İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/567 E. 2025/275 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/567
Karar No
2025/275
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/567 Esas KARAR NO : 2025/275 DAVA : Maddi - Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 10/05/2023 KARAR TARİHİ : 30/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ..., 29/11/2022 tarihinde, ... adresinde meydana gelen yaralamalı- ölümlü trafik kazasında, davalı sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile müvekkilinin eşi olan ...'e çarptığını ve yaralanmasına akabinde de ölümüne sebebiyet verdiğini, kazanın oluşumunda davalı ... plakalı araç sürücüsü ... soruşturma dosyasının içerisinde bulunan olay yeri kamera kaydı ve kamera kaydına istinaden 11/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda tam kusurlu olduğunu, davacı müvekkilinin eşi müteveffa ...'in ise kazanın oluşumunda kusurunun olmadığının tespit edildiğini, davalılar ile yapılan zorunlu ve ihtiyari arabuluculuk görüşmeleri de anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkilinin, iş bu tek taraflı kazada hiçbir kusuru olmayan hayat arkadaşı ...'i kaybettiğini, müteveffa 15/02/1993 doğumlu olduğunu, ... ile 8 Mayıs 2022 tarihinde evlendiğini, müteveffa ... Üniversitesi Uluslararası İlişkiler mezunu olduğunu, ...öğrencisi olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik harca esas 100.000 TL maddi tazminatın kaza tarihi 29/11/2022 den itibaren yasal faizi ile davalılardan müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesini, davalı sigorta yönünden sigorta poliçesi üst limiti ile sınırlı kalınmasını, manevi tazminat 600.000 TL'nin kaza tarihi 29/11/2022 den itibaren yasal faizi ile davalı ...'den alınarak davacı tarafa verilmesini, ihtiyati haciz talebinin teminatsız kabulü ile davalı ... adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malvarlıklarına sorgulama yapılarak ihtiyati haciz konulmasına, aksi halde davalıdır şerhinin konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, ... plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde ... poliçe nolu, 12/05/2022 -12/05/2023 vadeli Zorunlu Mali Mesuliyet ( Trafik) Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davayı ve sorumluluğu kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkil şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur oranının tespitinden sonra davaya konu destekten yoksun kalma tazminatının uzman bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, müteveffanın annesi ..., babası ... ve kardeşi ... tarafından ... 46.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında müvekkil aleyhine aynı kazadan dolayı açıldığını, müvekkil aleyhine açılmış bulunan iş bu davada delillerin toplandıktan sonra öncelikle iş bu davanın maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden reddine, hak ve nesafet kuralı kapsamında gerekli indirim yapılması neticesinde uygun olacak bir miktarda manevi tazminata karar verilmesini ve muhakeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, ... 46.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile huzurdaki dava arasında bağlantı bulunduğundan, usul ekonomisi ilkesi ve dürüstlük kuralı gereğince huzurdaki davanın ... 46.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini, ... CBS'nin ... soruşturma nolu dosyasından alınan 11/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda müvekkil şirkete sigortalı bulunan ... plakalı araç sürücüsü ...'in asli kusurlu olduğunu, öncelikle davanın görevsizlik sebebiyle reddine, aksi halde, davanın ... 46.Asliye Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacının eşi olan ...'in vefatı ile sonuçlanan 29/11/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle uğranılan destekten yoksun kalma zararlarının tahsili ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava ... 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/06/2023 tarihl... esas ve ... karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize tevzi olunmuş ve işbu esas üzerinden yargılamaya devam olunmuştur. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler incelenmiş, davacının kaza nedeniyle gördüğü tedavilere ilişkin evraklar, SGK kayıtları, hasar dosyası, kaza anına ait video kamera kayıtları ile ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma sayılı dosyası celbedilmiş, sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırılmıştır. ... Üniversitesi Rektörlüğü'ne yazılan yazıya verilen cevapta müteveffa ...'in 23/08/2021 tarihinde kayıt yaptırdığı kaza tarihinde aktif Yüksek Lisans Programı öğrencisi olduğu bildirilmiştir. ... Cumhuriyet Başsavcılığı ...Soruşturma sayılı dosyasında 21/08/2023 tarih ve ...iddianame nolu iddianame ile ... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin...sayılı dosyası ile taksirle ölüme neden olma suçundan kamu davası açıldığı, ceza dosyasında alınan 27/05/2024 tarihli ATK raporunda; sanık sürücü ...'in asli kusurlu olduğu, Müteveffa yaya ...'in kusursuz olduğunun mütalaa olduğu, davanın 16/01/2025 tarihinde karar çıktığı sanık ...'in TCK'nın 85/1 maddesinde düzenlenen taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan 2 Yıl 6 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karar tarihi itibarı ile kararın henüz kesinleşmediği görülmüştür. Kazanın meydana nasıl geldiği hususunda davalı tanığının beyanının alınmasına karar verilmiş olup, davalı tanığı Mukadder Kesim duruşmada; " Ben davacıları tanımam, davalı ...'i tanırım, kaza tarihinde ben ... ile buluşacaktım, Buluşma yeri olarak bulunduğum ... bulunan ... Üniversitesi nizamiye girişi olarak belirledik, ...'i beklemeye başladım, elimde bir paket vardı ve ağır olduğu için ... araba ile geldi. Arabayı ... kullanıyordu, ... arabasını görünce seslenerek yerimi kendisine belli ettim, benim yanıma gelmek için ... dönüş yapmaya başladı, bu esnada ...'in kullandığı aracın bir cisme çarptığını gördüm ancak neye çarptığını anlamadım, bir fren sesi duymadım, çarptığı kişiyi de görmedim, olay yerine gittim, aracın altında davacının eşi ... gördüm, sonrasında olay yerinde bulunanlar müdahale etti, ambulans çağırdılar, davalı ... ambulans gelene kadar olay yerinde bekledi oradan ayrılmadı, olay yerinde yaya geçidi yoktu, hatırladığım kadarıyla ... Kampüs içerisinde bulunan konutlardan çıkış yaptı, bariyerlerden geçti. Ben kendisine seslendim , beni görünce el ettim. Bu sefer tekrardan U dönüşü yaparak beni alıp nizamiyenin içerisine girecektik. Fakat az önce bahsettiğim gibi U dönüşü yaparken davaya konu kaza meydana geldi. Kazadan önce müteveffayı olay yerinde fark etmemiştim. Bu kişinin olay yerine nasıl geldiği hakkında bilgim yoktur. Ben davalı ...'a el işareti yaptığım zaman kendisi ile telefonda konuşmuyorduk. Kendisi de başkasıyla telefonda konuşmuyordu. Daha sonra olaydan 1-2 ay sonra gibi kazanın meydana geldiği yere gittiğimde olay yerine bariyerler konulmuştu," şeklinde beyanda bulunmuştur. Kazanın meydana gelmesindeki kusur durumlarının tespiti bakımından dosyanın ATK Trafik İhtisas Kuruluna gönderilmiş ise de dosyamız ile bağlantılı ... 20. Asliye Ceza Mahkemesine ATK Trafik İhtisas Kurulu tarafından rapor ibraz edilmiş ve mahkememiz dosyasına alınmıştır. Davalı vekili tarafından temin edilen ve dosyamıza sunulan teknik uzman 28/11/2024 bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü ...'in %40 asli, müteveffa yaya ...'nin %20 tali ve kazanın meydana geldiği yerin bağlı bulunduğu...Üniversitesinin %40 asli kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür. Mahkememizce dosya bu hali ile ATK Trafik İhtisas Kuruluna sevk edilmiş dosya kapsamındaki tanık beyanları, tüm raporlar ile davalı vekili tarafından dosyaya sunulan teknik uzman raporu ile birlikte (bu rapor içeriğinde ATK'nın daha önce açılamadığını belirttiği CD içerikleri mevcuttur) değerlendirilmiş mahkememize sunulan 31/12/2024 tarihli raporda; sanık sürücü ...'in asli kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'in kusursuz olduğu belirtilmiştir. Her ne kadar mahkememize sunulan 31/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; 29.11.2022 tarihinde trafik kazasında yaralanan ...’in 07.01.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle ...’in; Destekten yoksunluk tazminatının 587.551,15 TL olduğu, ... Sigorta A.Ş. ile araç işleteni ve sürücüsü ...’in ...’in tazminatından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, temerrüt tarihinin ... Sigorta A.Ş. için 10.05.2023 dava tarihi, araç işleteni ve sürücüsü için 29.11.2022 dava tarihi olduğu, Uygulanacak faizin talep doğrultusunda yasal faiz olduğu hesap edildiği belirtilmişse de tarafların kusur durumuna ilişkin sunulan ATK raporu ile taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi bakımından alınan 18/02/2025 tarihli ek raporda; 29.11.2022 tarihinde trafik kazasında yaralanan ...’in 07.01.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle ...’in; Destekten yoksunluk tazminatının 3.034.875,37 TL olduğu, sigorta şirketinin sigortalısı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olarak değerlendirildiğinden ...’in 3.034.875,37 TL tazminatının; a)Kalan teminat limiti ile sınırlı olmak üzere 677.535,00 TL kısmından ... Sigorta A.Ş. ve araç işleteni, sürücüsü ... müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, Geriye kalan (3.034.875,37 -677.535,00) 2.357.340,37 TL kısmından araç işleteni, sürücüsü ...’in sorumlu olduğu, Temerrüt tarihinin ... Sigorta A.Ş. için 10.05.2023 dava tarihi, araç işleteni ve sürücüsü için 29.11.2022 dava tarihi olduğu, Uygulanacak faizin talep doğrultusunda yasal faiz olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekili 28/04/2025 tarihli dilekçesi ile, maddi tazminat talebi bakımından davalı ... ile uzlaştıkları sebebiyle feragat ettiklerini, karşılıklı olarak vekalet ücreti talebi olmadığını; ... Sigorta açısından maddi tazminat taleplerini teminat limiti ile sınırlı olmak üzere 677.535,00 TL'ye artırarak, eksik harçları ikmal etmiştir. Davalı ... 29/04/2025 tarihli dilekçesi ile, davacı taraf ile yapılan görüşme neticesinde uzlaştıklarını, davacının feragat ederek vazgeçmesini kabul ettiklerini, vekalet ve yargılama giderleri talepleri olmadığını, manevi tazminat talebi bakımından ise hak ve nesafet kuralı kapsamında gerekli indirim yapılarak bir karar verilmesini beyan etmiştir. İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ile alınan maluliyet, kusur ve aktüer raporlarının bir bütün halinde değerlendirilmesinde; Dava konusu olay; 29.11.2022 günü saat 09:48 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... Üniversitesi askeri lojmanlar nizamiye kapısından çıkış yaparak beyanına göre nizamiye giriş kısmında kendisine seslenen arkadaşının bulunduğu noktaya doğru U dönüşü manevrası yapmaya çalıştığı sırada aracının ön kısımlarıyla, sol tarafından Milli Savunma Üniversitesi'nden çıkış yapıp karşıdan karşıya geçmek üzere yola giren ve kendisini görüp duraklayan müteveffa yaya ...'e çarpması akabinde sol ön tekeri ile üzerinden geçmesi sonucu meydana gelmiştir. Somut olayda hukuki ihtilaf, 29.11.2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu vefat eden ... 'in eşi olan davacının müteveffanın yaya olarak bulunması ve kendisine çarpan davalı ile davalıya ait aracın zorunlu trafik sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talep edip edemeyecekleri ve talep edebilecekler ise miktarının ne olduğu noktalarında toplanmaktadır. İddia ve savunma kapsamında yasal düzenlemelere bakıldığında; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. maddesinde; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, 50. maddesinde; Zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu, 54. maddesinde; Tazminat talep edilebilecek bedensel zarar kalemlerinin, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinde; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91. maddesinde; İşletenlerin bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, 97. maddesinde; Zarar görenin ZMMS sigortacısına başvurabileceği; 99. maddesinde; trafik sigortacısının, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorunda olduğu, 109. maddesinde de; Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin , zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesinden itibaren iki yılın her durumda kaza tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrayacağı, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanunun bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş ise bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde uygulanacağı düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanununda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde kaza tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 56/1. maddesi dikkate alınacaktır. TBK'nın 56/1. maddesinde; Hâkimin, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacı yanın uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Destekten yoksun kalma tazminatı, TBK'nın "1-ölüm ve bedensel zararlar" "a-ölüm" madde başlıklı 53/3. maddesinde düzenlenmiş olup; "ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar" şeklinde hükme bağlanmıştır. Görülmektedir ki, TBK'nun 53. maddesi gereği, ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir (Yargıtay 17. H.D. 16/07/2020 Tarih ve ... Esas...Karar sayılı kararı). Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün,...E., ... K. sayılı kararı). Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de; destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 tarih ve ... Karar sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir. Türk Medeni Kanununun 185/3. maddesi; “Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.” hükmünü düzenlemiş iken, TMK 186. Maddesi ise; “Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar.” hükmüne amirdir. Türk Medeni Kanununda yer alan her iki hükümde de, eşlerin yasal olarak birbirlerini desteklemek zorunda olduklarını belirtilmiştir. Bu nedenle eşlerin birbirlerine destek olduklarını ispatlamaları gerekmez. Destek kavramı TMK göre her iki eş içinde geçerlidir. Bu nedenle kocası ölen kişi destek tazminatı talep edebileceği gibi karısı ölen kişi de destek tazminatı talebinde bulunabilecektir (Hüseyin Tuztaş-Yargıtay ...). Yine anne ve babanın yaşı küçük olan çocuklarına doğal destek oldukları ve anne ve babasının yardımına muhtaç olan küçüğün anne ve babasını kaybetmesi halinde destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecekleri kabul edilmektedir. Açıklanan yasal düzenlemeler ile ilkeler kapsamında davacı ...'in müteveffanın eşi olarak zarar sorumlularından destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği kabul edilmiştir. Bu bağlamda, davacının eşi ...'in kaza tarihini kapsayan vadeli geçerli zorunlu mali sorumluluk- trafik sigorta poliçesi ile davalı şirkete sigortalı bulunan ... plakalı aracın kendisine çarpması neticesinde 29/11/2022 tarihinde geçirdiği tek taraflı trafik kazası sonucu hayatını kaybettiği anlaşılmış, müteveffanın desteğinden yoksun kalan davacının kaza tarihindeki yasal düzenlemeler de dikkate alındığında davalı sigorta şirketine karşı üçüncü kişi konumunda olması karşısında davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsü müteveffanın %100 kusuru oranında ve poliçe teminat limitleri dahilinde davacının zararından sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Dosyada alınan ve hükme elverişli kabul edilen bilirkişi raporunda hak sahibi eş ...'in destekten yoksun kalma zararının 3.034.875,37 TL olduğu, ancak kaza tarihindeki ölüm halinde poliçe teminat limiti kişi başı 677.535,00 TL olmakla davacının davalıdan talep edebileceği maddi tazminat tutarının 677.535,00 TL olduğu tespit edilmekle, tespit edilen maddi zarar kalemi üzerinden davacı yanca yapılan bedel artırımı kapsamında davacının taleplerinin yerinde olduğu, dava tarihinden önce maddi zararların ödenmesi bakımından davalı şirkete başvurulduğu, ihtarnamenin davalı şirkete ulaştığı, ihtarda verilen ödeme süresine nazaran davalı ... Sigorta A.Ş.'nin temerrüdünün 10/05/2023 tarihi itibariyle oluştuğu ve yine faiz nev'inin yasal olduğu sonucuna varılmış, davanın davalı ... yönünden feragat nedeniyle reddine, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden ise kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Karayolları Trafik Kanununda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde kaza tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 56/1. maddesi dikkate alınacaktır. TBK'nın 56/1. maddesinde; Hâkimin, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacı yanın uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Davacı tarafça davalı ...'den 600.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulmuştur. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ile ilkeler ışığında ve tüm dosya kapsamı itibariyla manevi tazminat talebi değerlendirildiğinde; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının ve müteveffanın ölüm tarihindeki yaşı, olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle manevi tazminatın caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacı tarafça duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla takdiren 600.000,00 TL manevi tazminatın makul ve uygun olacağı, davalının takdir edilen manevi zarardan talep gibi kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmış, manevi tazminat talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle, maddi tazminat talebi yönüyle davalı ... açısından feragat nedeniyle reddine, davalı ... Sigorta A.Ş. Açısından davanın kabulüne, manevi tazminat talebi yönünden ise davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı ... hakkında açılan maddi tazminat istemli davanın feragat nedeni REDDİNE, 2-Davacı tarafından davalı ... Sigorta A.Ş. hakkında açılan maddi tazminat istemli davanın KABULÜ ile; 677.535,00 TL maddi tazminatın 10/05/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından davalı ... hakkında açılan manevi tazminat istemli davanın KABULÜ ile; 600.000,00 TL manevi tazminatın 29/11/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 4/a-Maddi tazminat davası bakımından alınması gereken 46.282,42 TL nispi karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama harcı olarak yatan 4.363,85‬ TL harcın mahsubu ile eksik kalan ‭‭‭41.918,57‬ TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan ‭4.363,85‬‬ TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4/b-Manevi tazminat davası bakımından alınması gereken 40.986,00 TL nispi karar ve ilam harcının davalı ...'den tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk giderinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Davacının yaptığı ilk masraf ‭‭179,90 TL, bilirkişi ücreti 6.000,00 TL, ATK rapor bedeli 4.550,00 TL, posta gideri 772,5‬0 TL olmak üzere toplam 11.502,4‬0 TL yargılama giderinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7/a-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden, maddi tazminat davası bakımından karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ‭105.630,25‬-TL ücreti vekaletin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7/b-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden, manevi tazminat istemli dava bakımından kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 94.000,00-TL ücreti vekaletin davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 10-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.30/04/2025 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır ***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

Atıf: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/567, K. 2025/275, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-567-e-2025-275-k-db4b0c768b99