İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/312 E. 2024/516 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/312
Karar No
2024/516
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/312 Esas KARAR NO : 2024/516 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/01/2018 KARAR TARİHİ : 02/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili 11/01/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin davalı borçluya fuar stand kurulumu hizmeti verildiğini ve bu hizmet karşılığında ... tarih ve ... tarih, 17.700.-TL tutarlı fatura düzenlendiğini, fatura bedelinin kısmen (8.800.-TL) ödendiğini, bakiye 8.900-TL'nin ödenmemesi sebebiyle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borca itiraz ettiğini ileri sürerek davalı borçlunun itirazının iptaline, takibin talep edilen koşullarla devamına, davalı borçlunun asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin davalı/borçluya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili 09/02/2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile davalının ürünlerinin tanıtımını yapmak amacıyla fuar standı kurulması konusunda anlaşıldığını, ancak davacı tarafından kurulumu yapılan standın ayıplı olduğunu, bu hususun süresinde davacı tarafa bildirildiği ve konu ile ilgili tanıklarının bulunduğunu, davacı tarafından davalıya bildirilen ayıpların giderilmediği gibi davalı aleyhine icra takibi başlattığını, bu nedenle davacı tarafın iyi niyetinden bahsedilemeyeceğini, diğer taraftan fuar standı kurulum hizmetinin ayıplı olmasına rağmen davacı tarafa toplam 12.800.-TL ödeme yapıldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bilirkişi raporları, ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası aslı, tanık beyanları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf, davacının davalıya vermiş olduğu hizmetten dolayı faturaya dayalı olarak cari hesap bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, davacı tarafından kurulumu yapılan standın ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı hususlarındadır. İlgili ... 32. İcra Müdürlüğü'nün...E sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 14/02/2017 tarihinde 8.900,00 TL cari hesap alacağının tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 17/02/2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı borçlu vekilinin 21/02/2017 tarihli itiraz dilekçesi ile takibe konu borca itiraz ettiği, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 25/02/2019 tarih, 2018/44 Esas, 2019/148 Karar sayılı " Davanın kabulü ile, davalı tarafından ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin... Esas - ...Karar sayılı 28/03/2023 tarihli kararı ile " Ayıp ihbarı maddi vakıa olup, şekil koşuluna bağlı olmaksızın tanık dahil her türlü delille kanıtlanabileceğinden ve davalı tarafından bu hususta tanık dinletilmesi talep edildiğinden, ayıbın süresinde ihbar edilip edilmediğine ilişkin davalı tanıkları dinlenip, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığına ilişkin değerlendirme yapılması, ayıp ihbarının süresinde yapıldığı sonucuna varılması halinde gerekirse mahallinde keşif yapılıp ayıplı imalatların bedelinin tespit ettirilerek iş bedelinden düşülmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eser sözleşmelerinde uygulama yeri bulunmayan TTK'nın 20/3 maddesi gereğince tacirler arasında ihbarın noter aracılığıyla ya da iadeli taahhütlü mektup ile yapılması zorunluluğundan bahisle, tanık dinletme talebinin reddine karar verilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. ifadelerine yer verilerek kaldırmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin ... Esas - ... Karar sayılı 28/03/2023 tarihli kararı doğrultusunda yargılamaya devam edilerek tanıklar dinlenmiştir. Davalı tanığı ...beyanında özetle; "6-7 metrelik bir stant kurulmuş ve bunların içerisinde de akıl oyunlarına ilişkin bir bölüm bulunmaktaydı, akıl oyunlarından sorumlu olan kişi olarak bildiğim...bazı serzenişlerde bulunuyordu, yapılan iş karşılığı para alamadığına ilişkin bazı beyanlar da duydum, ancak aradan geçen zaman itibari ile tam olarak hatırlayamıyorum, o günün şartları itibari ile bazı konuşmalar içerisinde şu iş olmadı gibi sözler duydum, ledler yapılacak idi ancak bu ledler bir ay gecikmeli olarak geldi, bu sorunlar yaşandığında fuar başlamıştı, bu fuar 9 ay kadar devam etti, ben fuarın ilk gününden itibaren oradaydım ve sorunlar ilk günden itibaren konuşuldu, ... kusurları gösteriyordu, yapılacak işleri söylüyordu, kendi aralarında konuşuyorlardı, ... Bey sakallı bu standı ben yaptım diyen kişi ile konuşuyorlardı, bu kişinin ismini bilmiyorum, projeyi ben yapmadığım için eksiklikleri gördüğüm halde bunların neden bu şekilde yapıldığı hususunda bir beyanda bulunmadım, monteyi yapan kişi 2-3 ay boyunca devamlı gitti geldi, yapan kişi kusurları biliyordu, ... de bu kusurları söylüyordu" şeklinde yeminli beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ... beyanında özetle; Fuarın kurulumu sırasında biz yoktuk, eşim ile birlikte fuar kurulduktan sonra geldik, stant kuruluydu ancak malzemeler yoktu, ben ve eşim satış danışmanı olarak orada bulunuyorduk, malzemeler ne zaman geldi tam hatırlamıyorum, belki de orada vardı, perdeler eksikti, üzeri açık bir alandı, taraflar arasındaki ilişkiyi bilmiyorum, ancak alanda ürünleri sergilemek için bulunan stantlar mevcuttu, benim şahit olduğum herhangi bir anlaşmazlık olmadı, herhangi bir sorunda bahsedildiğini duymadım, stand ...'nin zemin katında diye hatırlıyorum, zamanı 2016 yılının Ağustos - Eylül ayı olarak hatırlıyorum." şeklinde yeminli beyanda bulunmuştur. Tanıkların dinlenmesinin ardından dosya İnşaat Mühendisi bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu 06/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Yapılan inceleme neticesinde; Dava konusu imalatın tanık anlatımlarına göre 2016 yılı yaz aylarında yapılmış olması ve aradan 8 yıllık bir zaman dilimi geçmiş olması ve yapılan imalatın mevcut durumda halen yerinde muhafaza edildiğine dair bir bilgiye yer verilmemesi, ayrıca yerinde inceleme yapılsa dahi teslim esnasındaki durum bilinmediğinden teslimdeki durum ile mevcut durumun karşılaştırma imkanı olmaması nedeni ile yerinde inceleme yapılmamıştır. Tanık beyanlarına ilişkin olarak; Davalı tanığı ... beyanında " benim şahit olduğum herhangi bir anlaşmazlık olmadı, herhangi bir sorunda bahsedildiğini duymadım " demek sureti ile herhangi bir ayıbın olmadığını beyan ettiği, beyanında " perdeler eksikti..." dediği, ancak tanığın herhangi bir anlaşmazlık olmadı beyanı nedeni ile perdelerin standa ilgili bir imalat olmadığı anlaşılmaktadır. Davalı tanığı ... beyanında " bazı konuşmalar içerisinde şu iş olmadı gibi sözler duydum, ledler yapılacak idi ancak bu ledler bir ay gecikmeli olarak geldi " denilmek sureti ile eksiklerin giderildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında ayıp olduğu iddiasına ilişkin bir tespit raporu, teslim tutanağı vb bir belgenin olmadığı, tanık beyanlarında da ayıplı imalata ilişkin somut bir beyanın olmadığı anlaşıldığından ayıba yönelik herhangi bir hesaplama yapılamamıştır." sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Eser sözleşmesi iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği ücret karşılığında yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ve teslim etmeyi üstlendiği iki taraf için hak doğuran ve borç yükleyen bir sözleşmedir. Eser sözleşmesinde iş sahibinin asli borcu TBK 470.maddesi çerçevesinde meydana getirilen eser karşılığında bir miktar pararın ödenmesi, yüklenicinin borcu ise eseri zamanında ve ayıpsız olarak imal ve teslim etmektir. Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıptan sorumluluğu TBK'nın 474 ile 478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yüklenicinin ayıptan sorumlu olabilmesi için eserin iş sahibine teslim edilmesi, eserin ayıplı olması, eserin iş sahibi tarafından kabul edilmemiş olması veya kabul edilmek zorunda olunmaması, eserin iş sahibi tarafından muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilmiş olması, eserdeki ayıbın iş sahibinin tutumundan kaynaklanmamış olması ve son olarak ayıplı teslimden doğan hakların süresi içinde kullanılması gerekmektedir. TBK'nın 474/1. maddesine göre açık ayıplarda iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz, geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir. Ayıp halinde iş sahibinin hakları TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları; sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın ücretsiz olarak giderilmesini (onarılmasını) talep etme haklarıdır. Eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi ya da eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Eserdeki ayıpların eserin reddini gerektirecek nitelikte önemli olmaması halinde ise diğer seçimlik hakların kullanılması gerekir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2020 tarih ve 2019/1698 Esas, 2020/120 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Yüklenicinin kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede fark edilemeyecek ayıplar için sorumluluğu devam eder. Eğer, meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile var olan bozukluğu görülmemişse, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir. Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede; gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir. Ayıp bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. Yine ayıp bedelinin de ayıbın ortaya çıktığından itibaren geçecek makul süre dikkate alınarak hesaplanması gerekir. Somut olayda; Ürünlerin ayıplı olup olmadığı ve ayıp var ise ayıbın niteliğinin tespitinde ürünler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması zorunludur. Tanık beyanlarında da fuarın 9 ay devam ettiğinin beyan edildiği, ürünün aynen durduğu konusunda tarafların bir beyanınında olmadığı, fuarın 2016 yılında yapıldığı aradan geçen süre de dikkate alındığında mahkememiz dosyasında keşif yapılmamıştır. Tanıklarında ayıba yönelik açık ve net bilgilerinin olmadığı, tanık Şenay'ın bir anlaşmazlığa şahit olmadığını beyan ettiği, diğer tanık ...'un bir takım eksikliklerin sonradan giderildiğini beyan ettiği malın ayıplı olduğunu ispat yükü altında olan davalı tarafından ayıp olgusu kanıtlanamadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Davanın Kabulüne, Davalının ... 32.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmiştir. Dava konusu alacak eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bilirkişi incelemesi sonucu belirlendiği, likit ve hesaplanabilir olmadığından icra inkar tazminatı şartları bulunmadığı yargılamayı gerektirdiği dikkate alınarak icra inkar tazminatı isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Davalının ... 32.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı isteminin reddine, 3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 607,95 TL ilam harçtan peşin yatırılan 107,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 500,47 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 8,900 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvuru harcı, 107,49 TL peşin harç, 5.200,00 TL bilirkişi ücreti, 258,50 TL tebligat ve posta giderlerinden oluşan toplam 5.601,89 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.02/10/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/312, K. 2024/516, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-312-e-2024-516-k-fee4ed200690