İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/807 E. 2025/206 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/807
- Karar No
- 2025/206
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/807 KARAR NO : 2025/206 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 22/03/2018 KARAR TARİHİ : 24/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.05.2017 tarihinde, müvekkili şirkete Maksimim Kasko Poliçesi ile dava dışı ...Şti adına sigortalı ... plakalı araç ile davalı ...'nin maliki olduğu ve diğer davalı sigorta şirketine sigartal... plakalı kamyonun ... şantiyesi içerisinde döküm alanında seyir halindeyken çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, olay tutanağına göre müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurunun bulunmadığı ve kazaya karışan davalı kamyonun sebebiyet verdiği ve %100 kusurlu olduğunun belirtildiğini, oluşan hasar sonucunda müvekkili tarafından hasar dosyası açılıp, ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, ekspertiz raporu ve olay tutanağı doğrultusunda hasar miktarı olan 50.000.-TL'nin müvekkili tarafından dava dışı sigortalı araçta onarımı gerçekleştiren teknik servisin hesabına geçildiğini, sigortalı aracın meydana getirdiği zarardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, davalı ...işletmesine ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla başvuruda bulunduğunu ve iş bu talebin reddedildiğini, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, rücuen tazminata konu 50.000.-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA VE KARŞI TALEPLER: Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan iş makinasının poliçe kapsamında davalı ...işletmesi adına maddi zararlar için 300.000.-TL'sine kadar artan (ihtiyati mali mesuliyet) azami sorumluluk hadleri ile müvekkili şirkete sigorta ettirildiğini, müvekkili şirketin poliçe kapsamındaki sorumluluğunun ancak, poliçe teminat limitini aşan kısım bakımından söz konusu olabileceğini, aşmayan kısım yönünden herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... İşletmesi vekili cevap dilekçesinde özetle; usül yönünden dava ehliyeti ve taraf ehliyeti bulunmayan müvekkili bakımından taraf teşkilinin sağlanması gerektiğini, bu kapsamda adi ortaklığı oluşturuna birkısım şirketlerin davaya dahil edilmesi gerektiği itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da; kazaya karışan aracın diğer davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğundan müvekkiline tazminat istemiyle husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kazanın meydana gelmesinde dava dışı ... çalışanı ...'in şantiye sahasında hız limitlerine uymaması neticesinde meydana geldiğini, müvekkilinin ağır kusurunun bulunduğu iddiasının hukuken kabulünün mümkün olmadığını, kazaya karışan her iki araç sürücüsüne de özel eğitimler verildiğini ve gerekli tedbilerin alındığını bu nedenle müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini, davacının ekspertiz raporuna dayanarak ve tek yanlı olarak tutulan bu rapor dayanarak alınarak ilgili poliçe kapsamında sigortalıya ödeme yapmasının kendi takdirinde olduğunu ve bu aşamada müvekkilinden herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını, olayda varsa kusur durumunun alınacak kusur ve hesap raporu sonucuna göre verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; usule yönünden davacı tarafın dava dilekçesini açıklamak ve bu hususa ilişkin beyanda bulunmak üzere verilen kesin süre içerisinde herhangi bir beyanda bulunulmadığını, esasa ilişkin olarak da; davacının tamamen kendi insiyatiyle tek taraflı alınan eksper raporu üzerine poliçe kapsamında sigortalıya ödeme yapmasının müvekkili şirket nezdinde kabul edilemeyeceğini ve talepte bulunamayacağını, DELİLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Tarafların Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca hasrettikleri delilleri toplanmıştır. Ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmıştır. BAM KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YAPILAN YARGILAMADA: Davacı yan davasını tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklığa yöneltmiştir. Hak kaybı olmaması ve yargılamanın seri seyretmesi açısından davacıya bu usulü eksikliği gidermesi için süre verilmiş ve davacı yan davalı adi ortaklığı oluşturan tüm tüzel kişilere davayı yöneltmek yerine davayı ihbar etmiştir. Davayı ihbar ile ihbar olunanlar davalı sıfatı kazanmazlar. Davacının bu durumda ya mahkememizin verdiği önele uygun doğrudan bu kişilere dava dilekçesi göndermesi ya da ek dava açıp birleştirmesi gibi iki seçeneği varken ve süre de verilmişken tamamlamaması karşısında davacı açısından oluşan kazanılmış usulü hak nedeni ile davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce verilen karar karşı davacı yanca İstinaf Kanun yoluna başvurulmuştur. BAM KALDIRMA KARARI: Mahkememizce verilen hükmü inceleyen, BAM 9.Hukuk Dairesi ...Esas, ... Karar ve 10/11/2021 tarihli ilamı ile; ".... Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin tahsili istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. 01.05.2017 tarihinde, davacı sigorta şirketine ... numaralı Maksimum Kasko Poliçesi ile dava dışı ...Limited Şirketi adına sigortalı ... plakalı araç ile davalı ...Ticari İşletmesi'nin maliki olduğu ve diğer davalı ...Sigorta A.Ş.'ye sigortalı ... no'lu kamyonun ... şantiyesi içerisinde döküm alanında seyri halindeyken çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacı tarafından hasar tutarı 50.000,00 TL'nin, 10.07.2017 tarihinde dava dışı sigortalı araçta onarımı gerçekleştiren teknik servisin hesabına geçildiği, halefiyete dayanılarak bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davalı ...Ticari İşletmesi'nin tüzel kişiliği bulunmadığından Mahkemece 11/12/2018 tarihli celsede " adi ortaklığı oluşturulan tüm tüzel kişilere davayı yöneltim dilekçe tebliğ ettirmek üzere davacı vekiline 2 hafta süre verilmesine, aksi taktirde taraf teşkili sağlamaktan imtina etmiş sayılacaklarının ve davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına(ihtarat yapıldı)" şeklinde ara karar oluşturulduğu, davacı vekilince verilen iki haftalık süreden sonra, 21/05/2019 tarihli duruşmadan önce 09/01/2019 tarihinde ilgili ara karar ilgi tutularak dilekçe verildiği, başlık kısmında adi ortaklık şirketlerinin ihbar olunan olarak gösterildiği görülmekle birlikte dilekçenin konu kısmında" 11.12.2018 tarihli celsenin 1 no’lu ara kararı gereği işbu dilekçemizde belirttiğimiz ihbar olunanların, huzurdaki davaya dahil edilmesi talebimizden ibarettir." açıklaması da yapıldığı ayrıca dilekçe içeriğinde. "Davalının adi ortaklık olması sebebiyle, davalı adi ortaklığı oluşturan tüzel kişiler olan ... A.Ş., ...A.Ş., ...A.Ş., ...A.Ş.,...A.Ş.' nin işbu huzurdaki davaya dahil edilmesi gerekmekle, taraf sıfatına haiz, davalı adi ortaklığı oluşturan tüzel kişilere işbu huzurdaki davanın ihbarını ve ihbar olunan tüzel kişilerin davaya dahil edilmesini talep etmekteyiz." denilmiş olmakla ifade karışıklığı yapıldığı anlaşılmaktadır. Talep sonucunun açık olmaması durumunda, HMK’nın 31. maddesine göre mahkemece, davacıya talep sonucunun açıklattırılması gerekir. Bu hükümde, “hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişki gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir” denilmekte ise de bunu sadece hakime tanınan bir yetki şeklinde değil, aynı zamanda hakime verilen bir ödev olarak anlamak gerekir. Bu durumda, Mahkemenin HMK'nın 31.maddesi gereğince davayı aydınlatma görevi kapsamında davacı vekiline e dava dilekçesindeki karışık ifadeyi açıklaması için mehil vermek ve beyanına göre de dahili davalı talebi varsa bu prosedürü işletmek, sadece ihbar talebi varsa zaten ihbar dilekçesi gönderildiğinden, diğer davalı yönünden işin esasına girerek yargılama yapıp karar vermek gerekirken bir sonraki duruşma günü, davada taraf olma durumu tartışmalı olmayan davalı ... A.Ş.'yi de kapsayacak şekilde davanın tümüyle açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA," denilmek suretiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. BAM KALDIRMA KARARI SONRASI YAPILAN YARGILAMADA: Bam kaldırma kararına müteakiben davanın yeniden görülmek üzere dosyanın mahkememize geldiği, sıradaki esasına kaydının yapıldığı, tensip zaptının düzenlendiği ve taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği görülmüştür. Mahkememizce, dava konusu meydana gelen trafik kazası sonucunda tarafların kusur oranlarının oranlı olarak belirlenerek davcı yanın davalılardan rücuen tazminat talep edip edemeyeceğine ilişkin konuda uzman bilirkişiler eliyle inceleme yaptırılarak rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanarak mahkememize sunulan 06/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; kusur yönünden dosya ve ekleri yeniden incelenmiş, 08.04.2023 tarihli kök raporumuzdaki aynı görüş ve kanaate varılmıştır. İtirazın hasar yönünden inceleme ve değerlendirilmesi; 08.04.2023 tarihli kök raporda,...plaka sayılı, ... marka, ... tipinde, 2015 model damperli kamyonun kabin gövdesi, ön göğüs taşıyıcısı, klima, hava filtresi, su radyatörü, radyatör, enine taşıyıcı, ön makas taşıyıcı, kondanser başta olmak üzere montaj elemanlarıyla birlikte toplam 69 kalem yedek parçada hasar meydana geldiği, yedek parça kod numarasına göre yapılan araştırmada Ekspertiz Raporunda orijinal ve eşdeğer yedek parça bedelleri üzerinden belirlenen KDV Dahil 50.000,00 TL onarım bedelinin uygun bedel olduğu yönünden kanaat bildirilmiş olup, hasar bedeli yönünden yapılan değerlendirmede bir değişiklik olmamıştır. 08.04.2023 tarihli kök raporda yapılan kusur değerlendirmesinde değişiklik olmaması sebebiyle; Kusur oranları dikkate alındığında, davacı sigorta şirketinin talep edebileceği hasar bedelinin 37.500,00 TL olacağı yönündeki görüş ve kanaatte bir değişiklik olmamıştır şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Sonuç olarak, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna ve kazaya ilişkin tüm tutanak ve dosyada yer alan delillere göre; kaza yerinin karayolu olmadığı,...şantiyesinde, ismi belirtilmeyen anayol- tali yol kavşağı olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle kazada 2918 Sayılı KTK’nın uygulanamayacağı, olayın genel hükümlere göre incelenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Buna göre; kazanın karayolu dışındaki özel mülkiyet alanı olan ...Sahası içinde meydana geldiği; 34 001415805 plakalı (tutanağa göre ... numaralı) kamyon/iş makinesinin kimliği tespit edilmeyen sürücüsünün kazada tehlike yaratan ilk kusurlu davranışta bulunan olup, şantiye sahası içinde ismi belirtilmeyen yolda ve diğer araca göre tali yoldan gelmesine rağmen kontrolsüzce seyrettiği, kavşak yaklaşımında yavaşlaması, yolu kontrol etmesi, anayoldan gelen diğer aracın geçişinden sonra geçiş yapması gerektiği halde, etkin tedbir almadığı ve aracının belirtilmeyen kısımları ile aynı kavşağa anayoldan gelen kamyonun belirtilmeyen yan kısımlarına çarptığı, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği ve “%75 Oranında Asli Kusurlu” olduğu, aynı şantiye sahasında çalışan ve anayoldan geldiği belirtilen... plakalı kamyon sürücüsü dava dışı ...’ in ise kavşak yaklaşımında seyrederken etkin tedbir almadığı, kavşak yaklaşımında yavaşlaması, yolu kontrol etmesi, diğer sürücüyü ses ve ışıkla uyarma, uygun manevra yapma ya da durması halinde kazanın önlenebilir ya da daha hafif atlatılabilir olduğu, bu şartlar ile seyrederken etkin tedbir almadığı, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği ve “%25 oranında Tali Kusurlu” olduğuna ilişkin bilirkişi tespitlerinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Hasarın değerine ilişkin olarak alınan bilirkişi raporu ile değişen parçaların kaza ile uyumlu olduğu, aracın marka firmasında yapılan sorgulamalara göre tamir ücretlerinin kaza tarihine uygun olduğu dava konusu aracın değer kaybının toplam 50.000,00TL olduğunun kabulü ile tarafların kazada kusur oranlarına göre davacı sigortanın talep edebileceği rücu miktarının 37.500,00TL olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu kazanın karayolunda meydana gelmediği anlaşılmakla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 2 ve 3. maddeleri ile ZMMS Genel Şartlar A.1. maddesi uyarınca oluşan hasarın zorunlu mali mesuliyet sigortasının kapsamına girmediği görülmüştür. Bu halde; oluşan hasar nedeniyle araçların kasko sigortaları üzerinden hasarın karşılanmasında bir engel bulunmadığı anlaşılmakla; kaza nedeniyle ... plakalı iş makinesinin kimliği tespit edilemeyen sürücüsünün %75 oranında kusuruna göre davalı ... Sigorta ve davalı şirketlerin adi ortaklıktan kaynaklı işleten sıfatında bulunmaları nedeniyle oluşan hasarın 37.500,00TL'lik kısmından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmakla, davacının ödeme nedeniyle sigorta şirketini daha önce temerrüde düşürdüğüne dair dosyaya yansıyan bir delil ve beyan bulunmadığından davalı ... Sigorta yönünden dava tarihinden ve davalı şirketler yönünden ödeme tarihi olan 10/07/2017 tarihinden itibaren davacının talebi gereği yasal faize hükmedilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davalı adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından kendileri yönünden davanın tefrikine ilişkin talebinin, hakkında hüküm kurulmasının yargılama sonucunda değerlendirilebileceğinden reddine karar verilmiştir. Buna göre adi ortaklığın, TBK'nın 620 vd. maddeleri uyarınca, ortakların tüzel kişiliğinden bağımsız ve ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunmadığı, bu halde dava ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla adi ortaklığa karşı açılan davanın HMK'nın 114/1-d maddesi gereği dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 10.10.2018 tarih ve E. ..., K. ... sayılı ilamı) HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; 37.500,00TL değer kaybı tazminatının davalılar ... A.Ş, ... A.Ş., ... A.Ş, ...A.Ş., ve ... A.Ş yönünden ödeme tarihi olan 10/07/2017 tarihinden ve davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 22/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davalı ... İşletmesi'ne karşı açılan davanın HMK'nın 114/1-d maddesi gereği dava şartı yokluğundan reddine, 3-Alınması gereken 2.561,62 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 853,88 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 1.707,74 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye GELİR KAYDINA, (Davalı ...Ticari İşletmesi hariç tutulmak üzere) -Davacı tarafından ilk dava açılırken yatırılan 853,88 TL harç parasının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı ...İşletmesi hariç tutulmak üzere) 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden başvuru harcı 35,90 TL, posta gideri ve bilirkişi ücreti gideri 4.697,95 TL olmak üzere toplam; 4.733,85TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranı dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre 3.550,38TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya VERİLMESİNE, (Davalı...Ticari İşletmesi hariç tutulmak üzere) 5-Davalı ... İşletmesi tarafından yapılan 150,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya VERİLMESİNE, 6-Davacı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya VERİLMESİNE, (Davalı ... İşletmesi hariç tutulmak üzere) 7-Davalı ... İşletmesi davada kendini vekille temsil ettirmiş olmakla; dava tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp, davalıya VERİLMESİNE, 8-Davalılar ....Ş,...A.Ş., .. A.Ş, ...A.Ş. ...A.Ş ve ... A.Ş davada kendilerini vekille temsil ettirmiş olmakla; reddedilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesine göre hesaplanan 12.500,00 TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınıp, bu davalılara müştereken ve müteselsilen VERİLMESİNE, 9-6100 sayılı Kanunun HMK 333. maddesi gereğince; varsa taraflarca yatırılan gider avansı ile varsa delil avasının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 10-HMK Yönetmeliğinin 58/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı, davacının yokluğunda, HMK'nın 341/1 vd. maddeleri ile, 07/11/2024 tarihli 7531 Sayılı Kanunun 22. maddesi ile eklenen 6100 Sayılı Kanunun Ek-1/3. maddesi uyarınca; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize ya da Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 24.03.2025 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır