İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/187 E. 2024/681 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/187
- Karar No
- 2024/681
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2018/187 KARAR NO :2024/681 DAVA:İtirazın Kaldırılması-İflas DAVA TARİHİ:23/02/2018 KARAR TARİHİ:03/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan itirazın kaldırılması-iflas davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin Çin'de kurulu bir şirket olduğunu, banyo ve duşakabin malzemeleri imalatı ile ihracat yapmakta olduğunu, davalı şirketin ise, müvekkili şirketin 2011 yılından bu yana bu ürünleri satın alıp Türkiye pazarına sunan şirket olduğunu, davalı şirketin, müvekkili şirketten aldığı ürünlerin bedelini ödememesi sebebiyle bazı faturalara dayalı olarak .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile iflas yoluyla takipte adi ödeme emrinin gönderildiğini, davalı şirketin ise itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle söz konusu itirazın kaldırılmasını ve davalının iflasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı şirketin, müvekkili şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı iflas takibini başlatmadan önce, yine müvekkilinden olduğunu iddia ettiği alacaklarının tahsili amacıyla .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile dava açmış bulunmakta olduğunu, bu dava devam ederken yaklaşık iki ay sonra 07.08.2017 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla iflas yoluyla adi takip yoluna başvurarak alacaklarını bu kez de cebr-i icra yoluyla tahsile çalışmakta olduğunu, 5718 sayılı MÖHUK'un 48. maddesi gereğince davacı şirketin teminat yatırması gerektiğini, ayrıca iflas takibinin açılması esnasında da davacı tarafça teminat yatırılmadığından, teminat yatırılmadan müvekkili şirketin vaki itirazının kaldırılmasına ilişkin eldeki davada da dava şartı eksikliğinin bulunmakta olduğunu, ithalat işlemlerinden doğan tüm alacakların, müvekkili tarafından davacıya eksiksiz olarak ödendiğini ve bu anlamda müvekkili şirketin, davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmamakta olduğunu, ayrıca davacı tarafın, müvekkiline gönderdiği malları ödenmeme riskine karşı sigorta ettirdiğini, bu nedenle mal bedellerinin ödenmemiş olması durumunda ise davacı tarafın, alacaklarını sigorta şirketinden tahsil etmiş olması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan reddini, yine davacı tarafça teminat yatırılmamış olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddini; aksi durumda davanın esastan reddini ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı mal bedellerinin davalı tarafından ödenmediğinden bahisle, 2004 sayılı İİK'nın 156/3. maddesi gereğince, davacı tarafça alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan iflas yolu ile adi takibe karşı davalı tarafından yapılan itirazın kaldırılması ve iflas istemlerine ilişkin bulunmaktadır. Mahkememizce davalı şirketin ticaret sicili kayıtları, ticari defter ve kayıtları, 2011 ila 2017 yılları arası BA-BS formları ve gümrük beyannameleri, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/191(yetkisizlik kararı öncesi .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...) esas sayılı dosyası, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, faturalar, konşimentolar, ithalat beyennameleri, dekontlar vs. dosyamız arasına alınmış, mali müşavir, gümrük müfettişi ve özel hukuk öğretim üyesinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor temin edilmiştir. İflas takibinden sonra açılacak iflas davasında takip alacaklısının talepleri, takip borçlusunun iflas takibine itiraz edip etmemesine göre değişmektedir. Şayet borçlu, iflas ödeme emrine itirazda bulunmuş ise, bu halde alacaklı İİK'nın 156/3. maddesi gereğince mahkemede borçlunun itirazının kaldırılması ve borçlunun iflasına karar verilmesi taleplerini birlikte ileri sürmek zorundadır. Asliye ticaret mahkemesince öncelikle iflas takibinin dayanağı alacağın/borcun var olup olmadığının, var ise miktarının tespiti yönünde inceleme yapılmaktadır. Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, iddia ve savunma noktasında TMK'nın 6. ve HMK'nın 190. maddelerine göre davayı ispat yükümlülüğü davacı taraftadır. 2004 sayılı İİK'nın Masrafların peşin verilmesi başlıklı 160(Değişik: 18/2/1965-538/77 md.) maddesi; "İflas isteyen alacaklı ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumludur." şeklinde olup, Değişik: 9/11/1988-3494/27 md.; "Mahkeme, bu masraflar ile iflas kararının kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarının peşin verilmesini ister." şeklindedir. Söz konusu düzenleme gereğince yargılama aşamasında masrafların ve iflas avansının depo ettirilmesi, aynı yasanın 158/1. fıkrası gereğince takibin kesinleşmesi ile birlikte 166. madde gereğince gerekli ilanların yapılmış olması için şarttır. Dava şartı niteliğinde olan bu düzenleme nedeniyle davacının iflas avansını peşin olarak yatırmak zorunda olduğu anlaşılmaktadır. Mahkememizin 15/02/2024 tarihli celsesinde; "Davacı tarafa, 75.000,00-TL iflas avansını dosyamız kapsamına depo etmesi hususunda 2 haftalık süre verilmesine" ve "2004 sayılı İİK'nın 158/2. ve 166. maddeleri gereğince, gerekli ilanların yapılmasına" karar verilmiş, söz konusu avansın ikmal edilmemesi üzerine yine mahkememizin 09/05/2024 tarihli celsesinde; "1-Davacı tarafa 75.000 TL iflas avansını dosyamız kapsamına depo etmesi hususunda 20 günlük kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde iflas avansının yatırılmaması halinde davanın usul yönünden reddine karar verileceği hususunun davacı vekiline ihtarına" karar verilerek davacı vekilinin yüzüne karşı ihtarat yapılmış, yine aynı celse; "2-1 nolu ara kararı yerine getirilmesi halinde 2004 sayılı İİK'nın 158/2 ve 166. maddeleri gereğince gerekli iflas ilanlarının yapılmasına" karar verilmiş, ancak aradan geçen uzunca süreye rağmen, söz konusu iflas avansı bugüne dek dosya kapsamına ikmal edilmemiş, davacı tarafça sürelere ve ara karar gereklerine uyulmamıştır. Bu nedenle davacı tarafından açılan davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 114/1-g ve 115/2. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 35,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 391,70-TL harcın davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin, davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan 41,50-TL'den ibaret yargılama giderinin, davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/10/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır