İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/176 E. 2025/461 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/176
Karar No
2025/461
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/176 KARAR NO : 2025/461 DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/03/2024 KARAR TARİHİ : 02/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacı tarafından dava dışı ...Ltd. Şti'ne 27.09.2023 tarih -... seri numaralı ve 05.02.2023 ... seri numaralı faturalara konu plastik ham maddeyi satarak teslim ettiğini, dava dışı şirketin davacıdan almış olduğu plastik hammaddesi nedeniyle doğan borcuna karşılık olmak üzere ... Bankası ...şubesinin ... IBAN numaralı hesabı üzerinde keşide edilen çeklerin davacıya verilmek üzere 19.10.2023 tarihinde ... kargoya verildiğini, dava dışı şirket tarafından ... şirketi vasıtası ile müvekkiline gönderilen çeklerin davacıya ulaşmadan 20.10.2023 tarihinde kargı şirketi ile elemanın kargo dağıtımı sırasında çalındığını, ... kargo şirketinin dağıtım elemanı olan ... T.C. Kimlik numaralı ...'ın 20.10.2023 tarihinde ... Polis Merkezi Amirliğine ifade verdiğini, söz konusu çeklerin çalışması üzerine davacı tarafından ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile " Çek İptali ve Ödeme Yasağı Kararı" talepli dava açıldığını ve söz konusu çeklere ilişkin ödeme yasağı kararı alındığını, çalınan çeklerin arkasına davacının sahte cirosu yapılmış ve davacıdan sonra ise sırasıyla ...Ltd.Şti ve Lottex Yarn Teks. İth. İhr. Ltd.Şti'nin cirosu yapıldıktan sonra ve söz konusu çek ciranta ...Şti tarafından davalı şirkete verilerek faktoring işlemine tabi tutulduğunu, davaya konu çekleri ciro yoluyla edinen davalının, 25.02.2024 keşide tarihli 90.000,00 TL meblağlı ve ... seri numaralı çek için ... 9 Asliye Ticaret Mahkemesinin ...D.İş dosyası ile davacı aleyhine ihtiyati haciz kararı alındığını, ihtiyati haciz kararına istinaden müvekkilinin menkul mallarına ve banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulduğunu, takip dayanağı çekteki imzanın davacıya ait olmamasına rağmen tamamen cebri icra baskısı altında ihtirazı kayıtla davalı tarafından ödenen 131.320,00 TL'nin ödeme tarihi olan 21.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin davaya konu edilen ... seri numaralı çeki faktoring sözleşmesine istinaden ve fatura karşılığından temlik alarak yetkili hamil olduğunu, müvekkili şirketin kendisine yüklenen tüm özen ve dikkat sorumluluğuna dikkat ederek işlemleri gerçekleştirdiğinden iyi niyetli hamil sıfatını taşıdığını, davacının çekleri veya bedellerini müvekkilinden talep etmesinin yasal olarak mümkün olmadığını, ödeme yasağı kararının sadece muhattap bankanın çeke istinaden ödeme yapılmamasına ilişkin bir karar olduğunu, alacaklının alacak ve takip hakkını etkilemediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ... 31.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyası , ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası, ... CBS ...Soruşturma dosyası, ... 54.Noterliği,.... Bankası ve ... Bankası yazı cevabı ile ... 16.İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasının dosyamıza delil olarak sunulmuştur. 03.09.2024 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davacı, ...'ye ait mukayese konusu imzalarının göstermiş oldukları işleklik dereceleri, alışkanlıkları, meyil, seyir, sürat, istikamet ve tazyik gibi grafolojik ve grafometrik özellikleri bakımından incelenmiş ve çek aslının arka yüzünde atılı bulunan 1.ciranta imzasıyla mukayese konusu davacı Talip TARİ'nin imzalarının birbirlerine KIYASEN FARKLI YAPI VE GÖRÜNÜMDE OLMASI nedeniyle çek aslının arka yüzünde atılı bulunan 1. Ciranta imzasının Davacı,... ŞTİ yetkilisi ...'nin eli ürünü olmadığı," hususu tespit edilmiştir. 16.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "beyaz ışık ve değişik açılarda verilen ışık ışınları, yüksek çözünürlü (scanner) tarayıcı, bilgisayar analiz programları kullanılarak, grafolojik, grafometrik ve kaligrafik esaslar dahilinde yapılan mukayeseli incelemede; İnceleme konusu çekteki birinci ciranta imza ile Talip Tarı’ya ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde, ara gramalarda ve bitiş hareketlerinde farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu çekteki birinci ciranta imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla Talip Tarı’nın eli ürünü olmadığı " hususu tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE : Dava, icra takibi sonrası açılan kambiyo senedinden dolayı İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca borçlu olunmadığının tespitine ve ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir. ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası celp edilmiş, dosya üzerinde yapılan incelemede, takip alacaklısı... A.Ş. tarafından takip borçluları ... Şti., ... Şti. , ...Şti. Ve davacı ... Şti. aleyhine, ... Bankası... Şubesi'ne ait keşidecisi .... Ltd. Şti olan ... numaralı 25/01/2024 tarihli 90.000,00 TL bedelli çek dayanak yapılarak toplam 106.581,32 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 07.02.2024 tarihinde takip başlatıldığı, ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiği, 21.02.2024 tarihinde davacı tarafından istirdat davası açma hakkı saklı kalmak üzere ihtirazı kayıtla 131.320,00 TL ödemenin icra dosyasına yapıldığı anlaşılmıştır. Davaya konu çeklerin çalındığı iddiası üzerine davacı tarafından ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile " Çek İptali ve Ödeme Yasağı Kararı" talepli dava açıldığı ve söz konusu çeklere ilişkin Ödeme Yasağı Kararının alındığı, mahkemece davacıya ,davalıya karşı istirdat davası açması için 1 haftalık kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde davacı tarafından davalıya aleyhinde istirdat davası açmaması sebebiyle 01.04.2024 tarihinde davanın reddine dair verildiği, davaya konu çekleri ciro yoluyla edinen(temlik alan) davalı ... Şirketi tarafındandavaya konu çeke ilişkin ... 9. Asliye Tic. Mahkemesinin ...D.İş ... K sayılı dosyası ile davacı aleyhine ihtiyati haciz kararının alındığı anlaşılmıştır. ... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyası, davacı ...Şti., tarafından Meçhul sanık aleyhine Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçundan dolayı suç duyurusunda bulunulduğu ve soruşturma hakkında ... K sayılı kararı ile Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verildiği görüldü. Tarafların uyuşmazlık noktaları ,... Bankası ... Şubesi'ne ait keşidecisi ... Şti olan ... numaralı 25/01/2024 tarihli 90.000,00 TL bedelli çekin arka sayfasında davacıya atfen atılı bulunan ciroya ilişkin imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı, davacının bu çek ve bu kapsamda başlatılan .... 31. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı ve icra dosyasında ödediği bedelin istirdatını talep edip edemeyeceği ve davacı tarafın İİK'nun 72/5. Maddesi uyarınca, davalı tarafın ise İİK'nun 72/4. Maddesi uyarınca tazminat talep edip edemeyecekleri hususlarına ilişkindir. TMK'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nun 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." Menfi tespit davalarında da, HMK'nın ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Bu davalarda davacı taraf, borçlu olmadığını iddia ettiğine göre, olumsuz bir durumun ispatı mümkün olmadığından, kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Başka bir ifade ile, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Bununla beraber, davacının iddiasına göre ispat yükünün yer değiştirmesi de mümkündür. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel ilişkiden doğan talep hakkına ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. (HGK'nun ... Esas ...Karar ...Esas ... Karar sayılı ilamları) Bu nedenle kambiyo senetleri hakkında açılan menfi tespit davalarında, senedin dayanağı olduğu ileri sürülen hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebi karşılaştırılarak, ispat yükünün kime düşeceği belirlenir. Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki “kambiyo ilişkisi” ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu “kambiyo taahhüdü”nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl /temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Kambiyo senedinin bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. (Yargıtay HGK'nun ... E-... K sayılı kararı) Davacı tarafın dava dilekçesi ile ileri sürdüğü imza itirazı ve dolayısıyla sahteciliğe ilişkin itiraz mutlak defi olup herkese karşı ileri sürülebilir. Dava konusu ... Bankası ... Şubesi'ne ait keşidecisi ...Ltd. Şti olan ... numaralı 25/01/2024 tarihli 90.000,00 TL bedelli çekin arka sayfasında davacıya atfen atılı bulunan ciroya ilişkin imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı konusunda çek aslı üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 13.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda cirodaki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'nın eli ürünü olmadığı bildirilmiştir. Mahkememizce aldırılan raporun denetime açık, yeterli, objektif ve hüküm kurmaya elverişli olması ile itibar edilmiştir. Bilirkişi raporuna davalı vekilinin teknik nitelikte olmayan itirazlarının da dosya kapsamı ile de örtüşmemesi de dikkate alınarak itibar edilmemiştir. Davacı tarafın üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği, dava konusu edilen kambiyo senedi niteliğindeki çekin arka sayfasındaki ciro niteliğindeki imzanın davacı şirketin yetkili temsilcilerinin eli ürünü olmadığının ispat ettiği kanaatine varılmıştır. Davacı ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasına tahsilat makbuzu ile de sabit olduğu üzere 21.02.2024 tarihinde 131.320,00 TL ödeme yapmış olup 22.02.2024 tarihli dilekçesi ile de bu bedeli faizi ile birlikte talep etmiştir. Bu nedenlerle davanın kabulü ile, davacının ... Bankası... Şubesi'ne ait keşidecisi ...Ltd. Şti olan ... numaralı 25/01/2024 tarihli 90.000,00 TL bedelli çek ve ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, davacı tarafça ... 31. İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı icra takip dosyasında ödenen 131.320,00 TL'nin 21.02.2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalının tazminat talebi yönünden ise İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilebilmesi için davanın alacaklı konumunda olan davalı lehine reddine karar verilmiş olması ve dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması gerekmektedir. Davanın kabulüne karar verilmiş olması davalının tazminat talebinin İİK'nın 72/4. Maddesi'ndeki koşullar oluşmadığından ve ayrıca para cezası talebinin de yasal koşulları oluşmadığından reddine dair karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın kabulü ile, ... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ödenen 131.320,00-TL'nin ödeme tarihi olan 21.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davalı tarafın tazminat ve para cezası taleplerinin koşulları oluşmadığından reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 8.970,47 -TL nispi karar ve ilam harcından 2.242,62 TL peşin alınan harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 6.727,85 -TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan ve (3) numaralı maddede mahsup edilen toplam 2.242,62 TL harcın, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 556,00-TL posta gideri ,4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.983,60 -TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Hukuk Muhakemeleri Yasasının 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine, 8-Davalı tarafça yatırılan gider avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 9-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk tarife bedelinin, davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı , kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf'a kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/176, K. 2025/461, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-176-e-2025-461-k-ec534e6df3df