İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/465 E. 2024/325 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/465
Karar No
2024/325
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/465 Esas KARAR NO : 2024/325 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 06/05/2016 KARAR TARİHİ : 23/05/2024 Mahkememizin 06/03/2019 tarih, 2016/500 Esas ve 2019/224 Karar sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 24/06/2021 tarih, 2019/1380 Esas ve 2021/1350 Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak gelmekle yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket işletmesi olan "..." ..." adresinde bulunmak olduğunu, yoğun müşteri çevresi olan bir cafe olduğunu, davalı firmanın "..." ünvanlı işletmenin hemen yanında inşaata başladığı tarihe kadar ciddi bir kazanç sağladığını, ancak davalı firma tarafından inşaata başlanması ile müvekkili şirkete ait işletmede ciddi miktarda zararı oluştuğunu ve müşteri kayıpları yaşadığını, taraflarınca yapılan tüm şikayet başvurularına rağmen davalı firma inşaata, komşuları ve ticari işletmeleri düşünmeksizin hiçbir dikkat ve özen göstermeden devam ettiği gibi inşaat malzemelerini ve inşaat makinelerini, kendi kullanımında olmayan, şantiye sahası içerisinde bulunmayan, kamunun ortak kullanımına tahsis edilen ve müvekkilinin ticari işletmesinin zarara uğratılmasına yol açar şekilde alanlara konumlandırmaya devam ettiğini, davalı firma tarafından malzemelerin haksız ve hukukua aykırı olarak isfitlenmesi dışında müvekkili şirkete cafeye ulaşımın sağlandığı, yaya ve aarç giriş-çıkışına açık olaan yol davalı firma tarafından kullanılan inşaat makineleri nedeniyle uzunca süre trafiğe kapalı hale getirildiğini, zira inşaat yapımında kullanılan inşaat makineleri, çimento makineleri vs. Bu yolu işgal eder şekilde kullanıldığını ve bırakıldığını, ayrıca müvekkil şirket tarafından işletmenin dış alanına tente yaptırıldığını bu tentenin de inşaatta kullanılan malzemeler nedeniyle zarar gördüğünü, taraflarınca davalı firmaya ... 6. Noterliği ... yevmiye numaralı ...tarihli ihtarname gönderilerek yapılan inşaat bakımından gerekli tedbirlerin alınması, müvekkiline ait işletmenin zarara uğratıldığı ve ilgili kurum ve kuruluşlara şikayetlerde bulunulduğu bildirilerek maddi zararın tazmini talep edildiği, davalı firma tarafından ise ... 39. Noterliği ... yevmiye numaralı... tarihli cevapları içerir ihtarnameleri ile tamamen gerçek dışı beyanlarda bulunulduğu talep edilen zarar miktarının karşılanmadığını ve komşu olarak durumun kabul edilmesi gerektiğinin bildirildiği, davalı firma tarafından yapılan ve halen devam eden inşaat nedeniyle müvekkili şirket altında faaliyet gösteren "..." ünvanlı işletmenin uğradığı kar mahrimeyeti ve gelir kaybı tespit edilerek fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL maddi tazminatın inşaatın başlama tarihinden işleyecek avans faizi ile tahsilini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın işbu davayı ikame etmesinde hukuki yarar bulunmadığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, davaya konu zararı müvekkili şirketin sebebiyet vermediği için davanın usulden reddinine gerektiğini, müvekkil şirketin davacıya doğrudan zarar vermediğini, davacı taraf zarar iddiasını ispatlamak mecburiyetinde olduğunu, davacı şirketin işletmesinin ciddi miktarda zarara uğradığı ve müşteri kaybettiği iddiasının ispatının gerektiğini, inşaatın başlaması ile ciddi ve yasal sınırın üzerinde gürültünün olduğu iddiaları gerçeği yansıtmadığını, inşaat malzemelerinin makinelerin kamu alanlarına konumlandırılarak tehlike yarattığı hususundaki iddiaların yerinde olmadığını, dış alanda bulunan tentenin kafe tabelasının zarar görmesi iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın iddialarının mesnetten yoksun olduğu gibi aynı zamanda tutarsız olduğunu, davacı taraf hukuki dayanağı olmayan tazminat bedelini müvekkil şirketten talep etmiş ve haksız kazanç sağlamayı amaçladığını, hukuki yarar bulunmaması ve zarara sebebiyet verenin müvekkil şirket olmaması sebebi ile davanın usulden reddine hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, haksız fiile dayalı tazminat talebine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, tapu kaydı, kroki, ticari defter ve kayıtlar, ciro hesap tablosu, müşteri hesap tablosu, faturalar, ... Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğüne yapılan ... no.lu başvuru, ...'e yapılan başvurular, Belediye'ye yapılan şikayet ve başvurular, ... Belediyesi Zabıta Müdürlüğü tarafından tutulan tutanaklar, davalı şirket hakkında tanzim edilen ceza tutanakları, fotoğraflar, video kayıtları, ... 39. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, ... 6. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, tanık beyanları, bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir. Mahkememizin 06/03/2019 tarih, 2016/500 Esas ve 2019/224 Karar sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuş, karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 24/06/2021 tarih, 2019/1380 Esas ve 2021/1350 Karar sayılı ilamıyla " Dosyanın incelenmesinde davacı vekilinin 06.09.2018 tarihli duruşmaya gönderdiği mazeret dilekçesinde başka mahkemede duruşması olduğunu bildirip ilgili dosya bilgilerini mazeret dilekçesinde belirtmesine rağmen mahkemenin mazeretin gerekçesiz olduğundan bahisle mazeretin reddine karar verip dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi hukuka uygun olmamıştır. Davacı vekili 06.03.2019 tarihli duruşmaya hava şartları nedeniyle trafikteki sıkışıklık yaşandığını belirterek gecikmeli olarak katılacağını, yarım saat ve bir saat kadar beklenmesini aksi halde mazeretli sayılması yönünde iki ayrı dilekçe gönderdiği mahkemece bildirilen mazereti davalının kabul etmediği gerekçesi ile mazeretin reddine karar vererek davanın açılmamış sayılmasına karar verdiği, bekletme aksi halde mazeretli sayılma yönündeki mahkemeye yapılan talep hakkında mazeret hususunda mahkemenin karar vermesi gerektiği ,bu yöndeki talebin karşı yanın muvafakatine bağlı olduğu yönünde usul hukukunda bir düzenleme olmamasına rağmen karşı tarafın muvafakatinin bulunmamasının mazeretin reddi gerekçesi yapılmasının hukuka aykırı olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlerle; davacı vekilince gerek 06.09.2018 tarihli duruşmaya ve gerekse 06.03.2019 tarihli duruşmaya verilen mazeret dilekçelerinin reddinin usul hükümlerine uygun olmadığı, bu bağlamda hem dosyanın işlemden kaldırılmasına yönelik 06.03.2018 tarihli kararın, hem de davanın açılmamış sayılmasına yönelik 06.03.2019 tarihli kararın HMK 150, 320 m ve HMK 27/2-c maddesine uygun kararlar olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a-5 uyarınca kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle kaldırılmıştır. Celsede davacı tanığı olarak dinlenen ... " Davacı şirketin yetkilisi benim oğlumdur, oğlum ... ilçesi ... Mah.de bulunan ... isimli işyerini işletiyordu işleri iyi ve güzeldi, çok sayıda müşteresi vardı anacak tam tarihini hatırlayamadığım bir zamanda dükkanın yanındaki dar sokağın karşısına inşaat yapmaya başladılar, önce matkapla çalıştılar matkap sesi yüksekti daha sonra vinç çalışmaya başlayınca zaman zaman yol kapandı, bu süreç böyle devam etti oğlumun dükkanı inşaat bitmeden iş yapamaz hale geldi, müşteriler bu sebeple gelmemeye başladılar bu şekilde şirket müşteri yavaşlamasından dolayı iflasa doğru gitti, inşaat sebebiyle tente ve tabelalar zarar gördü ben bunu bizzat görmedim ama gittiğimde bu şekildeydi, cafe de personel de kalmadı, bende bizzat gidip cafe nin işlerini yardım ettim bulaşığını yıkadım temizliğini yaptım, benim olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir, İnşaat sabah 07:30'da başlıyordu ben akşam 19:00 gibi eve giderken halen devam ediyordu, inşaat başlamadan önce dükkan müşteri olarak fuldü inşaattan sonra müşteri azaldı, inşaat sebebiyle toz toprak da cafeye geliyordu inşaat çok yakın olduğu için."şeklinde, Tanık ... "Ben davacı şirketin işlettiği ...'nin 200 metre mesafesinde iş yeri işletiyorum, bu kafeye yemek yemek için gidip gelmeye başladım, şuan hatırlayabildiğim 2014-2015 yılları arasında gidip gelmeye başlamıştım, kafenin müşterisi çoktu ful bir vaziyetteydi işleri iyiydi sonra hemen bitişiğinde inşaat yapılmaya başladılar vincin beton kalıpları dükkanın üzerine geliyordu kafede oturan müşterilerin üzerine vinç gelmekteydi buda müşterilerde korku yaratıyordu, bu inşaatta sabah 09:00'dan akşam 18:00'a kadar çalışma vardı. Ben bu çalışmalardan sonra kafeye gitmemeye başladım, inşaatın devamı nedeniyle kafe müşteri kaybetti, kimse gelmeye başladı, kafenin sahibi zor duruma düştü hatta ben kirası ödemesi konusunda da kendisine çek vererek kendisine maddi destek sağladım, tente yırtılması ve tabeladaki tahribatı gözlerimle bizzat görmedim ancak ... bana inşaat vincinden düşün bir parçanın tenteyi yırttığını bizzat söyledi. İnşaat bitmeden kirayı ödeyemediğinden ve diğer giderleri karşılayamadığından kafeyi kapattılar. Yemek yerken toz, toprak inşaattan geliyordu, masada otururken rahatsız ediyordu, inşaat nedeniyle yolun iki tarafı da trafiğe kapatıyordu ve bu nedenle müşterilerde gelemiyordu. Cumartesi bazen inşaat devam ediyordu, pazar günü inşaat devam etmiyordu." şeklinde beyanda bulunmuştur. Celsede dinlenen davalı tanığı ... beyanında "Ben davalı firmanın iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak Ekim 2015 ile kasım 2018 tarihleri arasında dava konusu inşaatta çalıştım. Dava konusu inşaatın başından tamamlanmasının son aşamasına kadar ( tamamlanmadan hemen öncesine kadar ) bütün safhalarında bulundum. İnşaat yaklaşık üç yıl kadar sürdü. İnşaat sabah 08: 30 da başlar çalışmalarımız 17:30'da son bulurdu. Çalıştığımız süre boyunca inşaattan çıkan yüksek seslerle ilgili yahut her hangi bir sesle ilgili bize bir itiraz yahut şikayet gelmemiştir. Yakındaki işletmelerden de böyle bir şikayet gelmedi. ... mevkii çalışma alanı anlamında dar bir alandır. Mevzuat gereği dış kapama yapılarak çalışmak durumdayız. Bu kapama yapıldığında da yol tamamen kapatılmamaktaydı . Sadece inşaat malzemeleri şantiyeye geldiğinde indirme esnasında zorunlu olarak kısa sürelerle yol mevkiinin dar olmasından kaynaklanan kapatılmak zorunda kalınıyordu ancak bu halde dahi yolun tamamı kapatılmıyordu. Araçların geçeceği kadar bir açıklık bulunuyordu. Mevkiinde küçük bir sokak bulunuyordu ve trafiği yoğun olmadığı için trafiğin aksamasına sebebiyet verilmiyordu. İnşaat sahasına paralel bulunan çok fazla sokak vardı. Trafik bu alanlardan da yoğunluğa sebebiyet vermeden olağan akışını sürdürüyordu. İnşaata yakın kafe ve lokantalarda öğle araları yemek yemeye ve çeşitli zamanlarda bir şeyler içmeye giderdik. İnşaat sebebiyle müşterilerin azaldığına dair bir izlenim edinmedik. Böyle bir durum olduğunu zannetmiyorum. İnşaatın sol arka tarafından sadece yayaların geçebileceği bir yol vardı ve etrafında çok sayıda kafe vardı. İnşaat süresince bu yerler olağan hareketliliğini sürdürdü . Bir azalma sezmedik. Cıvıl cıvıldı. Ben inşaat sahasına her zaman giderdim. Kafe ile inşaat arasında kaldırım ve boşluk vardır. Vinçlerin tarama alanında insanları endişeye sevk edecek her herhangi bir olayın vukuu bulmasına mesleğim itinası ile müsaade etmezdim. Şantiyeye dışarıdan şikayet geldiğini bilmiyorum. İnşaat yapımına başlanırken gürültü ölçümü yapılmıştı. Bu ölçümlerin dışarıdan bağımsız bir firma yapmaktadır. Çalışma esnasında da bu ölçümler yapıldı ve har hangi bir gürültü olduğu tespit edilmedi. Dışarıdan da böyle bir şikayet almadık.davacıya ait kafeye her hangi bir inşaat malzemesi düşmesi veya kafenin zarara uğraması mümkün değildir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Dosyanın bilgisayar mühendisi bilirkişiye tevdi ile CD ve flash bellek halinde sunulan video ve fotoğrafların dökümü yapılmıştır. Dosyanın Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dava konusu inşaatın yapımından önce ve inşaatın devamı süresince davacı firmaya ait işletmenin iş hacminde bir daralma olup olmadığı, iş hacminde daralma var ise davacı firmanın uğradığı kar kaybı ile gelir kaybının belirlenmesi hususunda hazırlanan 05/02/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; Davacı ... şirkete it 2014 yılı ticari defterlerin TIK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu kanaatine varıldığı, 2014 yılı Net satışların 674.577.87 TL olduğunun görüldüğü, 2014 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde de net satışların 674.577.87 TL beyan edildiğinin görüldüğü, 2015 yılı 1. Dönem (Ocak-Şubat-Mart) net satış rakamlarının 539.048,84 TL olduğu, 2015 yılı 1. Dönem Kurum Geçici Vergi beyannamesinde de net satışların 539.048,84 TL olduğunun görüldüğü, davacının dava dosyasına sunmuş olduğu satış raporu rakamları incelendiğinde ; 2014 yılı ile 2015 yılı 2014 yılı karşılaştırma yapılan Ekim, Kasım, Aralık aylarında satış rakamlarının 2015 yılında 2014 yılına göre düştüğü, 2015 yılında 2014 yılına göre Eylül ayında +58.504,61 TL (%+83.99) satışların arttığı, Ekim ayında -70.212,37 TL (%-35.12), Kasım ayında -90.910,28 TL (%-43,064), Aralık ayında - 64.249,27 TL (% -33,13) satışların düştüğünün görüldüğü, 2016 yılı Net satış rakamlarında, 2015 yılı Net satış rakamlarına göre düşüş gözlemlendiği ,Ancak ; inşaatın başladığı tarih 2015 Haziran ayı ve inşaatın devamı ettiği 2016 yılı itibari ile satış raporu rakamlarının , Davacıya ait 2015-2016 yılı Ticari Defter ve belgeleri 2015 -2016 yıllarına ait Kurum Geçiçi Vergi Beyannameleri, 2015-2016 yıllarına cit Kurumlar vergisi beyannameleri ile 2015-2016 yıllarına ait KDV beyannameleri sunulamadığından davacının dava dosyasına sunmuş olduğu satış raporlarındaki satış rakamlarının , ticari defter kayıtları ile karşılaştırılamadığı ve davacının uğradığı gelir kaybının hesaplanamadığı bildirilmiştir. 09/05/2024 tarihli celsede "11/01/2024 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile davacı vekiline bilirkişi ön raporu doğrultusunda davacı vekiline 2015 ve 2016 yılına ait ticari defter, kayıt ve belgelerini(İnşaatın başladığı yıl olan 2015 ve devam ettiği yıl olan 2016 yılına ait Ticari defterleri ( Yevmiye defteri- Defteri Kebir , Envanter Defteri ), 2015 -2016 yıllarına ait Kurum Geçiçi Vergi Beyannameleri ve 2015-2016 yıllarına ait Kurumlar vergisi beyannameleri ile 2015 -2016 yıllarına ait KDV beyannamelerini mahkememize sunması, çok hacimli ise incelemeye hazır olacak şekilde bulunduğu açık adresi bildirmesi için 2 haftalık kesin süre verildiği duruşmada hazır bulunmayan davacı vekiline duruşma zaptının 16/01/2024 tarihinde e tebliğ edildiği ve bu suretle usulüne uygun ihtarat yapıldığı ancak verilen kesin süre içerisinde davacıya ait 2015-2016 yılı ticari defter ve belgeleri, 2015-2016 yıllarına ait Kurum Geçiçi Vergi Beyannameleri, 2015-2016 yıllarına ait Kurumlar vergisi beyannameleri ile 2015-2016 yıllarına ait KDV beyannamelerinin sunulmadığı, davacı tarafça dosyaya bu aşamada sunulabilen belgelerin ancak bunlar olabileceği belirtilmiş ancak huzurdaki davanın 06/05/2016 tarihinde açıldığı düşünüldüğünde aradan geçen zamana rağmen halen bazı belgelerin sunulmasının beklenilmesinde makul sürede yargılanma hakkının bir gereği olarak hukuki yarar bulunmadığı kesin süre verilmesi halinde HMK'nın 94/3. maddesi uyarınca kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkacağından kesin süre ara kararından sarfı nazar edilemeyeceği ve ihtaratın infazının gerektiği anlaşılmakla bu hususun delillerin değerlendirilmesi ile dosyanın sübutu aşamasında dikkate alınmasına ve davacı tarafın HMK'nun 222/3. maddesi ile TTK'nın 83. maddesi gereği ticari defter, kayıt ve belgelerin ibrazından vazgeçmiş sayılmasına" karar verilmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Mahkememizin 06/03/2019 tarih, 2016/500 Esas ve 2019/224 Karar sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 24/06/2021 tarih, 2019/1380 Esas ve 2021/1350 Karar sayılı ilamı, mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 05/02/2024 tarihli rapor, taraf vekillerinin duruşmadaki beyanları, tanık beynaları, tarafların bildirdiği belgeler, tarafların ticari defter kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 24/06/2021 tarih, 2019/1380 Esas ve 2021/1350 Karar sayılı kaldırma ilamı sonrasında taraf tanıklarının dinlenildiği ve dosya kapsamında süresinde ibraz edilen tüm delillerin toplanıldığı, davacı firma tarafından işletilen kafenin, davalı tarafça yürütülen inşaat çalışmaları sebebiyle iş hacminin daraldığı iddiasına dair yapılan tahkikat gereği dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları incelendiğinde; inşaatın davacı firmaya ait fiziki zarar verdiği, inşaatın ses ve trafiğe etkileri sebebiyle davacı kafeye erişimi zorlaştırdığı ve müşterilerin rahatsız olduğuna dair somut verilerle uyuşmayan davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilemeyeceği zira dosya kapsamına sunulan görüntü çözümlemeleri ile tanık beyanlarının birbirini doğrulamadığı, bu bağlamda davalı tanıklarının ise beyanlarının dosya kapsamına sunulan görüntülere ilişkin bilirkişi raporu ve mali müşavir bilirkişi raporu ile uyumlu olması sebebiyle davalı tanıklarının beyanlarına itibar edilebileceği, yine iş hacminin daraldığı vakıasına ilişkin yapılan incelemede ise davacı vekiline bilirkişi ön raporu doğrultusunda eksik evraklara dair beyanda bulunmak ve ilgili kayıtları sunmak üzere kesin süre verildiği, az yukarıda izah edildiği üzere davacı vekilinin kesin süre içerisinde ilgili delilleri sunmaması sebebiyle ilgili delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, dosya kapsamında iş hacminin daraldığı vakıasına vakıasına dair alınan ve mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 05/02/2024 tarihli bilirkişi raporu ile mevcut bulgularla iş hacminin daraldığı vakıasının sübut bulmadığının değerlendirildiği ancak sunulan belgeler ışığında dava konusu döneme dair kısmen hesaplama yapılabildiğinin belirtildiği anlaşılmakla dosya kapsamında toplanan deliller nazara alındığında davacı tarafça ileri sürülen alacak iddiasının ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 05/02/2024 tarihli bilirkişi raporu ile CD incelemesine ilişkin bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olmaları ile hüküm kurmaya elverişli ve gerekçeli olmaları sebebiyle ilgili bilirkişi raporları hükme esas alınmış ve davanın reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 170,78-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 256,82-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinden bırakılmasına, 4-Davalı tarafından peşin yapılan 55,25-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle(28.250,00 TL'yi aşmadığından) KESİN olmak üzere karar verildi. 23/05/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/465, K. 2024/325, T. 23.05.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-465-e-2024-325-k-cbf3fd5b150b