İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/461 E. 2025/204 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/461
- Karar No
- 2025/204
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/461 Esas KARAR NO : 2025/204 DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 01/08/2024 KARAR TARİHİ : 09/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle: Davacı şirketin uluslararası ticaret yapan bir firma olduğunu, davalı şirketle aralarında yapmış oldukları anlaşma gereği belirli bir bedel karşılığında davalı şirkete ürün ve hizmet tedariği gerçekleştirdiğini, davalı şirkete kendisine sunulmuş olan mal ve hizmet karşılığında ödeme gerçekleştirmediğini, kendi üzerine düşen edimi ifa etmediğini, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı fatura alacağına ilişkin ... 14. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından söz konusu icra takibine itiraz edildiğini, davacı şirketin, davalı şirketten takip tarihi itibariyle 8.211,86 TL olduğunu, faiz ve masraflar hariç fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, borcunu Zamanında ödemeyerek huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet veren davalının asıl alacağın yanı sıra ticari faiz ve fer'ilerden de sorumlu tutulması gerektiğini, her iki tarafın da tacir olması sebebiyle, söz konusu davada görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, 6102 Sayılı TTK m.5/1 'e göre aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerinde görevli olduğunu, alacak davası açmadan önce e 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi çerçevesinde Arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunduğundan, arabuluculuk başvuru yapılmış olup ... arabuluculuk dosya numarası aracılığıyla yürütülen süreçte anlaşma sağlanamadığını, yukarıda açıklanan ve Mahkemece resen gözetilecek bütün nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı şirketin dava açılış tarihi itibarıyla, 8.211,86.-TL faiz ve masraflar hariç alacağının tespiti ile ticari faiz oranları üzerinden faiz işletilerek davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. GEREKÇE Dava faturadan kaynaklı itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf davalı şirket ile aralarında anlaşma karşılığında ürün ve hizmet tedarikini gerçekleştirdiğini davalının bu hizmet karşılığında kendilerine ödeme yapmadıklarını davalı aleyhine ... 14 İcra Müd. ... esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını davalının bu takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali davası açmıştır. İcra takibinin incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ... Şirketi davanın dosyamız davalısı ...Şirketi olduğu görülmüştür. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda Bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, ödeme emrinde belirtilen cari hesaba, faiz oranına, işlemiş faize ve diğer tüm ferilerine açıkça itiraz ediyoruz şeklinde itirazda bulunmuştur. Bu durumda ispat yükü hizmetin sağlanıp sağlanmadığı hususunda öncelikle davacı yanda olduğu görülmekle, ticari ilişki ve sözleşme karşılığı bedelin ödenip ödenmediği, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. Davalının hizmet bedelinin ödeyip ödemediği ve davacının davalıdan alacağının olup olmadığı hususlarında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2... K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Davalı tarafa inceleme gün ve saatinde hazır etmesi hazır etmediği takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçileceği duruşma zaptının tebliği ile ihtar edilmiş davalı taraf inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini mahkeme kaleminde hazır etmemiştir. Bu sebeple HMK 222/3 maddesi gereğince davacının defterleri kendisi lehine delil niteliği taşımıştır. Bilirkişinin dosyaya sunmuş olduğu 22/02/2025 tarihli raporda davacının takip tarihi itibari ile davaya konu asıl alacak olan 8.211,86-TL alacaklı olduğu davacının davalı şirketi takip öncesi temerrüde düşürdüğü herhangi bir belge olmadığından faiz hesaplanmayacağı yönünde rapor ibraz edilmiştir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile davacının icra takibi başlatmasında haklı olduğu ve davalı aleyhine ... 14 İcra Müd. ...esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazda kısmen haksız olduğu ve asıl alacak miktarı olan 8.211,86-TL yönünden davalının itirazın iptalinin gerektiği anlaşılmış davacının davasını bu miktar üzerinden açtığı ve faize yapılan itiraz yönünden davacının dava açmadığı anlaşıldığından davacının davacının kabulüne karar verilmiş davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 8.211,86-TL üzerinden devamına ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına ve alacak likit olduğundan %20 oranındaki 1.642,37-TL icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ ile, Davalının ... 14. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 8.211,86 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 8.211,86 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, asıl alacağın %20 oranındaki 1.642,37 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcının 427,60-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 5.107,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 8.211,86-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL bedelinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 8-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda HMK 341 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. 09/04/2025 Katip e-imzalı Hakim e-imzalı