İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/176 E. 2025/220 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/176
- Karar No
- 2025/220
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/176 Esas KARAR NO : 2025/220 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/02/2015 KARAR TARİHİ : 11/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirket ile müvekkil şirket arasında 01/01/2013 taihinde sözleşme imzalandığını, bu sözleşme doğrultusunda tarafların... yolu inşaatı işi ve ... yolu işlerinin ortak yapılması konusunda anlaştıklarını, müvekkil şirketin taşeron olarak kazı, dolgu, nakliye, serme ve sıkıştırma işlerini dava dışı ... yapı firmasından aldığını, davalı ... firmasınında aralarında yaptıkları sözleşme doğrultusunda işe ortak ettiklerini, yapılan iş neticesinde 1 nolu hak ediş doğrultusunda 30/09/2013 tarih ve 25.000,00 TL bedelli ve 30/10/2013 tarih ve 31.331,00 TL bedelli iki adet çek alındığını ve bedellerin tahsil edildiğini, ilk hakediş yapılıp işler belli bir aşamada devam ederken müvekkili şirket yetkilisi ve sahibi...'ın geçirdiği bir trafik kazası neticesinde işlerden uzak kalması sebebiyle ... firması ... ile olan sözleşmesini ... yetkililerinin elinde bulunan işçilerle ilgili sözleşme yapmaya ve feshetmeye ilişkin vekaletnameye dayanarak müvekkile herhangi bir şekilde bildirimde bulunmadan müvekkilinin sözleşmesini fesh ettiğini, ancak müvekkiline ait eleman, ekipman ve makineleri çalıştırmaya devam ettiğini, buna rağmen yapılan tüm işi ... firmasına fatura edip tüm ödemelerin bu firmaya yapıldığını, ... firmasına ... 25. Noterliği ... tarih ve ... yevmiye nolu, ... firmasına ... 25. Noterilği ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname gönderilerek durumun izahı ve kesin hesaba davet edilmelerine rağmen her iki firmanında olumsuz karşılık verdiklerini, ... yapı aleyhine ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını ve halen dosyanın derdest olduğunu, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/06/2016 tarihli ara kararı uyarınca dosyasının birleştirilmesi talepli olarak dava açılması hakkında taraflarına kesin süre verildiğini belirterek öncelikle birleştirme talebiminin kabulü ile dosyanın ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesi ve fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'nin ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı yandan alınarak müvekkil şirkete verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava konusu alacağın bir an için var oludğu düşünüldüğünde söz konusu alacağın 2013 yılının Ekim-Aralık ayları arasında doğduğunun iddia edildiğini, ancak davanın 03/08/2016 tarihinde müvekkil aleyhine açıldığını, işbu davanın ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı ile birleştirmesinin müvekkil açısından olumsuz sonuçlar doğrucağını, müvekkili şirketinin ... merkezli olduğunu, görevli ve yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, birleştirmeyi hiçbir surette kabul etmediklerini, davacı ile dava dışı ... arasında taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, davacı şirket ile müvekkil şirket aralarında kurdukları 01/01/2013 tarihli protokol ile bahsi geçen yol yapım işinin davacı şirket üzerindeki kısmını birlikte yapacaklarının akdedildiğini, her iki tarafta da çalışmalar düzenli olarak giderken davacı yetkilisi ...'ın ...dan gelerek davalı şirket yetkililerini çeşitli bahaneler göstererek çalışma sahasından uzaklaştırdığını, yaşanan gelişmeler akabinde ... inşaat ile olan sözleşme, davacının izni ve bilgisi dahilinde yine davacının vermiş olduğu vekaletnameye dayalı olarak... tarafından fesh edildiğini, müvekkil şirket ortağı... kendisine verilen vekaletnameye dayanarak ... ile ... şirketleri arasındaki sözleşmeyi feshettiğini, ... ve ... şirketleri arasında yeni bir sözleşme kurulduğunu, davacı şirketin tüm bu aşamalardan haberinin olduğunu, müvekkil şirket ile ... şirketin işin yapımı ile ilgili sözleşme imzaladığı düşünüldüğünde hakedişlerin müvekkil şirkete ödenmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğunu belirterek müvekkili aleyhine açılan işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Asıl dava da davacı taraf davalı ... yapı ile aralarında 05/04/2013 tarihinde sözleşme imzalandığını ve davacının ... yolu dahil yol yapım işinde davalı şirketin taşeronu olarak yapım işi, kazı, dolgu, nakliye işleri yaptığını iş devam ederken davalı tarafın herhangi bir fesih bildiriminde bulunmadan davacı şirketin elemanları ve ekipmanları ile işi dava dışı ... isimli firmaya fatura kesip davacıya ödeme yapmadığını belirterek iş sebebi ile 1000-TL'nin davalı yandan alınmasını talep etmiştir. Birleşen davada ise davacı ..., ... şirketine dava açarak davalı şirket ile aralarında 01/01/2013 tarihinde sözleşme imzalandığını dava dışı ... firmasında almış olduğu işe davalı ...'ın taşeron olarak ortak edildiğini dava dışı ... firmasının davacı ile olan sözleşmesinin davalı ... yetkililerinin elinde bulunan işçilerle ilgili sözleşme yapma ve feshetmeye ilişkin vekaletnameye dayanarak feshettiğini yapılan fesihe rağmen davacının eleman ve ekipmanları ile işin devam ettiğini ve ödemelerin davalı firmaya yapıldığını belirterek davalı firmaya yapılan ödemelerin dava tarihi itibari ile 1000-TL'lik kısmın davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık asıl dava yönünden davacı şirketin davalıdan talep edebileceği bir hakedişin olmadığı birleşen dava yönünden ise davacının birleşen dosya davalısından birleşen dosya davalısının asıl dosya davalısı şirketin kendisine yapmış olduğu şirketin yapmış olduğu ödeme sebebi ile davacıya ödemesi gereken bir tutarın olup olmadığı noktasında toplanmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Eser sözleşmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde, “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesidir. Yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle yükümlüdür. Eser sözleşmelerinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici istenen özellikte eseri meydana getirmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir. Tarafların anlaşırken bedel kararlaştırmamış olmaları sözleşmenin kurulmasına etki etmez. Taraflar kararlaştırmamış olsa da bedel ödeneceği biliniyorsa veya bilinmesi gerekiyorsa eser sözleşmesinin bulunduğu kabul edilir (HGK-K.2021/506). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 147/6. maddesne göre eser sözleşmesi nedeniyle hak talepleri 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımı süresinin başlangıcı ise eserin teslim tarihinden itibaren başlamaktadır. Sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 147/6. maddesine göre “Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar.” 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Yanlar arasındaki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından, olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresi 5 yıldır. 6098 sayılı TBK’nın 149. madde hükümleri gereğince zamanaşımı süresi alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Eser sözleşmelerinde sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa iş bedeli alacağı eserin tamamlanıp teslim edildiği tarihte, sözleşmenin feshi halinde ise fesih iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla muaccel hale gelir. (Y14HD-K.2020/7466) Asıl dava da ve birleşen dava da sözleşmelerin varlığı hususunda itilaf olmayıp bu itilaf asıl dava da davacı ile asıl dosya davalısı ... arasında yapılan sözleşmenin feshinin geçerli olup olmadığı noktasındadır. Dosyaya sunulan 09/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda Davalı...Ltd. Şti'nin ticari defter kayıtları ile ilgili olarak; Tasdikleri yukarıda belirtilen 2012 ile 2019 yılları arası ticari defterlerin açılış tasdiklerinin zorunlu olduğu, açılış tasdiklerinin TTK. Mad. 64 hükmü gereğince yasal süresinde yaptırılmış olduğu, Yevmiye Defteri kapanış tasdiklerinin zorunlu olduğu, 2012-2013-2014 kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, 2015 yılının süresinden sonra yapıldığı, 2016-2017- 2018 kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı. 2019 yılının yasal süresinde olduğundan yaptırılmadığı,Defter-i Kebirleri ile Envanter Defterlerine yeni TTK hükümleri gereğince kapanış tasdiki zorunlu olmadığı için kapanış tasdiki yaptırılmadığı, Davalının incelenen defterlerinin, TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulduğu, her üç defter sonuçlarının birbiri ile ve ilgili belgelerle uyum arz ettiği, defterlerin delil niteliği taşıdığı, HMK 222 hükmü gözetilerek takdiri Sayın Mahkemenize aittir. Davalı ... Ltd. Şti'nin hesap incelemesi ile ilgili olarak; 23.10.2012 tarihinde taraflar arasında ticari ilişkinin başladığı, 31.12.2013 tarihinde hesabın borcuna 57.64 TL. yazılmak suretiyle kapatıldığı, 2014 yılında devir ve hesap bakiyesinin olmadığı, 2015 yılında; ALICILAR/120.01.M.004 nolu hesap da 31.12.2015 tarihinde borç, alacak bakiyesinin mevcut olmadığı, ALINAN DİĞER AVANSLAR /349.06 nolu hesap kodunda ...Ltd. Şti. hesap adında izlediği hesapta 31.12.2015 tarihinde defter kayıtlarında 139.322,51 TL. davacıya borç bakiyesinin mevcut olduğu, 2016 yılında; 598.364,34 TL. 2013 vadeli çekin öde. açıklaması 11 adet kayıt ile hesabın borcuna kayıt etmek suretiyle, 598.364,34 TL. davacıdan alacaklı olduğu, 2017 yılında; 31.12.2017 tarihinde defter kayıtlarında 459.041,83 TL. Davacıdan alacaklı olduğu, 2018 yılında; 31.72.2018 tarihinde defter kayıtlarında davacıdan 515. 996,83 TL. Alacağının mevcut olduğu, 2019 yılında; Açılış Bakiyesi 515.996,83 TL.'nin önceki yıl kapanış bakiyesine eşit olduğu, 2019 yılında başka bir kaydın olmadığı, defter kayıtlarında, 515.996,83 TL. Davacıdan alacaklı olduğu, yapılan defter incelemesi sonucu görülmüştür. Şeklinde rapor sunmuştur. Dosyaya sözleşme hukukçusu, inşaat mühendisi ve bağımsız denetçi bilirkişi tarafından sunulan 07/02/2022 tarihli rapor da 2019 yılında davalı tarafın davacıdan 515.996,83-TL alacaklı olduğu davacının esas davanın davalısı olan ... aş'den talep edeceği bir alacağının bulunmadığı davacının birleşen dosya davalısı ...Ltd. Şti'den talep edeceği bir alacağının bulunmadığı şeklinde rapor ibraz edilmiştir. Bilirkişi heyeti dosyaya sunmuş olduğu 20/08/2020 tarihli raporunda 07/02/2020 tarihli kök raporlarındaki bilirkişi görüşünü değiştireceği bir durumun olmadığı ve kök raporlarındaki görüşlerinin mevcut olduğu yönünde rapor ibraz etmişlerdir. Nitelikli hesaplama uzmanı, sözleşme hukukçusu, inşaat mühendisi ve mali müşavirden oluşan Bilirkişi heyeti 08/11/2021 tarihli raporlarında Sosyal Güvenlik Yönüyle: Davacının asıl işveren ...Tic. AŞ adına tescil edilmiş olan ... sicil numaralı işyerinden 004 aracı kodu 13.06.2012 tarihinde bildirimde bulunduğu, 004 Aracı kodu ile 2012/6 ve 2013/11 arası döneminde ilgili dönemde yapılan giriş çıkışlar dahil toplam bildirilen çalışan sayısının 68 kişi olduğu,... San. ve Tic. Ltd. Şti ile ...AŞ arasında Fesihnamenin düzenlendiği 20.09.2013 tarihinden sonra 3 kişinin (..., ..., ...) fesihten önce işe giriş ve çıkışlarının olduğu, fesihten sonra da yeniden girişlerinin olduğu, Fesihten önce çalışmayıp da fesihten sonra ilk defa işe girişi yapılan işçilerin sayısının 2 olduğu (..., ...), 004 aracı kodundan bildirilen işçilerin en son 2013/11 döneminde (işten çıkışların en son 30.11.2013 tarihi) olduğu, ... dönemleri arasında SGK'ya yapılan toplam bildirim miktarının 361.225,96 TL olduğu, 2012/6-2013/9 (20.09.2013) dönemleri arasında SGK'ya yapılan toplam bildirim miktarının 281.093,38 TL olduğu, 2013/9 (21.09.2013)-2013/11 dönemleri arasında SGK'ya yapılan toplam bildirim miktarının 80.132,58 TL olduğu, Fesihten sonra işin kendi çalışanları ile yapıldığı ve tamamlandığı yönündeki beyanının çok büyük oranda (sadece yeni iki kişi alındığı) doğru olduğu, Ancak buna rağmen davacının iddilarının ispata muhtaç olduğu, dolayısıyla daha önce sunulan kök ve ek rapordaki görüşlerin değiştirilmesini gerektirecek bir husus bulunmadığı şeklinde rapor ibraz etmiştir. Yeminli mali müşavir, hukukçu ve inşaat mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti 23/05/2022 tarihli raporda Davacı tarafından sözleşmenin fesih tarihinen itibaren bir kısım işçilerin çalışmaya devam ettirildiği ve 2 yeni işçi işe alındığı dikkate alındığından işin bir kısmının davacı tarafından devam ettirildiğinin Kabul edilebileceği ve bu kapsamda, fesih tarihinden itibaren SGK yapılmış olunan 80.132,58TL. tutarında davacının somut zararından bahsedilebileceği, Söz konusu alacağın temerrüt tarihi tam olarak belirlenemediğinden, davacı tarafından dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği, Hakedişlere ilişkin olarak yapılan ödeme ve tahsilardan, nitelik ve nicelik açısından muteber belge olmadığından, somut olarak davacı zararının hesaplanamayacağı şeklinde rapor ibraz etmiştir. Davacı vekili dosyaya sunmuş olduğu 12/10/2022 tarihli dilekçesi ile davayı ıslah ederek davasını 239.081,00-TL'ye çıkarmıştır. Davalı ... vekili ıslah dilekçesine karşı sunmuş olduğu beyan dilekçesinde TBK 147/6 maddesi gereğince taraflar arasındaki sözleşme eser sözleşmesi olduğundan 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirtmiştir. Asıl dava yönünden davacı taraf davalı ... yapıdan hakediş alacağının olduğu iddia etmiş dosyaya kazandırılan 23/05/2022 tarihli bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davacının sigortalı olarak çalışan işcilerinin sözleşmenin fesih tarihinden itibaren çalışmaya devam ettiği ve ayrıca ekstra yeni işçinin işe alındığı ve işin davacı tarafından devam ettirildiğinden kabul edileceği ve davacının SGK'ya ödemiş olduğu 80.132,58-TL tutarındaki zararın davacıdan isteyebileceği anlaşılmış ancak taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu ve yukarıda bahsettiğimiz üzere alacağın Sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 147/6. maddesine göre “Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar.” 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşıldığından ve davacının ıslah dilekçesine karşı süresi içinde zamanaşımı defiinde bulunduğundan davacı asıl dava da davalı ... yapıdan dava açarken talep etmiş olduğu 1000-TL alacağı talep edebileceği 1000-TL dışında kalan alacağın ise zamanaşımına uğradığı anlaşılmış ayrıca davacı tarafın davadan önce davalı ... yapıyı temerrüde düşürecek herhangi bir ihtarnamesi bulunmaması sebebi ile davacının 1000-TL'lik alacağı dava tarihi olan 31/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile talep edebileceği kanaatine varılmıştır Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Birleşen dava yönünden ise ispat külfeti davacı taraf üzerinde olup davacı taraf birleşen dosya davalısı küptaştan alacağının olduğunu ispatlamak durumundadır dosyaya sunulan tüm bilirkişi raporları ve 07/02/2022 tarihli rapor da davacının birleşen dosya davalısı ... İnş Müh Ticaret Ltd. Şti'den talep edeceği bir alacağının bulunmadığı şeklinde rapor ibraz edilmesi karşısında davacının birleşen dosya davalısı ...'tan bir alacağının olduğunu ispatlayamadığından birleşen dosya yönünden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıkanacağı üzere; A-Asıl dava yönünden; 1-Davanın kısmen kabül kısmen reddi ile, 1.000,00 TL'nin dava tarihi olan 31/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin zamanaşımı nedeniyle reddine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 27,70-TL peşin harcın ve ıslah harcı olan 4.066,00-TL'nin mahsubu ile fazla yatan 3.478,30-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 27,70-TL başvurma harcının ve 615,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B-Birleşen dava yönünden; 1- İspatlanamayan Davanın reddine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 29,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 586,20-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, C-Yargılama giderleri yönünden; 1-Asıl dosya davalısı tarafından yapılan 110-TL yargılama giderinin, kabul red oranına göre hesaplanan 109,55-TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerine bırakılmasına, 2-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 10.743,72-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 44,05-TL'sinin asıl dosya davalısı ... yapıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerine bırakılmasına, 3- Birleşen dosya Davalısı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 1.000,00-TL vekalet ücretinin asıl dosya davalısı ... yapıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davalılar duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden, asıl dava da davacının 238.081,00-TL yönünden birleşen dava da davacının 239.081,00-TL yönünden davası reddedildiğinden red edilen dava değerleri itibariyle AAÜT uyarınca 238.081,00-TL üzerinden hesaplanan vekalet ücreti olan 38.092,66-TL'nin davalılar arasında 1/2 oranında olmak üzere 19.046,33'er TL olarak davacıdan alınarak davalılara verilmesine, birleşen davada davanın 239.081,00-TL yönünden reddedildiği ve bu değer üzerinden hesaplanan vekalet ücretinin 38.252,96-TL olduğu anlaşılmakla bu vekalet ücreti ile asıl davada ki vekalet ücreti arasındaki fark olan 160,30-TL'nin davacıdan alınarak birleşen dosya davalısı Kübtaş İnşaat'a verilmesine, 6-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/04/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır