İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/213 E. 2025/324 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/213
- Karar No
- 2025/324
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/213 Esas KARAR NO : 2025/324 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 28/06/2022 KARAR TARİHİ : 27/03/2025 .. 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas ...karar sayılı dosyasında verilen gönderme kararı sonrası mahkememize tevzi edilen asıl dosya ile ... 10. Tüketici Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında açılan ve sonrasında verilen görevsizlik kararı sonrası ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasına gönderilen buradan da verilen gönderme kararı sonrası ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilen ve sonrasında mahkememiz dosyası ile birleştirilen ...esas sayılı dosyasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 26.01.2021 tarihinde müvekkili ile davalı/borçlu... A.Ş. arasında "...A.Ş. ..." imzalandığını, bahse konu sözleşme kapsamında davalı/ borçlu şirket tarafından müvekkiline aracılık hizmeti verildiğini, müvekkilinin, 20.12.2021 tarihinde seans kapanış fiyatına göre toplam 2.203.888-TL olan teminatı bir gün sonraki ... sonrasında (eksi) -1.050.000.-TL olarak belirtildiğini, davalı/borçlu şirket tarafından, müvekkilden 1.050.000.TL talep edilerek, müvekkil borcu kabul etmeye ve Borç Yapılandırma Protokolü imzalamaya zorlandığını, Müvekkil sözleşmeyi imzalamayı kabul etmeyince davalı/borçlu şirket tarafından müvekkili aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine müvekkili tarafından itiraz edildiğini başlatılan icra takibinin durdurulduğunu, müvekkilinin borçlu olmayıp, hatalı zamanlama ve fiyatlandırma ile ve talimatsız şekilde yapılan hukuka aykırı işlem sebebiyle asıl zarara uğrayan taraf olduğunu, müvekkili tarafından davalı/borçlu şirkete ... 57. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 21.12.2021 tarihli hatalı işlemlere ve müvekkilin borçlandırılmasına itiraz ettiğini, saat 10:00'dan hemen sonra ...satışı yapılsaydı müvekkilin 450.000,00-TL parası bulunacağını bu sebeple müvekkile verilen zararın tazmin edilmesi ihtar edildiğini, davalı/borçlu şirket tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmayacağı bildirildiğini, bu nedenle alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını. davalı/borçlu şirketin icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini belirterek; davanın kabulüne, ... 6. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin devamına yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Taraflar arasında imzalanan çerçeve sözleşmesine göre her iki taraf da aynı amaç doğrultusunda hareket ettiğini, davacı taraf da "kar elde etme" amacı güderek hareket ettiğini bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkil şirketin davacıya hizmet verdiğini ... işlemlerini usule uygun şekilde gerçekleştirdiğini işlemlerin riski konusunda davacının bilgilendirildiğini müvekkilin şirkete kusur atfedilemeyeceğini belirterek davanın görevsizlik nedeniyle reddine dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik nedeniyle gönderilmesine, davanın esastan reddine karar verilmesine karar verilmiştir. Mahkememizle birleşen 6. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.01.2021 tarihinde müvekkili ile davalı/borçlu ... A.Ş. arasında "...A.Ş. ..." imzalandığını, bahse konu sözleşme kapsamında davalı/ borçlu şirket tarafından müvekkiline aracılık hizmeti verildiğini, müvekkilinin, 20.12.2021 tarihinde seans kapanış fiyatına göre toplam 2.203.888-TL olan teminatı bir gün sonraki ... sonrasında (eksi) -1.050.000.-TL olarak belirtildiğini, davalı/borçlu şirket tarafından, müvekkilden 1.050.000.TL talep edilerek, müvekkil borcu kabul etmeye ve Borç Yapılandırma Protokolü imzalamaya zorlandığını, Müvekkil sözleşmeyi imzalamayı kabul etmeyince davalı/borçlu şirket tarafından müvekkili aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine müvekkili tarafından itiraz edildiğini başlatılan icra takibinin durdurulduğunu, müvekkilinin borçlu olmayıp, hatalı zamanlama ve fiyatlandırma ile ve talimatsız şekilde yapılan hukuka aykırı işlem sebebiyle asıl zarara uğrayan taraf olduğunu, müvekkili tarafından davalı/borçlu şirkete ... 57. Noterliği'nin... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 21.12.2021 tarihli hatalı işlemlere ve müvekkilin borçlandırılmasına itiraz ettiğini, saat 10:00'dan hemen sonra ... satışı yapılsaydı müvekkilin 450.000,00-TL parası bulunacağını bu sebeple müvekkile verilen zararın tazmin edilmesi ihtar edildiğini, davalı/borçlu şirket tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmayacağı bildirildiğini, bu nedenle alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını. davalı/borçlu şirketin icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini belirterek; davanın kabulüne, ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin devamına yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizle birleşen 6. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan çerçeve sözleşmesine göre her iki taraf da aynı amaç doğrultusunda hareket ettiğini, davacı taraf da "kar elde etme" amacı güderek hareket ettiğini bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkil şirketin davacıya hizmet verdiğini ... işlemlerini usule uygun şekilde gerçekleştirdiğini işlemlerin riski konusunda davacının bilgilendirildiğini müvekkilin şirkete kusur atfedilemeyeceğini belirterek davanın görevsizlik nedeniyle reddine dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik nedeniyle gönderilmesine, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... 10. Tüketici Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası, ...Şirketine yazılan müzekkere cevabı, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce alınan 02/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının birleşen davada davalının sözleşme kapsamında yapması gereken yükümlülüklerini yerine getirdiğini, buna karşın davalının birleşen davada davacının yükümlülüğünü yerine getirmeyerek temerrüde düştüğünü, davacının sözleşme kapsamında yapmış olduğu pozisyon kapama işlemleri incelendiğinde davalıya ait pozisyonun somut olay tarihinde makul fiyat aralıklarından gerçekleştiği zararın artmasına ya da doğmasına yol açacak işlemi bulunmadığının anlaşıldığını, varlıkların satışına konu olan dönem piyasanın (davalının uzun pozisyonlarına ters yönlü olarak) düştüğü bir dönem olduğunu, bu dönemde Dolar/TL sözleşme fiyatlarının taban olduğunu, yani satıcıların karşı tarafında alıcı pozisyonda bulunan derinlik olmadığını, buna paralel olarak uzun futures (vadeli alım) sözleşmelerin taban olduğunu ve hızla değerlerinin düştüğünü, bu sözleşmelerin değerindeki düşüşün, sözleşmelerin üzerindeki kaldıraç, yani özkaynağından daha fazla tutarda işlem yapabilme, yetkisi nedeniyle yüksek boyutta olduğunu, bu noktada Davacı aracı kurumun yapabileceği seçenekler mümkünse pozisyonları satmak ve/veya ters pozisyonla kapatmak ya da teminat tamamlayarak pozisyonları devam ettirmeye çalıştığını, davacı sözleşmedeki hükümlerde belirtilen kurallara uygun olarak ters pozisyonla davalının pozisyonunu kapattığını, davacının pozisyon kapattığı seviyelerin somut olay tarihi itibarıyla makul olduğunun görüldüğünü, bu anlamda, takdirin mahkemeye ait olmak üzere, varlıkların davacı tarafından kötü yönetildiği yönündeki iddianın, somut olay açısından geçerli olmadığının değerlendirildiğini, sözleşmenin 4.1.1 ve 4.1.2'nci bölümlerde belirtildiği üzere gerçekleştirilen işlemler vadeli işlem niteliğinde olup kaldıraçlı işlemlere (forex) ilişkin hükümlerin uygulanmasının mümkün olmadığını, borsalarda, ya da daha genel bir ifade ile organize piyasalarda işlem gören vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri açısından yatırılan teminattan daha fazla kayıpla karşılaşılmasının mümkün olduğunu, bu tutarın müşterilerden talep edilemeyeceğine dair herhangi bir mevzuat hükmü bulunmadığını, davalının, davacı nezdindeki gerçekleştirilen işlemlerin “kaldıraç” içermesi nedeniyle “kaldıraçlı alım satım işlemi” hükümlerinin uygulanması gerektiği iddiasında olduğunu, Kaldıraçlı işlemin, Sermaye Piyasası Kurulunun ll — 37.1 Yatırım Hizmet ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğin (Yatırım Hizmetleri Tebliği) md.3/f.1(g) bendi hükmünde; “Yatırılan teminat tutarı karşılığında, döviz ve kıymetli madenler ile Kurulca belirlenecek diğer varlıkların kaldıraçlı olarak elektronik ortamda oluşturulmuş bir platformda alım satımı” olarak tanımlandığını, kaldıraçlı işlemin aynı zamanda 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunun (SPKn) md.3/f.1(u)(3) nolu alt bentte, “Döviz ve kıymetli madenler ile Kurulca belirlenecek diğer varlıklar üzerine yapılacak kaldıraçlı işlemler” olarak tanımlanarak türev araçların bir alt türü olarak sayıldığını, kaldıraçlı işlemi diğer, özellikle ... A.Ş. ...Piyasası gibi organize piyasalarda işlem gören türev araçlardan ayıran en temel özellik, bu türev araçların tezgahüstü türev araç niteliğini taşıması olduğunu, kaldıraçlı işlemde organize bir borsa olmadığını, işlemler ilgili aracı kurum tarafından işletilen bir platform üzerinde, genellikle işlemi karşı tarafı aracı kurum olacak şekilde gerçekleştirildiğini, SPKn md.3/f.1(u) bendinde de kaldıraçlı işlem 3 nolu alt bent olarak 1 ve 2 nolu alt bentlerde tanımlanan vadeli sözleşme ve opsiyon sözleşmelerinden ayrı olarak saydığını, derdest davadaki uyuşmazlığa konu finansal ürünlere bakıldığında, işleme konu finansal ürünlerin ...A.Ş....'nda işlem gören vadeli işlem sözleşmeleri olduğunun görüldüğünü, bu finansal ürün, SPKn ya da Yatırım Hizmetleri Tebliği hükmünde bir kaldıraçlı işlem (forex işlemi) olmadığını, bir ürününün kaldıraç içermesi, başka bir ifadeyle yatırılan teminatın belirli bir katı kadar pozisyon alınabilmesi bu ürünü hukuki anlamda “kaldıraçlı işlem” yapmayacağını, borsalarda işlem gören vadeli işlem sözleşmeleri (ya da opsiyonlar), ürünün tanımı gereği kaldıraç içerse dahi, hukuki anlamda “kaldıraçlı işlem” olmadığını, kaldı ki, SPKn'nin 3/1/u/3 maddesinde “kaldıraçlı işlemlerin” döviz ve kıymetli madenler ile kurulca belirlenecek diğer varlıklar üzerinde yapılacağı belirtilmiş, Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri Tebliği'nin 25'inci maddesinde “kaldıraçlı işlemler dışında kalan türev araçlara ...” ifadesi kullanılarak açıkça “kaldıraçlı işlemlerin” diğer türev araçlardan ayrı bir alt sınıf olduğunun belirtildiğini, dolayısıyla, “kaldıraçlı işlem” teriminin özel ifade olduğu bu düzenlemeden de anlaşılmakta olduğunu, bu anlamda, davalı hesabında alım satımı gerçekleştirilen vadeli işlem sözleşmeleri kaldıraçlı işlem hükmünde olmayıp taraflar arasındaki ilişki de kaldıraçlı varlıkların alım — satım işlemi olmadığını, 4.1.1 ve 4.1.2'nci bölümlerde belirtildiği üzere gerçekleştirilen işlemler vadeli işlem niteliğinde olup söz konusu madde hükümlerinin somut olayda uygulanması mümkün olmayacağını, Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğin md.19/f.1.(d) bendi hükmünün, kaldıraçlı varlık alım — satım işlemlerine ilişkin olduğunu, bu hükmün taraflar arasındaki uyuşmazlığın kaldıraçlı varlık alım — satım işlemlerine yönelik olmaması nedeniyle, uygulanması mümkün olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede “stop out/pozisyon kapama seviyesi tetiklendikten sonra işlemin, piyasada oluşan fiyatlardan kapanır. %15 stop-out seviyesine tekabül eden fiyat seviyesi garanti edilemez” (20/12/2021'de %20 olarak güncellendiği bildirilmiştir) hükmü bulunmasından hareketle, işlemlerin sözleşmede hüküm altına alınan taraf iradelerine uygun olarak yapıldığının görüldüğünü, 21/12/2021 tarihinde dava konusu future sözleşme fiyatları 3,6544 - 18,2251 TL arasında dalgalandığını, ağırlıklı ortalama fiyat ise 12,9941 TL olmuştur. Davalının işlemlerinin ise 11,8622 TL ve 11,741 TL'den yapıldığının görüldüğünü, dolayısıyla somut olaydaki işlemlerin sözleşme hükümlerine aykırı olarak yapıldığına dair bir tespite ulaşılamadığını" rapor ve beyan etmişlerdir. Mahkememizce alınan 19/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava dosyasında, davaya konu uyuşmazlık tarihi itibarıyla davalı ...’un davacı ...nezdindeki tüm varlıklarını (...) gösteren ekstresi bulunmadığını, ancak, dava dosyasına sunulan ve aşağıda görüntüsü eklenmiş olan davalıya ait türev araçlar nakit hareketleri ekstresi’ne göre 21/12/2021 gün sonu itibarıyla (-)1.253.837,77 TL eksi bakiyesi bulunduğunu, cari hesabın eksi bakiye vermesi hesap sahibinin (bu durumda davalı ...’un) borçlu olduğu anlamına geldiğini, bu bakiyenin oluşan teminat açığının karşılığı olarak ...’a davacı ... tarafından yatırıldığı dava dosyasında yer alan ...yazısından anlaşıldığını, öte yandan, davacı ..., ... 16. Noterliği vasıtasıyla yaptığı ihbarda 12/01/2022 tarihi itibarıyla alacağının 1.043.632,43 TL anapara, 4.701,88 TL komisyon, 235,09 TL BSMV, 1.376,25 TL temerrüt faizi ve 68,81 TL temerrüt faizi BSMV’si olmak üzere toplam 1.050.014,46 TL olduğunun belirtildiğini, yine davacı... tarafından işbu dava için verilen dava dilekçesinde 22/12/2021 tarihinde (-)1.253.837,77 TL davalı adına ...’a yatırılmış ve davalının cari hesabında toplam 1.050.014,46 TL eksi bakiye oluşmuştur denildiğini, bu kapsamda, davacı tarafından dava dosyasına davalının tüm varlıklarını (overall) gösteren ekstresi sunulmadığı dikkate alınarak, tespitleri çerçevesinde hesapta oluşan (-)1.253.837,77 TL eksi bakiyeye karşın, davalının hesabında mahsup edilebilecek başka varlıkları olduğunu ve bunların mahsubundan sonra davalının cari hesabında (-) 1.050.014,46 TL eksi bakiye kaldığını, davacının da kalan bu bakiye üzerinden talepte bulunduğunun değerlendirildiğini, davacının talep tarihi itibarıyla talebine mesnet olacak davalıya ait ... ekstresini sunması durumunda cari hesaba ilişkin asıl alacak ve takibe konu işlemiş faiz ve diğer ferilerin miktarının daha kesin belirlenmesinin mümkün olabileceğini" rapor ve beyan etmiştir. Mahkememizce alınan 06/03/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Dava dosyasına sunulmuş olan davalıya ait Cari Hesap Ekstresine göre Kök raporda belirtmiş oldukları işlemler sonucunda 22/12/2021 tarihinde ... adına ...’a 1.253.837,77 TL ... Teminatı gönderdiğini, hesapta bulunan diğer varlıkların satılmasıyla oluşan 204.527,07 TL artı bakiyenin mahsubuyla birlikte 22/12/2023 sonu itibarıyla hesap bakiyesinin (-) 1.048.569,33 TL olarak gerçekleştiğinin görüldüğünü, taraflar arasında imzalanmış olan “... A.Ş....”sinin 20. maddesi Temerrüt durumunda uygulanacak faiz hükümlerini düzenlendiğini, ayrıca, sözleşme ile tüm yükümlülük tutarının %10’u kadar Cezai Şart isteme hak ve yetkisi belirlendiğini, buna göre, 22/12/2023 sonu itibarıyla asıl alacak tutarının (-) 1.048.569,33 TL olduğunu, işlemiş temerrüt faizinin taraflar arasındaki sözleşmeye göre belirttikleri formüle göre belirleneceği kanaatine ulaşıldığını" rapor ve beyan etmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava ve birleşen dava taraflar arasında akdedilen Yatırım Hizmet Ve Faaliyetleri Çerçeve Sözleşmesi ile ilgili sair sözleşmeler kapsamında sermaye piyasalarında yapılan işlemlerden kaynaklanan alacak talebiyle başlatılan takiplere yapılan itirazın iptalleri istemine ilişkindir. Somut olayda; davalı karşı davacının 14/11/2020 tarihinde "Sermaye Piyasası Araçları Alım Satımına Aracılık, Repo-Ters Repo ve Yatırım Hizmetleri" başlıklı sözleşmeyi ve eklerini elektronik ortamda imzaladığı, bu çerçeve sözleşmenin aracı kurum ve müşteri arasındaki ilişkiyi genel olarak düzenleyen, başlangıçta bir kez akdedilen ve münferit işlemlerin esasını oluşturan SPK'nın ilgili tebliğleri kapsamında düzenlenen bir sözleşme olduğu görülmüştür. Bilirkişi heyeti tarafından davalı tarafça davacı nezdindeki ... nolu hesapta yapılan işlemlerin incelenmesi sonucunda davacının vadeli işlem ve opsiyon piyasasında işlemler yaptığı, davacının birleşen davada davalının sözleşme kapsamında yapması gereken yükümlülüklerini yerine getirdiğini, buna karşın davalının birleşen davada davacının yükümlülüğünü yerine getirmeyerek temerrüde düştüğünü, davacının sözleşme kapsamında yapmış olduğu pozisyon kapama işlemleri incelendiğinde davalıya ait pozisyonun somut olay tarihinde makul fiyat aralıklarında gerçekleştiği zararın artmasına ya da doğmasına yol açacak işlemi bulunmadığı, davalı hesabında alım satımı gerçekleştirilen vadeli işlem sözleşmeleri kaldıraçlı işlem hükmünde olmayıp taraflar arasındaki ilişki de kaldıraçlı varlıkların alım satım işlemi olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede ...kapama seviyesi tetiklendikten sonra işlemin, piyasada oluşan fiyatlardan kapanır. %15... seviyesine tekabül eden fiyat seviyesi garanti edilemez” (20/12/2021'de %20 olarak güncellendiği bildirilmiştir) hükmü bulunmasından hareketle, işlemlerin sözleşmede hüküm altına alınan taraf iradelerine uygun olarak yapıldığı, 22/12/2021 sonu itibarıyla asıl alacak tutarının (-) 1.048.569,33 TL olduğu, işlemiş temerrüt faizinin taraflar arasındaki sözleşmeye göre belirttikleri formüle göre belirleneceği yönünde değerlendirilmeler yapılmış olup, bilirkişi raporu yeterli teknik incelemeyi içerdiğinden tarafların iddia ve savunmaları tek tek değerlendirilip ve denetime elverişli olarak rapor edilmiş olduğundan hükme esas alınmıştır. Asıl davada davacı asıl alacak ve işlemiş faizler yönünden talepte bulunmuş ise de davalıya borcun ödenmesi için gönderilen ... 16. Noterliğinin... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamenin tebliğ edildiğine ilişkin bir belge ibraz edilmediğinden davalının takip tarihi öncesi temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından davacının asıl alacak talebi yönünden davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca davacının takip sonrası faiz talebi yönünden de icra takibindeki talebin sözleşme hükümlerine uygun olduğu anlaşıldığından takibin, takip talebindeki şartlarla devamına karar verilmiştir. Dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmiş, reddedilen miktar yönünden davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötü niye tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkememiz dosyası ile birleşen dosya yönünden ise her ne kadar davacı davalı tarafça zarara uğratıldığı istemiyle başlatmış olduğu takibe yapılan itirazın iptalini talep etmiş ise de yukarıda açıklanan gerekçelerle ve itibar olunan bilirkişi raporunda yapılan tespitlerle davalının taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdiği, davacının zarara uğramasına sebebiyet vermediği anlaşılmakla, birleşen dosya davacısının ispatlanamayan davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; A)Davanın KISMEN KABULÜ ile 1-Davalı borçlunun ... 27. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine yöneltiği itirazın kısmen iptali ile 1.043.632,43 TL asıl alacak yönünden takibin takip talebindeki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alacak likit olup itiraz haksız bulunduğundan, İİK'nın 67/2. maddesi gereğince takdiren %20 oranında hesaplanan 208.726,48 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Reddedilen kısım yönünden davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 71.290,53 TL nispi karar harcından, peşin alınan 12.685,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 58.604,71 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan toplam 12.778,02 TL (80,70TL BVH, 11,50 TL VSH, 12.685,82 peşin harç) harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 16.303,50 TL yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranı dikkat alınarak hesaplanan 16.199,15 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 1.952,50TL yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranı dikkat alınarak hesaplanan 12,40 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 158.108,54 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesap olunan 6.735,18 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Arabuluculuk ücreti olarak 1.560,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 9,99TL'sının davacıdan, 1.550,01TL'sının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili taraflara verilmesine, B)Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası yönünden davanın REDDİNE, 1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL maktu karar ve ilam harçtan peşin alınan 5.486,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.871,48 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 72.105,39TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Arabuluculuk ücreti olarak ödenen 800,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Dair, davacı birleşen dosya davalı vekilinin (e-duruşma ile) ve davalı birleşen dosya davacı vekilinin yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/03/2025 Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır