun yazım sürecinde ibraz edilmediği, Davalı nezdinde kayıtlı bulunan davacı hesap hareketlerinde takipten önce gerçekleştirilen son işlem neticesinde 01.04.2023 tarihi itibariyle davalı nezdinde davacının 92.461,99 TL borçlu olarak göründüğü, bu tarihten sonra davalının her üç takibe konu 75.000,00 TL tutarlı senet bedellerini işleme koyarak davacı cari hesabına alacak kaydettiği, Üçüncü maddede yer verilen sözleşme kapsamında davacı adına düzenlenen 8.750,00TL tutarlı faturanın davacıdan istenebileceğinin Sayın Mahkemece benimsenmesi halinde her üç takiple davacıdan istenebilir tutarın ödeme emirlerinde belirtildiği üzere 75.000,00 TL olacağı, Üçüncü maddede yer verilen sözleşme kapsamında davacı adına düzenlenen 8.750,00 TL tutarlı faturanın davacıdan istenemeyeceğinin Sayın Mahkemece benimsenmesi halinde her üç takiple davacıdan istenebilir tutarın 66.250,00 TL olacağı, (75.000,00 TL-8.750,00 TL) Her üç takiple toplamda 3.808,02 TL senet protesto iade masrafının davacıdan istendiği, noter aracılığıyla düzenlenen ödememe protesto metinlerinin dosyada mübrez olduğu şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti, takibin iptali ve kötüniyet tazminatı talebi verilmesine ilişkindir.Davacı tarafça, ----- İcra Müdürlüğü'nün ---- sayılı icra dosyası,---- İcra Müdürlüğü'nün ----. sayılı icra dosyası ve -----. İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı icra dosyası konu senetlerden dolayı davalıya borçlu olmadığı iddiayla dava ikame edilmiştir. Menfi tespit davası, 2004 Sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Menfî tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat takibe konu senet, kambiyo senedi vasfında olup illetten mücerret olduğu, bu durumda senet nedeni ile borçlu olunmadığına dair ispat yükümlülüğünün davacılara ait bulunduğu, senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, davacı borçlunun, takip ve dava konusu edilen senedin bedelsiz veyahut teminat senedi olduğunu yazılı delille kanıtlaması gerekmektedir. Davacı yanca dava dilekçesinde davalı tarafla franchise sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme bedeli ile ek olarak mal alımına ilişkin 100.00,00 TL bedelli senet verildiği, senedin sözleşme ilişkisine ilişkin ve teminat senedi olarak verildiği, bir kısım ürünlerin teslim edildiği, geriye kalan malların teslim edilmediği, sözleşmenin feshedildiği, senetlerin bedelsiz teminat senedi olduğunu beyan etmiştir. Davalı yanca ise senetlerin borçlarına kaşılık verildiği, teminat senedi olmadığını savunmuştur. Davacı yanın işletme defter incelenmiş, ticari defter ve belgelerine göre davacının davalıya borçlu olmadığı, davacının yaptığı ödemelerin 162.750,00 TL ve 874,80 TL olduğu, tespit edildiği, davacı tarafından davalıya düzenlenen fatura toplamlarının ise 162.409,39 TL olduğunun, faturaların teslimine ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığı tespit edildiği, davacının düzenlediği faturalara ilişkin davalı yanca 2022 yılında 8 adet KDV hariç 28.088,76 TL ve 2023 yılında 2 adet KDV hariç 130.032,05 TL ba formlarının görüldüğü,Vergi Dairesinden gelen yazı cevaplarından; davalı tarafından davacıya 2022 yılında BS formunda 20 adet karışlığı 141.812,51 TL bedelli fatura düzenlediği, aynı tutarın davacı tarafından beyan edildiği ve yine davalı tarafından davacıya 2023 yılında BS formunda 7 adet karışlığı 143.444,69 TL bedelli fatura düzenlediği, aynı tutarın davacı tarafından beyan edildiği görüldüğü, tarafların mutabık olduklarının görüldüğü,Davalı yanın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi ile alınan raporda, davacı yanca teslim edilmediği beyan edilen ürünlerin davacıya teslim edildiği, davalı tarafından davacıya düzenlenen 20022 ve 2023 yıllarındaki BS formlarıyla uyumlu olduğu, tarafların defterlerinin karşılaştırılmasında davalının davacı adına düzenlediği 22 adet faturanın alt kısımlarında davacının isim soyisim ve imzasının bulunduğu, ------ numaralı 63.720,00 TL tutarlı Franchise Bayilik Bedeli faturasında davacının isim imza bilgisinin yer almadığı ancak ilgili faturanın davacı nezdinde kayıtlı bulunduğu, 23.12.2022 tarihinde düzenlenen 18 adet faturaya konu ürünlerin davacıya teslim edildiğini gösterir tutanağın ayrıca ibraz edildiği, ----- numaralı 22.014,99 TL tutarlı 3 adet ürün faturalarında yine davacının isim imza bilgisinin yer almadığı ancak ilgili faturanın davacı nezdinde kayıtlı bulunduğu, ------ numaralı 8.750,00 TL tutarlı İş Ortaklığı Sözleşme bedeli faturasında davacının imzasının bulunmadığı gibi davacı ticari defterlerinde de yer almadığı fakat davacının 01.04.2023 tarihinde banka havalesi yoluyla davalıya 8.750,00 TL ödeme gerçekleştirdiği, davacı tarafından davalıya düzenlenen 2023 yılında davalı adına 4 adet karşılığı 162.409,39 TL bedelli faturaların incelenmesinde bu faturaların davalıya teslim edildiğine ilişkin belge sunulmadığı, davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının 8 günlük iade süresini aşar şekilde fatura düzenlediği, alternatifli olarak 8.750,00 TL tutarlı İş Ortaklığı Sözleşme bedeli faturasının davacıdan talep edebilecek ise davacının davalıya 92.461,99 TL borçlu olduğu, bu nedenlen takibe konu senetleri talep edebileceğinin bildirildiği, 8.750,00 TL tutarlı İş Ortaklığı Sözleşme bedeli faturasında davacının imzasının bulunmadığı gibi davacı ticari defterlerinde de yer almadığı fakat davacının 01.04.2023 tarihinde banka havalesi yoluyla davalıya 8.750,00 TL ödeme gerçekleştirdiği gözetildiğinde davalının davacıdan alacaklı olduğu, senetlerden kaynaklı icra takibinde bulunabileceği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere takibe konu senetler, kambiyo senedi vasfında olup illetten mücerret olduğu, bu durumda senetler nedeni ile borçlu olunmadığına dair ispat yükümlülüğünün davacılara ait bulunduğu, senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, davacı borçluların, takip ve dava konusu edilen senetlerin bedelsiz veyahut teminat senedi olduğunu yazılı delille kanıtlaması gerektiği, buna ilişkin bir delilin dosya içerisinde yer almadığı, bu nedenle yemin delilinin davacı tarafa hatırlatılmasının davanın esasına etkili olmayacağı ve davacının senetlerin bedelsizliği iddiasını usulüne uygun olarak kanıtlayamadığı, (Yargıtay -----.Hukuk Dairesi'nin : ---- Esas ve ---- Karar sayılı ilamı bkz.) davacının iddiasını yazılı delille ispatlayamadığı, senede karşı ileri sürülen hukuki işlemlerin HMK madde 200'deki düzenleme uyarınca senetle ispatı zorunlu olduğundan davacının üzerine düşen senetlerin bedelsiz veya teminat senedi olduğuna ilişkin ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği anlaşıldığından açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Peşin alınan 1.337,32 TL harçtan alınması gerekli 427,60 TL peşin harcın düşümü ile Hazineye irat kaydına, bakiye kalan 909,72 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA , 4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/526, K. 2024/567, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-526-e-2024-567-k-ce3cdaaeadeb