İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/359 E. 2025/321 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/359
- Karar No
- 2025/321
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/359 KARAR NO : 2025/321 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 06/06/2024 KARAR TARİHİ : 27/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "müvekkili banka ile dava dışı kredi lehtarı ... Tic. A.Ş. Arasında genel hesap ve bankacılık hizmetleri sözleşmesi akdedildiğini, davalı kefillerin de bu sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine ... 2. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesaplarının kesilip kat edildiğini, herhangi bir ödeme yapılmayınca bu kez ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yoluyla icra takibine geçildiğini, davalı yanın yetkiye, takibe ve ferilerine itirazları üzerine takibin durduğunu, sözleşmenin 16.4.3 maddeleri uyarınca gecikme kar payını davalıların ödemeleri gerektiğini, GKS'nin 31.3 maddesine göre çıkabilecek ihtilaflarda müvekkili bankanın ticari defter ve kayıtlarının HMK 193 maddesi uyarınca delil teşkil edeceğinin belirtildiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile takibin devamına, kötü niyetli davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ...'de ikamet ettiği için takibin ve davanın yetkisiz icra dairesinde ve mahkemede açıldığını, dava dışı asıl borçlu şirket hakkında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyası kapsamında 15/06/2023 tarihinde iflasına karar verildiğini, asıl kredi borçlusunun ... A.Ş olduğunu, davacının öncelikle asıl borçlu şirkete müracaat etmesi gerektiğini, GKS'de geçerli bir kefalet akdinin kurulmadığını, davacının talep ettiği alacağın ihtilaflı olduğu için henüz kesinleşen bir alacağın bulunmadığını, davacının keşide ettiği hesap kat ihtarına itiraz edildiğini, davacının dava dışı asıl borçludan alacağını talep etmediğini, GKS'nin TBK'nun 583. Maddesinin uygun olarak kurulmadığını, sözleşmede kefaletin şekil şartına uyulmadığı için geçerli olmadığını, müvekkilinin sorumlu olduğu kredi borcu ödendikten sonra yeni sözleşmeler kapsamında kullandırılan kredilerden müvekkilinin sorumlu olmadığını, kefilin sözleşmeye göre sorumluluğunun aşıldığını, işlemiş faizin hatalı olduğunu, bu nedenlerle öncelikle yetkisiz ve görevsiz mahkemede ikame edildiğinden davanın yetkili ve görevli Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne gönderilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyası, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, ... 1. İcra Dairesi'nin ...iflas sayılı dosyası ve ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Davaya konu ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı bankanın davalı borçlular aleyhinde dayanak 14.589.490,20 TL asıl alacak, 234.417,74 Euro asıl alacak, 37.069,00 USD asıl alacak ve TL asıl alacağa aylık %3,90 oranında, Euro asıl alacağa aylık %0,2470 oranında gecikme cezası ile birlikte tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçlulara ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçluların süresinde borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdikleri, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu genel kredi sözleşmesi ile tebliğ şerhlerinin davacı tarafından dosyaya sunulduğu ve kasaya alındığı görüldü. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Mahkememizce alınan 26/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı banka ile dava dışı kredi borçlusu/kredi lehtarı (asıl borçlu)... Tic.a.ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmeleri davalı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduklarını, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süresi içinde ödenmemiş oldukları nazara alındığında, davacı bankanın davalı hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiğini, davalı Kefillerin Kefalet limiti ve Sorumluluğunu: Davalı kefil/lerin sözleşmede gösterilen kefalet limitleri toplamının 190.000.000,00 TL olduğunu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl alacak tutarının 21.484.225,89 TL 14.575.904,20 + (228.157,05 EUR x takip tarihi TCMB kuru 30,2788 TL=6.908.321,69 TL) olduğu nazara alındığında, hesaplanan asıl alacağın, kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, yani kefalet limiti tüm borcu kapsayıp borcun kefalet limiti içinde kalmış olmasından dolayı, Davacı kefillerin hem kendilerinin ve hem de dava dışı kredi lehtarı şirketin (asıl borçlu) temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın (... E. ve... s.K uyarınca) borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceğini, takip tarihinden itibaren 14.575.904,20 TL asıl alacak tutarı (TL cinsi proje kredileri için) tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık %46,80 (aylık 3,90x12) oranında kar payı/gecikme cezası ile birlikte davalıdan istenilebileceğini, yine “228.157,05 EUR asıl alacak tutarı (EUR cinsi proje kredisi için) tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık 2,96 (aylık 0,247x12) oranında kar payı/gecikme cezası ile birlikte davalıdan istenilebileceğini" rapor ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı bankanın, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağının tahsili için davalı borçlu kefiller aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı banka tarafından dava dışı borçlu kredi lehtarı ... A.Ş. 'ye 13.03.2019 tarihli ve 10.01.2020 tarihli 2 ayrı genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığı; 04.02.2022 tarihinde hesap kat edilerek borçlulara ... 2. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu İhtarnamesinin keşide edildiği ve ihtarnameye konu edilen bakiye borcun ödenmesinin bildirildiği, borcun ödenmemesi üzerine davaya konu ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı görülmüştür. Davalılar vekili, takibin ve davanın yetkisiz icra dairesinde ve mahkemede açıldığını, mahkemenin görevsiz olduğunu ve zamanaşımına uğradığını, dava dışı asıl borçlu şirket hakkında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyası kapsamında 15/06/2023 tarihinde iflasına karar verildiğini, asıl kredi borçlusunun ...Tic. A.Ş olduğunu, davacının öncelikle asıl borçlu şirkete müracaat etmesi gerektiğini, GKS'de geçerli bir kefalet akdinin kurulmadığını, davacının talep ettiği alacağın ihtilaflı olduğu için henüz kesinleşen bir alacağın bulunmadığını, davacının keşide ettiği hesap kat ihtarına itiraz edildiğini beyan etmiştir. GKS den kaynaklı talepte mahkememiz görevli olduğundan, GKS deki yetki şartı gereği icra dairesi ve mahkememiz yetkili olduğundan ve kefalet tarihi dikkate alındığında 10 yıllık hak düşürücü süre ile zamanaşımı süresi dolmadığından, davalıların yetki, görev ve zamanaşımı itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir. Davalıların kefalet sözleşmesinin geçersizliği ve öncelikle asıl borçluya müracaat edilmesine yönelik itirazları bakımından yapılan incelemede, sözleşmelerin TBK 583. maddesine uygun olarak düzenlendiği, gerekli şekil şartlarını içerdiği ve TBK 586. maddesine göre müteselsil kefalette borçluyu takip etmeden kefile başvurulabileceği düzenlemesi karşısında davalıların iddialarının yerinde olmadığı görülmüştür. Davacı banka ile dava dışı kredi lehtarı borçlusu (asıl borçlu)... A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşmeyi davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, davalı kefillerin kredi tarihinde borçlu şirketin yetkilileri ve ortakları oldukları anlaşıldığından TBK 584. madde gereği eş muvafakatine gerek olmadığı, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu, davalı kefillerin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin toplam 190.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan toplam asıl alacak tutarının kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefillerin hesaplanan mevcut borcun tamamından müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 16.4.3. maddesi: " ....taraflar arasında oran konusunda yazılı bir mutabakat yoksa hesaplamanın yapıldığı tarihte bankanın kredilere (tüketici işlemleri dahil) uyguladığı en yüksek cari akdi kar payı (karlılık) oranlarının 9,50 fazlasına kadar bir oran esas alınır. Gecikme cezası sebebiyle müşteriden yapılan tahsilatlar sonucunda vergiler ve sair feriler ilave edilerek müşteriden defaten tahsil edilmesi kabul ve taahhüt edilir. “; denilmiştir. Davacı banka takip talebinde TL için aylık %3,90 oranında ve yıllık %46,80 oranında; EUR için aylık % 0,2470 oranında ve yıllık %2,96 oranında temerrüt kar payı talebinde bulunmuştur. Davacının fiilen uygulanan ek yüksek akdi kar payına sözleşme hükmüne göre %50 ilave edildiğinde bulunan %70,20 temerrüt kar payı oranının talep edilen orandan daha yüksek seviyede kaldığı tespit edildiğinden davacının takip talebinde belirtmiş olduğu temerrüt kar payı oranına itibar edilmiştir. Davacı tarafça ... 2. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile; 14.575.904,23 TL, 37.069,81 USD ve 228.157,05 EUR nakdi, akreditif bedeli 3.197.714,60 GBP ve 3.446.023,07 EUR ile çek taahhüt bedeli 13.350,00 TL depo gayri nakdi alacak yönünden hesabın 04/02/2022 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının asıl borçlu ve kefillere tebliğ edildiği, davalıların 11/02/2022 tarihinde temerrüde düştükleri kabul edilerek bu veriler dikkate alınmak suretiyle belirlenen nakdi alacak yönünden, mahkememizce de denetlenip teknik olarak yeterli bulunan bilirkişi raporuna itibarla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde 13.350,00 TL'nin çek yaprak bedeli olduğunu beyan etmiş ise de takipte depo talebi bulunmadığından dava konusu yapılmayan bu alacak kalemi ile ilgili bir değerlendirme yapılmamıştır. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilmiş, reddedilen kısım yönünden ise davacının takibinde kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalıların kötü niyet tazminat taleplerinin yasal şartları oluşmadığından reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı takip dosyasında davalıların yaptığı itirazın kısmen iptali ile; 14.575.904,20 TL asıl alacak, 228.157,05 Euro asıl alacak, 37.069,00 USD asıl alacak masraf üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar takip tarihinden itibaren (TL cinsi proje kredileri için) TL alacağa yıllık %46,80 oranında ve (Euro cinsi proje kredileri için) Euro cinsi alacağa yıllık %2,96 oranında gecikme cezası uygulanmasına, 3-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarının %20’i oranına tekabül eden 4.772.099,87 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalıların kötü niyet tazminat taleplerinin yasal şartları oluşmadığından reddine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 1.629.910,71 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 298.749,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.331.161.31 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 846.604,99 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinde hesaplanan 37.637,78 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 299.237,80 TL (60,80TL VSH, 427,60TL BVH, 298.749,40 TL peşin harç) harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan 7.307,00 TL (6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.307,00 TL tebliğler ve posta) yargılama giderinden davadaki kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 7.235,39 TL'nin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına, 10-Arabuluculuk ücreti olarak 3.280 TL'nın davadaki kabul ve red oranı dikkate alınarak 3.247,85 TL'sının davalılardan, 32.15 TL'sının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına 11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin (e-duruşma ile) yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/03/2025 Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır