İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/563 E. 2025/201 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/563
- Karar No
- 2025/201
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/563 KARAR NO : 2025/201 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/10/2020 KARAR TARİHİ : 24/03/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Menfi Tespit davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhinde 59.005,00 TL alacak iddiası ile ... 3.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü yolla takip yaptığını, takibin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı müvekkili ile davalı alacaklı arasındaki hukuki ilişkin gayrimenkul satış sözleşmesine dayandığını, davacı müvekkilinin davalıya ... Ltd.Şti.ne ait ... 8442 Adada kain 59 bağımsız bölü no'lu daireyi 360.000,00 TL bedelle satın aldığını, söz konusu satışla ilgili olarak taraflar arasında "Gayrimenkul Satış Protokolü" imzalandığını, müvekkilin söz konusu sözleşme gereğince üzerine düşün yükümlülüklerine yerine getirdiğini, sözleşme kapsamında müvekkilinin davalıya 29/03/2019 tarihinde ... Bankası aracılığıyla 215.000,00 TL, 29/03/2019 tarihinde makbuz karşılığı elden 80.000,00 TL, 15/04/2019 tarihinde makbuz karşılığı elden 35.000,00 TL, 30/07/2019 tarihinde 95.000,00 TL nakit ve 85.000,00 TL çek olmak üzere 180.000,00 TL, 30/07/2019 tarihinde ... aracılığıyla 10.000,00 TL, 06/08/2019 tarihinde ... aracılığıyla 5.000,00 TL ve 10/01/2020 tarihinde 30.000,00 TL ödediğini, müvekkilinin borcunu tamamen ifa etmiş olmasına rağmen, davalının hukuka aykırı olarak müvekkili aleyhinde kambiyo senetlerine özgü yolla takip yaptığını, davalı taraf ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, buna ilişkin tutanak aslını sunduklarını, müvekkili aleyhinde haksız olarak yapılan takip üzerine müvekkilinin maaşı üzerine haciz konularak dosyaya kesintiler yapıldığını, dosya borcunun da yapılan kesintilerle fazlası ile ödendiğini, müvekkilinin maaşından yapılan kesintilerin devam etmesi ve hacizli taşınmazın satışı yoluna gidilmiş olması nedeniyle, işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını belirterek, açıklanan nedenlerle ; davanın kabulüne, alacaklıya fazladan ödenen paranın müvekkiline iadesine karar verilerek davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan protokolün görünürdeki satış bedelinin 360.000,00 TL olup, buna göre 80.000,00 TL'sinin nakit olarak ödeneceğini, kalan kısmının ilk taksit olarak 30.000,00 TL'lik kısmı için 10/04/2019 vade tarihli bono düzenlendiğini, sonraki 250.000,00 TL'si için 30/09/2019 tarihinde bono düzenlendiğini ve tapu harçlarının davacı ... tarafından ödenmesinin de kararlaştırıldığının görüleceğini, davacı ...'nın 29/03/2019 tarihli 215.000,00 TL ödediğini iddia ettiği miktarla ilgili bir evrak bulunmadığını, peşinat ödemesi olan 80.000,00 TL'nin makbuz karşılığı davacıdan tahsil edildiğini, davacının 15/04/2019 tarihinde makbuz karşılığı davacıya 35.000,00 TL ödeme yaptığını, 30/07/2019 tarihide davalının 85.000,00 TL nakit, her birisi 47.500,00 TL'den (2) adet ileri tarihli toplamı 95.000,00 TL çek verildiğini, bu tarihte davacının davalı müvekkiline toplam 180.000,00 TL ödemede bulunmuş sayıldığını, davacının iddia ettiği 30/07/2019 tarihli 10.000,00 TL'lik ödemenin müvekkili şirket ile bir ilgisinin bulunmadığını, yine 06/08/2019 tarihli 5.000,00 TL'lik ödeme ile de ilgili olarak müvekkilinin bir ilgisinin olmadığını, her iki ödemenin müvekkili şirkete yapılmadığını, 10/01/2020 tarihinde yapılan 30.000,00 TL'lik ödeme takip tarihi olan 19/12/2019 tarihinden sonraki bir ödeme olup, icra dosyasına bununla ilgili olarak harici tahsilat bildiriminde bulunularak harcını ödediklerini, bu ödemenin eldeki davanın konusuna girmeyeceğini, davalının dava dilekçesinde toplam olarak davalı müvekkiline 555.000,00 TL'yi daire satışı ile ilgili olarak iddiasının doğru olmadığını, takibe kadar toplam ödenen miktarın 300.000,00 TL olup, takip tarihi itibariyle davacı borçlunun 60.000,00 TL borcunun kalmış olduğunu, ancak sözleşmede gösterilen 360.000,00 TL satış bedelinin gerçek satış bedeli olmadığını, davalı tarafından davacıya satılan dairenin satış bedelinin 485.000,00 TL olduğunu, tapu harçlarının ödenmesinin davacı borçluya ait olması ve müvekkilinin da davacının daha yüksek harç ödememesi için, satışı yapılan dairenin satış bedelinin 360.000,00 TL olarak gösterildiğini; davacı ...'nın kredi kullanarak kullanmış olduğu 215.000,00 TL krediyi 29/03/2019 tarihinde davalı şirket yetkilisi ...'a elden teslim etmiş ise de, bu paranın 80.000,00 TL'sini davacının şirkete olan peşinat borcu için 80.000,00 TL'sini resmi şekilde şirket hesabına aktardığını ve geri kalan 135.000,00 TL'nin gayriresmi olarak aldığını ve bu paranın 15.000,00 TL'sini tapu harçlarını ödemesi için ...'ya elden vermiş olduğunu, buna göre, davacının davalıya ilk aşamada 200.000,00 TL ödediğini ancak bunun 80.000,00 TL'sinin peşinat ödemesi olarak şirket hesabına yatırıldığını, daire için çek ile yapılan 180.000,00 TL'den başka satışı yapılan daire ile ilgili davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, daire satışı ile ilgili olarak davacı tarafından davalı şirkete toplam olarak 425.000,00 TL ödendiğini, taraflar arasındaki işlemin hukuki karşılığı "bedelde muvazaa" olsa da, işlemi geçersiz kılmamaktadır. Satış, gerçek bir satış olup, kendi kusuru ile menfaat elde eden davacının bu iddiasını hukuk düzeninin korumasının düşünülemeyeceğini, davacı tarafın bu borcu kabul ettiğine ilişkin ikrar niteliğindeki mesajları bulunduğunu iddia ederek dilekçesine alıntı yapmış olduğunun görüldüğü, davacının bu mesajlarında müvekkiline 425.000,00 TL ödediğini kabul ve ikrar ederek borcunun 60.000,00 TL'sinin kaldığını kabul ettiğini, mesajların bilgisayar çıktılarını dosyaya sunduklarını iddia ederek davanın reddi ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, beyan dilekçeleri, yazı cevabı içerikleri, ... 3. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosya aslı, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır. Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir. Dosyamız mündericatında yer alan ... 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davalı-alacaklı tarafça davacı-borçlu hakkında, 30/09/2019 vadeli, 59.005,00 TL bedelli bono dayanak gösterilmek suretiyle 10 örnek ilamsız icra takibi yapıldığı, anlaşılmıştır. Dava, davacının, ... 3. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasında takip dayanağı yapılan bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile fazla ödendiği iddia olunan bedelin istirdatı istemlerine ilişkindir. Bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine katılmış, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmış ve mahkememizin 18/12/2023 tarihli celsesinin 2. nolu ara kararı ile; "Davacı tarafından maaş haczi ve haricen tahsil yolu ile yapılan ödemeler ile davalının borç ikrarı savunmaları yönünden hukuki niteleme mahkememize ait olmak üzere istirdat talebine ilişkin bedel, faiz ve icra dosya borcuna yönelik ödeme tarihlerinde oluşacak hesap durumlaraı da değerlendirilmek ve ayrıntılı hesap yapılmak üzere dosyanın icra hesabı konusunda uzman bilirkişiye tevdi " şeklinde ara karar kurularak, bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve bilirkişi Emekli İcra İflas Müdürü ... tarafından 08/01/2024 tarihli kök rapor tanzim edilerek mahkememize ibraz edilmiş olup, raporunun incelenmesinde özetle; "Tarafların sundukları delillerin takdiri ve hukuki değerlendirmesi Sayın mahkemenize ait olmak üzere; takip konusu yapılan asıl alacak ve işlemiş faizi toplamı olan 61.526,86 TL esas alınmak ve TBK'nun 100.maddesi dikkate alınmak suretiyle yapılan hesaplama sonucunda takip tarihinden sonra borçludan tahsil edilen 30.000,00 TL ile borçlunun almakta olduğu maaşının haczi suretiyle dosyaya 20/02/2020 ila 02/10/2020 tarihi arasındaki süre içerisinde tahsil edilen paraların mahsubu suretiyle yapılan hesaplama sonucunda işbu davanın açıldığı 13/10/2020 tarihi itibariyle davacı borçlunun takibin yapıldığı ... 3.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına asıl alacaktan 34.313,67 TL, fer'i alacaklardan ise 142,19 TL olmak üzere 34.455,86 TL miktarında bakiye borcunun kalmış olduğunun anlaşıldığına, İşbu davanın açıldığı 13/10/2020 tarihinden sonra 21/06/2021 tarihine kadar olan süre içerisinde borçlunun maaşının haczi suretiyle dosyaya tahsil edilen 16.050,00 TL ile 14/07/2021 tarihinde borçlu tarafından dosyaya yatırılan 20.221,64 TL'nin icra müdürlüğünce yapılacak hesaplamalar sırasında dikkate alınması gerekeceği ..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. İş bu kerre, davalı vekili tarafından sunulan yazışmalar ve beyanlar gereği, haricen ödenen 30.000-TL'nin asıl alacaktan düşülmesi ihtimaline ve ayrıca; davalı tarafın davacı tarafından ikrar edildiği iddia edilen 15.000-TL'nin kök bilirkişi raporunda yapılan hesaba göre ve asıl alacakları düşülecek hesaba göre alternatifli olarak mahsubu halinde oluşacak duruşma göre değerlendirme ve hesaplama yapılmak üzere bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından 25/05/2024 tarihli 1.ek rapor tanzim edilerek mahkememize ibraz edilmiş olup, raporunun incelenmesinde özetle; " 1) Takip konusu asıl alacağın 44.005,00 TL ve bu alacağın takip tarihi itibariyle işlemiş faizi 1.880,86 TL olmak üzere toplam 45.885,86 TL üzerinden takip yapılması gerekeceğine, 2) Kök raporda borçlunun maaşı/ücretlerinden kesilerek dosyaya tahsil edilip alacaklıya ödenen paralar hariç ayrıca dava tarihinden önce haricen ödenen 10/01/2020 tarihli 30.000,00 TL'lik ödemeden başka Sayın mahkemenizce davalının davacı tarafından ikrar edildiği iddia edilen 15.000,00 TL'nin de takip konusu yapılabilecek borçtan mahsubu ve TBK'nun 100.maddesi de dikkate alınmak suretiyle işbu davanın açıldığı 13/10/2020 tarihi itibariyle alternatif olarak yapılan hesaplama sonucunda davacı borçlunun davalı alacaklıya asıl alacaktan 13.862,78 TL, fer'i alacaklardan 57,44 TL olmak üzere toplam 13.920,22 TL bakiye borcunun kalmış olacağına, 3- İşbu davanın açıldığı 13/10/2020 tarihinden sonra 21/06/2021 tarihine kadar olan süre içerisinde borçlunun maaşının haczi suretiyle dosyaya tahsil edilen 16.050,00 TL ile 14/07/2021 tarihinde borçlu tarafından dosyaya yatırılan 20.221,64 TL'nin (ve varsa daha sonraki kesintilerin de) yapılacak hesaplamalar sırasında icra müdürlüğünce dikkate alınması gerekeceği ..." şeklinde tespitler yapılmıştır. Mahkememizce 06/05/2024 tarihli ara kararda alternatifli olarak haricen ödenen 30.000 TL ve ikrar edildiği iddia edilen 15.000 olmak üzere 45.000 TL'lik kısım üzerinden hesaplama yapılmasının talep edildiği ancak bilirkişi tarafından tapu senedine ilişkin toplam ödenen 15.000 TL'nin ödeme tarihlerine göre düşüldüğü, bu itibar ile ek raporda yer alan hesaplama ile mahkememizce talep edilen hesapların birbirinden farklı olduğu, tarafların iddialarına göre hesaplanması gereken bu alternatifin hesaplanması amacıyla dosya ek rapor düzenlenmek üzere bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan 27/11/2024 tarihli bilirkişi 2.ek raporunda özetle; 1- Takip öncesi döneme ait herhangi bir faiz hesabı yapılmaksızın 45.000,00 TL asıl alacak üzerinden davacı borçlunun almakta olduğu maaş ve ücretinin haczi suretiyle 20/02/2020-02/10/2020 tarihleri arasında dosyaya tahsil edilen tahsilat paraları ile 10/01/2020 tarihinde davacı borçlu tarafından davalı alacaklı tarafa haricen ödendiği anlaşılan 30.000,00 TL miktarındaki harici ödemenin TBK'nun 100.maddesi gereğince, kısmi ödemelerin öncelikle işlemiş faiz, masraf, Yargıtay içtihatlarına göre masraflardan sayılan icra vekalet ücreti ile İİK'nun 15/1.maddesi gereğince yükümlüsü borçlu olan icra tahsil (ve vazgeçme) harcını mahsup edilmek suretiyle işbu davanın açıldığı 13/10/2020 tarihi itibariyle yapılan BİRİNCİ ALTERNATİF HESAPLAMA sonucunda davacı borçlunun icra takibinin yapıldığı ... 3.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına 12.717,45 TL bakiye borcunun kalmış olacağına, 2- Takibin dayanağı bono bedelinin 45.000,00 TL'lik kısmına bononun vade tarihi ile takip tarihi arasında geçen süreye ait avans faiz oranları üzerinden temerrüt faizi işletilmek ve davacı borçlunun maaşı ve ücretinin haczi suretiyle 20/02/2020-02/10/2020 tarihleri arasında dosyaya tahsil edilen tahsilat paraları ile 10/01/2020 tarihinde davacı borçlu tarafından davalı alacaklı tarafa haricen ödendiği anlaşılan 30.000,00 TL miktarındaki harici ödemenin TBK'nun 100.maddesi dikkate alınarak kısmi ödemelerin öncelikle işlemiş faiz, masraf, Yargıtay içtihatlarına göre masraflardan sayılan icra vekalet ücreti ile İİK'nun 15/1.maddesi gereğince yükümlüsü borçlu olan icra tahsil harcına mahsup edilmek suretiyle işbu davanın açıldığı 13/10/2020 tarihi itibariyle yapılan İKİNCİ ALTERNATİF HESAPLAMA sonucunda davacı borçlunun icra takibinin yapıldığı ... 3.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına 15.229,24 TL bakiye borcunun kalmış olacağına, 3- İşbu davanın açıldığı 13/10/2020 tarihinden sonra 21/06/2021 tarihine kadar olan süre içerisinde borçlunun maaşı veya ücretinin haczi suretiyle dosyaya tahsil edilen 16.050,00 TL miktarındaki tahsilat paraları ile 14/07/2021 tarihinde borçlu tarafından dosyaya yatırılan 20.221,64 TL'nin (ve varsa bu tarihten sonra dosyaya tahsil edilen paraların) hesaplamalar sırasında icra müdürlüğünce dikkate alınarak borçlunun borcundan mahsup edilmesinin gerekeceği şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce, her ne kadar bilirkişi raporunda dava tarihi itibari ile seçenekli hesaplama yapılmış ve davadan sonra yapılan ödemelerin icra dairesince dikkate alınacağı belirtilmiş ise de icra dosyasının incelenmesinde mahkememizce verilen tedbir kararı uygulanmaksızın dosyaya 14/07/2021 tarihinde yatan paraların reddiyatının yapıldığı, bu halde dosyanın infaz olduğu anlaşılmakla bilirkişiden 27/11/2024 tarihli ek raporda belirtilen alternatif seçeneklere göre infaz tarihleri uyarınca davacı tarafından fazla ödenen miktarın olup olmadığı ve istirdada konu tam miktarın belirtilmesi yönünde yeniden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan 27/12/2024 tarihli bilirkişi 3.ek raporunda özetle; 1- Takip öncesi döneme ait herhangi bir faiz hesabı yapılmaksızın 45.000,00 TL asıl alacak üzerinden yapılan hesaplama (bu miktar alacak, takiple kesinleşen alacak olarak kabul edilmiştir) sonucunda işlemiş faiz, icra masrafları, icra tahsil harcı ile icra vekalet ücreti dahil borçlunun ödemesi gereken toplam borçtan 10/01/2020 tarihinde yapılan harici ödeme dahil 14/07/2021 tarihi itibariyle tahsil edildiği anlaşılan toplam 79.398,67 TL'nin mahsubu suretiyle BİRİNCİ ALTERNATİF HESAPLAMAYA göre, davalı alacaklıdan istirdadı gereken 22.902,63 TL'den fazla kesilerek ilgili vergi dairesi ile Adalet Bakanlığı İş Yurtları Kurumu hesabına yatırıldığı anlaşılan 451,12 TL tahsil harcı ile 369,54 TL cezaevi harcı bedeli olmak üzere toplam 820,66 TL'nin mahsubu ile (ilgili vergi dairesi ve İş Yurtları Kurumu'ndan istirdat edilecek harç bedellerinin de davacı borçluya ayrıca ödenerek) davalı alacaklıdan istirdadı gerekecek bakiye paranın (22.902,63 TL (-) 820,66 TL=) 22.081,97 TL olarak hesaplanmış olduğuna, 2- Takip öncesi döneme ait 1.923,29 TL işlemiş faiz hesabı ile birlikte takiple kesinleşen alacak miktarının 46.923,29 TL esas alınarak bu borca işlemiş faiz, icra masrafları, icra tahsil harcı ile icra vekalet ücreti dahil borçlunun ödemesi gereken toplam borçtan 10/01/2020 tarihinde yapılan harici ödeme dahil 14/07/2021 tarihi itibariyle tahsil edildiği anlaşılan toplam 79.398,67 TL'yi mahsup etmek suretiyle İKİNCİ ALTERNATİF HESAPLAMAYA göre, davalı alacaklıdan istirdadı gereken 20.111,50 TL'den fazla kesilerek ilgili vergi dairesi ile Adalet Bakanlığı İş Yurtları Kurumu hesabına yatırıldığı anlaşılan 363,62 TL tahsil harcı ile 331,07 TL cezaevi harcı bedeli olmak üzere toplam 694,69 TL'nin mahsubu ile (ilgili vergi dairesi ve İş Yurtları Kurumu'ndan istirdat edilecek harç bedellerinin de davacı borçluya ayrıca ödenerek) davalı alacaklıdan istirdadı gerekecek bakiye paranın (20.111,50 TL (-) 694,69 TL= 19.416,81 TL olarak hesaplanmış olduğu şeklinde görüş bildirilmiştir. Dava konusu takip dosyasındaki gayrimenkul satışına ilişkin masrafların değerlendirilmesi bakımından bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan 21/02/2025 tarihli bilirkişi 4.ek raporunda özetle; 1- Takip öncesi döneme ait herhangi bir faiz hesabı yapılmaksızın 45.000,00 TL asıl alacak üzerinden yapılan hesaplama (bu miktar alacak, takiple kesinleşen alacak olarak kabul edilmiştir) sonucunda işlemiş faiz, icra masrafları, icra tahsil harcı ile icra vekalet ücreti dahil borçlunun ödemesi gereken toplam borçtan 10/01/2020 tarihinde yapılan harici ödeme dahil 14/07/2021 tarihi itibariyle tahsil edildiği anlaşılan toplam 79.398,67 TL'nin mahsubu suretiyle BİRİNCİ ALTERNATİF HESAPLAMAYA göre, davalı alacaklıdan istirdadı gereken 21.592,58 TL'den fazla kesilerek ilgili vergi dairesi ile Adalet Bakanlığı İş Yurtları Kurumu hesabına yatırıldığı anlaşılan 451,12 TL tahsil harcı ile 369,54 TL cezaevi harcı bedeli olmak üzere toplam 820,66 TL'nin mahsubu ile (ilgili vergi dairesi ve İş Yurtları Kurumu'ndan istirdat edilecek harç bedellerinin de davacı borçluya ayrıca ödenmesi halinde) davalı alacaklıdan istirdadı gerekecek bakiye paranın (21.592,58 TL (-) 820,66 TL=) 20.771,92 TL olarak hesaplanmış olduğuna, 2- Takip öncesi döneme ait 1.923,29 TL işlemiş faiz hesabı ile birlikte takiple kesinleşen alacak miktarının 46.923,29 TL esas alınarak bu borca işlemiş faiz, icra masrafları, icra tahsil harcı ile icra vekalet ücreti dahil borçlunun ödemesi gereken toplam borçtan 10/01/2020 tarihinde yapılan harici ödeme dahil 14/07/2021 tarihi itibariyle tahsil edildiği anlaşılan toplam 79.398,67 TL'yi mahsup etmek suretiyle İKİNCİ ALTERNATİF HESAPLAMAYA göre, davalı alacaklıdan istirdadı gereken 18.783,73 TL'den fazla kesilerek ilgili vergi dairesi ile Adalet Bakanlığı İş Yurtları Kurumu hesabına yatırıldığı anlaşılan 363,62 TL tahsil harcı ile 331,07 TL cezaevi harcı bedeli olmak üzere toplam 694,69 TL'nin mahsubu ile (ilgili vergi dairesi ve İş Yurtları Kurumu'ndan istirdat edilecek harç bedellerinin de davacı borçluya ayrıca ödenmesi halinde) davalı alacaklıdan istirdadı gerekecek bakiye paranın (18.783,73 L (-) 694,69 TL= 18.089,04 TL olarak hesaplanmış olduğuna,3- Davalı alacaklının esas takibin yapıldığı ,,, 3.İcra Müdürlüğünün ,,, Esas sayılı dosyası ile hacizli taşınmazın satış işlemlerinin yürütüldüğü ,,, 10.İcra Müdürlüğünün ,,,Talimat sayılı dosyasına yatırmış olduğu gider avanslarından 1.449,70 TL'lik kısmının sarfedilip, gider avansı olarak yatırılan paranın geri kalan kısmının halen icra kasasında bulunduğunun anlaşıldığına; Sayın mahkemenizce davanın kısmen veya tamamen kabulüne karar verilip da davalı alacaklıdan fazla paranın istirdadına karar verildiği takdirde, istirdat edilecek paradan davalı alacaklıya iade edilmemiş olan avans artıklarının davalı alacaklının iade edeceği paralardan mahsup edilip edilmeyeceğine icra müdürlüğünün yetkili olduğu şeklinde görüş bildirilmiştir. Bilirkişiden alınan kök ve ek raporların denetlenmesinde de, raporların hukuki yorum ve nitelendirmeleri mahkememize ait olmak üzere, yapılan mali tespit ile değerlendirme ve hesaplamalar bakımından, ayrıntılı, gerekçeli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, hukuki yönleri ayrık olmak üzere, mali tespit ile değerlendirme ve hesaplamalar bakımından hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Sonuç olarak, toplanan deliller, alınan bilirkişi heyeti raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı aleyhine ,,, 3. İcra Müdürlüğünün ,,, sayılı dosyasından 28/03/2019 düzenleme ve 30/09/2019 vade tarihli 59.005,00TL bedelli bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, borçlu davacıya 06/01/2020 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı vekilince 06/05/2020 tarihinde borçlunun 10/01/2020 tarihinde 30.000,00TL ödeme yapması nedeniyle haricen tahsil bildiriminde bulunulduğu, ayrıca 20/02/2020 tarihinden dava tarihinden sonra olan 21/06/2021 tarihine kadar dosyadan maaş haczi yapıldığı, davacı borçlunun son olarak 12/07/2021 tarihli dosya hesabı raporuna göre 14/07/2021 tarihinde 20.221,64TL borç ödemesi yaptığı, davacı vekilinin 03/08/2021 tarihinde davasının tümünün istirdat davasına dönüştüğünü bildirdiği görülmüştür. Davaya sebep olan taşınmazın satış sözleşmesinde bedelinin KDV dahil 360.000,00TL olduğunun kararlaştırıldığı görülmüştür. Cevap dilekçesinin incelenmesinde; ,,,'ın davalı şirket yetkilisi olduğu ve taşınmaz bedelinin ödenmesi amacıyla elden davacı tarafından ödemeler aldığının kabul edildiği görülmüştür. Cevap dilekçesinde ve devir sözleşmesinde tapu harç ve masraflarının alıcı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalının ilk ödeme olan 215.000TL'nin 15.000TL'sini davacıya bu nedenle iade ettiğini beyan ettiği, yine cevap dilekçesi ve dosyaya eklenen makbuzlardan davacının 15/04/2019 tarihinde 35.000TL nakit, 30/07/2019 tarihli makbuz ile 85.000TL nakit ve 95.000TL karşılığı çek ile 180.000TL daha ödeme yaptığının kabul edildiği görülmüştür. Davalı tarafından, taraflar arasında anlaşılan satış bedelinin sözleşmede imza altına alınan ve resmi tapu senedinde aynı şekilde belirtilen miktardan farklı olarak 485.000,00TL olduğuna yönelik iddiasının yazılı delille ispatı gerekmektedir. Dosyada bedelin taraflar arasında bu miktar olarak kararlaştırıldığına ilişkin somut ve yazılı delil bulunmamaktadır. Ancak, cevap dilekçesine ekli yazışmalarda davacının 16/05/2020 ve 20/05/2020 tarihlerinde yapılan tüm ödemelerden sonra bakiye borcunun 15.000TL olduğuna yönelik ikrarının bulunduğu, davacının, bu mesajların kendisine ait olmadığına yönelik savunmasının bulunmadığı, yine davacı vekilinin Mahkememize sunulan 15/01/2021 tarihli dilekçesinde mesaj içeriklerini kabul etmiş olduğu görülmekle, 20/05/2020 tarihinde davacının mesaj yolu ile sözleşmede yazılı bedeller ve davalıya yapılan toplam ödemelerin haricinde 15.000TL borcun kaldığının kabulüne ilişkin beyanları uyarınca yargılamaya devam edilmiştir. Davalı tarafça da ikrar olunduğu üzere tapu satışında bedelde muvazaa olgusunun varlığı taşınmazın satışı veya satışın iptali hususlarında etkili olup huzurdaki davanın konusu satış bedelinin miktarı ile tam olarak ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Bu halde; taşınmazın serbest piyasada taraflar arasında imzaları inkar edilmeyen 29/03/2019 tarihli "Gayrimenkul Satış Protokolü" başlıklı sözleşmede yer alan miktardan fazla olduğunun ispat yükünün davalıya geçtiği açık olmakla davacının yazılı mesajları ile icra takibinden sonra davalıya yapılan 10/01/2020 tarihli 30.000TL ödemeden hariç takipten sonraki dönemde 15.000TL borcunun kaldığı ikrarı karşısında takip konusu 59.005,00TL'lik senette yer alan asıl alacağın davacının yazılı mesajlar ile ifade ve ikrar edişine göre icra dosyasına ödenen 30.000TL ve bakiye kaldığı ikrar edilen 15.000TL olmak üzere toplam 45.000,00TL olduğunun kabulü gerekmiştir. Bunun dışında bonoda yazılı bakiye 14.005,00TL borcun bulunduğuna ilişkin ispat yükü davalıya geçmekle, davalının bu hususu ispata yarar yazılı delilinin dosyaya sunulamadığı gibi dinlenen davacı tanığının dava konusu ile ilgili bilgisinin bulunmadığı, davalının tanık dinlenmesinden Mahkeme huzurunda vazgeçtiği, davacı tarafın bu konuda muvafakatinin bulunduğu anlaşılmakla bu miktar ve işlemiş faizi yönünden davanın kabulü gerekmiştir. Takip talebinde, davalı alacaklı tarafından, yapılan ödemelerin TBK'nın 100. Maddesi gereği öncelikle faiz ve masraflardan düşülmesi talebi karşısında, davacı tarafından takipten sonra davalı vekiline yapılan 30.000TL haricen ödemenin davalı alacaklının açıkça ana paradan mahsup edilmesine muvafakati bulunmadığından faiz ve masraflardan mahsubu gerekmiş, bu ödemeden sonra davacının asıl alacak olarak 15.000TL ikrarı karşısında takipte talep edilmesi gereken miktarın toplam 45.000TL olduğu kanaatiyle bilirkişiden 27/11/2024 tarihli ek rapor alınmıştır. Raporun incelenmesinde; bonoya dayalı takip nedeniyle alacaklının asıl alacağa vade ve takip tarihi arasında geçen süreye ait avans faiz oranları eklenmek ve bu miktar üzerinden 3095 sayılı Kanuna göre işlemiş faiz ile icra giderleri eklenerek alternatifli olarak sunulan 2. seçeneğin bonodan kaynaklı takip talebine uygun olduğu anlaşılmakla, 45.000TL asıl alacağa takip tarihine kadar işlemiş 1.923,29TL işlemiş faizi ile birlikte toplam 46.923,29TL üzerinden yapılan hesaplama hükme esas alınmıştır. Sonuç olarak; 59.005,00TL ve işlemiş faizine yönelik olarak açılan icra takibinden sonra davacının 30.000TL ödeme yaptığı, 06/05/2020 tarihinde 15.000TL bakiye borca yönelik ikrarının bulunduğu anlaşılmakla davacının takipten sonra ödenen ve ikrar edilen olmak üzere toplam 45.000,00TL asıl alacak ve takip talebi uyarınca yıllık %19,50 üzerinden ve değişen oranlarda avans faizi 1.923,29TL olmak üzere toplam 46.923,29TL üzerinden borçlu olduğu, bakiye 14.005,00TL asıl alacak ve 598,57TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 14.603,57TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, davacının dava tarihine göre yapılan hesaplamalar uyarınca bakiye borcunun bulunduğu, dava tarihinde bu miktarlar üzerinden istirdadı gerektirir fazla ödemesi bulunmadığı anlaşılmıştır. Ancak; kabul edilen 14.603,57TL'ye ilişkin olarak icra dosyasına dava tarihinden sonra ödenen asıl alacak ve buna yönelik işlemiş avans faizi bedeli ile takip faiz ve masraflarının, icra veznesine yatan bedelin alacaklıya ödenmemesine yönelik Mahkememiz 22/06/2021 tarihli ihtiyati tedbir kararının icra dairesince uygulanmamış olması ve davacı maaş hesabından yapılan tahsilatlar ile 14/07/2021 tarihinde yapılan kapak hesabına göre icra dosyasının infaz edilmiş olması karşısında bilirkişiden tüm yapılan ödemelere ve işlemiş faize göre yeniden yapılan 30/12/2024 ve 21/02/2025 tarihli ek raporlar alınmış, yapılan hesaplamalar uyarınca 2. Alternatif seçenek üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilmiş, icra dairesin tarafından düzenlenen kapak hesabı uyarınca 363,62TL fazladan tahsil harcı kesintisi ile 331,07TL fazladan cezaevi harcı kesintisi yapıldığı anlaşılmakla, davalı alacaklı uhdesine geçmeyen toplam 694,69TL bu harç kesintilerinin ilgili vergi dairesi ve İş Yurtları Kurumdan davacı tarafça talep edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak; Davacı tarafından, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine göre takip konusu bono nedeniyle 45.000TL asıl alacak ve 1.923,29TL işlemiş faiz dışında kalan ve davanın kabulüne karar verilen 14.005,00TL asıl alacak ve 598,57TL işlemiş faiz nedeniyle fazladan ödenerek davalı uhdesine geçen toplam 18.089,04TL'nin davalıdan istirdadına, 694,69TL'lik kısım yönünden davalının sorumluluğu bulunmadığından bu bedelin ilgili kurumdan tahsilinin davacının takdirine bırakılmasına, davacı alacaklı tarafından masraf avansı olarak yatırılıp da icra dairesi veznesinde bulunan bakiye bedelin davacıya iadesi konusunda icra dairelerinin yetkili olduğuna, tarafların karşılıklı tazminat taleplerinin davanın kısmen kabulü ve tedbir kararının uygulanmamış olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davanın istirdat davasına dönüşmüş olması ve buna göre kurulan hüküm karşısında 18.089,04TL üzerinden harç yargılama gideri ve vekalet ücreti hesaplamasına gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; Davacının, dava konusu ,,, 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasından, 14.005,00TL asıl alacak ve 598,57TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 14.603,57TL BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİ ile, takibin 45.000,00TL asıl alacak ve takip talebi uyarınca yıllık %19,50 üzerinden ve değişen oranlarda avans faizi 1.923,29TL olmak üzere toplam 46.923,29TL üzerinden yapılan hesaplama uyarınca davacı borçlu tarafından icra dosyasına ödenen toplam 18.089,04TL'nin davalı alacaklıdan İSTİRDADINA, fazlaya ilişkin istemin reddine 2- Davacı tarafından icra dosyasına ödenip davalı alacaklı uhdesine geçmeyen 363,62TL tahsil harcı ile 331,07TL cezaevi harcı kesintisi olmak üzere toplam 694,69TL harcın ilgili kurumlardan istirdadı hususunda davacının muhtariyetine, 3-İcra veznesinde bulunan bakiye bedelin taraflardan mahsubu hususunun icra dairesince değerlendirilmesine, 4-Tarafların kötüniyet ve icra inkar tazminat taleplerinin reddine, 5-Alınması gereken 1.235,66TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 1.000,95 TL harçtan mahsubu ile bakiye 234,71TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye GELİR YAZILMASINA, 6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 1.000,95TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacının yaptığı yargılama giderlerinden başvuru harcı 54,40TL, posta gideri ve bilirkişi ücreti gideri 3.250,00TL olmak üzere toplam; 3.304,40TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre yapılan hesaplamaya göre 1.013,02TL'sinin davalıdan alınarak, davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın oranlamaya göre davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan 86,10TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre yapılan hesaplamaya göre 59,71TL'sinin davacıdan alınarak, davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın oranlamaya göre davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 18.089,04TL nispi ücreti vekaletin davalıdan alınarak, davacıya VERİLMESİNE, 9- Davalı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL nispi ücreti vekaletin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve ret oranına göre; 404,58TL kısmının davalıdan, 915,42TL kısmının ise davacıdan alınarak HAZİNE'YE İRAT KAYDINA, 11-HMK 120. maddesi gereğince; davacı tarafından yatırılan gider avansının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 12-Dosyamız arasında aslı bulunan ... 3.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya aslının, kararın kesinleşmesine müteakiben ilgili icra müdürlüğüne İADESİNE, 13-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.24/03/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır