İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/713 E. 2024/623 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/713
Karar No
2024/623
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/713 Esas KARAR NO : 2024/623 DAVA : Haksız rekabetin tespiti DAVA TARİHİ : 02/11/2023 KARAR TARİHİ : 14/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan haksız rekabetin tespiti ve meni'i davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili ile davalı ... arasında 20/07/2020 imza ve 15/08/2020 kira başlangıç tarihli işyeri kira sözleşmesi akdedildiğini, takiben üçüncü kira yılı içerisinde asıl malikin kira bedelinde talep ettiği fahiş artışın kabul edilmemesi nedeniyle kiralanan taşınmaz 11/01/2023 tarihinde gerçek kişi asıl malik tarafından tüzel kişi kaydi malik davalı ... A.Ş ye muvazaalı olarak devrettiğini, muvazaalı satış işlemine ise davalı ... Şirketinin aracılık ettiğini ileri sürdüğünü, ...kiralananı iktisap tarihinden sonra, sözleşme ve kanuna aykırı işyeri kira faturası tanzim etmeye başladığını, müvekkili davacı tarafından tüm faturalara itiraz edilerek faturalar süresinde iade edilmesine ve hukuka uygun fatura tanziminin defalarca ihtar edilmesine rağmen hukuka aykırı fatura tanzimine devam edildiğini, ilk önce temerrüde dayalı devamında ise ihtiyaç nedeniyle haksız tahliye davaları ikame ettiğini, ihtiyaç nedeniyle tahliye davasının açıldığı ay içerisinde ise kiralananın satışına ilişkin olarak davalı ...'in tek sahibi ve yetkilisi davalı ...tarafından ...'in ihbar olunan ... adli online ilan ve alışveriş platformundaki hesabı üzerinden kiralanan taşınmazın satışına ilişkin sponsorlu ilan verildiğini, söz konusu ilan ile bizzat davalı ... tarafından aracılık edilen ilk satış ile güncel ilan arasında geçen 9 aylık süre içerisinde kiralanan taşınmazın satış bedelinin %130,93 oranında arttırılması, ve taşınmazın büyüklüğü ve özelliklerine ilişkin yanıltıcı bilgilere yer verilmesi davalı ...tarafından kiralanan taşınmaza özel olarak ücretsiz avukatlık hizmeti verildiğine ilişkin beyanlarının bulunmasının ... tarihli ve ... sayılı resmi gazetede yayımlanan taşınmaz ticareti hakkındaki yönetmelik ve ... sayılı avukatlık kanununun çeşitli hükümlerini ihlal ettiği gibi pazarlanan taşınmaza ilişkin gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle rekabet dengesinin bozulması ve ücretsiz avukatlık hizmeti verdiğine ilişkin dürüstlük kuralına ve hukuka aykırı reklam yapılmasınin aynı zamanda suç normlarını ihlal ettiğini, 6102 sayılı TTK nın md 55 f.1/a-b bentlerini ihlal etmek suretiyle haksız rekabet yarattığını, bu nedenle ilanın tespiti ile anılı faaliyetlerin haksız rekabet teşkil ettiğine muttali olunmasını takiben gönderilen ihtarnamelerin dikkate alınmaması ve hakız rekabet yaratan bu eylemler ile asıl amacın müvekkilinin tahliyeye zorlanması olduğunun anlaşılması üzerine huzurdaki davayı ikame ettiklerini beyan ederek öncelikle davalıların haksız rekabet eylemlerinin menine, esas hakkında karar verilinceye kadar (...) adresinde yayımlanmakta olan ilana erişimin engellenmesi ve içeriğin kaldırılması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve akabinde davalılar tarafından gerçekleştirilen haksız rekabet eylemlerinin tespitine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taşınmaz satışının muvazalı olduğu ve müvekkilinin halen asıl malik olduğuna dair dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddia ve bu iddialara ilişkin sunulan kanıtların soyut ve gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin taşınmazın satış tarihinden 2-3 yıl önce ailesi ile birlikte yurt dışına yerleştiğini ve halen yurt dışında ikamet ettiğini, müvekkilinin yurt dışında gerçekleştirmeyi düşündüğü gayrimenkul yatırımları nedeniyle davalının kiracısı olduğu iş yei niteliğindeki taşınmazını satmaya karar verdiğini, bu maksatla dava dışı ... yetkilisi ile 19/11/2022 tarihinde söz konusu taşınması 1.4000.000 Euro bedelle satışa sunmasını istediğini, taşınmazın bu firma tarafından 25/11/2022 tarihinde 27.500.000 TL bedelli ... sitesinden ilan vererek satışa sunduğunu, ilanın verilmesinden 45-50 gün içerisinde taşınmazın satışı konusunda herhangi bir sonuç alamadığını, ilandan haberdar olan davalılardan ...'in taşınmazı satın almak istediğini bildirdiği diğer davalı ... A.Ş adına hareketle müvekkili ile temasa geçerek söz konusu taşınmazın satışı için 1.175.000 Euro kur karşılığı 23.600.000 TL tapu değeri ile anlaşmaya vardıklarını, satıcıya ait %2 tapu harcı tutarı olan 23.000 Euro nun satış bedelinden düşüldüğünü kalan 1.151.500 Euro nun 11/01/2023 tarihinde alıcı tarafından müvekkilinin hesabına transfer edilmesi üzerine tapu devrinin yapıldığını, müvekkilinin kendisine ödenen satış bedelini yurt dışında yaşadığı Portekiz'deki hesabına transfer ettiğini, bu satışta müvekkili ile alıcı firma yetkilileri ile doğrudan bir teması olmadığı gibi tanışıklıkları da bulunmadığını, müvekkili ile temasa geçen ve adına düzenlenmiş vekaletname ile tapuda alıcı adına işlemleri gerçekleştiren davalı ... olduğunu, ...AŞ. Adına müvekkili ile temasa geçerek, satış pazarlığını ve tapuda vekalet ile taşınmazın alımını gerçekleştiren ... ile müvekkili arasında taşınmazın satışı konusunda herhangi bir yetkilendirme sözleşmesi ve müvekkili tarafından bu davalıya yapılan herhangi bir komisyon ödemesi bulunmadığını, ...'in alıcıdan komisyon alıp almadığı konusunda müvekkilinin bilgisinin olmadığını, satış sonrasında, taşınmaza ait kira kontratı aslının alıcıya teslim edilmek üzere ...'e elden teslim edildiğini, ve davacı kiracıdan tahsil edilmiş olan taşınmaza ait 60.000 TL lik depozito bedeli, alıcı ile depozito mutabakatının Murat tarafından sağlanması sonucu müvekkil tarafından ödenmiş olan 27.413,77 TL tutarındaki 2023 yılı emlak vergisinin depozito bedelinden düşülmesi sonrasında 16/01/2023 tarihinde 32.586,23 TL nin alıcının hesabına gönderdiğini, müvekkilinin bedelini tamamen tahsil ederek satıp devrettiği taşınmaz ile 11/01/2023 tarihinden itibaren herhangi bir ilgisinin kalmadığını, dava dilekçesinin netice ve talep bölümünde yer verilen taleplerin muhatabının müvekkili olmadığını, müvekkilinin alıcı davalı ...A.Ş arasında tek ilişkinin davalı ...vasıtasıyla gerçekleştirilen taşınmaz satışına ilişkin olduğunu, bu satışın öncesinde veya sonrasında taraflar arasında bir tanışıklık ve doğrudan veya dolaylı herhangi bir ilişkinin mevcut olmadığını beyan ederek davanın müvekkil bakımından reddine karar verilerek müvekkil lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ...A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkilinin 11/01/2023 tarihinde maliki olduğu taşınmazda kiracı olduğunu, müvekkilinin yeni malik sıfatı ile noter vasıtasıyla ihtarname göndererek kira bedelinin bundan böyle bildirdiği hesaba ödemesini talep edip ayrıca taşınmaza ihtiyacı olduğunu beyan ederek tahliye için davacıya 6 ay süre verdiğini, davanın konusunun 07/10/2023 ve 21/10/2023 tarihinde ... adresinde yayınlanan taşınmaz satış ilanları olup dava dilekçesinde ileri sürülen diğer hususların davanın konusu olmadığını, davacının dava dışı meselelere dava dilekçesinde yer verip ilan tarihinden geriye doğru giderek taşınmazın satışı ve hattı kiracılık ilişkisine kadar hemen her şeyi davaya dahil etmeye çalışan davacının bu gayretiyle davada karmaşıklık yaratarak davanın tarafı olan tacirlerin ticari sırlarını ele geçirmek istediğini, davanın delil toplamaya yönelik taleplerinin açıkça usule aykırı olmasına ve yargılamaya hiçbir katkısı olmadığı gibi tacir olan tarafların ifşası anlamına gelmesine rağmen mahkeme tarafından 06/05/2024 tarihli müzekkere ile müvekkilinin 2023 ocak ayında taşınmaz satışına ilişkin komisyon ödemesine ilişkin dekontları talep ettiğini, ayrıca ücretsiz iş alma yasağı avukata özgü bir düzenleme olduğunu, davaya konu olayda ücretsiz iş alan bir avukat olmadığını, davacının bir avukatı hedef almış bir iddiası olmadığını, ilanda avukatın işi ücretsiz yapacağı ifade edilmediğini eğer ilan konusu satış gerçekleşmiş olsa ide elbette karşılığında ücret alacağını, tacir olan müvekkilinin dava konusu taşınmazı, faaliyet gösterdiği adresin yetersiz olması, büyüyen ve çalışan sayısı artan şirketin mevcut yere sığmıyor olması nedeniyle ihtiyaç duyarak satın aldığını, müvekkilinin taşınmazı satın alıp tüm ödemeleri ve muhasebe kayıtlarını tamamlar tamamlamaz 18/01/2023 tarihinde satın almadan 1 hafta sonra davacıya noter kanalıyla ihtiyacını bildirdiğini, ancak zamanını ve değerlerini sadece ticaretine harcamak isteyen müvekkilinin davacının eylemlerinden bıkmış olması, davacının yargı makamını da aracı kılarak giriştiği bu dayanaksız çekişmeleri daha fazla sürdürmek istemediği için taşınmazı satmak istediğini, bir teklif mahiyetinde olan taşınmaz satış ilanında piyasa rayicinin ve 10 ay evvel ödediği paranın kendisi yönünden değerini dikkate alan müvekkilinin taşınmaz için bir değer belirlediğini, tacir olan ve elindeki varlıkları ticari hayatta mümkün olan en iyi bedelden satmayı hedefleyen müvekkilinin taşınmaz için belirlediği fiyatın tek başına haksız rekabet olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, fiyatlar teklif mahiyetinde olup gerçek değerin ise tarafların yapacağı pazarlıkla belirleneceğini, ayrıca ilan metninde kiracı olduğunun belirtilmemiş olmasının da tek başına haksız rekabet anlamına gelmeyeceğini, ilanda taşınmazın 450 m2 olduğu belirtilmiş isede bunun net mi brüt mü olduğu işaret edilmediğini, teras kullanımı ifadesinin ise yüksek katlı yapılan çoğunda zemin ve ara katlara isabet eden teras, balkon gibi alanlar bulunduğunu, tıpkı kapalı garaj, fitniss , havuz gibi teras ve balkonlarında taşınmazın avantajı olarak ilanda yer aldığını, ayrıca hali hazırda her iki ilanın da şuan yayında olmadığını beyan ederek davacının haksız rekabet iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın esasa girilmeksizin husumet yokluğundan redde gerektiğini, huzurdaki davada davacının satışa konu taşınmazı kiraci sıfatıyla kullanmakta olan bir avukat olup, kanunun saydığı kişilerden olmadığını, huzurdaki davada davacının müşterisi olamayacağı için haksız rekabet sebebiyle müşterilerinin zarar görebileceği bir kişi olmadığını, icra ettiği mesleki faaliyet ve eylemle arasında kurduğu irtibat açısından kredisi veya mesleki itibatı, ticari faaliyetleri veya başkaca ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz bulunan kimsede olmadığını, bu nedenle davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacı yanın hukuki durumunu tereddüte sokan bir eylemden bahsedilemeyeceği gibi satış eyleminin de davacıya zarar verebileceğini düşünmenin abesle iştigal olduğunu bu bağlamda davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, esasa ilişkin beyanlarında ise taşınmazın satış bedelinin müvekkili tarafından belirlenmediği gibi ekonomik olarak uygun fiyata alınan taşınmazın serbest piyasa koşullarında yüksek fiyattan satılmak istenmesinin meşru bir ekonomik eylem olduğunu, taşınmazın fiyatının taktiri müvekkiline ait olmamakla birlikte taşınmazın fiyatının arttırılmasının serbest piyasanın olağan sonucu olduğundan salt taşınmaz fiyatının artmış olmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceğini, davacının müvekkilinin taşınmazla ilgili gerçeğe aykırı beyanlar verdiği iddiasının ve avukatlık hizmetine ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını beyan ederek davanın öncelikle aktif husumet yokluğundan esasa girilmeksizin reddine, mahkeme aksi kanaatte ise de hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, aksi halde müvekkilinin dürüstlük kuralına aykırı ve haksız rekabet yaratacak herhangi bir eylemi bulunmadığından davanın reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. İhbar olunan ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle müvekkili şirketin sahibi olduğu ... internet sitesi üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin internet sitesi üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin internet ortamında yer alan sitelerle ilgili sorumluluklarının düzenlenmesi amacıyla yürürlüğe girmiş olan yasa kapsamında değerlendirildiğini, müvekkili şirketin içerik sağlayıcı konumda olmayıp , müvekkilinin içerik sağlayıcı yükümlülüklerini yerine getirmeye ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin sadece yer sağlayıcı olduğunu beyan ederek müvekkili şirkete ihbar olunan iş bu davaya ilişkin müvekkili şirketin 5651 sayılı kanun uyarınca yer sağlayıcı olması sebebiyle herhangi bir keşikte TTK nun ilgili maddeleri uyarınca haksız rekabete sebebiyet vermediğinden ihbar olunun müvekkili şirket aleyhine verilebilecek herhangi bir sorumluluk talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İhtarnameler, taraf vekillerinin yazılı ve sözlü açıklamaları ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE: Dava; haksız rekabet eylemlerinin tespiti ve men'ine ilişkindir. Haksız rekabet, 6102 sayılı TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Haksız rekabetin amacı, TTK'nın 54/1. maddesinde "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir. Buna göre genel ilke belirlenirken haksız rekabetin varlığı için taraflar arasında rekabet ilişkisinin mevcudiyeti, failin yarar sağlamış olması, failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması şartı aranmamıştır. Failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması, sadece haksız rekabet nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında rol oynamaktadır. Haksız rekabet sayılan bazı durumlar TTK'nın 55. maddesinde sayılmıştır. TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir. Davacı vekili, davalı ...'in tek sahibi ve yetkilisi davalı ... tarafından ...'in ihbar olunan sahibinden.com adli online ilan ve alışveriş platformundaki hesabı üzerinden kiralanan taşınmazın satışına ilişkin sponsorlu ilan verildiğini, ilanda taşınmazın büyüklüğü ve özelliklerine ilişkin yanıltıcı bilgilere yer verildiği, davalı ... tarafından kiralanan taşınmaza özel olarak ücretsiz avukatlık hizmeti verildiğinin belirtildiği bu husussların...tarihli ve ... sayılı resmi gazetede yayımlanan taşınmaz ticareti hakkındaki yönetmelik ve 1136 sayılı avukatlık kanununun çeşitli hükümlerini ihlal ettiği, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle rekabet dengesinin bozulduğu ve ücretsiz avukatlık hizmeti verdiğine ilişkin dürüstlük kuralına ve hukuka aykırı reklam yapıldığı, bu eylemler ile asıl amacın davacının tahliyeye zorlanması olduğu belirtilerek öncelikle davalıların haksız rekabet eylemlerinin menine, davalılar tarafından gerçekleştirilen haksız rekabet eylemlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Ticaret Bakanlığı, İç Ticaret Genel Müdürlüğü ... sayılı yazııs ile ilan nedeni ile; davalı ....Ltd. Şti ye Taşınmaz Ticareti Yönetmeliğinin 14. Maddesinin ikinci fıkrasının b bendi ile, aynı fıkranın c bendi düzenlemesine aykırı hareket ettiğinden idari para cezası uygulanmıştır. Taşınmaz Ticareti Yönetmeliğinin 14. Maddesinin; "b) Hizmet sunarken ahlaka uygun,adil, dürüst, özenli ve makulşekilde hareket eder; yanıltıcı bilgi veremez. c) Haksız ve hukuka aykırı davranış ve ticari uygulamalarda bulunamaz." şeklindedir. Uyuşmazlığa konu ilanın incelenmesinde ilanın başlığında "..." ifadelerinin, ilan detay kısmında "..." ifadesi, bu ifadenin alt kısmında ise "..." ile ilanın içeriğinde "Firmamız bu gayrimenkulde alıcıya ücretsiz Av. Hizmeti vermektedir." ifadesinin bulunduğu görülmüştür. 6102 sayılı Kanun'un 56. maddesinde, haksız rekabetten kaynaklanan davaların, haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin açabileceği düzenlenmiştir. Madde kullanılan zarar ifadesi ile maddi ve manevi zararın ötesinde daha geniş çıkarlar kastedilmiştir. Davacının avukat olması nedeni ile ücretsiz avukatlık hizmeti iddiası yönünden dava açmakta hukuki yararı ve taraf sıfatı bulunmaktadır. Diğer iddialar yönünden davacı taşınmazdan tahliye edilmesi amacıyla haksız rekabete konu ilanın verildiğini ileri sürmüş olup iddiaya göre haksız rekabet nedeni ile davacının tahliye edilmesi halinde çıkarları/menfaati zarar görebileceğinden davada taraf sıfatı bulunmaktadır. İlanın içeriğinde kullanılan "Firmamız bu gayrimenkulde alıcıya ücretsiz Av. Hizmeti vermektedir." ifadesi belirli bir avukatın ücretsiz avukatlık hizmeti verdiği anlamını taşımamaktadır. İlanda ücretsiz iş alan bir avukattan bahsedilmeden alıcıya avukatlık hizmetinin ücretsiz olarak verileceği belirtilmiştir. Davalı ilan uyarınca avukatlık hizmeti verilmesi halinde hizmeti veren avukatın ücretini alacağını ifade etmiş olup, davacı tarafça bu ifadenin aksine yorum gerektirir somut bir delil sunulmamıştır. Bu durumda ilanda kullanılan ifade ile bir avukatın ücretsiz avukatlık hizmeti vereceğinin kast edilmediği, kast edilenin avukatlık hizmeti bedelinin alıcıya yükletilmeyeceği, satıcı tarafından karşılanacağı olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili ilanda terasın iddia etmiş ise de, binada ortak teras bulunduğu celp edilen belgelerden ve tarafların açıklamalarından anlaşılmaktadır. İlan içeriğinde terasın münhasıran taşınmaza ait olduğu ifade edilmemiş olup, taşınmazın teras kullanımlı olduğunun açıklanmasında ve paylaşılmasında zorunluluk bulunulmayan taşınmazın içerisinde kiracı bulunduğu bilgisinin paylaşılmamasında davacının menfaatini ihlal eder haksız rekabet teşkil edecek her hangi bir husus bulunmamaktadır. Taşınmazın fiyatının belirlenmesinin takdiri malike ait olduğu gibi, fiyatın artırılması veya düşürülmesinde serbest piyasanın olağan sonucudur. Dolayısıyla taşınmazın fiyatının artırılması da tek başına haksız rekabet teşkil etmemektedir. Taşınmaz Ticareti Yönetmeliğinin amaç başlıklı 1. Maddesi ile kapsam başlıklı 2. Maddesine göre yönetmelik; taşınmaz alım satımı ve kiralanmasına ilişkin usul ve esaslar ile 2. Maddede sayılan kurum ve kuruluşların ticaretine ilişkin görev, yetki ve sorumlulukları kapsamaktadır. Bu kapsamda idari yönden yapılan tahkikat neticesinde uygulanan idari para cezasının şartları ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın şartları birbirinden farklı olmakla, uygulanan idari para cezası davacı ile davalılar arasında haksız rekabetin varlığını göstermemektedir. Yargılama aşamasında uyuşmazlığa konu ilan kaldırılmış ise de, haksız rekabetin men'i ile birlikte haksız rekabetin tespiti de talep edildiğinden yargılamanın esası hakkında hüküm kurulmuştur. Davacı, davalıların birlikte hareket ettiğine ilişkin iddiası nedeniyle pasif husumet itirazı kabul edilmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle uyuşmazlığa konu ilan içerisinde, davacının çıkarlarını ihlal edecek şekilde haksız rekabet teşkil edebilecek yanlış ve yanıltıcı her hangi bir bilgi bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine 2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3- Davalılar kendisini vekille temsil ettirtiklerinden lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan gider avansının taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/11/2024 Başkan (e-imza) Üye (e-imza) Üye (e-imza) Katip (e-imza)

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/713, K. 2024/623, T. 14.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-713-e-2024-623-k-01f2b9980ab5