İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/74 E. 2025/637 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/74
Karar No
2025/637
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/74 Esas KARAR NO : 2025/637 DAVA : Sigorta DAVA TARİHİ : 20/06/2018 KARAR TARİHİ : 23/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ... ve ...'ın çocuğu ... 01.02.2017 tarihinde ... plakalı davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın ...Üzerinde seyir halindeyken trafik kurallarına aykırı olacak şekilde hareketleri sonucu araçtan düştüğünü ve arka sol tekerin altında kalarak ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin kaza sonrasında hastaneye kaldırıldığını, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nce yapılan kontrol ve muayenede kaza nedeniyle müvekkilimin %10 sürekli engelli konumuna geldiğine dair rapor oluşturulduğunu, rapordan sonra müvekkil çocuğun durumu kötüleşmiş ve acilen tekrar ameliyat olmak zorunda kaldığını, kaza sonrasında soruşturma başlatıldığını, yapılan soruşturmada daha mağdur çocuğun beyanı alınmadan kusur incelemesi yaptırıldığından soruşturma dosyasında yer alan kusur paylaşımı farazi olduğunu ve gerçek durumu yansıtmadığını, hal böyleyken davalı sigorta şirketine ... poliçe numarası ile sigortalı aracın sebebiyet verdiği kaza nedeniyle müvekkilinin %10 sürekli iş göremez hale geldiğini, sigorta poliçesi gereği ödemekle yükümlü tazminatların ödenmesi talebiyle 17.05.2018 tarihinde iadeli taahhütlü posta ile davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, başvuru üzerine davalı Sigorta şirketi de ... numarası ile hasar dosyası oluşturulduğunu, davalı Sigorta şirketi 21.05.2018 tarihli cevabi yazısıyla hasar dosyasının açıldığını, dosyanın tamamlanabilmesi için Savcılık takipsizlik kararı ve kusur tespit mahkeme kararının gönderilmesi gerektiğini bildirmesi üzerine bu defa 24.05.2018 tarihinde verdiğimiz cevapta savcılık dosyasının hâlen derdest olduğunu, yine savcılık dosyasında yer alan kusur raporunun bir örneği sigorta şirketine gönderildiğini, başvurusuna rağmen bugüne kadar taraflarına olumlu veya olumsuz bir dönüş yapılmadığını, müvekkilinin 10 yaşında çocuk olduğunu ve maluliyet oranının artma ihtimalinin olduğunu, müvekkilinin kaza sonucu özel hastaneye kaldırıldığını ve 2-3 defa ameliyat olduğundan hastane masraflarını da kendilerinin karşıladıklarını beyan ederek yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilerek iş gücü kaybı tazminatı için şimdilik 100,00-TL, tedavi nedeniyle yapılan giderler ( tedavi giderleri, yol, yemek, ulaşım ve bakıcı gideri ) için ise tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200,00-TL olmak üzere şimdilik toplamda 300,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket tarafından 31.05.2016-2017 vadeli ... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, tedavi giderleri bakımından davanın tümden reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın 17.05.2018 tarihli dilekçeyle müvekkili şirkete başvuru yaptığını, müvekkili şirket ise 15 günlük yasal süresi içerisinde 21.05.2018 tarihinde eksik evrak talebiyle davacı tarafın başvurusunu yazılı olarak cevapladığını, davacı tarafın ZMMS genel şartlar, KTK 99. Madde ve KTK 97. Madde dikkate alındığında usule aykırı olarak dava açtığını, bu sebeple davanın usul yönünden reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğu Trafik Poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, yerleşik Yargıtay kararları gereği hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, dava konusu olay incelendiğinde işleten tarafından yapılan taşımanın ticari nitelik taşımadığı, bilakis hatır taşıması teşkil ettiğini, ayrıca dava konusu olayın haksız fiil teşkil ettiği gözetilerek ticari faiz taleplerinin talep etmelerinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce 12/04/2022 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup; verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin... Esas ...Karar sayılı ilamı ile; " .....Eldeki davada, davacı vekili, davasını belirsiz alacak davası şeklinde açmıştır. Mahkemece, bir kez talep arttırım dilekçesinden sonra verilen ve ıslah hakkı kullanılması niteliğinde olan 2. ıslah dilekçesinin dikkate alınmaması doğru olmamıştır. Dava dilekçesinde avans faizi talep edilmiştir. ... plakalı kamyonetin trafik kaydında kullanım amacının hususi ve kullanım şekli yük nakli olarak açıklanmıştır. Bu durumda kazaya sebebiyet veren araç ticari nitelikte kamyonet olmadığından yasal faize hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. O halde Mahkemece yapılması gereken, davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle tedavisinin devam ettiği geçici işgöremezlik dönemi için yaralanmasının niteliği gereği bakıcıya ihtiyaç duyup duymayacağı ve süresi konusunda ... ATK 2.İhtisas Kurulundan ek rapor alınması, sonucuna göre aktüerya uzmanından ek rapor alınması, hatır ve müterafik kusurun dosyadaki tüm bilgi ve belgelere göre tartışılması, belirsiz alacak davasında bedel arttırım talebinden sonra ıslah dilekçesi verilerek 2. kez arttırım istenebileceği göz önüne alınarak tüm dosya kapsamı ve usulü kazanılmış haklar gözetilerek karar verilmesinden ibarettir. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine..." karar verilerek dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kayıt edilmiştir. Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, mahkememizce 29/01/2025 tarihli ara karar ile yeniden İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kuruluna gönderilerek davacının yaralanma nedeniyle bakıcıya ihtiyaç duyup duymadığı ve süresi konusunda BAM kaldırma kararı dikkate alınarak ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. 24/03/2025 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; özetle; Eksik hususlar giderildikten sonra tüm adli tahkikat dosyasının fiziki olarak Kurulumuza gönderilmesi, 3) Geri çevrilen evrakın aynen iadesini karar verilmiştir. 18/04/2025 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; özetle; Dava dosyası içerisinde kişiye ait tıbbi belge ve radyoloji görüntülemelerinin bulunmadığı cihetiyle kişi hakkında mütalaa düzenlenebilmesi için; 1) Dava konusu olayla ilgili (özellikle olay tarihinde) başvurduğu tüm sağlık kuruluşlarından, olay (01/02/2017) tarihi ve sonrasında kişi hakkında düzenlenen tüm tıbbi belgelerin (genel adli muayene raporu, konsültasyon notu, epikriz raporları, ameliyat notu) ve kişiye çekilen tüm grafilerin (BT, MR, direkt grafi) dijital ortamda CD halinde kopyasının (DICOM formatında) teminen edilmesi, temin edilemiyor ise üst yazıda açıkça belirtilmesi, 2) Eksik hususlar giderildikten sonra tüm adli tahkikat dosyasının fiziki olarak Kurulumuza gönderilmesi karar verilmiştir. Mahkememizin 15/05/2025 tarihli ara karar uyarınca dosyanın güncel asgari ücret tarifesi dikkate alınmak suretiyle ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. 18/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 1-Dava konusu 01.02.2017 tarihli trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'ın kusursuz olduğu, 2-Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporları baz alınark davacı ...'ın tüm vücut engellilik oranı %10 olduğu ve iyileşme süresinin (1,5) aya kadar uzayabileceği, 3-Davacının ATK 2. İhtisas Dairesinin ön raporu sonrasında geçici bakıcı tazminatından feragat ettiği belirtilmiş ise de takdiri Sayın Mahkemede olmak üzere dosyada yer alan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporlarında davacının sürekli bakıma muhtaçlığı belirlenmediği ancak yine takdiri mahkemenize ait olmak üzere bakıcı gideri hesaplanması gerekirse davacının iyileşme süresi (1,5) ay süreyle sınırlı olarak kaza tarihinden itibaren brüt asgari ücretler üzerinden hesaplanan 2.666,25 TL bakıcı gideri olacağı, bu bedel sağlık gideri teminat limitini aşmadığından davalı şirket hesaplanan geçici bakıcı giderinin tamamından sorumlu olacağı, 4-BAM kararı ile davacının 18 yaşından küçük olduğu için geçici iş göremezliği oluşamayacağı belirtildiği için geçici iş göremezlik hesabı yapılmadığı, 5-Davacının sürekli iş göremezlik zararı 1.536.726,74 TL olarak hesaplandığı ancak sakatlanma ve ölüm teminatı poliçe limiti aşıldığı için davalının sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olarak sürekli iş göremezlik tazminatı 330.000 TL olacağı görüş ve kanaati bildirilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ... Karar sayılı ilamı ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Somut uyuşmazlıkta 01/02/2017 tarihli trafik kazasında ... plakalı dava dışı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'ın kusursuz olduğu, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporluyla davacı ...'ın tüm vücut engellilik oranı %10 olduğu ve iyileşme süresinin (1,5) aya kadar uzayabileceği sabit olup davacı tarafça sunulan 08/04/2025 tarihli beyan dilekçesi ile geçici bakıcı tazminatından feragat ettiği tespit edilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 02/11/2022 tarih, ... Esas ve... Karar sayılı ilamıyla "Tazminatın kapsamını belirleme biçimi ve tazminattan yapılacak indirimler ve sıralaması TBK.’nun 51 ve 52 maddelerinde düzenlenmiştir. TBK’nın 51. maddesine göre hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyecektir. Bu madde uyarınca hakim, öncelikle zarar gören kişinin/kişilerin maluliyet oranına, yaşına, bakiye ömrüne ve gelirine göre zararını tespit edecek ve bundan birlikte kusuruna isabet eden kısmı çıkaracaktır. Daha sonra Karayolları Trafik Kanunu’nun 87.maddesi gereğince eğer yaralanan kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa gerek öğreti gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere TBK’nın 51. madde uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapacaktır. Son olarak da zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise TBK’nın 52. maddesine göre, tazminatı indirebilecek veya tamamen kaldırabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... E., ... K.; Yine HGK 16.03.2016 Tarih ... E.,... K.). Yani, TBK’nın 51 ve 52. maddelere göre nihai tazminatı belirlemedeki indirimler; 1-Trafik kazasının oluşumunda zarar görenin kusuru varsa (birlikte kusur) bu oranda indirim yapılması, 2-Hatır taşıması varsa TBK 51 ve KTK 87. maddeleri uyarınca indirim yapılması, 3-Zarar görenin olayın oluşumunda etkili olmamakla beraber zararın oluşumunda veya artmasında kusuru varsa (müterafik kusur) kalan tazminattan bu sebeple indirim yapılması biçiminde olmalıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Somut olayda hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yönünden; davacının kaza esnasında dava dışı sürücü... 02/02/2017 tarihinde ... Polis Merkezi Amirliğinde verdiği ifadesinde; "...aracın arkasına gizlice binmiş olan amcamın oğlu olan ... olduğunu gördüm..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı asil ... 04/04/2018 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadesinde; "...Olay günü ... bizi arabasına bindirdi. Bize arabaya atlayın dedi. Bizde arabanın kasasına bindik, sonra ... arabaya dirift yaptırdı. Bende aracın kasasından düştüm..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ... 05/11/2019 tarihinde ifadesinde; "...Ben davacı ...'ın abisiyim. Kazayı yapan ...kendi aracına mahalledeki çocuklardan bir grup çocuğun asker uğurlaması için konvoy yapıldığında kendi arabasının kasasına bindirdi. Bindirilenlerin içinde benim kardeşim ...'da vardı. ...'in aracına 8-9 kişi bindiler. Araba düz gedirken arabanın arka kısmı bir sağa, bir sol yalpa yaptı, o esnada kardeşim düştü. Tekerin altında kaldı. Araba bir ileri bir geri gitti ..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ...05/11/2019 tarihinde verdiği ifadesinde; ".... ... ise kaza yapan araca bindi. Kaza yapan araca başka çocuklar da bindi. O araca da 8-9 kişiden fazla çocuk bildi. Çocukların isimlerini bilmiyorum...." şeklinde beyanda bulunmuştur. Dava dışı sürücünün beyanında araca davacı asilin gizlice binmiş olduğunu beyan etmesi ve ve alınan rapor ve tanık beyanları ile drift yapmak suretiyle kazanın oluşumuna sebebiyet vermesi kaza tarihi itibariyle davacı asilin yaş küçüklüğü ve eylemin anlam ve sonuçları ile tehlikeyi öngörmesinin beklenememesi sebepleri ile hatır taşıması ile müterafik kusur indirimi yapılması yoluna gidilmemiştir. Bu nedenlerle davanın kısmen kabulü ile; 314.209,20-TL sürekli iş görememezlik tazminatının davacının davalıya başvuruda bulunduğu tarihten sonraki 8. İş günü olan 25/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının bakıcı gideri alacak kalemi yönünden feragat ettiği görülmekle işbu alacak kalemi yönünden reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 314.209,20-TL sürekli iş görememezlik tazminatının davacının davalıya başvuruda bulunduğu tarihten sonraki 8. İş günü olan 25/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının bakıcı gideri alacak kalemi yönünden feragat ettiği görülmekle işbu alacak kalemi yönünden REDDİNE, 3-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 21.463,63-TL nispi karar harcının, Peşin Harç 35.90-TL, Tamamlama Harcı 1.813,50-TL, Islah Harcı 719,11-TL‬ olarak alınan toplam 2.568,51-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 18.895,12-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 50.273,47-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 2.815,25-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan dava açılarken yatırılan toplam 2.609,61‬-TL (Peşin Harç 35.90-TL, Tamamlama Harcı 1.813,50-TL, Islah Harcı 719,11-TL, Başvurma Harcı 35.90-TL, Vekalet Harcı 5.20-TL ) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 10.332,31-TL (2.893,81-TL tebliğler ve posta, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.438,00-TL ATK ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 10.240,35-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 76,00-TL ( tebliğler ve posta ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 0,67-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/09/2025 Katip ¸ Hakim ¸

Atıf: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/74, K. 2025/637, T. 23.09.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-74-e-2025-637-k-431d4523f100