İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/550 E. 2025/754 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/550
Karar No
2025/754
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/550 Esas KARAR NO :2025/754 DAVA:Mülkiyet (Tespit İstemli) DAVA TARİHİ:18/09/2024 KARAR TARİHİ:23/10/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... A.Ş'nin hisseleri için 21/01/1993 tarih ve 4 nolu yönetim kurulu kararına istinaden %91 hissesine sahip olduğu, toplam 1000 adet olan hissenin 910 adedini temsilen müvekkiline geçici ilmühaber verildiğini, 14/11/1996 tarih ve 17 nolu yönetim kurulu kararı ve 25/11/1996 tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararıyla da müvekkiline %91 hisseyi temsil edecek kadar hisse verildiğini, davalı ... A.Ş'nin 07/10/2023 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısına ait hazirun cetvelinde şirketin toplam hisse adedinin 190.500.000 adet olduğunu, müvekkilinin 173.355.000 adet payı olması gerekirken 134.559.523 adet gösterilmek suretiyle hatalı kayıt edildiğini, son hazirun cetvelinde (müvekkile ait toplam 173.355.000 adet hissenin); 21.328.889 adeti hatalı bir şekilde davalı ...’da, 17.466.588 adeti de hatalı bir şekilde ... San. ve Tic. A.Ş.’de gösterildiğini, hisse senedi asıllarının müvekkil tarafından hiçbir zaman ciro edilmediğini, zilyetliği de başka bir kimseye vermediğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle dilekçede bilgileri yazılı hisse senetlerinin müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı ... A.Ş'den 02/12/1196 tarihinde şirketten ayrıldığını, tüm paylarını sıfırlamış, dört yıl sonra tekrardan pay satın olarak şirket paydaşı haline geldiğini dava dilekçesinde gizlediğini, davacının şirkette 1996-2000 yılları öncesine ait tüm talep haklarının zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarının muğlak ve çelişkili olduğunu, müvekkili davacının şirketten ayrılmasından sonra gerek kimya mühendisi olması gerekse kuruluşundan itibaren şirkette fiilen çalışmış olması nedeniyle şirketin işlerini ve bozulan mali durumunu toparlayabileceğime kanaat getirildiğinden aile kararıyla yönetim kurulu başkanlığı görevine getirildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle birlikte nedenlerle davanın reddini savunmuştur. Davalı ... A.Ş'nin vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket hisseleri için önce nama yazılı muvakkat hisse senedi ilmühaberi bastırıldığını ve dağıtılmış ve sonrasında ise bu ilmühaberlerin yerine geçmek üzere hamiline yazılı hisse senedi bastırıldığını ve hissedarlara dağıtıldığını, müvekkil şirketin hisseleri hamiline yazılı hisse senedi ile temsil edildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle birlikte hisselerin kökünün davacıya mı yoksa davalı ...'a mı ait olduğu konusu yargılamayı gerektirdiğinden değerlendirilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...A.Ş paylarının tamamının hisse senediyle temsil edildiğini, %91 oranındaki payı temsil eden hisse senetlerinin kendi elinde bulunduğu, % 91 oranındaki payı temsil eden nama yazılı muvakkat hisse senedi ilmuhaberini hiçbir zaman ciro etmediğini ve zilyetliğini bir başkasına vermediğini, davalı ...' ın diğer davalı ...şirketindeki pay oranının %2 olduğunu, diğer % 7 oranındaki payların ise aile ferlerine ait olduğunu, davalı ...San ve Tic A.Ş’ nin 24.12.2021 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurulunda alınan sermaye artırımı kararı sonrasında hissedarlardan davalı olan ...’ın sermaye artırımına iştirak etmemesi ve rüçhan hakkını kullanmaması akabinde işbu hakkın müvekkili şirket tarafından kullanılması sonrasında hissedar olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle birlikte hisselerin kökünün davacıya mı yoksa davalı ...'a mı ait olduğu konusu yargılamayı gerektirdiğinden değerlendirilmesini talep etmiştir. Dava; davalı ... nezdindeki davalı ...'a ait 21.328.889 adet ve davalı ...'ne ait 17.466.588 adet payların, davacıya ait olduğunun tespitine, bu olmadığı takdirde bedellerinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Davalı ...'nin Ticaret Sicil kayıtlarının ve davalı şirkete ait hamiline yazılı hisse senedi örneklerinin dosya içerisinde olduğu görülmüştür. .... ATM'nin ... Esas sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemesinde, davanın ...'nin 24/12/2021 tarihli sermaye artırımına ilişkin 3 nolu genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olduğu, mahkemenin, genel kurul kararının iptaline karar vermiş olduğu, bu dosyada verilmiş kararın kesinleşmesinin beklenilmesine gerek olmadığı sonucuna varılmıştır. Uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü uzmanlık gerektirdiğinden, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları sundukları tüm belgeler getirtilen takip dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; Davalı ...'nin kuruluşundan itibaren tüm kayıtları incelenmek ve sermaye artırım kararları ve ortakların sermaye artırımına katılıp katılmadıkları da dikkate alınmak suretiyle; dava tarihi itibariyle ortaklık yapısının belirlenmesi için bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, bu yönden de dosya SMMM ... ile Ticaret Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli hesaplamalar uzmanı Dr. ...'a tevdii edilmiş, adı geçen bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 19/06/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür. Alınan bilirkişi kurulu kök raporunda özetle; 21.01.1993 tarih ve 4 nolu Yönetim Kurulu kararı ile “nama yazılı muvakkat hisse senedi ilmühaberi” bastırılması kararının Yönetim Kurulunca alındığı, Hisse Senedi Geçici ilmühaberlerin 25.01.1993 basım tarihli olarak basıldığı, Eski 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu, “Madde 413 /2. Senetlerin Şekli” maddesi kapsamında belirtilen şekil şartlarına uygun olarak basıldığı ve Davacı tarafta muhafaza edildiği, davalı şirketin 14.11.1996 tarihli 17 nolu kararında “Şirket hisse senetlerinin bastırılarak hissedarlara dağıtılması hususunda Yönetim Kuruluna gereken yetkinin verilmesi.” Kararı alındığı sonrasında, 2.12.1996 tarih 4178 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi sayfa 279’da “4- Şirket hisse senetlerinin bastırılarak hissedarlara dağıtılması hususunda Yönetim Kuruluna gereken yetkinin verilmesi.” Oy birliği ile karar verilmiş (25.11.1996 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantı tutanağına atıfta bulunularak) olduğu Ticaret Sicil gazetesinde yayınlanarak ilan edildiği, davacının, davalı şirketteki hisse oranının mali/teknik inceleme neticesinde Sermayenin %91’i olacağı, Zamanaşımı süresi/ hak düşürücü süreye ilişkin olarak yapılacak değerlendirme açısından Sayın Mahkemenin uyuşmazlığın kaynağının hukuki dayanağını ne şekilde kabul ettiğinin önem arz ettiği, bu bağlamda uyuşmazlığın dayanağının davacı tarafından iddia edilen hatalı yazım olarak değerlendirmesi durumunda, hukuki açıdan “yokluk” iddiasının söz konusu olacağı bu noktada ise; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.03.2022 tarihli ve E. 2021/11-701, K. 2022/275 sayılı kararında yokluğunun tespit edilmesinin istenmesinin hiçbir şekilde hakkın kötüye kullanılması kapsamında değerlendirilmediği (ancak kararda karşı oy yazısı bulunduğu belirtmek isteriz); buna karşın Sayın Mahkeme taraflar arasındaki uyuşmazlığının kaynağının pay sahipleri arasındaki borç/alacak ilişkisi olduğu görüşünde ise; 818 sy TBK m. 126’nın (6098 sy TBK m. 147) uygulama alanı bulacağı bahse konu hükme göre, bir ortaklık ilişkisinde ortaklar arasındaki alacakların 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, Tespit, değerlendirme ve Kanaatine varılmış olmakla birlikte, Yapılan değerlendirmeler sadece usul ekonomisine hizmet etme amacı taşımaktadır, herhangi bir şekilde hukuki görüş beyanı içermediği, yönünde görüş bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı ve delillerin incelenmesinde; Davacı davasında, hisse devirlerinin yokluğunun tespitini, hisselerin davacıya ait olduğunun tespitini, bu mümkün değilse hisse değerinin tespiti ve tahsilini istemiştir. Davalı şirket ... A.Ş'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde davacının şirketin kuruluşunda %91 hisseye sahip olduğu görülmüş, davacı dosyaya sunduğu beyanlarında şirketin kuruluşunda sahip oldukları %91 nama yazılı hisselerinin hamiline yazılı hisse senetleri ile değiştirildiğini ve kendisine teslim edildiğini beyan etmiş, hamiline yazılı hisse senedi örneklerini dosyaya sunmuştur. Dosya içerisinde bulunan davalı ... A.Ş'nin 07/10/2023 tarihli Olağan Genel Kurul toplantı evraklarının incelenmesinde; davacının %91 (173.355.000 adet pay) hissesinin 134.559.523 adet pay olarak gösterip davacıya ait 21.328.889 adet payın davalı ... adına, 17.466.588 adet payın da davalı ... A.Ş adına gösterilerek hazirun listesi hazırlayıp toplantıyı yapmış oldukları görülmüştür. Davacının bu durumun düzeltilmesi yönünde davalı şirkete ihtarname gönderdiği, ancak gerekli düzeltmenin yapılmadığı görülmüştür. Aldırılan bilirkişi raporunda; davacının davalı şirkette %91 hisse sahibi olduğu tespitinde bulunmuştur. Davalı şirket ... A.Ş vekili de dosyaya sundukları beyanlarında davacının şirketteki hissesine ilişkin davacının iddialarının ve bilirkişilerin tespitini kabul ettiklerini beyan etmiştir. Bu tespitlere göre, davacının şirketteki hisse sahipliğinin zamanaşımına uğraması söz konusu olamayacağından, zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Dava konusu uyuşmazlığa göre olaya uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 415.maddesi; Genel kurul toplantısına, yönetim kurulu tarafından düzenlenen “hazır bulunanlar listesi”nde adı bulunan pay sahipleri katılabilir. Hazır bulunanlar listesinde adı bulunan senede bağlanmamış payların, ilmuhaberlerin nama yazılı payların sahipleri ve Sermaye Piyasası Kanununun 13 üncü maddesi uyarınca kayden izlenen pay sahipleri veya anılanların temsilcileri genel kurula katılır. Gerçek kişilerin kimlik göstermeleri, tüzel kişilerin temsilcilerinin vekâletname ibraz etmeleri şarttır. Genel kurula katılma ve oy kullanma hakkı, pay sahibinin payların sahibi olduğunu kanıtlayan belgeleri veya pay senetlerini şirkete bir kredi kuruluşuna veya başka bir yere depo edilmesi şartına bağlanamaz. 6102 sayılı TTK'nın 417.maddesi; Yönetim kurulu, hamiline yazılı pay sahipleri ile Sermaye Piyasası Kanununun 13 üncü maddesi uyarınca genel kurula katılabilecek kayden izlenen payların sahiplerine ilişkin listeyi, Merkezi Kayıt Kuruluşundan sağlayacağı “pay sahipleri çizelgesi”ne göre düzenler. Yönetim kurulu, kayden izlenmeyen paylar ile ilgili olarak genel kurula katılabilecekler listesini düzenlerken, senede bağlanmamış bulunan veya nama yazılı olan paylar ile ilmühaber sahipleri için pay defteri kayıtlarını (…) dikkate alır. Bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarına göre düzenlenecek genel kurula katılabilecekler listesi, yönetim kurulu başkanı tarafından imzalanır ve toplantıdan önce genel kurulun yapılacağı yerde bulundurulur. Listede özellikle, pay sahiplerinin ad ve soyadları veya unvanları, adresleri, sahip oldukları pay miktarı, payların itibarî değerleri, grupları, şirketin esas sermayesi ile ödenmiş olan tutar veya çıkarılmış sermaye toplantıya aslen ve temsil yoluya katılacakların imza yerleri gösterilir. Genel kurula katılanların imzaladığı liste “hazır bulunanlar listesi” adını alır. Pay sahipleri çizelgesinin Merkezi Kayıt Kuruluşundan sağlanmasının usul ve esasları, gereğinde genel kurul toplantısının yapılacağı gün ile sınırlı olmak üzere payların devrinin yasaklanması ve ilgili diğer konular Sermaye Piyasası Kanununun 13 üncü maddesi uyarınca kayden izlenen paylara ilişkin olarak Sermaye Piyasası Kurulu, hamiline yazılı paylar bakımından ise Ticaret Bakanlığı tarafından bir tebliğ ile düzenlenir. 6102 sayılı TTK'nın Geçici maddesi 14.; Hamiline yazılı pay senedine sahip olanlar, 31/12/2021 tarihine kadar Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirilmek üzere pay senetleri ile birlikte anonim şirkete başvurur. Başvuru üzerine anonim şirket yönetim kurulu, beş iş günü içinde hamiline yazılı pay sahipleri ile sahip oldukları paya ilişkin bilgileri Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirir. Pay sahipleri anonim şirkete başvurmazsa bu Kanundan doğan paya bağlı haklarını gerekli başvuru yapılıncaya kadar kullanamaz. Birinci fıkra uyarınca başvuruda veya bildirimde bulunmayanlar 562 nci maddenin onüçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılır. Hükümlerini içermektedir. Yukarıda yer alan TTK hükümleri ve davalı şirket kayıtlarında yaptırılan tespit ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirket kayıtlarına göre ve aldırılan bilirkişi kurulu raporuna göre, davacının davalı ... A.Ş'de %91 hisse sahibi olduğu ve bu hisselerine ilişkin elinde hamiline yazılı pay senetlerinin bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı davasında davalı ... A.Ş'deki davalı ...'a ait 21.328.889 adet ve davalı ... A.Ş'ye ait 17.466.588 adet paylarının davacıya ait olduğunun tespitini istemiştir. TTK Geçici 14. maddeye göre; hamiline pay senedine sahip olanlar Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirilmek üzere pay senetleri ile birlikte anonim şirkete başvurup sahip oldukları paylara ilişkin bilgiyi Merkezi Kayıt Kuruluşuna kayıt yaptırabilirler. Bu kayıt yaptırıldıktan sonra pay sahipleri çizelgesi veya hazır bulunanlar listesi hazırlanır. Buna göre davalı ... 21.328.889 adet, davalı ... A.Ş'nin 17.466.588 adet pay sahipliğinin davalı ... A.Ş'de bulunmadığı, şirket kayıtları ve fiziki hamiline hisse senetleriyle davalı ... A.Ş'de %91 davacının hissesinin bulunduğunun sabit olduğu anlaşılmıştır. Davacının TTK Geçici 14. madde gereğince başvuru yapıp sahip olduğu hamiline yazılı payları Merkezi Kayıt Kuruluşuna ve davalı şirket ... A.Ş kayıtlarına tescil ettirebileceğinden, davacının davalı ... A.Ş'deki hisse durumu şirket kayıtları ve fiili hamiline hisse senedi kağıtlarıyla sabit olduğundan ve davacının sahip olduğu hisselerin de davalılar ... ve ... A.Ş adına tescili de mümkün olmadığından davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davacının Davasının Hukuki Yarar Yokluğu Nedeni ile Reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan alınıp hazineye gelir kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekilleri ve davalı ...'ın yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 23/10/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/550, K. 2025/754, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-550-e-2025-754-k-927ac6faa6fa