İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/876 E. 2025/314 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/876
- Karar No
- 2025/314
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/876 Esas KARAR NO : 2025/314 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/11/2020 KARAR TARİHİ : 25/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ....A.Ş. vekili verdiği dava dilekçesinde, davalı ... A.Ş.'ye taşımacılık hizmeti verdiklerini, bu şirkete ait malları ... Cumhuriyeti'nden ....'a taşıdıklarını, bu taşıma faaliyetini de dosyaya sundukları konşimentolarla kanıtladıklarını, taşıma faaliyetine ilişkin olarak düzenledikleri faturayı da ... 2. Noterliği'nin...tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile davalıya gönderdiklerini, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine de ... 3. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasından icra takibi başlattıklarını, takibe davalı tarafın itiraz etmesi üzerine de itirazın iptali davası açtıklarını belirtmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ...A.Ş. vekili verdiği cevap dilekçesinde, kendi adreslerinin Gebze Kocaeli olduğunu, belirterek öncelikle yetkisizlik itirazında bulunmuştur. Davanın esasına ilişkin olarak da davacıya borçlarının bulunmadığını, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taşıma işinden kaynaklanan fatura bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce 12/04/2022 tarihinde davanın davanın icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş olup; taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı 16/12/2022 tarihli karar karar ilamı ile; ".... Taraf ve dava ehliyeti HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı olduğundan resen gözetilmesi gerekmektedir. Mahkemece açıklanan hususlar gözetilerek İİK'nın 194. maddesi uyarınca gerekli işlemler yapılarak taraf teşkili sağlanması gerekirken vekalet görevi sona eren vekile tebliğler yapılarak davaya devam edilerek sonuçlandırılması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, hükmün kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine , davacı vekilinin istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına..." karar verilerek dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kayıt edilmiştir. Mahkememiz 20/06/2023 tarihli ara kararı ile tarafların ticari defterlerinin SMM aracılığı ile incelenerek, alacak ve dosya kapsamında rapor düzenlenmesinin istenilmesine, karar verildi. Mahkememiz 05/11/2024 tarihli ara kararı ile ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak davalı iflas nedeniyle tasfiye halindeki ... AŞ.'nin taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde resen seçilecek mali müşavir bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılmasının istenmesine karar verildi. 28/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davacının İncelenen 2020 yılı yasal ticari defterlerinin; 6102 sayılı TTK ve 213 sayılı VUK'nun ticari defterlere ilişkin madde hükümlerine uygun ve usulünde olmak üzere e-defter esasında tutuldukları, açılış ve kapanış tasdiklerinin kanuni sürelerinde yapılmış, onaylı oldukları, ticari defterlerin birbirini doğruladığı ve sahipleri lehine delil olma niteliklerinde oldukları tespit edilmiştir. Davalının 2020 yılı ticari defterlerinin incelenmeleri için vekili ...'ın ... Nolu telefonundan yaptığım görüşmede, kendisinin azledildiğini, 2 mali müşavirlerinin de işten ayrıldığını, defterlere ulaşılamayacağı, beyanında bulunmuş olup, daha sonra temin edilen davalı şirketin... Nolu sabit telefonu, bir iki defa aranmasına rağmen iletişim kurulamamış olup, bu nedenle davalının yasal ticari defterlerine ulaşılamadığından incelemeleri yapılamamıştır. İncelenen dava dosyası kapsamında; Davalının söz konusu taşımacılığını, davacının yapması talebinde bulunduğuna dair, 09 Ocak 2020 tarihli Mail mesajı, mesaj metninde ithalatını yapacakları adres, hacim, kg vs. her türlü bilginin paylaşıldığı, davacı tarafından Proforma fatura ve daha sonra davalı adına düzenlenmiş 1.810,00 USD tutarlı fatura ve fatura üzerinde TL karşılığının 5,893300 TL kurundan karşılığının 10.666,87 TL ve ödemenin döviz olarak ödeneceğinin belirtildiği görülmüş olup ; ayrıca hava taşımacılığına ilişkin konşimento, çeki stesi vs. belgeler ile yazışmaların dosya kapsamında mübrez oldukları tespit edilmiştir. Davacının davalı adına düzenlediği 1.810,00 USD bedelli faturanın, yine fatura üzerinde belirtilmiş 10.666,87 TL tutarının, mükellefi bulunduğu ... dairesine 2020/Ocak döneminde Form BS ile beyan ettiği, incelemede tespit edilmiştir. Davacı ve Davalı taraflar arasında imzalanmış “ Müşteri Cari hesap Sözleşmesi” akdedildi, kaşe ve imzalar ile sözleşme ekinde imza sirkülerinin bulunduğu, ...'ın kestiği faturaların 45 günde ödeneceğinin de belirtildiği; İncelenen cari hesap sözleşmesinde tespit edilmiştir. Nihai Karar Sayın Mahkemenin takdirlerinde olmak üzere; Davacı ... A.Ş.'nin davalı ...A.Ş.'den 1.810,00 USD alacağının bulunduğu, 13.07.2020 takip tarihinden itibaren başlamak üzere; Davacının 1.810,00 USD asıl alacağına, Devlet bankalarının USD dövize bir yıllık mevduata verdikleri en yüksek faiz oranının, uygulanması gerekeceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. 10/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Yukarıda arz ve izah edilen verilerle, takdir ve her türlü nihai kanaat ile hüküm tesisi keyfiyeti Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 1. Davacı-alacaklı şirket vekili tarafından davalı-borçlu şirket aleyhine 14.07.2020 tarihinde ... 3. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile; 1.810,00.-USD Asıl Alacak (Fatura-Navlun Alacağı) olmak üzere 1.810,00.-USD toplam alacağının tahsili talebiyle İlamsız Takiplerde Ödeme Emriyle icra takibi başlatıldığı, Davalı şirketin, davaya konu incelenen 2020 yılına ait yasal ticari e-defterlerinin açılış ile kapanış E-defter beratlarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış/verilmiş olduğu, yasal ticari e-defterleri üzerinde yapılan usul incelemelerinde kayıtların VUK. 215-219 maddesi hükümleri ile Tekdüzen Hesap Planı Genel Tebliğine uygun olarak tutulduğu ve e- defterlerin birbirlerini teyit ettikleri görülmüş olup, 6102 sayılı TTKnunu ile HMUK.'nun 222. maddesi amir hükümlerine göre davalı şirketin davaya konu incelenen 2020 yılına ait yasal ticari e-defterleri delil kudretine haiz görülmüş olup, nihai takdirin Sayın Mahkeme'nin olduğu, yasal mevzuat gereğince defterlere kayıtların Türkçe, kayıt ve belgelerde Türk para biriminin kullanılmasının zorunlu olup, belgelerde, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebileceğinin belirtildiği, Davacı şirket tarafından davalı şirkete navlun faturası düzenlendiği ve davalının ticari e-defter kayıtlarında da görüldüğü ve tespit edildiği, davacının alacağına davalı tarafından vergi dönemleri itibariyle kur farkı uyguladığının da görüldüğü, Davalı şirketin, davaya konu incelenen 2020 yılına ait yasal ticari e-defter kayıtlarına göre; 14.07.2020 icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya bulunan asıl borç bakiyesi tutarının 12.426,01.-Türk Lirası olup döviz karşılığının da 1.810,00.-USD olarak tespit edildiği, Davacının icra takibindeki 1.810,00.-USD döviz cinsi alacağı talebinde haklı görüldüğü, nihai takdirin Sayın Mahkeme'nin olduğu, Davacının takip öncesi için davalıdan işlemiş faiz talebinde bulunmadığı ve taleple bağlı kalınması gerektiği, takip tarihinden itibaren ise asıl alacağına faiz talebinde ise haklı görüldüğüne dair görüş bildirilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4) Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Ayrıca bu durum HMK 222/5’te taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacağı şeklinde ifade edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. Maddesine göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı 16/12/2022 tarihli karar karar ilamı ile tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalı... A.Ş.'ye taşımacılık hizmeti verdiklerini, bu şirkete ait malları ... Cumhuriyeti'nden ...'a taşıdıklarını, bu taşıma faaliyetini de dosyaya sundukları konşimentolarla kanıtladıklarını, taşıma faaliyetine ilişkin olarak düzenledikleri faturayı da ... 2. Noterliği'nin... tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile davalıya gönderdiklerini, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine de ... 3. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlattıklarını, yapılan itiraz üzerine süresi içerisinde iş bu davanın açıldığı, davalı tarafça öncelikli olarak yetki itirazında bulunulduğu, HMK madde 6 ve TTK madde 89 gereğince İstanbul Mahkemeleri ve icra müdürlüklerinin de yetkili olacağı, davacı yanın seçimlik hakkını kullanmak suretiyle takibi İstanbul İcra Müdürlüklerin de başlattığı, bu haliyle yetki itirazının reddine karar vermek suretiyle dosyanın esasına girildiği, taraf teşkili hususunda kaldırma kararı doğrultusunda tebligatların yapıldığı, verilen hizmete ilişkin davacı şirket tarafından davalı şirkete navlun faturası düzenlendiği ve davalının ticari e-defter kayıtlarında da görüldüğü ve tespit edildiği, .. Kurumlar Vergi Dairesine 2020/Ocak döneminde Form BS ile beyan ettiği verilen hizmetin beyan edildiği, bu haliyle davacı tarafça faturaya istinaden verilen hizmeti ispat ettiği anlaşılmakla; davanın kabulü ile; davalının ... 3. İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın reddi ile takibin 1.810,00-USD asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren devlet bankalarının fiili ödeme günündeki USD dövize 1 yıllık mevduata verdikleri en yüksek faiz oranıyla devamına, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; Davalının ... 3. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın reddi ile takibin 1.810,00-USD asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren devlet bankalarının fiili ödeme günündeki USD dövize 1 yıllık mevduata verdikleri en yüksek faiz oranıyla devamına, 2-Asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 950,78 TL nispi karar harcının, peşin alınan 237,70 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 713,08 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 13.918,67 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan dava açılarken yatırılan toplam 299,90 TL (.54,40TL BVH, 7,80 TL VSH,237,70TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 7.468,50 TL (468,50TL tebliğler ve posta, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL’nin davalıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/03/2025 Katip ¸ Hakim ¸