İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/489 E. 2025/203 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/489
Karar No
2025/203
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/489 Esas KARAR NO : 2025/203 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/07/2023 KARAR TARİHİ : 27/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili şirketin elektronik güvenlik sistemlerinin kurulması ve Alarm Haber Alma Merkezi aracılığıyla bu sistemlerin izlenmesi alanında hizmet veren kurumsal bir şirket olduğunu, taraflar arasında 29/11/2011 tarihinde hizmet sözleşmesinin akdedildiğini, davalının müvekkili şirkette portföy yöneticisi olarak çalıştığını, davalının iş akdinin 12.04.2022 tarihinde sona erdiğini, taraflar arasında 11/03/2016 tarihinde de “Rekabet Yasağı Sözleşmesi” akdedilmiş olup davalının ilgili sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini, bu sebeple taraflarınca davalıya ... 47.Noterliği ... yevmiye numaralı ve... tarihli ihtarname keşide edilmiş olup davalının rekabet yasağına aykırı davrandığını ikrar edecek şekilde mesnetsiz cevabi ihtarname gönderdiğini, bu minvalde davalı hakkında huzurdaki işbu davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, davalının Rekabet Yasağı Sözleşmesi'ne aykırı davranması sebebiyle iş bu sözleşmenin 5.Maddesinde de belirtiliği üzere davalının son brüt ücreti üzerinden hesaplanan 12 aylık brüt ücret toplamından şimdilik kısmi olarak 1.000,00-TL tutarında ceza-i şart tutarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 18/01/2024 tarihli dilekçesi ile; şu aşamadaki taleplerinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava dilekçesinin netice ve talep kısmında belirtmiş oldukları cezai şart kaleminden ibaret olduğunu belirtmiştir. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Usule ilişkin olarak, davacının açmış olduğu işbu davadaki taleplerine karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde taraflar arasında imzalanan "Süresiz İş Sözleşmesini" sunduğunu, iş-işveren ilişkisinden kaynaklı bir uyuşmazlık olması nedeniyle ve işbu davanın konusunun ticari olmaması nedeniyle görev yönünden reddini, yine davacı tarafın dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk için ticari dava niteliği iddiası olmasından dolayı başvurusunu ticari olarak açmış olması nedeniyle işbu davanın görevsizlik ile reddine ve görevli mahkemenin iş mahkemeleri olması nedeniyle arabuluculuk süreci tamamlanmadığından dolayı Usulden reddine karar verilmesini, Esasa ilişkin olarak, taraflar arasında süresiz iş sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmeye istinaden müvekkilinin davacı yanında çalışmaya başladığını, taraflar arasında süresiz iş sözleşmesinin imzalanmasından çok uzun süre sonra 11.03.2016 tarihinde işbu davaya konu Rekabet yasağına ilişkin "Rekabet yasağı sözleşmesi"nin imzalandığını ve müvekkilinin o dönemde işinden olmamak adına bu sözleşmeyi okuma fırsatı dahi verilmeden ve davacının baskı ve zorlaması ile imzaladığını, daha sonra taraflar arasında işbu süresiz iş sözleşmenin sona ermesi konusunda karşılıklı mutabakat ile ikale sözleşmesinin imzalandığını ve müvekkilinin iş akdinin 12.04.2022 tarihi itibariyle "İşveren tarafından haklı neden bildirilmeden fesih" başlıklı çıkış kodu ile sona erdiğini, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin karşılıklı anlaşma ve ikale sözleşmesi ile sona erdirildiğinden müvekkilinin zorla ve baskı ile imzaladığı rekabet yasağı sözleşmesinin de sona erdiğini bu nedenle davacının işbu davasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla öncelikle davanın görevsizlik nedeniyle görevli iş mahkemesine gönderilmesine ve görevsizlik kararı verilmesi halinde arabuluculuk sürecinin yerine getirilmemesi nedeniyle davanın usulden reddine, görev itirazları kabul edilmez ise yukarıda belirtmiş oldukları nedenlerle davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacının ve dava dışı ...A.Ş.'nin İTO kayıtları çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davalının nüfus kayıt örneği UYAP üzerinden çıkarılarak dosyamız arasına alınmış, ... 16.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiş, davalının SGK hizmet döküm cetveli ile işe giriş-işten ayrılış bilgileri celp edilerek dosya arasına alınarak incelenmiştir. Mahkememizin 30/01/2025 tarihli duruşmasında; ''1-Davalı tarafın zaman aşımı def'inin, davaya konu cezai şart talebinin taraflar arasında akdedilen Rekabet Yasağı Sözleşmesi'ne dayandırılması ve dava tarihi itibariyle sözleşme tarihinin üzerinden henüz 10 yıl geçmediği anlaşılmakla reddine, 2-Davalı tarafın görev itirazının, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5.maddesinde yapılan düzenlemenin, TTK'nın 4/1-c maddesini ortadan kaldırdığından söz edilemeyeceği, davalının rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmesine aykırılık oluşturduğu iddia edilen eylemlerinin iş akdinin sona erdiği döneme ilişkin olduğu, davanın mutlak ticari dava niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla reddine(Bknz. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 03/12/2021 tarih, ... Esas ve...Karar sayılı ilamı)'' karar verilmiştir. Davalı tanığı ... beyanında; "Ben yaklaşık 16 sene davacı şirkette çalıştım, 16 yıllık çalışmamın 13 senesi genel müdürlükte 3 senesi ise bayi olarak çalıştım, ben davacı şirketten 2017 yılının Ağustos ayında ikale ile ayrılarak ve tüm haklarımı alarak ...'a yerleştim, 3 yıl da ...'ta davacı şirketin bayisi olarak devam ettim, 2021 yılında davacı şirketin bayiliğini yaşadığım ailevi sorunlar nedeni ile sona erdi, ben de yaşadığım ailevi sorunlardan dolayı tekrar ...'a döndüm, yaklaşık 1,5 yıldır da gayrimenkul sektöründe çalışmaktayım, ...'i davacı şirkette birlikte çalışmamızdan dolayı tanırım, kendisi benim ekibimde çalışıyordu, ben davacı şirkette satış müdürü pozisyonundaydım ... de benim yardımcımdı, yani kendisi satış müdür yardımcısı pozisyonunda çalışıyordu, benim davacı şirketten ayrılmamdan kısa bir süre önce de kendisi terfi alarak satış müdürü pozisyonuna yükseltilmiştir, davacı şirket tarafından hepimiz bize verilen satış hedeflerini yakalamaya çalışıyorduk, davacı şirkette bir müdür yedi müdür yardımcısı ve her müdür yardımcısına bağlı yaklaşık yedi sekiz kişilik ekipler şeklinde yönetilirdi, ekiplerde yer alan her kişinin günlük gerçekleştirdiği randevular, kurulan veya anlaşılan satış işlemlerini takip ederdik, hatta satış sonrası işin montajına kadar takip ederdik, satış müdürü pozisyonunda olduğumdan tüm bu bilgilere sahiptim, ... davacı şirkette satış memuru olarak işe başladı sırasıyla önce müdür yardımcısı daha sonrasında ise satış müdürü olarak görev yaptı, davacı şirkette kendisi 11-12 yıl kadar çalıştı, bu sürenin de bildiğim kadarı ile 5-6 yılını satış müdürü olarak çalıştı, bildiğim kadarı ile ...davacı şirketten ikale yolu ile anlaşarak tüm haklarını alarak ayrılmıştır, net olarak bilmemekle birlikte ... davacı şirketten ayrıldıktan yaklaşık 6 ay 1 yıl sonra ... isimli şirkette kurumsal satış yöneticisi olarak çalışmaya başlamıştır, ... şirketi sektörün en önemli toptancılarından bir tanesidir, bu şirket entegre sistemler yaparlar, bildiğim kadarı ile kendisi oradan da başka bir güvenlik firmasına geçiş yapmıştır, orada da aynı işini yapmaktadır, davacı şirket alarm sistemlerinin kiralanması yani abonelik işlemlerini yapar bunun için ekipler çalışır, ... ise kamera, turnike vb. sistemlerin satışlarını yapar, ilgili rekabet sözleşmeleri imzalandığında ben davacı şirkette müdür pozisyonundaydım, ... ve kendim de dahil herkese bu sözleşmeyi imzalattırdım, imzalattırırken şirketten kötü ayrılanlara karşı bu sözleşmenin uygulanacağını iyi ayrılanlara karşı ise uygulanmayacağını imzalayıp imzalamamak konusunda serbest olduklarını ancak imzalamayanlar ile yolları tüm hakları ödenerek ayrılacağını söyledim, benim başkaca bir bilgim ve görgüm bulunmamaktadır. Tanıklık ücreti talebim yoktur bilgi ve görgüm bundan ibarettir." dedi. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE / Dava, tazminat davasıdır. HMK'nun 320 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davalının, davacıya karşı haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin bulunup bulunmadığı, davalı tarafın davacı tarafa karşı haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin bulunması halinde bu nedenle davacının maddi tazminat/cezai şart (rekabet yasağı sözleşmesi ve gizlilik sözleşmesine aykırılık nedenleriyle) alacağının varlığı ve miktarı ile rekabet yasağı sözleşmesi ve gizlilik sözleşmesine aykırılık nedeniyle taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve protokollerdeki cezai şart düzenlemelerinin geçerli olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Medeni Yasa'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Medeni Yasa'nın bu hükmü 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası'nın 190. maddesi 1. fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" denilmiştir. Bu bağlamda kural olarak davanın taraflarından her biri iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. İddia, savunma, dosya içeriği deliller ve tüm dosya kapsamına göre; eldeki davada ispat külfetinin davacı taraf üzerinde olduğu, dosya içerisine alınan davacı şirketin İTO kaydında faaliyet alanının ''... verilmesi...'' olduğu, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra çalışmaya başladığı dava dışı ... Şirketi'nin faaliyet alanının ise ''...Her türlü yangın algılama sistemleri gaz algılama sistemleri hırsızlık alarm sistemleri kapalı devre güvenlik sistemleri yangın söndürme sistemleri ithalat ihracatı satışı bakımı montajı yapmak...'' olduğunun görüldüğü, davacı şirketin ve dava dışı ... Şirketi'nin İTO kayıtlarındaki faaliyet alanları ile tanık beyanı birlikte ele alındığında her iki şirketin farklı hizmetleri müşterilerine sunduğunun anlaşıldığı, yine dosya içerisine kazandırılan davalının hizmet döküm cetveli incelendiğinde davalının dava dışı ... Anonim Şirketi'nde 01/06/2022 - 06/10/2022 tarihleri arasında çalıştığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Yukarıdaki açıklamalar birlikte ele alındığında; davacı şirketin ve dava dışı ... Şirketi'nin farklı hizmetleri müşterilerine sunması, tanık beyanı, davalının dava dışı şirkette çalıştığı süre ve tüm dosya kapsamı birlikte ele alındığında davacının üzerinde bulunan ispat külfetini yerine getiremediği başka bir deyişle davalının Rekabet Yasağı Sözleşmesine aykırı hareket ettiğini ispatlayamadığından Mahkememizce ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 345,55-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 1.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 7-HMK.nun 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan delil avansından geriye kalan miktarın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin huzurunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/03/2025 Katip ¸ Hakim ¸

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/489, K. 2025/203, T. 27.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-489-e-2025-203-k-a41ec218e952