İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/630 E. 2024/598 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/630
Karar No
2024/598
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO:2022/630 Esas KARAR NO:2024/598 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:28/04/2021 KARAR TARİHİ:15/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 27.08.2019 günü, yolcu konumunda bulunduğu ... plaka sayılı aracın trafikte seyir halindeyken, önündeki plakası belli olmayan aracın ani fren yapmasından ötürü şoförün emniyet şeridine manevra yaptığı sırada, aracın sağ yan kısımların emniyet şeridinde bulunan çelik bariyerlere çarpması ve bu esnada bir motosikletle çarpışması şeklinde gerçekleşen trafik kazasında, ciddi biçimde yaralandığını, müvekkilinin yolcu konumunda bulunduğu ... plaka sayılı aracın ... poliçe numarası ile davalı ... şirketine sigortalandığını, bu nedenle, davalı ... şirketinin müvekkilinin uğradığı maddi zarardan sorumluluğunun bulunduğunu, manevi tazminat talebini, davalı ... şirketine yöneltmediklerini, diğer davalı ...'in ise müvekkilinin yolcu konumunda bulunduğu ... plaka sayılı aracın sürücüsü olması sebebiyle, hem maddi zarardan hem de manevi zarardan sorumlu olduğunu, İstanbul ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan rapora göre, müvekkilinin meslekte kazanma gücü sürekli kayıp oranının % 43 olduğunu, anılan raporda, müvekkilinin 270 gün geçici olarak iş göremeyeceği ve 135 gün başkasının sürekli bakımına muhtaç olduğunun belirtildiğini, tüm bu nedenlerden ötürü, müvekkili adına sürekli ve geçici iş görmezlik tazminatı ile bakıcı gideri ödenmesi taleplerinin bulunduğunu, davalı ... şirketine sözlü ve yazılı olarak başvuru yapıldığını, davalı şirket ile yapılan ve ek olarak sundukları mail yazışmalarında, davalı tarafın müvekkili adına vekaleten taraflarına; %28 oran üzerinden 270.000,00 TL maddi tazminat, 15.000,000 TL vekalet ücreti ile arabuluculuk ücretinin ödenebileceği yönünde teklif sunmuş ancak oran ve tazminat tutarının taraflarınca çok düşük bulunduğundan, teklifin taraflarınca kabul edilmediğini, HMK 107/1. maddesi gereğince, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri maddi tazminat talepleri yönünden; 1.000,00 TL geçici iş görmezlik tazminatının, 1.000,00 TL bakıcı giderinin, 1.000,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatının, ve davalı ... şirketinden, temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, diğer davalıdan (araç sürücüsünden), kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini ve müvekkili adına 150.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsi geçen 27.08.2019 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı aracın, müvekkili şirkete 23.08.2019-2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitinin kişi başı 339.000-TL olduğunu, Poliçe teminat limitini belirtmemiz davayı kabul anlamına gelmediğini, kusur durumunun tespitinin gerektiğini Savcılık dosyası kapsamında tanzim edilen ifade tutanaklarından anlaşılacağı üzere davacının, sigortalı araçta yolcu konumunda olduğunu ve sigortalının arkadaşı olduğunu, hatır taşımacılığının söz konusu olduğu vakalarda, tazminat tayininde makul bir tenzilat yapılması gerektiğini, davacının maluliyet raporuna itirazlarımız bulunduğunu ve geçerli yönetmelik olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (“Yönetmelik”) yayımlanmıştır. İşbu Yönetmelik 18 yaşını doldurmuş bireylerin terör, kaza ve yaralanmaya bağlı oluşan engellilik değerlendirilmesinin tespitinin yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, hesaplamada TRH-2010 mortalite tablosunun esas alınması gerektiğini, faiz talebinin de reddi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile, dava dilekçesinde kısmen belirtildiği üzere, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, Zira bizzat davacının ... Polis Merkezi Amirliğince, müdafi huzurunda alınan ifadesinde, "...hatırladığım kadarıyla orta şeritte seyrederken önümüzde seyreden aracın ani yavaşlaması sonucu, şoför Efkan aracın direksiyonunu sağ tarafa kırarak emniyet şeridine girdik, emniyet şeridinde önümüzde seyreden motorsikletin çok yavaş hızla gitmesinden dolayı, aracımız sağ bariyerlere çarpmak zorunda kaldı." şeklinde beyanda bulunduğunu, dosyadaki söz konusu ifadelere ve kamera kayıtlarına göre, kazanın; müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile, 27.08.2019 tarihinde, Tem Otoyolu üzerinde, orta şeritte seyir halinde iken, önündeki araç aniden fren yapmış, müvekkil plakası alınamayan ve aniden fren yapan araca çarpmamak için, solunun da dolu olması nedeniyle, sağ şeride doğru geçmiş, bu kez de önünde 4. Şeritte seyreden ve yavaş bir hızla seyreden motosiklete çarpmamak için emniyet şeridine geçtiğini ancak motosiklet sürücüsünün de aniden emniyet şeridine geçtiğini, müvekkilinin bu kez yol çalışması nedeniyle emniyet şeridinde bulunan beton bloka çarptığını ve bu çarpmanın etkisiyle savrulup takla atmaya başladığını, müvekkilinin bir sürücüden beklenen özeni göstererek, kazayı önlemek için elinden gelen tedbirleri aldığını, ancak önünde seyreden ve plakası alınamayan aracın aniden fren yapması nedeniyle meydana gelen kazaya engel olamadığını beyan ile, davacının maluliyetine ve maluliyet oranının %43 olduğuna ilişkin iddialarına itiraz ettiklerini, davacı tarafın manevi tazminat taleplerinin de yersiz ve fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Eldeki dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkememizin 09/11/2021tarih, 2021/284 Esas ve 2021/718 Karar sayılı kararında; "...Dava, 6098 sayılı TBK'nın 54. maddesinden kaynaklanan bedensel zarar tazminatı ile 56. maddesinden kaynaklanan manevi tazminatın tahsili davasıdır. Davacı vekili tarafından, dava dosyasına sunulan 08/11/2021 tarihli dilekçe ile "...davalı taraf ile uzlaşılmış olup, yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, davanın konusuz kalması sebebiyle, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini..." talep ettiği görülmüştür. Davalı ... ... ... vekilinin, 09/11/2021 tarihli celsede, "...Davacının beyanı gereği davanın konusuz kaldığına karar verilmesini..." talep ettiği görülmüştür. Davacı vekili vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde, sulh olmaya yetkili olduğu görülmüştür. Davacı vekilinin, davalı tarafla uzlaşılmış olduğu ve davanın konusuz kaldığını bildirmiş olması karşısında, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin vekalet ve yargılama gideri talebi bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının, davasının, konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına..." karar verildiği, Kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 15/09/2022 tarih, 2022/1275 Esas ve 2022/1047 Karar sayılı ilamıyla; "...Dava; trafik kazasından kaynaklanan yaralanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ve ilk derece mahkemesince hükme esas kabul edilen 08/11/2021 tarihli dilekçenin, ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesiyle birlikte istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınmak suretiyle incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; Her ne kadar istinaf eden tarafça, iddia edilen sigorta şirketi ile varılan uzlaşmaya ilişkin kayıt ve belgeler hakkında bilgi verilmeden, iddia edilen uzlaşmaya ilişkin açıklama yapılmadan, 08/11/2021 tarihli dilekçede, kendisinden maddi tazminat yanında manevi tazminatta talep olunun davalı ...'in adı yazılmak suretiyle tarafların uzlaşmaları nedeniyle davanın konusuz kaldığı bildirilmiş ve ilk derece mahkemesince de bu bildirim dayanak tutularak davanın konusuz kaldığı görüşünden hareketle istinaf incelemesine konu karar verilmiş ise de, uzlaşma nedeniyle davanın konusuz kaldığının kabul edilebilmesi için uyuşmazlığın niteliği ve dava konusu itibariyle uyuşmazlığın kapsam ve mahiyetinin tam olarak belirlenmesi gerektiği, eldeki davada davacının maddi tazminat yanında manevi tazminat isteminin de bulunduğu göz önüne alındığında, uzlaşmanın kapsam ve mahiyetinin tam olarak tespit edilmeden davacı vekilinin dilekçesi dayanak tutularak ve uzlaşmanın maddi ve manevi tazminat istemlerini kapsadığı değerlendirilerek incelemeye konu kararın verilmesinin yerinde olmadığı, hal böyle olunca da davacı vekilinin dilekçesinin açıklattırılması suretiyle uzlaşmanın kapsamının tam olarak tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-a/6.maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına, açıklandığı şekilde işlem ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş, aşağıda yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir. K A R A R /Gerekçe uyarınca, 1/Davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, istinaf istemine konu olan ve başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2/Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE..." karar verildiği, İstinaf kaldırma kararı sonrası, mahkememize gelen dosyanın 2022/630 Esas sayıya kaydının yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşıldı. Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, kusur konusunda uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan 26/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "... 1-Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK’ nun 84/g, j. Md. yoluyla; 46/a,b,c,g, 47/c,d, 48, 52/b, 54/a, 56/a, 67/a. Md. ile KT. Yönet. 97, 137/A. Md. Trafiğin Akışı, Trafik İşaretlerine Uyma, Alkollü araç kullanma yasağı, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Araç geçme, Araç Manevraları) kurallarına karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine göstermeyen ... plakalı otomobil sürücüsü davalı ...’ in “%100 Oranında Asli ve Tam Kusurlu” olacağı; 2-Trafik Kazası Tespit Tutanağında herhangi bir kural ihlali bilgisine rastlanmayan; Sağ şeritte kendi yönünde ve şeridinde seyretmekte iken, arkasından gelen ve kendisini geçmek için sağ tarafındaki emniyet şeridine girerek kaza yapan aracın çarpmasına uğrayan ... plakalı motosiklet sürücüsü dava dışı ...’ ün kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve “Tamamen Kusursuz” olacağı; 3-... plakalı otomobilde yolcu olarak seyahat etmekte iken kazada yaralanan davacı yolcu ...’ nun koruyucu tertibat olarak emniyet kemeri takılı olup olmadığı konusunda herhangi bir tespit yapılamadığı; Adı geçenin kazada etkisi olmadığı ve “Tamamen kusursuz” olduğu; Ancak alkollü olan sürücü idaresindeki araçta yolcu olarak seyahat ettiği, kendi güvenliği için tedbir almadığı ve “ Müterafik Kusurlu” olacağı 4-Kaza tarihinde ... plakalı otomobilin KZMS (Trafik) sigortası olan davalı ... Sigorta A. Ş.’ nin ise (KTK’ nun 91. Md. Sigorta) kurallar gereği araç sürücüsü davalı ...’ in kusur oranı ve sigorta kapsamına göre sorumlu olacağı..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 22/11/2023 karar tarihli maluliyet raporunda sonuç olarak; ".... oğlu 08.05.1996 doğumlu ...’nun 27.08.2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre, Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Özürlülük, Tablo 3.4, Orta h. “Hasta iki baston veya iki koltuk değneğini rutin olarak kullanmak zorundadır.” maddesine göre; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %48(yüzdekırksekiz) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin gelişen psödoartroz komplikasyonu nedeniyle olay tarihinden itibaren 24 (yirmidört) aya kadar uzayabileceği, 3.Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 29/05/2024 karar tarihli maluliyet raporunda sonuç olarak; ".... oğlu 08.05.1996 doğumlu ...’nun 27.08.2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre, Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Özürlülük, Tablo 3.30, Diz üstü, orta-distal ampütasyon maddesine göre %95, Tablo 3.2’ye göre; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %48(yüzdekırksekiz) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin gelişen psödoartroz komplikasyonu nedeniyle olay tarihinden itibaren 24 (yirmidört) aya kadar uzayabileceği, 3.Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Davacı 27.08.2019 günü davalı ...’in işleteni ve sürücüsü olduğu ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu esnada meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralandığını iddia ederek maddi tazminatın tüm davalılardan , manevi tazminatın davalı ...’ten kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Trafik kazalarından kaynaklanan bedensel zararın tazmini davalarında, işleten ile sigortacının sorumluluğu paralel olup 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu, sürücünün sorumluluğu ise 6098 sayılı TBK'nun 49 v.d. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğu olup, işleten sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı yasanın 86. maddesi kapsamında işleten ve sigortacı, zarara sebep kazanın ''mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmiş'' olduğunu ispat etmediği sürece meydana gelen zarardan sorumludurlar. Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalılarda olmasına karşılık TBK m.50 kapsamında meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görenin kendisindedir. Yargılama devam ederken davacının, davalı ... ile varılan uzlaşma nedeniyle davanın konusuz kaldığına karar verilmesini talep ettiği, mahkememizce verilen 09/11/2021 tarihli kararın İstinaf incelemesi sonucu kaldırıldığı, kaldırma kararı doğrultusunda yapılan yargılamada davacının maddi tazminat talebi yönünden davalı ... ile uzlaşıldığını, manevi tazminat talebi yönünden talebinin devam ettiğini beyan etmesi üzerine davacının maluliyetinin tespiti için dosyanın Adli Tıp ... İhtisas Kuruluna tevdii edildiği, 18/07/2024 tarihli Adli Tıp raporu ile davacının tüm vücut engellilik oranının %48 olarak tespit edildiği görülmüştür. Manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber, hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli; manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Ayrıca Yargıtay HGK'nın 23.6.2004 tarih ve 2004/13-291E.-2004/370K.sayılı kararında manevi tazminat ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; "Manevi tazminat, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplarından çıkarılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir. Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır. Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla, caydırıcı olabilmektir." denilmek sureti ile manevi tazminatın belirlenmesine caydırıcılık unsuru ve insan yaşamının önemine özellikle vurgu yapılmıştır. Manevi tazminat bakımından tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, davalı ...’in kazada %100 kusurlu olması meydana gelen neticenin ağırlığı, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma durumu gibi hususlar gözetilerek davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 150.000,00 TL manevi tazminatın 27/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’den alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının maddi tazminat davasının konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacının manevi tazminat davasının kabulü ile 150.000-TL.’nin 27/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’den alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre, alınması gereken 10.246,50-TL. harçtan, peşin alınan 522,58-TL. harcın mahsubu ile geriye kalan 9.723,92-TL. harcın davalı ...'ten tahsili ile hazineye irad kaydına, MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN; 4-Taraf vekillerinin beyanı göz önüne alınarak taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN; 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000-TL. vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 522,58-TL. peşin harç + 59,30-TL. başvurma harcı + 1.500-TL. bilirkişi ücreti + 8.720-TL. ATK fatura ücreti, 926,75-TL. tebligat-müzekkere masrafları (davalı ...Ş. için yapılan 71-TL.yargılama giderinin mahsubundan sonra kalan) olmak üzere toplam ‭11.728,63-TL. yargılama giderlerinin davalı ...'ten alınarak hazineye irad kaydına, 7-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/630, K. 2024/598, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-630-e-2024-598-k-0ebe9867344a