İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/729 E. 2024/716 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/729
Karar No
2024/716
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/729 Esas - 2024/716 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/729 Esas KARAR NO : 2024/716 BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... DAVALI : 2- ... DAVA : Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 09/08/2022 KARAR TARİHİ : 11/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı taraf; davalı ...'nin maliki olduğu ve davalı sigorta şirketinin zorunlu trafik sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın 24.11.2021 Günü Saat 21:10 sıralarında Sakarya Sapanca ... Caddesi üzerinde ehliyetsiz sürücü ... idaresinde iken meydana asli ve tam kusurlu olarak yaptığı tek taraflı kazada araçta bulunan davacı ...'nin yaralandığını, ceza yargılamasının Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/407 Esas numaralı dosyası kapsamında yürütüldüğünü, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde sigorta şirketince ... numaralı hasar dosyası açıldığını ancak davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını belirterek açmış olduğu davada 400,00 TL geçici iş göremezlik ve 400,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı ile 200,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın (belirsiz alacak olarak) kaza tarihi olan 24.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte ( sigorta şirketi açısından poliçe teminat limitleri ile sınırlı olarak ) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini, ayrıca 30.000,00 TL manevi tazminatın araç sahibi olan davalıdan kaza tarihi olan 24.11.2021 itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya verilmesini talep etmiştir. Davacının adli yardım talebi kabul edilmiştir. Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın usulüne uygun olarak müracaat etmediğini, davanın usule uygun olarak açılmadığını, sigortalı araç sürücüsüne izafe edilebilecek kusur olmadığını, davalı Şirket’in sorumluluğunun genel şartlara göre belirlenebileceğini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, vakıaları inkar etmiş sayılmıştır. Uyuşmazlık, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nin dava konusu kazada kusur durumu, davacının kazada yaralanması sebebiyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararının ve bakıcı giderinin bulunup bulunmadığı, davacının manevi zarar miktarı ile davalıların bu tazminatlardan sorumlulukları hususlarındadır. Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/407 esas sayılı dosyası incelenmiştir. Davacının kaza sebebiyle yaralanmasına ilişkin tıbbi kayıtlar getirtilmiş, Davacının ve davalı ...'nin sosyal ve ekonomik durumları kolluk marifetiyle tespit etilmiştir. ... plakalı aracın kaza tarihindeki sahiplik bilgileri araştırılmış, davalı sigorta şirketinden poliçe ve hasar dosyası istenmiştir. Kazanın ZMM sigorta poliçesi kapsamında kaldığı görülmüştür. Davacının müracaatı üzerine davalı sigorta şirketi nezdinde ... sayılı hasar dosyasının açıldığı ancak eksik belge gerekçesiyle talebe karşılık verilmediği anlaşılmıştır. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 02/12/2022 tarihli raporda sürücü ...'nin kazanın oluşumunda %100 (yüzde yüz) oranında tam ve asli kusurlu olduğu bildirilmiştir. Kazanın tek taraflı oluş şekline ve davacının araçta yolcu olarak bulunmasına nazaran araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Yaralanmaya ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan 31/07/2023 tarihli raporda; davacı ...’in 24.11.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle daimi maluliyet oranının %25 (yüzdeyirmibeş) olduğu, geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, ve sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 4 (dört) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği belirtilmiştir. Maluliyet değerlendirilmesinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre yapılmış olduğu görülmüştür. Aktüerya bilirkişi ...a 06/03/2024 tarihli raporunda özetle; 24.11.2021 tarihinde vuku bulan trafik kazası nedeni ile dava dışı sürücünün %100 kusurlu olduğu ve davacının %25 malul kaldığı kabulüne göre ve TRH 2010 tablosu kullanılarak prograsif rant yöntemi uygulanmak sureti ile yapılan hesaplama sonucu; davacının rapor tarihi itibariyle 85.711,14 TL geçici iş göremezlik zararının, ( 96.283,92 TL + 2.360.177,60 TL + 481.868,58 TL olmak üzere) 2.938.330,10 TL daimi iş göremezlik zararının ve 14.092,96 TL bakıcı gideri zararının (toplam 3.038.134,20 TL) bulunduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı taraf bilirkişi raporuna itiraz etmemiş, davalı sigorta vekilinin itirazı ise kabul görmemiştir. Aktüerya bilirkişisinin TRH 2010 tablosunu esas alarak Progresif Rant Formülüne göre hesaplama yapması isabetli bulunmuştur. Davacı vekili aktüerya raporu doğrultusunda maddi tazminat talepleri açısından değer arttırım talebinde bulunmuş, Geçici İş Göremezlik Tazminatı için 85.711,14 TL, Sürekli İş Göremezlik Tazminatı için 2.917.103,24 TL ve Bakıcı gider Tazminatı için 14.092,96 TL olmak üzere toplam 3.016.907,34 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 24.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte ( sigorta şirketi açısından poliçe teminat limitleri ile sınırlı olarak ) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesi talep etmiştir. Aktüerya raporunda davacının meslek lisesinde okuması ve mezun olduğunda asgari ücret üzerinde bir gelir elde etme ihtimali değerlendirilmemiş, hesaplama bütünüyle asgari ücret üzerinden yapılmış ise de; davacı vekilinin bu rapora ve hesaplamaya açıkça itiraz etmediğini bildirmesi, dolayısıyla davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşması sebebiyle bu hesaplama hükme esas alınmıştır. (Yargıtay HGK 2018/10(21)-94 Esas 2021/111 Karar) (Yargıtay 17 HD 2015/4458 Esas 2017/10012 Karar) Kaza ve dava tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan ve 09/04/2024 tarihinde reşit olan davacının kaza tarihinde meslek lisesinde öğrenci olduğu ve SGK kayıtlarında staj bilgilerinin bulunduğu görülmekle geçici iş göremezlik zararının bulunup bulunmadığının tespiti bakımından geçici iş göremezlik döneminde staj gelirinin varlığı araştırılmış, Milli Eğitim Müdürlüğünden verilen cevapta davacının kaza tarihinde meslek lisesi 9. sınıfta olduğu ve ücretli stajının 12. sınıfta başladığı bildirilmiş, dolayısıyla 24.11.2021 tarihinden itibaren başlayan 24/03/2023 tarihinde biten 18 aylık geçici iş göremezlik döneminde ücretli stajının ve staj gelirinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Dosya kapsamına göre kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacının öğrenci olduğu ve gelir getirici bir işte çalışmadığı, staj gelirinin de olmadığı, dolayısıyla geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancının bulunmadığı anlaşılmakla geçici iş göremezlik zararı da doğmamıştır. Buna yönelik talep reddedilmiştir. (Yargıtay 4 HD 2021/26638 Esas 2024/2988 Karar) Bilirkişi raporunda davacının sürekli iş göremezlik zararı -geçici iş göremezlik süresi bitimi- 24/03/2023 tarihi başlangıç alınarak 2.917.103,24 TL olarak belirlenmiştir. Davacının 18 yaşından küçük olduğu döneme ilişkin olarak kaza tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik zararının oluşacaktır. (Yargıtay 17 HD 2019/4271 Esas 2021/40 Karar) Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54 de düzenlenmiştir. Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (... Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 713). Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının, gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektirdiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum, ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de, burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de, bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb. gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak görülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğu kabul edilmelidir. (Yargıtay 17 HD 2015/4618 Esas 2017/10383 Karar) Çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak görülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğunun kabulü gerekmektedir. Bilirkişi raporundaki hesaplamanın davalı taraf aleyhine sonuç doğurmadığı, aksine sürekli iş göremezlik zarar başlangıcı olarak kaza tarihi esas alınması gerekirken 24/03/2023 tarihinin başlangıç alınmasının rapora itiraz etmeyip kabul eden davacı aleyhine olduğu değerlendirilmiştir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. Maddesinde Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde ve artmasında etken olması halinde zarar ve ziyandan indirim yapılması gerekebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. (Yargıtay 4 HD 2022/12857 Esas 2024/11444 Karar) Somut olayda davacı küçük, yaşı itibariyle ehliyetsiz olduğunu bildiği arkadaşının kullandığı araca gezmek amacıyla binmiş ve bu şekilde başlayan seyir halinde kaza ve netice gerçekleşmiştir. Sürücünün ehliyetsiz olduğunu ve yaşı itibariyle de araç kullanamayacağını bilen davacının buna rağmen araca binmesi müterafik kusur teşkil etmektedir ve yargıtay uygulamalarına göre maddi tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerekmektedir. (Yargıtay 4 HD : 2022/13284 Esas 2024/9820 Karar) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır taşıması def'i olup, mahkemece nazara alınması için iki haftalık cevap süresi içinde davalı tarafça ileri sürülmesi gerekir. Süresi içinde ileri sürülmez ise yahut süresi geçtikten sonra ileri sürülüp davacı taraf .buna muvafakat etmezse mahkemece nazara alınamaz. Davacının arkadaşının kullandığı araca gezmek amaçlı binmesi karşısında olayda hatır taşıması bulunmaktadır. (Yargıtay 4 HD 2021/2837 Esas 2021/4025 Karar) Ancak davalı tarafça bu yönde bir savunma olmadığından bu husus indirim sebebi yapılmamıştır. Dava konusu olayda; 24.11.2021 günü saat 21:20 sıralarında ehliyetsiz ve yaşı küçük sürücü ... sevk ve idaresindeki (davalı sevgi'ye ait) ... plaka sayılı otomobil ile Eski Toki Evleri istikametinden Sapanca istikametine seyri sırasında, olay mahalline geldiğinde, idaresindeki aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun kenarındaki beton korkuluklara çarptığı, kazada araçta gezme amaçlı yolcu konumunda bulunan davacı ...in adli raporda belirtildiği şekilde yaralandığı, sürücünün tam kusurlu olduğu, davacının kazanın oluşumunda kusuru olmamakla birlikte ehliyetsiz ve yaşı küçük sürücünün aracına binmesi itibariyle müterafik kusurunun bulunduğu, davalı ...in araç işleteni davalı sigorta şirketinin ise aracın ZMM sigortacısı olmaları itibariyle sorumluluklarının bulunduğu, davacının 18 yaşından küçük olması ve çalışmasının olmaması sebebiyle geçici iş göremezlik zararının oluşmadığı ancak yukarıda açıklandığı üzere kaza tarihinden itibaren maluliyet oranında sürekli iş göremezlik zararının ve ayrıca 4 ay süreli geçici bakıcı giderinin oluştuğu, davacı tarafça itiraz edilmeyen aktüerya bilirkişi raporuna göre davacının sürekli iş göremezlik zararının 2.917.103,24 TL ve bürüt asgari ücret üzerinden hesaplanan bakıcı gider zararının ise 14.092,96 TL olduğu, bu rakamlar üzerinden %20 oranında müterafik kusur indiriminin yapılmasının uygun olacağı, davalı ...in araç maliki olması sebebiyle bu tazminat miktarlarından sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin ise poliçe teminat limitleri ile sınırlı olarak sorumluluğunun bulunduğu, sürekli iş göremezlik zararının sakatlık tazminat limiti kapsamında kaldığı, bakıcı tazminatının ise belgesiz tedavi giderlerinden olması itibariyle sağlık gideri tazminat limitine ilişkin olduğu sonucuna varılmıştır. 6098 sayılı TBK m. 56 hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. (Yargıtay 17 HD 2017/1909 Esas 2019/9208 Karar) Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözönünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (Yargıtay HGK 23/06/2004, 13/291-370) Somut olayda araç sürücüsünün kazanın oluşumunda tam kusurlu oluşu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, kaza tarihi, yaralanmanın ve maluliyetin ağırlığı, davacının yaşı, paranın satın alma gücü nazara alınarak davacıların manevi tazminat talepleri tamamen kabul edilmiştir. Davacının müterafik kusuru manevi tazminat yönünden ayrıca bir indirim sebebi olarak uygulanmamıştır. Zira manevi tazminat tüm kriterleri ile birlikte değerlendirilmiş ve bu kapsamda kusur durumu da gözetilmiş, talep edilen manevi tazminat uygun bulunmuştur. Davacı taraf ticari faiz talep etmiş ise de kaza yapan aracın ticari olmaması sebebiyle yasal faize hükmedilmiştir. Dava dilekçesine ekli sunulan e-posta kayıtlarına göre davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi 03/06/2022 olarak belirlenmiştir. Sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri talepleri açısından reddedilen kısımlar TBK 51 maddesine istinaden mahkemenin taktiri olduğundan, bu reddedilen kısımlar sebebiyle kendini vekil ile temsil ettiren davalı Sigorta şirketi yararına vekalet ücreti tayin edilmemiştir. Davacının reddedilen tazminat talebi 85.711,14 TL geçici iş göremezlik tazminat talebidir. Bu rakam üzerinden davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti verilmesi gerekliliği akla gelmekle birlikte; davacı sigorta şirketine karşı talebini teminat limitleri ile sınırladığından ve hükmolunan sürekli iş göremezlik tazminatı poliçedeki 430.000,00 TL sakatlık tazminat teminat limitini doldurduğundan sigorta şirketi açısından teminat limitini sınırlarında kalıp reddedilen bir talep bulunmamaktadır. Bu sebeple davalı sigorta lehine vekalet ücreti belirlenmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacının geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine, 2-Davacının daimi iş göremezlik tazminat talebinin %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle kısmen kabulüne, 2.333.682,59-TL daimi iş göremezlik tazminatının, davalı ...'den kaza tarihi 24/11/2021 tarihinden itibaren davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrütün gerçekleştiği 03/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı sigorta şirketi poliçede belirtilen sakatlık tazminat limiti 430.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olarak, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davacının bakıcı gideri tazminat talebinin %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle kısmen kabulüne, 11.274,36- TL bakıcı gideri tazminatının, davalı ...'den kaza tarihi 24/11/2021 tarihinden itibaren davalı sigorta şirketinden ise temerrütün gerçekleştiği 03/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı sigorta şirketi poliçede belirtilen sağlık gideri tazminat limiti ile sorumlu olarak, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacının manevi tazminat talebinin kabulüne, 30.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi 24/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Dava adli yardımlı olduğundan ve davanın açılışında harç alınmadığından, hükmolunan toplam tazminat miktarı (2.374.956,95-TL) üzerinden hesaplanan 162.233,30 TL nispi karar harcının ve 427,60 TL başvuru harcının (davalı sigorta şirketinin nispi harçtan sorumluluğu 30.143,45-TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müşereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi ve manevi tazminat hükümleri açısından ayrı ayrı değerlendirme yapılarak, a-Kabul edilen maddi tazminat tazminat talepleri (2.344.956,95-TL) yönünden yürürlükteki A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 317.945,26-TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 70.191,15-TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, b-Kabul edilen manevi tazminat tazminat talebi yönünden yürürlükteki A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı sigorta şirketi açısından dava dilekçesinde talebin teminat limitleri ile sınırlandırılmış olması, sakatlık teminatının tamamının hüküm altına alınmış olması, sağlık gideri teminatı kapsamında kalan bakıcı gideri açısından reddedilen kısım bulunmaması, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri talebinin kabul edilmeyen ve indirilen kısmının TBK 51 maddesine istinaden mahkemenin taktiri olması sebepleriyle davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 8-Zorunlu arabuluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin, arabuluculuk dava şartının sigorta şirketi açısından zorunlu olmasına göre, davalı sigorta şirketinden alınarak Hazineye gelir kaydına, 9-Dosya kapsamındaki tüm yargılama giderlerinin öncelikle maddi tazminat davasına ilişkin olduğu kabul edilerek ve geçicici iş göremezlik tazminat talebinin reddedilmiş olması ile diğer tazminat taleeplerinde TBK 51 md. gereği taktiri indimi yapılmış olması da gözetilerek; a-Davacı tarafından yapılan posta giderinden ibaret 360,50 TL yargılama giderinin 350,25 TL sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b-Adli yardım sebebiyle Hazine tarafından karşılanan 4.845,00 TL ATK rapor ücreti, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.500,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 9.845,00 TL yargılama giderinin; 9.565,00 TL sinin davalılardan müteselsilen, 280,00 TL sinin ise davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 10-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, 11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 216/1 maddesi uyarınca talep halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair, davacılar vekilinin yüzünde, davalı sigorta vekilinin ve davalı ...'nin yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.11/12/2024 Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı

Atıf: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/729, K. 2024/716, T. 11.12.2024, www.arakarar.com/karar/sakarya-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-729-e-2024-716-k-a5a56647697a