İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/633 E. 2025/1028 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/633
- Karar No
- 2025/1028
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/633 Esas KARAR NO : 2025/1028
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 19/07/2025 KARAR TARİHİ : 19/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : 18/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı şirket yetkilisi tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; 2024 yılı içerisinde şirketi adına kullanılan kredilerin taraflarınca ticari itibar ve gelir durumuna güvenilerek çekildiğini, bu kredilerin tamamının kapatıldığını kredi kartlarında ise büyük oranda dönem borcu veya asgarisinin üstünde ödeme yapıldığını, garanti bankası tarafından yapılandırma taleplerinin dikkate alınmadığını belirterek yapılandırma taleplerinin dikkate alınarak mahkeme kararı ile sağlanmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Davacı şahsın şirke adına müvekkili banka nezdinde işlem yaparken ve sözleşme tarafı olurken tam ehliyetli olduğunu, yasal takibe konu ürünlere ilişkin müvekkili bankanın alacağının halen ödenmediğini, haksız ve mesnetsiz davayı ikame eden davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. 7155 sayılı yasanın 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.maddesiyle eklenen 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesinde "(1)Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmüne yer verilmiştir. 7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinde "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2)Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir..." düzenlemesi getirilmiştir. 6102 sayılı yasanın 5/A maddesi uyarınca söz konusu talebe ilişkin davanın dava şartı olarak arabuluculuğa tabi işlerden olduğu ve dava açılmadan evvel arabulucuya başvurulmasının somut olay bakımından zorunlu olduğu ve bunun aynı zamanda 6100 sayılı HMK gereği dava şartları arasında sayıldığı kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; davacı tarafın esasen davayı şirket adına açmak kendisini de şirket yetkilisi olarak göstermek istediği, nitekim dava dilekçesinde belirtilen icra dosyasının borçlusunun ... Şirketi olduğu, alacaklısının ise davalı banka olduğu, yapılan ilk duruşmada şirket yetkilisinin beyanı ile bu durum tespit edildiğinden HMK 123 kapsamında ... Şirketinin "borçlu" kaydının uyaptan " davacı " olarak değiştirilerek yargılamaya devam olunduğu, her iki tarafın tacir olması ve davanın nispi ticari dava türüne girmesi nedeniyle Mahkememizin görevli olduğu, Davacı tarafın son duruşmadaki ve dosyaya sunduğu dilekçelerindeki beyanından icra dosyasındaki ana paraya itirazının olmadığı, işlemiş faize itiraz ettiği, davalıya borcunun bulunduğunu inkar etmemekle birlikte icra dosyasında belirtilen kadar borcunun olmadığı belirtilerek menfi tespit istemine bulunduğu, bu dava türünün davanın açıldığı tarihte arabuluculuk dava şartına tabi olduğu ancak bu şartın sağlanmadığı, bunun ilk duruşmada davacı tarafça da beyan edildiği ve tespit edildiği, Davalı tarafın cevap dilekçesinde yetki ilk itirazında bulunmuş ise de İstanbul BAM .. HD'nin ... Esas, .... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere;" arabuluculuk dava şartı yerine getirilemediğinde davanın dava şatı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, yetkisizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı" hususu da gözetilerek, iş bu davaya konu uyuşmazlık yönünden arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verildi. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85-TL karar harcı peşin olarak alınan 80,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davacıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yatırılan masraf olmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK. 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, 6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.100,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, Dair tarafların yokluğunda dosya üzerinde verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/11/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır