İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/72 E. 2023/853 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/72
Karar No
2023/853
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/72 Esas KARAR NO : 2023/853 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 27/05/2014 KARAR TARİHİ : 07/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/06/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sürücü ...'a ait ... plakalı kamyonun davacıların oğlu ... yönetimindeyken frenin boşalması sonucu aracın hakimiyetini kaybettiğini ve dereye yuvarlanan araçta öldüğünü, kazada aracın yolcusu ...'ın yaralandığını, aracın meşrubat dağıtımı yaptığını, tutanağa göre sürücünün kusurlu bulunduğunu, ancak yolun eğimli ve virajlı olduğunu, aracın frenlerinde arıza oluştuğunu, kaza noktasına 200 m kala frenlerinin tutmadığının sürücü tarafından anlaşıldığını, yanındakiyle birlikte araçtan atlamayı düşündüklerini, arızanın nedeninin belli olmadığını, yüksek vitesle rampa aşağı inmeye bağlı kanaat oluşturulsa da yükün haddinden fazla olmasından veya rutin bakımlarının yapılmamasından da olabileceğini, aşırı sıcak havada yolun asfaltının kayganlaşmış olduğunu, sürücünün kusurunu ortadan kaldırabileceğini, aracın takografının hasar gördüğünü, tüm nedenlerin ihtimale dayalı olduğunu, ...'ün ölümüyle davacıların destekten yoksun kaldıklarını, ... plakalı aracı 23/03/2012 başlangıç tarihli Trafik sigortasının ... Sigorta Şirketi tarafından sağlandığını, 24/03/2012 başlangıç tarihli zorunlu sigortasının ise ... Sigorta A.Ş tarafından sağlandığını beyan ederek çocuklarını yitiren davacıların 6100 Sayılı Yasanın 107. Maddesi uyarınca toplanacak delillere göre maddi destekten yoksun kalma ve maddi tazminat yönlerinden her biri için 7.000 TL olmak üzere toplan 14.000 TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalılardan sigorta şirketleri için limit dahilinde kalmak üzere reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde ve özetle; ... plakalı aracın ... nolu ve 24/03/2012/2013 vadeli ZMMS poliçesinin kendilerince temin edildiğini, 225.000 TL poliçe limitiyle sorumlu olduklarını, davacıların davasının dayanaksız olduğunu, olaydaki kusurlu sürücünün anne ve babası olan davacıların talepte bulunamayacaklarını, kazanın alkollü içkinin etkisiyle meydana gelip gelmediğinin araştırılması gerektiğini, destekten yoksunluk hesabının uzman bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde ve özetle; ... plakalı aracın 23/03/2012/2013 vadeli Birleşik Kasko Sigorta Poliçesini temin ettiklerini, İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin ZMMS poliçesinin limitinin üzerindeki durumlarda devreye girdiğini, genel şartların teminat dışında kalan haller bölümüne göre aracı sevk ve idare edenin uğrayacağı zararlar nedeniyle ileri sürülen taleplerin teminat dışı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Huzurda görülen davaya konu trafik kazasının 27.06.2012 tarihinde ...'nın ... İlçesinde vuku bulduğunu, bu düzenleme karşısında, yetkili mahkemenin Kumluca Mahkemeleri olduğundan, ... mahkemelerinde açılmış olan davanın Yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının her ne kadar dava dilekçesinde kazanın “aracın freninin boşalması sonucu” meydana geldiğini iddia etmiş bundan müvekkilini sorumlu göstermiş ise de bu durumun trafik kazası tespit tutanağı vesair belgeler ile uyuşmamakta ve gerçeği yansıtmadığını, aracın rutin muayenesinin yaptırılmış olup, buna ilişkin bilgi ve belgelerin ilgili kurumdan istenmesini talep ettiklerini, yol boyunca dizelenen trafik uyarı levhaları mütevaffa tarafından dikkate alınmadığını, bahsi geçen tüm uyarı levhalarına riayet edilmiş olsa idi kazanın meydana gelmesinin neredeyse imkânsız olduğunu, davacı tarafından da bildirilmiş olan soruşturma dosyası veya huzurdaki dava ile yapılacak olan keşif ve ardından hazırlanıp dosyaya ibraz edilecek olan bilirkişi raporları ile müvekkilin kusursuzluğunun ortaya çıkacağını beyan ederek davanın yetkisizlik nedeniyle usul yönünden reddine, sayın mahkeme aksi kanaatte ise, kaza tespit tutanağı dahil dosya kapsamındaki tüm delillerle müvekkile atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığından, kazanın oluşumunda müteveffanın kendi ihmal ve kusuru sonucu olduğu hususundaki kanıtlarımızın incelenmesine ve açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkememizin 2014/.. esas 2018/... karar sayılı dosyasında davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekili kararı karar istinaf etmiş, karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2019/... esas 2021/... karar 20/01/2021 tarihli ilamıyla "....Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin bulunmaktadır. 27/06/2012 olan kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken yasal mevzuat ve Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamaları dikkate alındığında; sürücü- işleten destek ister kendi kusuru, ister bir başkasının kusuru ile ölmüş olsun, ölüm destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğuran bir sonuç olduğundan; desteğin kusurunun destekten yoksun kalanlara yansıtılamayacağı; araç sürücüsünün veya işleteninin tam kusurlu olması halinde dahi 3.kişi konumunda olan destekten yoksun kalan kişinin sigorta şirketinden tazminat isteme hakkına sahip olduğu konusunda duraksama bulunmadığına; bu durumda 3.kişi sıfatıyla dava açan destekten yoksun kalan kişi bakımından TBK'nun 135. maddesinde düzenlenen alacaklı-borçlu sıfatlarının birleşmesi durumunun da gerçekleşmemiş olmasına; kaza tarihinden çok sonra 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS genel şartlarının somut olayda uygulanma yerinin bulunmamasına göre, davacıların taleplerinin ZMMS ve İMMS sigorta poliçeleri teminatı kapsamında kaldığı, gözönünde tutulduğunda, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın HMK 353/1-a/6 maddesi uyarınca kaldırılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. " bahisle kaldırılmıştır. HMK’nun 266/1. maddesi gereği dava dosyasının daha önce rapor veren aktüerya/nitelikli hesaplama uzmanı ...'a tevdi ile ek rapor hazırlanmasına karar verilmiş, HMK’nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; davacılar ... ve ...'ün destekten yoksun kalma zararının TRH 2010 yaşam tablosuna prograsif rant yöntemi uygulanarak hesaplanması, davacılara ... Sigorta A.Ş.'nin yaptığı ödemenin zararı karşılayıp karşılamadığı, ZMSS teminat limitinin dolup dolmadığı, imss teminat limiti de dikkate alınarak davalı ... Sigorta Şirketi'nin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, var ise miktarı hususlarında hazırlanan 01/03/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; ödeme tarihindeki verilere göre yapılan inceleme neticesinde davacılara yapılan ödemelerin yeter olduğunun tespit edildiği, davacı ve dava dışı hak sahiplerine 225.000,00 TL teminat limitinin tamamı ödenerek tüketilmiş olup, davacı ve dava dışı tüm hak sahipleri davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine davalarından feragat ettiklerinden davalı ... Sigorta A.Ş yönünden davanın konusuz kaldığı, davacı ...' ün davalı ... Sigorta Şirketi'nden İMSS teminatı kapsamında talep edebileceği maddi zararının garameten 325.631,80 TL olduğu, davacı ...' ün davalı ... Sigorta Şirketi'nden ... teminatı kapsamında talep edebileceği maddi zararının garameten 181.876,15 TL olduğu, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden temerrüt başlangıcının 27.05.2014 tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu bildirilmiştir. Dava dosyasının rapor veren aktüer bilirkişiye tekrar tevdi ile kök rapor tarihi itibariyle tespit edilen veriler dikkate alınarak usulü kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle alternatifli olarak hesaplama yapılması hususunda hazırlanan 24/07/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; ödeme tarihindeki verilere göre yapılan inceleme neticesinde davacılara yapılan ödemelerin yetersiz olduğunun tespit edildiği, davacı ve dava dışı hak sahiplerine 225.000,00 TL teminat limitinin tamamı ödenerek tüketilmiş olup, davacı ve dava dışı tüm hak sahipleri davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine davalarından feragat ettiklerinden davalı ... Sigorta A.Ş yönünden davanın konusuz kaldığı, BAM kaldırma ilamı öncesindeki hükme esas alınan rapor tarihindeki verilere ve PMF-1931 yaşam tablosuna göre; Davacı ...' ün talep edebileceği maddi zararının 29.910,14 TL olduğu, davacı ...' ün talep edebileceği maddi zararının 35.959,29 TL olduğu, 2.seçenekte: Güncel verilere ve TRH-2010 yaşam tablosuna göre; davacı ...' ün talep edebileceği maddi zararının 566.615,58 TL olduğu, ancak; teminat İimitiyle sınırlı ve garameten tespit edilen 321.011,95 TL tutar kadar davalı ... Sigorta Şirketi'nin sorumluluğuna gidilebileceği, davacı ...' ün talep edebileceği maddi zararının 306.636,24 TL olduğu, ancak; teminat limitiyle sınırlı ve garameten tespit edilen 173.722,54 TL tutar kadar davalı ... Sigorta Şirketi'nin sorumluluğuna gidilebileceği, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden temerrüt başlangıcının 27.05.2014 tarihi ve faizin yasal faiz olduğu bildirilmiştir. Sorumluluk hukukunun en önemli amacı, kişinin mal varlığında iradesi dışında meydana gelmiş eksilmeyi ayni veya nakdi olarak gidermektir. Zararın tazminini talep etmek hakkı doğrudan zarar görene tanınmıştır. Doğrudan zarar görenin dışında üçüncü bir kişinin tazminat talebinde bulunma hakkı, kural olarak yoktur. Bu sebeple sözleşme dışı sorumluluk hukukunda üçüncü bir kişinin maruz kaldığı yansıma zararı, prensip olarak, tazmin edilemez niteliktedir. Zira sorumluluk hukukunun temel kurallarından birini, tazminat talebinde bulunabilecek olan kişi veya kişilerin sadece doğrudan zarara uğrayanlar olması oluşturur. Bu kurala 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 45. maddesinin ikinci fıkrasında "Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir" denilmek suretiyle mağdurun ölümü sonucunda yansıma zararına uğrayan kişilerin zararlarının tazmin edilmesine istisnai de olsa imkân tanınmıştır. Böylece ölüm ile sonuçlanan haksız fiil nedeniyle; ölenin yardımından, desteğinden mahrum kalanların tazmin edilmesini talep edebilecekleri bir zararları olduklarını kabul etmiştir. Benzer düzenleme 6098 Sayılı TBK 49- 64 maddelerinde de düzenlenmiştir. Desteğin destekte bulunduğu kişinin murisi olması veya aynı aile içerisinde yer alması şart değildir. Önemli olan desteğin para, hizmet veya ayni olarak sürekli, düzenli ve karşılıksız bir şekilde desteklediği kişiye yardımlarda bulunmasıdır. İş bu davada davacının ölenin ebeveynleri olduğu anlaşılmaktadır. Bir kişinin başka bir kişiye desteği olup olmadığı fiili duruma göre belirlenecektir. Bir kişiye fiilen sürekli ve düzenli olarak bakan veya hayatın olağan akışı içerisinde o kişiye bu şekilde bakma olasılığı çok yüksek olan kişi, o şahsın desteğidir (Gökyayla, K. E.: Destekten Yoksun Kalma Tazminatı, Ankara, 2004, s. 25). Desteğin yasal bir zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı desteğin varlığını tespit açısından önemli değildir (Gürsoy, K. T.: “Destekten Yoksun Kalma Tazminatı”, AÜHFD., 1972, C.:29, s. 147). Desteğin destek olunana yaptığı yardımın kanuni veya sözleşmeden doğan bir borcun ifası niteliğinde olmasına da gerek yoktur. Desteklenen kişinin tazminat isteme hakkına sahip olabilmesi için, destek sayılan kimsenin ya fiilen ilgiliye bir yardımda bulunması, bakması veya ileride böyle bir yardım veya bakma olasılığının ciddi bir biçimde mevcut olması gerekir (Gürsoy, s. 146). Nitekim Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu`nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının, desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.11.2005 gün ve 2005/4-648 E.-2005/691 K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir. Davacılar üzerinde doğan zararın niteliği de belirlenmelidir: Davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebine dayanak olarak gösterdikleri zarar murisin ölümü sonucunda meydana gelmekle birlikte muris üzerinde doğan bir zarardan ayrı ve salt onun desteğinden yoksun kalınması olgusuna dayalı, mirasçılık sıfatıyla bağlı olmaksızın uğranılabilen bir zarardır. Böyle bir zararın murisin kendisinin sahip olacağı hakla bir ilişkisi olmadığı gibi doğrudan murisin zararıyla bağlı ve onunla sınırlı bir zarar da değildir. Murisin ölümü zararı doğuran olay olmakla birlikte, zarar doğrudan üçüncü kişi durumundaki destekten yoksun kalanlar üzerinde oluşmuştur. Buradaki zarar, mirasçıların salt bu sıfatla devraldıkları murislerinin uğradığı ve ondan intikal eden bir zarar da değildir. Talep edilen destek zararı, ölenin değil üçüncü kişilerin üzerinde doğan dolaylı ve yansıma yolu ile meydana gelen zarardır. Bu hâlde üzerinde durulması gereken en önemli husus, desteğin kanuni sorumluluğu gereği kazanın meydana gelmesinde tam veya kısmi kusurlu olmasının, üçüncü kişi durumunda bulunan desteğinden yoksun kalanlara karşı ileri sürülüp sürülemeyeceğidir. 27/06/2012 olan kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken yasal mevzuat ve Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamaları dikkate alındığında; sürücü- işleten destek ister kendi kusuru, ister bir başkasının kusuru ile ölmüş olsun, ölüm destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğuran bir sonuç olduğundan; desteğin kusurunun destekten yoksun kalanlara yansıtılamayacağı; araç sürücüsünün veya işleteninin tam kusurlu olması halinde dahi 3.kişi konumunda olan destekten yoksun kalan kişinin sigorta şirketinden tazminat isteme hakkına sahip olduğu değerlendirilmiştir. Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları, bilirkişi raporları, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2019/867 esas 2021/77 karar 20/01/2021 tarihli ilamı ve tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Tazminat talebine ilişkin trafik kazası 27/06/2012 tarihinde meydana gelmiştir. 07/11/2016 tarihli bilirkişi raporuna göre dava konusu trafik kazasının meydana oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsü ve davacıların murisi ...'ün %100 oranında tam kusurlu olduğu belirtilmiştir. Dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2019/867 esas 2021/77 karar 20/01/2021 tarihli ilamı doğrultusunda hesap bilirkişisine tevdi edilmiş ve bilirkişi raporları dosyaya ibraz edilmiştir. Dosya kapsamında aldırılan kusura ilişkin bilirkişi raporu ile tazminat kalemlerine ilişkin hesap bilirkişilerinin raporu ayrı ayrı denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 27/06/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde ... plakalı aracın sürücüsü ve davacıların murisi ...'ün vefat ettiği 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 45. Maddesi ile TBK'nın 56. maddesi uyarınca davacıların murislerinin vefatı sebebiyle desteğinden yoksun kaldıkları anlaşılmakta olup taleple bağlı kalınarak uygun bir miktarda maddi ve manevi tazminatın davacılar lehine verilmesi gerektiği, dosya kapsamı, kusur ve maluliyet oranları, toplanan delil ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; A)Davacı ... yönünden 321.011,95 TL maddi tazminatın 27/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte(davalı ... Sigorta Şirketi azami ZMM Trafik poliçe limiti ile sorumlu olmak, davalı ... borcun tamamından sorumlu olmak, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden ise davanın reddine karar verildiğinden mezkur davalının herhangi bir alacak kaleminden sorumluluğu olmaması kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, B)Davacı ... yönünden 173.722,54 TL maddi tazminatın 27/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte(davalı ... Sigorta Şirketi azami ZMM Trafik poliçe limiti ile sorumlu olmak, davalı ... borcun tamamından sorumlu olmak, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden ise davanın reddine karar verildiğinden mezkur davalının herhangi bir alacak kaleminden sorumluluğu olmaması kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, C)Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden davanın Feragat nedeniyle REDDİNE, D)Davacı ... yönünden 30.000,00 TL manevi tazminatın 27/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte(davalı ... Sigorta Şirketi azami ZMM Trafik poliçe limiti ile sorumlu olmak, davalı ... borcun tamamından sorumlu olmak, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden ise davanın reddine karar verildiğinden mezkur davalının herhangi bir alacak kaleminden sorumluluğu olmaması kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, E)Davacı ... yönünden 30.000,00 TL manevi tazminatın 27/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte(davalı ... Sigorta Şirketi azami ZMM Trafik poliçe limiti ile sorumlu olmak, davalı ... borcun tamamından sorumlu olmak, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden ise davanın reddine karar verildiğinden mezkur davalının herhangi bir alacak kaleminden sorumluluğu olmaması kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 37.893,91-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.963,01-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 35.930,90-TL harcın davalılar ... Sigorta Aş ve ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 1.641,95-TL Islah harcı, 321,06-TL peşin harç, 25,20-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.988,21-TL harcın davalılar ... Sigorta Aş ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 3.800,00-TL bilirkişi ücreti, 1.906,45-TL posta giderleri olmak üzere toplam 5.706,45-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren %96'sının davalılar ... Sigorta Aş (ZMM Trafik poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) ve davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, %6'sının davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden, karar tarihinde geçerli AAÜT'deki esaslara göre belirlenen 75.262,83-TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta Aş (ZMM Trafik poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) ve davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 7-Kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde geçerli AAÜT'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen manevi manevi tazminat miktarı üzerinden, karar tarihinde geçerli AAÜT'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine, 9-Davalı ... Sigorta Aş yönünden feragat edildiğinden karar tarihinde geçerli AAÜT'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 10-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/12/2023 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/72, K. 2023/853, T. 07.12.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-72-e-2023-853-k-ee10e4ebc157