İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/176 E. 2025/249 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/176
- Karar No
- 2025/249
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/176 Esas KARAR NO : 2025/249 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/03/2023 KARAR TARİHİ : 25/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; ... 12. İcra dairesinin ... E. no.lu dosyası kapsamında müvekkili ...Şirket ve ... adlı kişi aleyhine 22.624,00 EURO bedelli icra takibi açıldığını, müvekkili şirketin böyle bir borcu olmadığını, müvekkili şirketin borçlu olduğunu gösterir, şirket kaşesi ve şirket yetkili imzası ile birlikte ...nin isminin geçtiği dayanak bir belgenin icra takip dosyasına sunulmadığını, borcun dayanağı olarak takip dosyasına sadece diğer borçlu ... adlı şahsa yapılan ödemeyi gösteren dekont hüviyetindeki belgenin sunulduğunu, Her ne kadar takip dosyasında borçlu ...'nin adresi olarak şirketin adresi gösterilmişse de bu şahsın müvekkili şirket ile iş ilişkisi bulunmadığını, firma çalışanı olmadığı gibi tebligata konu adreste yaşamadığını ve müvekkili şirket yetkilileri tarafından da tanınmadığını, ödeme emrine itiraz edilmemesi sonucu ilamsız icra takibinin kesinleştiğini ve devam eden icra işlemleri ile müvekkili şirketin ticari faaliyetini yapamaz hale getirildiğini, açıklanan nedenlerle müvekkilinin icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptalini, davalı aleyhine %40'dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili ...'nin davacı borçluya 22.624,00 EUR'luk tıbbi malzeme siparişi verdiğini, bunun üzerine de davacı borçlunun fatura bedelinin ...'nin ... Bankası nezdindeki hesabına ödenmesi talimatını içeren 3.2.2021 tarihli ve ... no.lu faturayı düzenleyerek müvekkiline ibraz ettiğini, açıkça görüleceği üzere, davalı borçlunun faturasının "..."ı ihtiva eden kendi ... kağıdı üzerine düzenlendiğini, ödemenin ...'nın hesabına yapılmasını bizzat davacı borçlunun istediğini, müvekkilinin de fatura bedeli olan 22.624,00 EUR'yu aynı gün davacı borçlunun belirttiği şahsın hesabına öde i, davacı borçlunun 2.3.2021 tarihinde gönderdiği fatura, fatura numarası ve müvekkilinin sipariş numarasını içermediği için müvekkilinin bu yasal unsurları taşıyan bir fatura istediğini, davacı borçlunun da fatura numarası ve müvekkilinin sipariş numarasını taşıyan yeni bir fatura düzenleyerek müvekkiline gönderdiğini, bu konuda taraflar arasında yazışmaların olduğunu, bu yazışmaların müvekkili ile davacı borçlu adına hareket eden ... arasında yapıldığını, müvekkilinin ise bedeli davacı borçlunun gösterdiği şahsa ödediği malları ne ödeme yaptığı şahıstan ne de davacı borçludan alamadığını, bunun üzerine yasal hakkını kullanarak hem ödeme yaptığı şahıs hem de malları sipariş ettiği davacı borçlu aleyhine icra takibi başlattığını, mağduriyetini gidermek amacı ile müvekkilinin, borçlu davacı adına hareket eden ...'a müracaat ettiğini, ...'ın ise müvekkiline gönderdiği 22.03.2021 tarihli mailinde, tüm bu karışıklıklardan sorumluluğu aldığını, hukuki yollara başvurmamız şartı ile parayı ödeyeceğini beyan ettiğini, ancak müvekkiline bugüne kadar hiç kimse tarafından ödeme yapılmadığını ve herhangi bir mal da teslim edilmediğini, bu sebeple davanın reddine ve TIK m.72/4 uyarınca davacı borçlunun % 20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahküm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 27/03/2023 tarihli ara kararı ile "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, İİK 72/3 maddesi uyarınca alacağın % 20 oranında (92.000,00-TL ) teminat yatırıldığında icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir konulmasına" dair karar verilmiştir. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, bilirkişi raporu ve ek raporu dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK'nın 72 maddesi uyarınca takip dosyası kapsamında borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davaya konu ... 12. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine 22.624 Euro'luk asıl alacak üzerinden takip talebinde bulunduğu görülmüştür. Davaya konu ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...Soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtlarının incelenmesinde; Müştekisinin davalı ..., şüphelileri ise davacı şirket yetkilisi ..., şirket müdürü ... ve ... olan ... CBS'nin ...Soruşturma dosyası ile ilgili olarak dosyada yer alan 05.06.2023 tarihli Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin 16/05/2024 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere mali müşavir ve ticaret mevzuatından kaynaklı hesaplamalarda nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 25/09/2024 tarihli raporda özetle; "İbraz edilen 2021-2023 yılları arasına ilişkin ticari defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK'nın 64. maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, usul yönünden davacı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davacının kendi defter kayıtlarını incelediğimizde, davalı ile arasında herhangi bir cari ilişkiye rastlanılmadığı, davalının belirtmiş olduğu ... numaralı faturanın davalı şirkete hitaben kesilmiş bir fatura olmadığı, bu faturanın borçlusunun, tari ve tutarının da farklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan ve ... dilinden...'ye tercüme ettirilmiş belgeler tarafımızca incelenmiştir. Buna göre; ...Şti.'nin 3 Şubat 2021 tarihli, 22.624,00 EUR (net) tutarındaki... no.lu faturasının girişinin 3 Şubat 2021 tarihinde ...şirketinin muhasebesinin alacaklı hesabına kaydedildiği, ... Ltd. Sti'nin ... no.lu, 22.624,00 EUR (net) tutarındaki faturanın ...firmasının muhasebesindeki alacaklı hesabı uyarınca ödenmesi, ...'in teyidine ve ... tarafından ...Merkezi üzerinden mali müşavire sunulan hesap ekstre bilgilerine uygun olduğu, ödemenin ... hesabına yapıldığı belirtilmiştir. Müştekisinin davalı ..., şüphelileri ise davacı şirket yetkilisi ..., şirket müdürü ... ve ... olan ... CBS'nin...Soruşturma dosyası ile ilgili olarak dosyada yer alan 05.06.2023 tarihli Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararı tarafımızca incelenmiş olup Kararda yer alan ifadelere göre, işbu dosyada davalı olan müşteki şirketin, davacı şirketten ilaç sipariş ettiği, ancak sipariş ettiği ilaçların 22.624,00 EURO'luk ödemesini, şirket çalışanı olarak bildikleri ...'ın yönlendirmesi ile davacı şirket hesabına değil, ...'nin hesabına yaptığı, bu kişinin de hesabına gelen parayı bankadan çekip ...'a verdiği hususları tespit edilmiştir. İşbu kararda yer alan hususların takdir ve değerlendirmesi muhakkak ki Sayın Mahkemeye aittir. İspat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. M. 190/1 hükmüne göre: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”. Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Davalının alacak iddiasının haklı görülebilmesi için, anılan kurallar uyarınca, davalı tarafından dava konusu siparişin davacı şirket tarafından alındığı, yazışmaların şirket yetkilileri tarafından yapıldığı hususunun geçerli delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Bu yönde somut bir delil sunulmadığından, yazışma yapılan ...'ın davacı şirket yöneticisi olduğuna ilişkin somut bir delil bulunmadığından, davalının alacak iddiası ispata muhtaç olmaktadır." yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur. Mahkememizin 12/11/2024 tarihli ara kararı gereğince dosyamız ek rapor hazırlanmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 18/02/2025 tarihli ek raporda özetle; "Sayın Mahkemenin verdiği yetki çerçevesinde davacı şirkete ait defter ve belgeler incelenmiştir. İbraz edilen 2021-2022 yılları arasına ilişkin ticari defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK'nın 64. ikra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, usul yönünden davacı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davacının kendi defter kayıtlarını incelediğimizde, davalı ile arasında herhangi bir cari ilişkiye rastlanılmadığı, davalının belirtmiş olduğu ... numaralı faturanın davalı şirkete hitaben kesilmiş bir fatura olmadığı, bu faturanın borçlusunun, tarihinin ve tutarının da farklı olduğu tespit edilmiştir. Yapılan bu tespitten de anlaşılacağı üzere taraflar arasında usule uygun bir ticari ilişkinin kurulduğundan bahsedilemeyeceği değerlendirilmiştir. Her ne kadar davalı vekili tarafından ibraz edilen belgelere göre... Ltd. Şti.'nin 3 Şubat 2021 tarihli, 22.624,00 EUR (net) tutarındaki ... no.lu faturasının girişinin 3 Şubat 2021 tarihinde ...şirketinin muhasebesinin alacaklı hesabına kaydedildiği, ... Sti'nin ... no.lu, 22.624,00 EUR (net) tutarındaki faturanın ...firmasının muhasebesindeki alacaklı hesabı uyarınca ödenmesi, ...'in teyidine ve ... tarafından ... Merkezi üzerinden mali Müşavire sunulan hesap ekstre bilgilerine uygun olduğu, ödemenin ...hesabına yapıldığı belirtilmişse de bu ödemenin davacı defterlerinde herhangi bir karşılığının bulunmadığı, zira yapılan ödemenin davacı şirket hesabı yerine resmi olarak şirket yetkilisi ya da çalışanı olmayan başka bir kişinin hesabına ödendiği ortadadır. Bu durum davalının da kabulündedir. Davalının yapmış olduğu ödemenin bizzat davacı şirket hesabına yapılmamış olması muhakkak ki sonuç olarak davalı şirketin de bir mağduriyetine sebebiyet vermiştir. Hatta bu konuda adli soruşturma dahi yapıldığı görülmüştür. Buna göre: Müştekisinin davalı ..., şüphelileri ise davacı şirket yetkilisi ..., şirket müdürü...ve ...olan ... CBS'nin ...Soruşturma dosyası ile ilgili olarak dosyada yer alan 05.06.2023 tarihli Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararı tarafımızca incelenmiş olup Kararda yer alan ifadelere göre, işbu dosyada davalı olan müşteki şirketin, davacı şirketten ilaç sipariş ettiği, ancak sipariş ettiği ilaçların 22.624,00 EURO'luk ödemesini, şirket çalışanı olarak bildikleri ...'ın yönlendirmesi ile davacı şirket hesabına değil, ...'nin hesabına yaptığı, bu kişinin de hesabına gelen parayı bankadan çekip ...'a verdiği hususları tespit edilmiştir. Kök raporda da belirtildiği üzere işbu kararda yer alan hususların takdir ve değerlendirmesi muhakkak ki Sayın Mahkemeye aittir. Davalı vekili tarafından itiraz dilekçesinde belirtilen ... 12. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası tarafımızca incelenmiştir. Söz konusu icra dosyası davacının takibe itiraz etmemesi nedeniyle kesinleşmiştir. Ancak Sayın Mahkemenin de takdir edeceği üzere icra takibine itiraz edilmemesinin tek başına borcun kabul edildiği ya da var olduğu anlamına gelmeyeceği malumdur. Zaten davacı da bu sebeple huzurdaki davayı açmıştır. Menfi tespit davalarının genel anlamda açılma sebeplerinden birisi de budur. Bu sebeple tarafımızca yapılan incelemede davacının icra takibine itiraz edip etmediğinden ziyade taraflar arasında ticari bir ilişki bulunup bulunmadığı ve bu ticari ilişkiye bağlı olarak davalının davacıdan herhangi bir alacağı olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmıştır. Yukarıda ve kök raporda da belirtildiği üzere davalı tarafından yapılan ödeme davacı şirket hesabına değil davalı tarafından davacı çalışanı olduklarını iddia ettikleri başka bir şahıs hesabına yapılmıştır. Dolayısıyla davalının alacak iddiasının haklı görülebilmesi için, anılan kurallar uyarınca, davalı tarafından dava konusu siparişin davacı şirket tarafından alındığı, yazışmaların şirket yetkilileri tarafından yapıldığı hususunun geçerli delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Bu yönde somut bir delil sunulmadığından, yazışma yapılan ...'ın davacı şirket yöneticisi olduğuna ilişkin somut bir delil bulunmadığından, davalının alacak iddiası ispata muhtaç olmaktadır. Arz ve izah edilen nedenlerle kök raporda varılan kanaatte herhangi bir değişiklik cihetine gidilmemiştir." şeklinde rapor ibraz edilmiştir. Alınan kök ve ek raporun dosya kapsamına uygun, denetime elverişli şekilde düzenlendiği görüldüğünden davalı tarafın yeniden rapor alınması yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir. Somut olayda, davacı tarafça davalı ile herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, davalıya herhangi bir borcun bulunmadığı belirtilerek takip dosyası kapsamında borçlu olunmadığının tespiti talep ve dava edilmiş, davalı tarafça ise davacı şirkete 22.624,00 Euro miktarında tıbbi malzeme siparişi verildiği, davacı şirketin talebi doğrultusunda fatura bedelinin dava dışı 3.kişi hesabına ödendiği, ödeme yapılan malzemenin kendilerine teslim edilmediği, davanın reddi gerektiği savunulmuştur. Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında tıbbi malzeme satışına ilişkin ticari ilişki gerçekleşip gerçekleşmediği, ticari ilişki kurulmuş ise davacı tarafından davalıya mal teslimi ve davalı tarafından davacıya usulüne uygun şekilde ödeme yapılıp yapılmadığı, davacının ... 12. İcra müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyası kapsamında davalıya borçlu olup olmadığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır. Mali raporda yapılan tespitlere göre davacı defterlerinin usulüne göre tutulmuş olduğu, usul yönünden davacı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, davacının kendi defter kayıtlarında, davalı ile arasında herhangi bir cari ilişkiye rastlanılmadığı, davalının belirtmiş olduğu ... numaralı faturanın davalı şirkete hitaben kesilmiş bir fatura olmadığı, bu faturanın borçlusunun, tari ve tutarının da farklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı vekili tarafından ibraz edilen belgelere göre, takip konusu ödemenin ... hesabına yapıldığı belirtilmişse de bu ödemenin davacı defterlerinde herhangi bir karşılığının bulunmadığı, zira yapılan ödemenin davacı şirket hesabı yerine resmi olarak şirket yetkilisi ya da çalışanı olmayan başka bir kişinin hesabına ödendiği tespit edilmiştir. Müştekisinin davalı ..., şüphelileri ise davacı şirket yetkilisi ..., şirket müdürü ...ve ... olan ... CBS'nin ... Soruşturma dosyası ile ilgili olarak dosyada yer alan 05.06.2023 tarihli Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararı incelendiğinde, Kararda yer alan ifadelere göre, işbu dosyada davalı olan müşteki şirketin, davacı şirketten ilaç sipariş ettiği, ancak sipariş ettiği ilaçların 22.624,00 EURO'luk ödemesini, şirket çalışanı olarak bildikleri ...'ın yönlendirmesi ile davacı şirket hesabına değil, ...'nin hesabına yaptığı, bu kişinin de hesabına gelen parayı bankadan çekip ...'a verdiği hususları tespit edilmiştir. Kural olarak menfi tespit davalarında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden taraf üzerinde ise de ileri sürülen savunmaya göre ispat yükünün yer değiştirmesi söz konusu olabilmektedir. Eldeki davada da davacı tarafından takip konusu faturalara konu ticari ilişkinin mevcut olmadığı ileri sürüldüğünden taraflar arasında geçerli bir ticari ilişki kurulduğu hususunda ispat yükü davalı taraf üzerinde bulunmaktadır. Yapılan açıklamalar doğrultusunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça ticari ilişkinin inkar edildiği, davacının kendi defter kayıtlarında, davalı ile arasında herhangi bir cari ilişkiye rastlanılmadığı, davalının belirtmiş olduğu ... numaralı faturanın davalı şirkete hitaben kesilmiş bir fatura olmadığı, bu faturanın borçlusunun, tarih ve tutarının da farklı olduğu, davalı tarafından ibraz edilen belgelere göre, takip konusu ödemenin... hesabına yapıldığı belirtilmişse de bu ödemenin davacı defterlerinde herhangi bir karşılığının bulunmadığı, zira yapılan ödemenin davacı şirket hesabı yerine resmi olarak şirket yetkilisi ya da çalışanı olmayan başka bir kişinin hesabına ödendiği, davalının alacak iddiasının haklı görülebilmesi için davalı tarafından dava konusu siparişin davacı şirket tarafından alındığı, yazışmaların şirket yetkilileri tarafından yapıldığı, yazışma yapılan ...'ın davacı şirket yöneticisi olduğuna ilişkin dosya kapsamına herhangi bir somut bir delil sunulmadığı, davalının alacak iddiasının ispata muhtaç kaldığı sonuç ve kanaatine varıldığından davanın kabulü ile davacının ... 12. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası kapsamında davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Davanın kabulü ile, davacının ... 12. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası kapsamında davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine, 3-Karar tarihine göre alınması gereken 31.422,60 TL harçtan peşin alınan 6.684,09 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.738,51 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 73.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı, 25,60-TL vekalet harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 6.684,09 TL peşin harç, 123,00 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 15.012,59 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 25/03/2025 Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır