İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/427 E. 2025/254 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/427
- Karar No
- 2025/254
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/427 Esas KARAR NO : 2025/254 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 14/08/2023 KARAR TARİHİ : 25/03/2025 İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/02/2024 Tarih, .... Esas,...Karar sayılı yetkisizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilen ve Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 26/08/2022 tarihinde imzalanan taşıma sözleşmesi uyarınca, müvekkili davalıya ait malları teslim aldıktan sonra süresi içerisinde nakliyesini yaparak teslim ettiğini, müvekkili şirket teslim aldığı malları teslim ettikten sonra araçta bulunan diğer malları teslim etmek üzeri yoluna devam ettiği, ... a vardıktan sonra kalan malları indirdiği ancak davalıya ait ve indirilmeyen malın araçta kaldığı anlaşıldığı, davalı söz konusu malın teslim alımı esnasında hatalı davrandığı ve bir palet malı bıraktığını, müvekkili şirkete ait ... plakalı tır bu nedenle tek palet malı teslim alınmadığı bundan dolayı tekrar... a döndüğünü, bir palet malın davalının kusuru nedeniyle teslim alınmadığı tekrar ... a dönüş yapılması nedeniyle müvekkili şirket başka bir iş alamadığını, başka bir sözleşme imzalayamadığını, davalıya ait bir palet yükün geri getirilmesi nedeniyle davalıya 1.800,00 USD fatura kesildiği fakat davalı yanca bir ödeme yapılmadığını, davalının iade faturası adı altında kestiği faturaya bakıldığı zaman ödeme planı olarak %50 peşin %50 10 gün sonra olacak şekilde kabul beyanında bulunduğunu, davalı tarafça kabul beyanı bulunmasına rağmen ödenmeyen fatura bedelinin tahsili amacıyla takip başlatıldığı ancak davalı taraf takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, işbu sebeple davanın kabulüne karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetki itirazında bulunduklarını, icra takibi döviz üzerinden yapıldığını, takip talebi ve ödeme emrine bakıldığında döviz alacağının TL karşılığının gösterilmediğini, itirazın iptali davasının görülebilmesi için aranan geçerli bir icra takibi bulunması dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLER: ...11. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası, Bilirkişi Raporu, BA/BS formları, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 21/12/2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; " 1) Taraflar arasındaki ihtilafın özünün; davalının akdi taşıyıcı olduğu ...parsiyel taşımasında dokuz ayrı CMR belgesi kapsamında yüklenip ... ve ...’da yerleşik dokuz ayrı alıcıya teslim edilmek üzere fiili taşıyıcı davacının ...Plaka sayılı aracına yüklenen yükün bir kabının alıcı tarafından araçta unutulduğu ve ...’dan Gürcistan’a tekrar taşımasının yapıldığı iddiasıyla oluşan navlun bedelinden davalı akdi taşıyıcı şirketin sorumlu olup olmadığı sorumlu ise miktarının ne olduğu, davacının talebinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususlarında ortaya çıktığı; 2) Somut olaya konu uluslararası taşımanın karayolundan yapılması, Türkiye CMR’ye taraf olması ve CMR Konvansiyonunun uygulanabilmesi için yükleme yeri veya boşaltma yeri devletlerinden birinin taraf olmasının yeterli olması (CMR m.1), aynı zamanda tarafların CMR belgesi düzenlemesinin yabancılık unsuru taşıyan taşıma sözleşmesi bakımından hukuk seçimi anlamına gelmesinden dolayı taraflar arasındaki hukuki ilişkiye CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini gösterdiği; 3) Emtianın tesliminin 20.09.2022 tarihinde olması huzurdaki davanın 14.08. 2023 tarihli olmasına ve ayrıca daha önceden gerçekleşen icra takibi ile zamanaşımının kesildiği (TBK m.154) ve arabuluculuk sürecinde zamanaşımının durduğu gözetildiğinde davanın zamanaşımına uğramadığı; 4) Davacı taşıyıcının gönderilenin hatası nedeniyle bir kabın araçta kaldığından dolayı ... geri taşımasının yapıldığı iddiasının yerinde olmadığı, böyle bir iddia doğru olsa bile CMR belgesi ve yüke ilişkin sair belgeler taşıyıcının elinde olduğundan dolayı indirilen yükleri ve gönderilenin alması gereken yüklerin eksik veya fazla olduğunu, özellikle de parsiyel taşıma olması ve araçta başkalarına ait yüklerin de bulunmasından dolayı özenle kontrol etmek zorunda olduğunun değerlendirildiği; 5) Gönderilenin/alıcının hatası ile sekiz kap emtiadan bir kabının araçta unutulmasından dolayı oluştuğu ileri sürülen navlun talebi bakımından davacının yedi kabın alıcı tarafından sekiz kap teslim alındığı kanaatiyle teslim alındığını ve sekiz kabın teslime arz edildiğini ispat etmesi gerektiği; bunun da davalı şirket tarafından düzenlenen sekiz kap 1.604,00 kg yük içeren... Nolu CMR Belgesinin 23. Kutucuğunun alıcı tarafından itirazı kayıt ileri sürülmeksizin imza edildiğini göstermekle mümkün olabileceği, ancak söz konusu CMR belgesinin dava dosyasındaki fotokopinde alınıcının imzasının bulunmadığı; ayrıca boşaltma yükümlülüğü alıcı üzerinde olmasına rağmen (TTK m.861; 863) davacı taşıyıcının taşıma konusu malı teslim arz etmesi ve özellikle parsiyel taşıma söz konusu olduğundan dolayı alıcının araçtaki başka eşyalara zarar vermemesi hatalı mal indirmemesi bakımından boşaltmaya nezaret yükümlülüğü ve doğru miktarda doğru malı gönderilenlere teslim yükümlülüğü olduğunun değerlendirildiği; 6) Davacı taşıyıcının ...Nolu CMR Belgesine konu sekiz kap emtiayı ...’da alıcı/gönderilene teslimini arz etmesi ve onun hatası veya reddetmesi halinde ancak araçta kalan yük için taşıma bedeli talep edebileceği, bu durumda da muhatabının gönderen davalı değil, gönderilen olabileceği, 7) Neticeten davacının taşımaya aldığı ve teslim etmeyi üstlendiği kap adedinden eksik teslim etmesi ve bunun yol açtığı masraflar ile ek navlun bakımından sorunun davacının kendi risk alanında olduğunun değerlendirildiği, dava dilekçesindeki iddiaya göre araçta kalan emtia üzerindeki tasarruf yetkisinin alıcı/gönderilen üzerine geçmiş olmasından dolayı davacının davalı şirketten dava konusu navlun talebinde bulunmasının yerinde olmadığının değerlendirildiği (TTK m.868/2; 871/2-3)" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, kargo taşımasından kaynaklı ortaya çıkan alacak nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında yapılan yurt dışı kargo taşımacılığı anlaşması kapsamında tarafların yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirip getirmediği, davacı tarafından yapılan ek taşıma hizmetinden kaynaklı bakiye alacağının olup olmadığı, hususunda toplanmaktadır. Dava konusu olayda taşımanın uluslararası karayolundan yapılması, Türkiye CMR'ye taraf olması ve CMR Konvansiyonunun uygulanabilmesi için yükleme yeri veya boşaltma yeri devletlerinden birinin taraf olmasının yeterli olmasından, aynı zamanda tarafların CMR belgesi düzenlemesinin yabancılık unsuru taşıyan taşıma sözleşmesi bakımından hukuk seçimi anlamına gelmesinden dolayı taraflar arasındaki hukuki ilişkiye CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini anlaşılmaktadır. Taraflar arasında imzalanan 26.08.2022 tarihli taşıma sözleşmesinden davalı ... şirketi taşıtan, davacı ...şirketinin ise taşıyan sıfatıyla imza altına alındığı görülmektedir. Sözleşme gereği ...Tır Tedarik konulu, 10 TON yük navlunun 4.600-USD, 9050 gümrüğe müteakip bakiye 9050'nin teslimat CMR'sini müteakip 15 gün sonra USD bazında peşin ödeneceği, taşıma süresinin gümrüklemeyi müteakip 8-9 olduğu force major durumları hariç olduğu, bekleme ücretinin 100 Euro olduğu, Standart tenteli araç temin edileceği kararlaştırılmıştır. Taraflarca bildirilen delillerin toplanmasının ardından Mahkememizin 22/11/2024 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen raporda özetle; "...Taşıyıcı, taşıma taahhüdünün bir sonucu olarak, varma yerinde eşyayı alıcısına/gönderilene teslim etmek zorundadır. Bu işlem taşıyıcının alıcının adresine varmasından sonra teslimi teklif etmesi ve alıcının belirlediği boşaltma yerine (rampa) aracı uygun şekilde yanaştırarak park etmesi şeklinde olmaktadır. Taşıyıcı teslimi teklif etmek ve alıcı tarafından belirlenen yere uygun bir şekilde (boşaltmaya elverişli şekilde) aracı park etmek zorunda olmasına rağmen aracı bizzat boşaltma yükümlüğünde değildir. Durumun gereğinden veya sözleşmeden aksi anlaşılmadıkça (ev eşyası taşımaları gibi) boşaltma yükümlülüğü gönderilenin üstündedir. Bu husus TTK'da doğrudan düzenlenmemiş olmakla birlikte başta 861 ve 863. Maddeler olmak üzere dolaylı olarak birçok maddede düzenlenmiştir. Yüklemeye paralel olarak (TTK m863), özellikle parsiyel taşımalarda taşıyıcının boşaltmaya nezaret yükümlülüğü bulunmaktadır. Özellikle alıcının kendisine ait olmayan yüklere boşaltma sırasında zarar vermemesi ve kendisine ait olmayan fazladan yük indirmemesi açısından bu nezaretin yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu bakımdan davacı taşıyıcının gönderilenin hatası nedeniyle bir kabın araçta kaldığından dolayı ... geri taşımasının yapıldığı iddiasının yerinde olmadığı ve böyle bir iddia doğru olsa bile CMR belgesi ve yüke ilişkin sair belgeler taşıyıcının elinde olduğundan dolayı indirilen yükleri ve gönderilenin alması gereken yüklerin eksik veya fazla olduğunu kontrol etmek zorundadır. Taşıma evrakına göre yükü gönderilene teslim etmesi gereken davacıdır... Taşıyıcı eşyayı teslim ettiğini alıcının imzası içeren bir belge ile veya uygulamada sıklıkla CMR belgesinin 23. Kutucuğunun imza ve kaşe edilmesi ile ispat etmektedir. Yükü teslim alan gönderilen CMR belgesine konu yükleri tam ve hasarsız olarak teslim aldığını, CMR belgesine herhangi bir şerh veya itirazı kayıt koymaksızın imza ederek (şirket ise ayrıca kaşe ederek) kabul ve beyan etmiş olmakta ve CMR belgesini taşıyıcıya iade etmektedir. Taşıyıcı da gönderen veya diğer ilgililere karşı bu gönderilen tarafından imza edilen CMR belgesi ile ispat etmektedir. Somut olayda davacı taşıyıcının ... Nolu CMR Belgesine konu sekiz palet emtiadan yedisini teslim etmesi ve gönderilenin hatalı olarak sekiz kap yerine yedi kap indirmesi ve bir kabı araçta unutması halinde CMR Belgesini itirazı kayıt ileri sürmeksizin sekiz kabın tamamını teslim aldığına ilişkin gönderilenin imza etmesi gerekmektedir. Başka bir ifadeyle davacı taşıyıcının ...'dan ...'a hareket etmeden önce ...Nolu CMR Belgesine konu sekiz palet emtiayı alıcıya (gönderilen ...şirketine) teslim ettiğini, 23. Kutucuğu gönderilen tarafından itirazı kaydolmadan imza edilmiş CMR belgesi ile ispat etmesi gerekir. ...Neticeten davacının taşımaya aldığı ve teslim etmeyi üstlendiği kap adedinden eksik teslim etmesi ve bunun yol açtığı masraflar ile ek navlun bakımından sorunun davacının kendi risk alanında olduğunun değerlendirildiği, dava dilekçesindeki iddiaya göre araçta kalan emtia üzerindeki tasarruf yetkisinin alıcı/gönderilen üzerine geçmiş olmasından dolayı davacının davalı şirketten dava konusu navlun talebinde bulunmasının yerinde olmadığının değerlendirildiği (TTK m.868/2; 871/2-3)" şeklinde rapor ibraz edilmiş, hazırlanan rapora karşı davacı yanca itiraz edildiği görülmüştür. Yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının ek taşıma hizmetinin kendisinin kusurundan kaynaklı olmadığı hususunda delil sunamadığı, bu nedenle araçta kalan emtia üzerindeki tasarruf yetkisinin alıcı üzerine geçmiş olmasından dolayı davacının davalı şirketten dava konusu navlun talebinde bulunamayacağı anlaşılmakla davanın reddi gerekmiştir. Açılan davada davalı yan kötüniyet tazminatı talep ettiği anlaşılmakla, İİK 72. maddesi kapsamında kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davalının REDDİNE, 2-Davalı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından REDDİNE, 3-Alınması gereken 615,40 TL peşin harçtan, alınan 584,65 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 30,75 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye İrad Kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/03/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır