İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/552 E. 2025/286 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/552
- Karar No
- 2025/286
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/552 Esas KARAR NO: 2025/286 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 26/07/2023 KARAR TARİHİ: 27/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkil ----------- ait ----------- ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulmuş olup; sunmuş olduğumuz 14.02.2023 Tarihli cari hesap ekstresi'nde belirtilen 30.04.2021 Tarihli ------------ NOLU ve 30.07.2021 Tarihli ---------- nolu ödenmeyen faturalara ilişkin alacak tahsil edilemeyince müvekkil şirket adına -----------İcra Dairesi'nin ----------- Esas Sayılı Takip Dosyası ile davalı hakkında İlamsız İcra Takibi Başlatılmıştır. Ancak Davalı Şirket Herhangi bir borcu olmadığından bahisle haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz etmiş ve icra takibi durmuş olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile, davalı tarafından --------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden ve icra takibinin durmasına neden olan davalı aleyhine alacak miktarının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini; talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava dilekçelerinde icra takibine ve davaya dayanak yaptıkları gerçeğe aykırı 14/02/2023 tarihli cari hesap ekstresinde yer alan 30.04.2021 tarihli ----------- nolu, 30.07.2021 tarihli ----------- nolu faturaların ödenmediğini iddia etmiş ise de bu iddia gerçek dışı olduğunu, şirket ile davacı şirket arasında cari hesap ilişkisini gerektirecek bir ticari ilişki söz konusu olmadığını, bu husus davacı tarafça sunulan cari hesap ilişkisindeki fatura ve ödeme miktarları ile de açıkça anlaşılmakta olduğunu, ayrıca davacı şirket her ne kadar yukarıda bilgileri yazılı faturalardan kaynaklı alacaklı olduklarını iddia etmiş iseler de faturaya konu ürünler şirketimizce hiçbir zaman teslim alınmamış olduğunu, kaldı ki davacı taraf faturaya konu ürünleri teslim ettiğine dair bir teslim fişi, irsaliye de sunmuş olmadığını, Mahkemenizce de bilindiği üzere fatura tek başına bir bir alacağı ispata yaramadığını, davacı şirket fatura içeriğindeki ürünün şirketime teslim edildiğini ispat külfeti altında olduğunu, bu yönde bir delil sunmaması halinde huzurdaki davanın reddi gerektiğini, gelinen aşama itibari ile delil sunma süreleri de sona ermiş olup yeni bir delil sunmalarına muvafakatinin olmadığını, dolayısı ile davacı taraf huzurdaki davayı açmakta haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun “İtirazın İptali” başlıklı 67/2. maddesi uyarınca kötü niyetli davacı aleyhine, davalı şirketim lehine takip çıkışının %20'sinden aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve davanın reddine karar verilmesini; talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; taraflar arasında yazılı olmayan satış sözleşmesi kapsamında düzenlenen fatura alacağına ilişkin başlatılan icra takibine itirazın İİK m.67 hükmü kapsamında iptali davasıdır. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, tensiben kurulan ara kararlar ile icra dosyası celp edilmiş, davacının gerçek kişi olması sebebiyle tacir sıfatına haiz olup olmadığına dair bilgiler Vergi Dairesi ve Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden getirtilmiş, Mahkememizin görevli olduğunun anlaşılması üzerine ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 37.382,40 TL asıl alacak, 92.818,80 TL asıl alacak, 6.092,82 TL asıl alacak faizi ile 13.045,49 TL asıl alacak faizi olmak üzere toplam: 149.339,51 TL alacağın tahsili için 21/02/2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır. Belirlenen uyuşmazlık noktasının çözümü teknik değerlendirmeyi gerektirmesi sebebiyle dosya mali müşavir bilirkişilere tevdi edilmiş olup, bilirkişi ----------- tarafından sunulan 03/10/2024 ve bilirkişi ------------- tarafından sunulan 28/02/2025 tarihli rapor içerikleri denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; yazılı olmayan satış sözleşmesi kapsamında kurulan ticari ilişki kapsamında davacı tarafından düzenlenen faturalara dayalı başlatılan takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, malın teslimini gerçekleştirip gerçekleştirmediği, davalının takip dosyasına yaptığı ödeme sebebiyle itirazını yanıt dilekçesi ile değiştirip değiştiremeyeceği bu kapsamda itirazın iptali ve tazminat hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yazılı olmayan satış sözleşmesi kapsamında ticari ilişki kurulduğu, davacının satıcı, davalının ise alıcı olduğu, tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarının HMK m.222 hükmü kapsamında sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu ve takibe konu edilen 2 adet faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve her iki yan kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 130.201,20 TL alacaklı olduğu, iddia ve savunma sahibinin HMK m. 6 hükmü gereği iddia sahibinin iddiasını ispat etmesi ve HMK m.194 hükmü gereğince iddiasının dayandığı delilleri sunarak somutlaştırması gerektiği huzurdaki davada ispat yükünün davacı uhdesinde olduğu ancak bilirkişi raporunda yapılan tespite dayalı olarak alacağa müstenit faturaları kendi ticari defterlerine işleyen ve takip dosyasına yaptığı itirazında borcu ödediğini belirten davalının kendi ticari defter ve kayıtlarının aksini ve ödeme savunmasını ispat edemediği bu anlamda davacının asıl alacak tutarına ilişkin iddiasını ispat ettiği kanaatine varılmış, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın 130.201,20 TL asıl alacak istemi yönünden iptali ile takibin anılan miktara borç tamamen ödeninceye kadar avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, 2-Kabul edilen alacak likit ve itiraz haksız bulunduğundan kabul edilen alacağın % 20'si oranında hesaplanan 26.040,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 8.894,04-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.223,52-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 6.670,52-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ---------- arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan 3.120,00 TL ücretin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL başvuru harcı, 2.223,52-TL peşin/nisbi harcı, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti, 993,75-TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 10.487,12TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/03/2025