İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/450 E. 2023/900 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/450
Karar No
2023/900
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/450 KARAR NO :2023/900 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:24/06/2022 KARAR TARİHİ:21/12/2023 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile olan dava dışı/müflis ... ŞİRKETİ arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalı ...'in müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, genel kredi sözleşmeleri gereğince ödenmesi gereken borç tutarlarının ödenmediğini dava konusu kredilerin .... Noterliğinin 01.06.2017 tarih, ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamelerince kat edildiğini ancak müvekkili bankanın alacağını tahsil edemediğini, davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı taraftan cebri icra yolu ile kısmi tahsilat sağlandığını ancak müvekkili bankanın alacağının halen muaccel olduğunu, genel kredi sözleşmesinin 10. ve e-temerrüt maddeleri ile kredi borcunun temerrüt faizi ve oranının düzenlendiğini, müvekkili banka ile davalı tarafın karşılıklı mutabakati sonucu faiz oranlarının belirlendiğini ve imza altına alındığını, bu nedenle temerrüt faiz oranına karşı itirazların reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dışı asıl borçlu dava dışı müflis ... Enerji hakkında .... İflas Müdürlüğü ... İflas sayılı dosyası ile iflas dosyası açıldığını, dava dışı müflis firma teminatında iken müvekkili banka adına cebri icra yolu ile tescil edilen taşınmaz bedeli, ve sair tahsilatların mahsubu neticesinde müvekkili bankanın muaccel alacağının tahsil edilemediğini bu nedenle müteselsil kefaleti sebebiyle davalıya başvurma zorunluluğunun doğduğunu, öncelikle davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde ve tahsilde tekerrür etmemek koşuluyla; müteselsil kefil ... hakkında 5.000.000,00-TL tutarında alacağının tahsili için ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptali ile, .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takibin devamına, davalı borçlu aleyhine %20den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı/borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamış, davalı asil süresinden sonra sunmuş olduğu beyan dilekçesinde özetle; öncelikle davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça dava konusu kredi sözleşmeleri kapsamında davacı bankaya teminat olarak gösterilen taşınmazların banka tarafından alınarak bankanın alacağını tahsil ettiğini, davacı tarafa kredi sözleşmeleri kapsamında teminat olarak verilen taşınmazların ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe konu edilerek bankanın alacaklarına mahsuben taşınmazların bankaya devredildiğini ancak takip neticesinde yapılan ihaleler sonucu taşınmazların davacı bankaya usulsüz şekilde devredildiğini, ihalelerin usulsüz şekilde yapıldığını yapılan işlemlere itirazlarının birtakım usul sebepleri ileri sürülerek haksız yere itirazlarının reddedildiğini ve neticesinde taşınmazların gerçek değerlerinin çok altında davacı banka adına kaydedildiğini, ... Valiliği Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü tarafından Körfez Tapu Müdürlüğüne yazılmış olan yazı ile, taşınmazın tapu kaydına yalnızca "özel güvenlik bölgesi" nde yer aldığına ilişkin bir belirtme yazılması yeterli iken, Tapu Müdürlüğünün yetkisini aşarak ilgili taşınmaza "Özel Güvenlik Bölgesidir" şerhinin yanı sıra "Yabancı Uyruklu Gerçek ve Tüzel Kişilere satılamaz, devredilemez ve izin alınmadıkça kiralanamaz." şerhini de koyduğunu, tapu müdürlüğü'nün yetkisini aşarak koymuş olduğu bu usulsüz/hukuksuz şerh uyarınca mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, taşınmaz üzerinde tasarruf hakkının kısıtlandığını, yabancı uyruklu kişilerin kanuna aykırı şekilde bölgeye yatırım yapmaktan uzaklaştırıldığını, bölgede petrol ürünü satılmakta olduğunu ve bu konu ile alakalı yabancı yatırımcıların bölgede bulunmasından rahatsız olunması nedeniyle bu şekilde yetki aşımında bulunulduğunu bu şerhin kaldırılması için Kocaeli Valiliğine yapmış olduğu başvuru neticesinde "Yabancı Uyruklu Gerçek ve Tüzel Kişilere Satılamaz, Devredilemez ve İzin Alınmadıkça Kiralanamaz." şerhinin kaldırıldığını, anılan taşınmazların ... Şirketine ait olduğunu, adı geçen şirketin mülkiyetinde 2 yıldan uzun süredir bulunmakta olan taşınmazların cebren satışının KDV'den muaf olarak gerçekleştirilmesi gerekirken, bu taşınmazların KDV tahakkuk ettirilerek satış ilânına çıkarıldığını, bu nedenle de ihalenin feshi gerekmesine rağmen bu durumun göz ardı edilerek taşınmazların davacı banka adına kaydedildiğini, ihalelerin feshi için açmış olduğu davaların işin esasına girilmeden taraf ehliyetinden bahisle ihalenin feshi davası açamayacağı gerekçesine dayanılarak reddedildiğini, yukarıda bahsi geçen durumla ilgili Emekli Sayıştay Uzman Denetçisi, Yeminli Mali Müşavir ve Bağımsız Denetçi olan uzman tarafından inceleme yaptırıldığını, yapılan inceleme neticesinde haklılığının ispat olunduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle davacı bankanın alacağını fazlasıyla tahsil ettiğini, alacağın tahsil edilmiş olmasına rağmen açılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER; Arabuluculuk Son tutanağının sunulduğu, ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının uyap üzerinden mahkememize gönderildiği, GKS asıllarının mahkememiz kasasına alındığı, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas, 2019/... esas, ... esas, 2018/... esas, 2018/... esas sayılı, .... İcra Dairesi' nin 2017/..., 2017/..., 2017/... esas sayılı dosyalarının mahkememize gönderildiği, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasın dosyasının uyap üzerinden dosyamız içerisine alındığı görüdü. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 10/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı banka ile dava dışı kredi lehtarı (asıl borçlu) ...A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi davalı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, bahse konu sözleşmeye istinaden taksitli kredi kullandırılmış olduğu, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalı hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, Kefalet Limiti ve Davalı kefilin/lerin Sorumluluğu: Davalı kefilin/lerin sözleşmede gösterilen kefalet limitlerinin 23.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 31.467.005,88 TL'nın kefalet limitinden daha YÜKSEK SEVİYEDE olması nedeniyle, davalı kefilin 23.000.000,00 TL'lık kefalet limiti ve bunun temerrüdünün hukuki sonuçlarından dolayı, borçtan müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin düşünülebilineceği (lütfen bkz: TBK 589 m. mülga B.K 490.m'.nın sayın yargı makamınca değerlendirilebilineceği... alacağın az bile talep edilmiş olduğu nazara alınarak, TAKİP TARİHİNDEN itibaren tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla 10.000.000,00 TL asıl alacak tutarı tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık Y,42,08 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden 9. 5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceği, Davalı kefilin 30.11.2012 tarihli 5.000.000,00 TL'lık sözleşmeye atfen TBK'nun 584 m. uyarınca eş muvafakatinin alınıp alınmadığı belirsizdir. Bu durum özellikle davalı kefilin 30.11.2012 tarihindeki medeni durumu bakımından araştırılmasında fayda mülahaza edildiği, " görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı banka dava dışı borçlu Müflis ... Şirketi arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşmeyi davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, davalı kefilin 22/05/2013 tarihli kredi yönünden kredi tarihinde borçlu şirketin yetkilisi ve ortağı olduğu anlaşıldığından TBK 584.madde gereği eş muvafakatine gerek olmadığı, 30/11/2012 tarihinde kullanılan kredi yönünden TBK 584 ek fıkra yürürlükte olmadığından eş muvafakatine gerek duyulduğu bu hususta davacı bankaya yazılan müzekkereye cevap verilerek 30/11/2012 tarihli eş muvafakatinin dosyaya sunulduğu, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalı hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu, davalı kefilin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin 30/11/2012 tarihli 5.000.000,00 TL bedelli, 22/05/2013 tarihli 18.000.000,00 TL bedelli, sözleşmeler nedeniyle 23.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan toplam asıl alacak tutarının kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin hesaplanan mevcut borcun tamamından müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı tarafça davacıya teminat olarak verilen taşınmazların ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe konu edildiği ve alacağa mahsuben bankaya devredildiği ve ihaleye yapılan itirazların reddedildiği belirtilerek beyan dilekçesi sunulmuş ve bildirilen deliller toplanılarak celbedilen ... Asliye Hukuk Mahkemesi' nin ihalenin feshine ilişkin davalarında red kararı verildiği ve verilen kararların kesinleştiği görülmüş ise de; davalı tarafça süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı gibi beyan dilekçesi olarak kabul edilen dilekçe içeriğinde belirttiği hususlar ihaleye ilişkin olup somut dosya yönünden itibar edilebilir nitelikte bulunmamıştır; kaldı ki bilirkişi tarafından satışı yapılan taşınmazların bedeli mahsup edilerek hesaplama yapıldığı görülmüştür. Davaya konu genel kredi sözleşmesinin 43.18 maddesinde faiz oranı olarak bankaca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının 20 puan ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi belirlenmiş ve davacı banka tarafından takip talebinde % 42.08 oranında temerrüt faizi talep edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/... -... Esas, 2019/... Karar sayılı ilamı dikkate alındığında bilirkişi tarafından dava dışı şirkete kullandırılan taksitli kredilere fiilen uygulanan en yüksek akdi faiz oranına sözleşmenin 43.18 maddesi tatbik edildiğinde %42.08 olarak bulunan ve bilirkişi tarafından hesaplanan temerrüt faiz oranının takipte talep edilen faiz oranı ile uyumlu olduğu anlaşıldığından takipte talep edilen temerrüt faiz oranına itibar edilmiştir. Davacı tarafça .... Noterliği’nin 01/06/2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile; 31.788.124,40 TL yönünden hesabın 31/05/2017 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının asıl borçluya ve kefile tebliğe çıkarıldığı, hesap kat ihtarnamesi ile ödeme için verilen 1 günlük mehil süresi bitimine müteakip dava dışı asıl borçlu ve davalı kefilin 07/06/2017 tarihinde temerrüde düştükleri kabul edilmiştir. Bu doğrultuda hazırlanan 10/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda talep edilebilecek miktar hesaplanmış olmakla; alınan rapor denetime elverişli ve teknik olarak yeterli görüldüğünden rapora itibar edilerek davanın kabulü ile; 10.000.000,00 TL asıl alacağın tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar takip tarihinden itibaren yıllık %42,08 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5’i oranında BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, karar verilmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine, karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile; 1-.... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile; 10.000.000,00 TL asıl alacağın tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar takip tarihinden itibaren yıllık %42,08 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5’i oranında BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarının %20’i oranına tekabül eden 2.000.0000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 683.100‬,00-TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 120.775,00-TL harçtan mahsubu ile eksik 562.325‬,00-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılarken yatırılan toplam 120.867,2‬0- TL (80,70 TL BVH, 11,50 TL VSH, 120.775,00 TL peşin harç, ) harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 3.421,00 TL (421,00 TL tebliğler ve posta, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 404.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucuya 1.560,00 TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemenin suçüstü ödeneğinden ödendiği anlaşıldığından 1.560,00 TL arabuluculuk ücreti'nin 6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-11 ve 118/A-13'e göre davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/12/2023 Başkan ... *e-imzalıdır Üye ... *e-imzalıdır Üye ... *e-imzalıdır Katip ... *e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/450, K. 2023/900, T. 21.12.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-450-e-2023-900-k-55e8c539da42