İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/736 E. 2025/1310 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/736
- Karar No
- 2025/1310
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. Av.
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/06/2025 KARAR TARİHİ : 25/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında düzenleme şeklinde yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ve eki ön bilgilendirme formu uyarınca, satışa konu gayrimenkulün teslim tarihi 30.11.2023 olarak belirlendiğini, taraflar, sözleşmede teslim tarihini açık ve kesin şekilde 30.11.2023 olarak kararlaştırmış olduğunu, davalı şirket bu tarihte edimini ifa etmediğini, borç açık, kesin ve muaccel hale geldiğini, davalı borcunu ifa etmeyerek temerrüde düştüğünü, davalının borcunu yerine getirmemesi açık temerrüt oluşturmakta olduğunu, davalının takibe yaptığı itiraz haksız olduğunu, temerrüde düşen borçludan gecikmeden doğan zararların tazmini istenebileceğini, müvekkili, teslim gerçekleşmediği her ay için bir kira bedeli karşılığı gecikme tazminatı talep etmiş ve bu talepler takibe konu edildiğini, satıcının temerrüde düştüğü 30.11.2023 tarihinden sözleşmeye konu taşınmazın teslim tarihi olan 22.10.2024 tarihine kadar geçen sürede, her ay için gecikme tazminatı talep edildiğini, takibe itiraz ettiklerini, taraflar arasındaki sözleşme ve daha sonrasında sözleşmeye konu taşınmazın teslim tarihine ilişkin imzalı belgeler alacağın kesin olduğunu ispatlamakta olup kötü niyetli itiraz ise alacaklı tarafından mevcut malların eksiltilmesi suretiyle alacaklının alacağına kavuşmasını engellemeye yönelik olduğunu, beyanla davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev itirazında bulunduklarını, müvekkili, dava konusu taşınmazın bulunduğu arsanın maliklerinden biri olup dava dışı 3. Kişi olan müteahhit ... Otomotiv İnşaat Tekstil San. Ve Tic. A.Ş. İle "İnşaat Sözleşmesi" akdettiğini ve inşaat bitiminde arsadaki hissesi oranında kendi hissesine düşen bağımsız bölümlerin satışını yaptığını, müvekkili, dava konusu taşınmazın müteahhidi sıfatında değil, arsa sahibi sıfatında olduğunu, davacı, tapu devri sırasında ve daire tesliminde hiç bir ihtirazi kayıt koymadığını, davacıya tapu devri yapıldığını, davacı yan tapu devri sırasında gecikmeye ilişkin hiçbir hakkını saklı tutmadığını, dava konusu daire Davacıya, 22.10.2024 tarihinde teslim edildiğini, Davacı daireyi teslim alırken de gecikmeye ilişkin herhangi bir ihtirazı kayıt koymadığını, teslim tutanağında gecikmeye ilişkin hiçbir çekince bildirmediğini, Aksine dava konusu daireyi teslim alırken Davalıları açıkça ibra ettiğini, Daire teslim tutanağı dosyada mevcut olduğunu, Davacı neye göre belirlendiği belli olmayan sadece "geç teslimden kaynaklanan alacak" demek suretiyle kendi belirlediği 290.000,00 TL tutarında bir alacak talebinin fahiş olduğunu kabul edilmediğini, beyanla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizde açılan işbu dava eser sözleşmesinden kaynaklı başlatılan ... 1. Genel İcra Dairesi 2024/... Esas numaralı ilamsız takibe yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali talebine ilişkindir. Mahkememiz yargılaması sırasında tarafların tacir olup olmadığının tespiti açısından ilgili kurumlara müzekkereler yazılmış olup, gelen yazı cevaplarında davacının tacir olmadığı, anlaşılmıştır.Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde mutlak ticari davalar: [(1) Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1. m.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;a) Bu Kanunda,b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde,c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde,d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012 - 6335 s. K. 1. m.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır] şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında, TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanununun havale hakkındaki 457 - 462 ve vedia hakkındaki 463 - 482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispî nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.O halde somut olayda yukarıdaki açıklamalar ışığında, davanın mutlak ve nispi ticari davalardan olmadığı, mahkememizce tarafların tacir olup olmadığının tespiti açısından ilgili yerlere müzekkereler yazıldığı, gelen yazı cevaplarına bakıldığında davacının Vergi Usul Kanunu 177. Madde gereğince defter tutmakla yükümlü olmadığı, bu sebeple tacir olmadığı, davaya konu uyuşmazlık tarihinde davacının tacir olmaması nedeniyle davanın nispi ticari dava da olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ve HMK 114 ve 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Görevli mahkemenin belirlenmesi hususunda, taraflar arasındaki sözleşme ve dosya kapsamındaki deliller incelendiğinde, taraflar arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığı, her ne kadar sözleşmede davacının (alıcının) tüketici olarak kabul edilmeyeceği belirtilmiş ise de, mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup, tarafların kanunun görev yönünden belirlediği tüketici sıfatının aksine ve kanuna aykırı olacak şekilde yapmış oldukları sözleşme TBK 27maddesi gereğince geçersiz olacağından somut duruma göre değerlendirme yapmak gerekmiştir. Bu bağlamda sözleşmenin tek bir daire için yapılmış olması, soya kapsamında davacının taşınmazı kar elde etme amacı ile kullandığına ilişkin bilgi ve belgenin bulunmaması karşısında davacının tüketici olduğunun kabulü gerekmiş ve dosyanın görevli ve yetkili ... Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli ve yetkili mahkemenin ... TÜKETİCİ MAHKEMELERİ olduğunun TESPİTİNE, 3-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli ... TÜKETİCİ MAHKEMELERİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına (ihtarın tebliğ ile yapılmış sayılmasına) 5-6100 Sayılı HMK' nın 331/2 maddesinin 1. cümlesine göre yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece nazara alınmasına, aynı maddenin 2.cümlesine göre görevsizlik kararı sonrasında davaya görevli mahkemede devam edilmemesi halinde ve talep halinde yargılama harç ve giderlerinin karara bağlanmasına, Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 25/11/2025
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır