İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/111 E. 2024/701 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/111
Karar No
2024/701
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/111 Esas KARAR NO : 2024/701 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/02/2023 KARAR TARİHİ : 27/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, müvekkili şirketin ürünlerinin satışını sahip olduğu marketlerde yaptığını, işbu ticari ilişkinin müvekkili şirket nezdinde ... ve ... müşteri numarası ile 2 ayrı cari hesapta takip edildiğini, davalının müvekkili şirketten aldığı mal bedelleri ile oluşan toplam cari hesap borcunu ödemediğini ve müteaddit defalar yapılan ikazlara ve görüşmelere rağmen ödememekte ısrar ettiğini, geçtiğimiz süreçte davalı şirketin konkordato davasının ise red edildiğini, davalı bayiinin müvekkili şirkete oluşan her iki cari hesap borcu toplamı olan 177.604,11.-TL üzerinden ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, borçlu söz konusu takibe itiraz etmiş ise de itirazlarında esasen hiçbir gerekçeye dayanmadığını, söz konusu itirazın tamamen zaman kazanmaya yönelik olup, kötü niyetli bir itiraz olduğunu, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davalının 22.06.2022 tarihi itibarı ile toplam 177.604,11.-TL anapara borcu olduğunun görüleceğini, keza borçlunun itirazı üzerine 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Kanuna eklenen 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce Arabulucuya başvuru şartı getirilmiş olduğundan bu yöndeki müracaatlarının üzerine anılan süreç 01.12.2022 tarihinde anlaşma olmaması üzerine tutulan son tutanak ile sonuçlandığını beyan ederek, icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz eden davalının işbu itirazının iptali ile takibin devamını, davalının takip konusu alacağının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının tamamına itiraz ettiklerini, taraflar arasındaki hukuki ilişki kapsamında cari hesap doğrultusunda mal karşılığı ödemeler yapıldığını, gerektiğinde iade faturası vb. Kesildiğini, bunların tespiti için her iki taraf defterlerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, bu durumda iddia edilen tutardaki alacağın mevcut olup olmadığının ortaya çıkacağını beyan ederek, davanın önce usulden reddini, bunun mümkün olmadığı takdirde esastan reddini, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLER : ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası UYAP dosyası, Bilirkişi raporu, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın ... Sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf, Cari hesaba dayalı olarak davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarı, zaman aşımdı defi ve hak düşürücü süre itirazının yerinde olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşıldı. İlgili ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine carih hesaptan kaynaklanan 177.604,11 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... Esas ...Karar sayılı ilamı). (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar Sayılı Kararı ) Deliller toplandıktan sonra ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlemesi için dosya mali müşavir bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu 07/06/2024 tarihli raporunda özetle, "Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmamıştır. Taraflar arasında yazılı olmayan cari hesap benzeri ticari bir münasebet olduğu, Davacı şirketin 2017 ve devamı 2022 yılı ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğine haiz, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle ticari defterlerinde kayıtlı 181.290,41 TL alacağının işli olduğu, Davacının davalı aleyhine 5. ... 8. İcra Müdürlüğü... E Sayılı Dosyası ile başlattığı ilamsız takipte, 177.604,11 TL asıl alacak talebinde bulunduğu ve sayın mahkemenin delil niteliğine haiz davacı ticari defterlerinde kayıtlı alacak miktarı yönünde karar ittihazı halinde de, 177.604,11 TL alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %15,75 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz işletilmesi gerekeceği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir. Somut olayda; Mahkememizin 06/03/2024 tarihli ara kararı ile, ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup verilen kesin süreye rağmen davalı taraf ticari defter ve belgelerini inceleme gün ve saatinde hazır etmediği gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmamıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, alacağın defterlerde kayıtlı olduğu görüldüğünden yapılan inceleme sonucu talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini veya faturaya karşılık iade faturası düzenlendiğine ilişkin dosyaya sunulan herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu durumda yapılan tüm incelemeler doğrultusunda, davacının alacağını talep edebileceği anlaşıldığından Açıklanan sebeplerle, davacının, takibe konu alacağının varlığını ispatladığının kabulüne, ayrıca davalının, borç tutarını bilmesi mümkün olduğundan takip konusu alacağın miktarının belli (likit) olması dikkate alınarak borçlunun itirazının haksız olması nedeniyle asıl alacağın % 20 si oranına tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; Davalının ,,, 8.İcra Müdürlüğünün ,,,Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 177.604,11 TL alacağın %20'si olan 35.520,82 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 12.132,13 TL ilam harcından peşin yatırılan 2.145,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.987,11‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı, 2.145,02 TL peşin harç, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 222,25 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 6.047,17 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/111, K. 2024/701, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-111-e-2024-701-k-bb9e0f162c70