İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/638 E. 2025/737 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/638
Karar No
2025/737
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/638 Esas KARAR NO:2025/737

DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :23/10/2024 KARAR TARİHİ:18/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... ... Anonim Şirketi arasında yapılmış ... Noterliğinin 29.05.2024 Tarih ve ... yevmiyesiyle tasdikli temlik sözleşmesi uyarınca, ...'in davalıdan olan alacağının müvekkili tarafından temlik alınmış olduğunu, müvekkili tarafından temlik alınmış söz konusu alacağın tahsili amacıyla ... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasıyla davalı aleyihne icra takibine başlanılmış, ancak davalı tarafından söz konusu takibe haksız yere itiraz edilmiş olduğunu, bunun akabinde müvekkili tarafından itirazın iptali davası öncesinde Arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş; nitekim Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın 2024/... numaralı dosyasıyla davalı tarafla yapılmış görüşmelerde herhangi bir anlaşma sağlanamamış ve en nihayetindeyse itirazın iptali için işbu davayı açma gereği ortaya çıkmış olduğunu, taraflar arasında ... No'lu, ... No'lu ve ... No'lu Sözleşmeler "Güvenlik Sisteminin Temin Kurulum Montaj ve Kiralanması Sözleşmesi" akdedilmiş olduğunu, işbu sözleşmede, ... tarafından davalının "Aktivasyon ve Bağlantı Adresi" başlığı altında belirtmiş olduğu ... Mh. ... Sk. No:24 B Merkez / ..., ... / ..., ... Mh. ... Sk. No:24b Daire:24b Merkez / ... açıklamalı adresinde hizmet verileceği; bununla birlikte, davalı tarafından mezkur sözleşmelerdeki hizmetlerin 24 ay taahhütlü olarak alınacağı ve buna karşılık belirtilmiş ücretleri ödeneceği taahhüt ve kabul edilmiş olduğunu, nitekim davalı tarafından kendisince edilmiş kabul ve verilmiş taahhütte rağmen sözleşmeye uygun hareket edilmemiş; buna karşılıksa ... tarafından davalıya alınmış hizmete rağmen ödenmemiş 17 aylık döneme ilişkin, önceki tutarlara işlemiş faizler de dahil edilerek, 12 adet "Alarm Ürün Kiralama ve Sözleşme Bedeli" faturası; ve taahhüt şartlı kampanyanın gerekleri yerine getirilmediğinden, sözleşmeye uygun olarak, kampanyasız ile kampanyalı bedel arasındaki fark bedel konu edilerek 1 adet "Cayma Bedeli" faturası kesilmiş olduğunu, anlaşılacağı üzere davalı tarafından ... İcra Dairesi'nin 2024/... E. Sayılı icra dosyasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu, işbu sebeplerle, müvekkili tarafından işbu davanın açılarak, davalının mezkur dosyaya yaptığı itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etme gereği ortaya çıkmış olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; faize ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne karar verilerek davalı tarafından ... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı icra dosyasına yapılmış itirazın iptalini, davalı tarafından yapılmış itirazın haksız olması nedeniyle davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalıya usulüne uygun tebligat hazırlandığı ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava , Güvenlik Sisteminin Temin Kurulum Montaj ve Kiralanması Sözleşmesine dayalı ilamsız takipte İİK 67 uyarınca davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri (HMK)’nın 1’inci maddesinde mahkemelerin görevinin, ancak kanunla düzenlenebileceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirtilmiştir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK)’un 3’üncü maddesinde tüketici; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi”, sağlayıcı; “Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişi”, tüketici işlemi ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 73/1 bendinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda da tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş olup, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engelleyemeyeceği 83/2 bendinde açıklanmıştır. TTK 4. maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır" denilmektedir. Anılan maddede, tek tek belirtilen davaların, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.Ayrıca, mutlak ticari davadan başka, nispi ticari davaların da tanımı yapılmış ve bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve aynı zamanda uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerektiği ifade edilmiştir. TTK hükümlerine göre, nisbi ticari davanın varlığından söz edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerekir.Bu iki koşuldan birinin olmaması halinde ortada bir ticari davanın varlığından bahsedilemez. Başka bir deyişle yasada ifade edilen iki koşulun aynı anda gerçekleşmesi zorunludur.Taraflardan birinin tacir olması durumunda ticari işten bahsedilebilirse de, ticari davanın mevcut olduğundan söz edilemez. ... Vergi Dairesi Müdürlüğü, 31/10/2024 tarihli müzekkere ile; davalının ticari kazanç yönünden vergilendirildiğini ve işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunun tespit edildiğini, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü, 31/10/2024 tarihli müzekkere ile; davalının Müdürlüklerinde kaydının bulunmadığını, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı, 24/09/2025 tarihli müzekkere ile; davalının 21/10/2022 tarihinde tescil edilmiş olduğunu, maliye kaydını 31/07/2024 tarihinde sonlandırmasına rağmen esnaf sicil kaydının aktif durumda olduğunu cevap verdikleri görülmüştür. Dava konusu ve sunulan deliller kapsamında davaya konu uyuşmazlığın, TTK 4. maddede belirtilen, mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, aynı maddede dayanağını bulan nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, somut uyuşmazlığın, dava dışı alacağı temlik eden ... ... A.Ş. İle davalı arasında düzenlenen Güvenlik Sisteminin Temin Kurulum Montaj ve Kiralanması Sözleşmesine dayandığı ,davalı gerçek kişinin tüketici ile alacağı temlik eden arasındaki ilişkişinin ise tüketici işlemi mahiyetinde olduğu, davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemelerine ait olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK.nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, Karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde, resen HMK.nın 20.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına ve aynı yasanın 331/2.maddesi gereğince yargılama giderleri hakkında karar verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/12/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/638, K. 2025/737, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-638-e-2025-737-k-7f41fe4fc520