İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/352 E. 2024/202 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/352
- Karar No
- 2024/202
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/352 Esas KARAR NO : 2024/202 DAVA : Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın Bedelinin İadesi) DAVA TARİHİ : 20/05/2022 KARAR TARİHİ : 28/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın Bedelinin İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket 18.06.2020 tarihli Satış Sözleşmesine istinaden davalı şirketten ... (3) Model 1 Gövde Kaynaklı, ... Makinesini satın aldığını, davalı şirket taahhüt ettiği zaman zarfında ürünü teslim edemese de müvekkili şirket gecikmeye rağmen makineyi teslim aldığını ancak davalı şirket teslim ettiği makinenin gerek mekanik, gerek elektronik kurulumunu bir türlü gerçekleştiremediğini, davalı şirketin teslim ettiği mekineyi devreye alamaması ve çalıtıramamasi sebebi ile müvekkili şirket tarafından ... 7.Noterliğinden ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile arzaların 3 gün içerisinde tamir edilmesi aksi halde sözleşmeden dönüleceği ve ödediğimiz bedelin verilen Iban hesabına ödenmesinin ihtar edildiğini, davalı şirket verdiği cevabi ihtarname ile ihtarnameye itiraz ettiğini, davalı şirketin olumsuz tutumu sebebi ile ihtarnameye dayanarak ödediğimiz 175.000 USD'nin iadesi için ... 25.İcra Müd.nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını ancak davalı şirkete tebliğat yapılamadığı için icra takibinin akim kaldığını, davalı şirket söz konusu makinenin kurulumunu yapamayınca her ne kadar ihtarnamesinde iddialara itiraz ettiğini söz konusu ... model 1 gövde kaynaklı, 3 kulak kaynaklı cerrahi maske üretim makinesini ayıpı ürünün yenisi ile değişim hakkı kapsamında iade aldığını, yerine müvekkili şirkete bu defa ... model 1 gövde kaynaklı, 2 kulak kaynaklı full otomatik (servo) cerrahi maske üretim makinesini 155.000 USD+KDV bedelle satmayı teklif ettiğini, müvekkili şirketin de muhatabın bu teklifini makine üzerinde bir takım değişiklikler yapması şartı ile kabul ettiğini, taraflar arasında 19.11.2020 tarihli Ticari Satış Sözleşmesi (Satılan Malın Değişimi) imzalandığını, müvekkilinin söz konusu makine bedellerinin tamamını davalı şirkete ödediğini ancak davalı şirket söz konusu ayıplı ürünün yenisi ile değişim hakkının kullanıldığı yeni makinenin teslimatında da aynı şekilde müvekkili şirkete gecikmeler yaşattığını ve makine üzerinde yapılacak değişiklikler sebebi ile 25.11.2020 tarihli Ek Protokol yapılarak söz konusu makinenin teslim süresinin 15.01.2021 olarak yeniden belirlendiğini, davalı şirketin bu süreye uymadığını, makineleri ancak 29.01.2021 tarihinde teslim edebildiğini, açıklanan nedenlerle davalı şirket ile müvekkili şirket arasındaki sözleşmenin feshinin tespitine ve ayıplı makine için davalıya ödenen 182.900 USD bedelin müvekkili şirkete davalının fiili ödeme günündeki TCMB Döviz Satış Kuru Üzerinden TL karşılığının bankalarca uygulanan en yüksek faiz oranında uygulanacak faizi ile birlikte tahsiline, ayıplı ürünün iade alınmaması sebebiyle şimdilik 1.000 TL işgaliye bedelinin bankalarca uygulanan en yüksek faiz oranında uygulanacak faizi ile birlikte ödenmesine, davalı şirkete ödenen paranın şimdilik 1.000 TL Finansman kayıp zararlarının bankalarca uygulanan en yüksek faiz oranında uygulanacak faizi ile birlikte ödenmesine, davalının sattığı makinenin üretim yapmaması sebebi ile müvekkili şirket tarafından şirket dışından fason iş yaptırmaktan dolayı uğranılan şimdilik 1.000 TL zararın bankalarca uygulanan en yüksek faiz oranında uygulanacak faizi ile birlikte tazminine, makinenin çalıştırılamaması sebebi ile uğranılan şimdilik 1.000 TL kazanç kaybı zarının bankalarca uygulanan en yüksek faiz oranında uygulanacak faizi ile birlikte tazminine, müvekkili şirketin satın aldığı makineleri teslim sürecinin geciktirilmesi, yerine yeniden verilen makinenin de çalıştırılamaması sürecinde yaşadığı 20.000 TL manevi zararlarının bankalarca uygulanan en yüksek faiz oranında uygulanacak faizi ile birlikte tazminine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların imzalamış olduğu 18.06.2020 tarihli ilk satış sözleşmesindeki şartlara uygun olarak müvekkili şirket otomatik cerrahi maske üretim makinesini davalı şirkete ayıpsız ve vaktinde teslim ettiğini, dava dilekçesinde beyan edildiğinin aksine ilk makine ayıplı olduğu için değil, davalı şirket yetkilisi "..." motorlu makine yerine "..." motorlu yeni makineden almak istediğini beyan ettiği için değiştirildiğini, bu durumun taraflar arasında imzalanan 18.11.2020 tarihli ikinci sözleşme metninden ve değiştirilen makinelerin birbirlerinden farklı olmasından açıkça anlaşıldığı, taraflar arasında imzalanan 18.06.2020 tarihli ilk sözleşme tümüyle sona ererek yerine 18.11.2020 tarihli yeni bir satış sözleşmesi yürürlüğe girdiği için huzurdaki davada ikinci ve güncel sözleşmede düzenlenen şartlar kapsamında karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin imzalanan 18.11.2020 tarihli ikinci sözleşmedeki tüm yükümlülüklerini vaktinde yerine getirdiğini, makineyi sözleşme m.3.5.(3)'de öngörüldüğü gibi davacı şirket 27.01.2021 tarihinde ödeme yaptıktan 2 gün sonra yani 29.01.2021 tarihinde ayıpsız ve çalışır teslim ettiğini, teslimatta hiçbir gecikme yaşanmadığını, tacir olan davacı şirketin 29.01.2021 tarihinden teslim aldığı makineyi 03.06.2021 tarihine kadar hiçbir bildirim yapmadan kullandığını, bu durum makinenin davacı şirkete ayıpsız ve çalışır vaziyette teslim edildiğini, dava konusu cerrahi maske üretim makinesi başta bir kamu kuruluşu olan Makine ve Kimya Endüstrisi olmak üzere onlarca özel şirkete satıldığını, müvekkili şirket aleyhine sattığı maske üretim makinesi sebebiyle açılmış hiçbir dava bulunmadığını, dava dilekçesinde yer alan iddiaların tümüyle gerçeğe aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle davacı tarafa dava dilekçesinde bahsettiği delilleri ibraz etmek ve taraflarına tebliğ ettirmek üzere HMK m.121 uyarınca kesin süre verilmesini, dava dilekçesinde yer alan işgaliye bedeli, finansman kayıp zararı, fason iş yaptırmaktan dolayı uğranılan zarar, kazanç kaybı ve manevi tazminat talepleri ile ilgili olarak uğranıldığı iddia edilen bu zararların nasıl doğduğu ve miktarının nasıl hesaplanacağı, hangi yasa hükmü sebebiyle davalı şirketten ne alacağı talep edildiği hususlarını açıklamak üzere davacı tarafa kesin süre verilmesini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...D.İş sayılı dosyası, bilirkişi raporu, faturalar, servis formları, taraflar arasındaki yazışmalar, ihtarnameler, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. 14.02.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "Dava konusu makine üzerinde yapılan yerinde incelemelerdeki test üretiminde, iki kafalı üretime göre tasarlanan makinenin bir üretim hattının hiç çalışmadığı, diğerinde ise davalı şirketin üretim hızı olarak taahhüt ettiği 150 adet/dakika performansı dolayısıyla davalının makinelerinin sözleşmede taahhüt edilen nitelikleri karşılamadığı 41 saniye aktif süreçte 44 maske üretimi), meydana gelen arıza ve ayıpların kullanıcıdan kaynaklanmasının mümkün görülemeyeceği, makinenin ayıplı ürün olarak değerlendirilmesi gerektiği, 2. Makinede tespit edilen kurulum ve üretim kusurlarının, olağan gözden geçirmeyle anlaşılabilecek türden ayıplar olmadığı, alıcı şirketin usulünce ayıp ihbarında bulunduğu ve noter ihtarıyla sözleşmeden dönme hakkını kullanmış olduğu, 3. Davacı tarafça ödenen 182.900 USD makine bedelinin, davalı şirkete ödendiği tarihten 20.05.2022 dava tarihine kadar USD’ye Devlet bankalarınca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faizi üzerinden hesaplanan 17.106,15 USD ile birlikte davacı şirkete iadesi gerektiği, ancak davacı talebinin 1.000 TL olduğu, Davacı şirketin, sözleşmeyi fesih ihtarnamesinin tebliği ve tanınan mehilin dolmasıyla 26.11.2021 tarihinden 20.05.2022 dava tarihine kadar, işgaliye bedeli olarak 175 günlük işgaliye bedelinin 5.524,51 TL hesaplandığı, ancak davacı talebinin 1.000 TL olduğu, 5. Davacı şirketin, makinelerin ayıplı olması sebebiyle, fason üretimi yaptırmasından dolayı zararının 2.094.062,44 TL olarak hesaplandığı, ancak davacı talebinin 1.000 TL olduğu, 6. Satış bedeli zaten faiziyle geri istendiğinden ayrıca finansman zararı istenemeyeceği, fason üretim yaptırmaktan dolayı zarar ile kazanç kaybı zararının birlikte istenemeyeceği, manevi tazminat taleplerinin takdirinin tamamen mahkemeye ait olduğu," tespit edilmiştir. Mahkemenin 15.03.2023 tarihli kararı uyarınca alınan bilirkişi raporunda tarafların itirazları ve mahkememizce sorulan hususlar tek tek değerlendirilmiştir. 26.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda; "... adlı parçanın deneme üretimi yapmak amacıyla dava konusu ikinci makinaya takılarak test ve deneme üretimleri gerçekleştirilmiş olup, bu süreçte davalı taraf vekili ile gerekli iletişim sağlandığı halde keşif yapılması konusunda yapılan çağrıya “Merhaba, bugün bizden ... katılacak incelemeye. Davacı taraf apareyi kendi söküp öbür makineye takmış. Bu süreçte bizi bilgilendirmediler. Makinenin yetkisiz kişilerce sökülmesi, taşınması ve parçasının değiştirilmesi gibi hareketler makineyi garanti dışı bırakıyor. Büyük ihtimalle çalışmayacaktır makine ne yaptıkları belirli değil” şeklinde dönüş yapması sebebiyle, ikinci maske üretim makinasında gerekli denemenin yapılabilmesi için ilgili firma çalışanları tarafından gerekli ayarlar yapılarak deneme üretimleri yapılmıştır. Yapılan test aşamasında, aşağıda yer alan fotoğraflarda da görüldüğü üzere, sürekli, kesiksiz ve ayıpsız standartlara uygun üretimin gerçekleştirilemediği tespit edilmiştir. Dava konusu makinenin bir üretim hattından toplam 189.372 adet maske üretimi gerçekleştirilmiş olduğu makine üzerindeki sayaçtan tespit edilerek, bu sayıların makinelerin 20-30 saatlik üretimine tekabül ettiği tespit edildiğine göre, davacı şirketin makinelerin teslim edildiği tarihten ihtar tarihine kadar geçen yaklaşık 4 aylık sürede makineyi kullanamadığı sonucu ortaya çıkabileceği düşünüldüğünde, maske üretim makinesi alımına dair ilk sözleşme tarihinin 18.06.2020 olduğu gözetildiğinde, davacı şirketin 03.06.2021 ihtar tarihi itibariyle yaklaşık 1 yıl, dava tarihi itibariyle ise yaklaşık 2 yıl süreyle davalı şirketten satın aldığı ikinci maske üretim makinesi için de aynı şekilde kayda değer bir üretim yapamadığı ortaya çıkmaktadır. Kök raporda Ayıbın niteliği, ihbarı ve alıcının seçimlik hakları yönünden; başlığı altında, davacı tarafın maske talebinin azalması sebebiyle makineyi iade etmek istemesi ihtimali de dahil olmak üzere bu hususlar usulünce tartışılmıştır." tespitlerine yer verilmiştir. GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında ayıplı olarak teslim edildiği iddia olunan makineler nedeniyle ödeme amacıyla verilen bedelin iadesi ve uğranılan zararın tazmini amacıyla maddi ve manevi tazminat davasıdır. Davacı şirketin, taraflar arasındaki 18.06.2020 tarihli ilk Satış Sözleşmesi ile davalı şirketten ... Model 1 Gövde Kaynaklı, 3 Kulak Kaynaklı Cerrahi Maske Üretim Makinesi satın aldığı, makinenin kurulumunda yaşanan sorunlar ve ayıp ihtarı, sözleşmeden dönme ve satış bedelinin iadesi için başlatılan icra takibinden sonra, bu makinenin iade edilerek yerine... Model 1 Gövde Kaynaklı, 2 Kulak Kaynaklı Full Otomatik (...) Cerrahi Maske Üretim Makinesi satın alınması için 19.11.2020 tarihli Ticari Satış Sözleşmesi imzalandığı, satış bedelinin ödendiği ve bu makinenin 29.01.2021 tarihinde teslim edildiği dosya kapsamındaki sözleşme, ihtarname ve yazışmalardan anlaşılmaktadır. Davacı taraf ilk makinenin ayıplı olması sebebiyle seçimlik haklarından değiştirme hakkı kapsamında, önceki makinenin iade edilerek yeni makinenin alındığını iddia etmektedir. Alıcı şirketin davalı şirkete ... 7.Noterliğinden ... tarih ve ... yevmiye no ile gönderdiği ihtarnamede, ikinci sözleşme ile alınan makinenin ayıplı olduğu, daha önce bildirilen arızaların giderilmediği, garanti kapsamında arızaların giderilmesi, aksi halde TBK.227/1 uyarında ödenen bedelin iadesi ve uğranılan zararın tazmininin isteneceği, ... 7.Noterliği'nden ... tarih ve ... yevmiye no ile keşide edilen ihtarname ile sözleşme feshedilmiş ve satıcı davalı şirkete ödenen toplam 182.900 USD’nın 3 (Üç) iş günü içerisinde ödenmesi ihtar edilmiştir. Davalı, dava konusu makinenin alıcıya 29.01.2021 tarihinde teslim edildiğini, davacı tarafça ilk ihtarnamenin gönderildiği 03.06.2021 tarihine kadar yaklaşık 6 ay süreyle sorunsuz kullanıldığını, taraflar arasındaki satışın ticari satış olduğu, davalı tarafın maske üretimi konusunda tecrübesi ve uzmanlığı olduğu, olaya öncelikle uygulanacak olan Türk Ticaret Kanunu m.23/1.c 'de belirlenen yasal süreler içerisinde satın aldığı makinenin gözden geçirme külfetini yerine getirmediğini ve ayıp ihbarında bulunmadığını, TTK’da hüküm bulunmayan hallerde olaya TBK.m.223’ün uygulanacağı belirtmiştir. Davacı tarafa makinenin çalıştırılamaması sebebiyle uğranılan zarar, fason iş yaptırmaktan dolayı uğranılan zarar, üretim yapılamamasından dolayı uğranılan zarar, finansman kayıplarına ilişkin zararını bilirkişi incelemesinde hesaplamaya ve mahkeme denetimine elverişli olacak şekilde açıklaması için süre verilmiştir. Davacı vekili 23.11.2022 tarihli dilekçesi ile taleplerini açıklamıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223. Maddesine göre ise, alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Dava konusu makineler üzerinde ... 1.Sulh Hukuk Mah. nin ... D.İş Sayılı dosyası üzerinden yapılan tespit bilirkişi raporunda, makinelerin sözleşmede taahhüt edilen nitelikleri karşılamadığı, meydana gelen arıza ve ayıpların kullanıcıdan kaynaklanmadığı tespit edilmiştir. Dava konusu makineler üzerinde 25.01.2023 ve 30.01.2023 tarihlerinde yapılan yerinde incelemelerde, davalı şirket tarafından davacı şirkete ikinci sözleşme ile satılan maske üretim makinesinin, iki kafalı hatlarda üretim yapacak şekilde üretildiği, birinin randımanlı şekilde çalıştırılamadığı, sözleşme ile vaadedilen nitelik ve sayıda maske üretimi yapılamadığı, diğer hatta ise katlama bölgesinde bulunan bir parçanın arızasından dolayı üretime/kullanıma hazır hale getirilemediği, maske makinesi üzerinde yapılan inceleme sonuçlarına göre, satın alınmasından bu yana, testi mümkün olmayan hattan toplam 289.700 maske, test yapılan hattan ise toplam 189.372 adet maske üretimi yapılmış olduğu, makina üzerindeki sayaçlardan tespit edildiği, bu süre zarfında üretilen maskelerin ne kadarının standartlara uygun olduğunun tespitinin mümkün olmayacağı belirlenmiştir. Yapılan test üretiminde davalı şirketin üretim hızı ve miktarı olarak taahhüt ettiği 150 adet/dakika performansa ulaşamadığı, (41 saniye aktif süreçte 44 maske üretimi) dolayısıyla davalının makinelerinin sözleşmede taahhüt edilen nitelikleri karşılamadığı, tespit edilen arıza ve ayıpların üretimden kaynaklı olduğu, meydana gelen arıza ve ayıpların kullanıcıdan kaynaklanmasının mümkün görülemeyeceği, makinenin ayıplı ürün olarak değerlendirilmesi gerektiği, test aşamasında, ve raporda yer verilen fotoğraflardan sürekli, kesiksiz ve ayıpsız standartlara uygun üretimin gerçekleştirilemediği, 2. Makinede tespit edilen kurulum ve üretim kusurlarının, olağan gözden geçirmeyle anlaşılabilecek türden ayıplar olmadığı, tespit edilmiştir. Dosyaya sunulan Mayıs 20221 tarihli mesajlarda davacının makineyi henüz çalıştırmadığını, makineden maske alamadığını üretim yapamadığını dile getirdiği, davalı çalışanının çalıştırılıp devreye alınan makineler ile ilgili kendilerine her hangi bir sorun iletilmediğini, bayramdan önce servis talep edildiğini, makinelerden birinin zaten çalışır vaziyette olduğunu, diğerinin ise maske basılmaya çalışılırken ince ayar sırasında gözdedeki ultrasonigin davacı çalışanlarınca patlatıldığını, servis raporunun iletileceğini belirttiği, davacının ısrarla halen makineden maske üretimi yapılmadığını sorunun çözülmesini talep ettiği, devamında davacı çalışanın makinenin ultrasoniginin tamir edilddiğini biter bitmez servisin gelip montaj yapacağını bunun kullanıcı hatası olduğunu ancak ilk olması nedeni ile garantiden yapıldığını, davalının ise makinenin davalı Kubik firması tarafından ayarlandığı hali ile açıldığını kendileri tarafından hiç bir müdahale de bulunulmadığını, çalıştıktan iki saat sonra makinenin hata verdiğini ifade ettiği ve yazışmaların bu konular üzerinden devam ettiği görülmüştür. Taraflar arasındaki ihtar ve yazışmalar, ilk satılan makinenin tesliminden itibaren makinelerin kurulumu, üretimi, arızası, değiştirilmesi, yenisinin alınması gibi konuların taraflar arasında sürekli gündemde olduğunu göstermektedir. Teknik bilirkişi tarafından yapılan tespitler ve taraflar arasında yapılan yazışmalara göre tespit edilen kusurların TTK.m.23/1-c’deki süreler içinde tespit edilerek satıcıya bildirilmesi gereken ayıplardan değil, TBK.m.223/2 anlamında “satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp” mahiyetinde olduğu, gerek ilk makinenin gerek sonraki makinenin kurulum ve üretim sorunları taraflar arasında sürekli müzakere konusu yapılmış, ikinci makinenin teslimden sonra Mayıs ayında çalıştırıldığı çalışmadan sonra ayıba ilişkin usulünce ihtarname ile hemen bildirme koşulunun da sağlanmış olduğu, tespit edilen ayıbın niteliği itibariyle, muayene ve ayıp ihbar sürelerinin TTK.m.23/1-c’de belirtilen 2 ve 8 günlük sürelere tabi olmadığı anlaşılmakla davacı alıcının TBK.m.227’de düzenlenen seçimlik haklarını kullanmasının koşullarının oluştuğu kabul edilerek sözleşmesinin feshinin tespiti ile; ayıplı makineler için ödenen bedelin davacıya iadesine karar verilmiştir. Kök rapora karşı davalı tarafın ileri sürdüğü itirazların karşılanması için bilirkişi heyetinden 08.05.2023 tarihli ek rapor alınmıştır. Ek raporda davalı tarafın itirazlarına göre mahkememizce açıklanması istenilen hususlar bilirkişi heyetince değerlendirilerek açıklanmıştır. Davalı tarafın rapora itiraz dilekçesinin 5 numaralı bendinde belirttiği 6 adet faturanın sonradan sunulduğuna ilişkin itirazı uyarınca, bu faturaların kök raporda bulunmayan faturalar olup olmadığı hususunda bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti anılan itirazı 26.10.2023 tarihli ek raporda değerlendirmiştir. 26.10.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda fason işçilik faturaları dikkate alınarak yapılan hesaplamada fason üretim maliyetinin bir maske için 0,14 TL olduğu, bu fason işçilik ortalamasının davacı şirket bünyesinde üretilmesi halinde maliyet tutarının 0,16432 TL olacağı belirlenmiştir. Buna göre davacı tarafın fason iş yaptırmaktan dolayı uğradığı bir zarar bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı, fason işçilik yaptırmaktan zarara uğradığını, finansman kayıpları yaşadığını, işgaliye bedeli ödeyerek zarara uğradığını ve kazanç kaybına uğradığını gösterir somut deliller sunamadığından, ispatlanamayan bu taleplerin reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca, manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişilik hakkının hukuka aykırı bir şekilde zarara uğraması gerekir. Kişilik haklarının zarar görmediği hallerde, eylem hukuka aykırı olsa dahi manevi tazminata hükmedilmesi olanaklı değildir. Somut olayda, ayıplı ürün satılması nedeniyle davacının kişilik haklarının zarar gördüğü kabul edilemeyeceğinden manevi tazminat talebi kabul görmemiştir. Netice olarak davacı şirkete satılan makinelerin ayıplı olduğu, bilirkişi incelemesi, servis formları ve taraflar arasındaki yazışmalar ile ispatlanmış olmakla taraflar arasında imzalanan Ticari Satış Sözleşmesinin feshinin tespiti ile; ayıplı makineler için ödenen 182.900 USD nin dava tarihinden itibaren işleyecek devlet bankaları tarafından USD cinsindeki 1 yıl vadeli mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, diğer taleplerin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Taraflar arasında imzalanan Ticari Satış Sözleşmesinin feshinin tespiti ile; ayıplı makineler için ödenen 182.900 USD nin dava tarihinden itibaren işleyecek devlet bankaları tarafından USD cinsindeki 1 yıl vadeli mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2- İşgaliye bedeli, finansman kayıp zararı, fason iş yaptırmaktan dolayı uğranılan zarar, kazanç kaybı ve manevi tazminat talepleri yönünden davanın reddine, 3- Karar tarihine göre alınması gereken 199.621,27 TL harçtan peşin alınan 48.665,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 150.956,22 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 4- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre 17,16 TL sinin davacıdan, 1.302,84 TL sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 284.114,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden 4.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince reddedilen manevi tazminat talebi yönünden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8- Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 48.665,05 TL peşin harç, 18.000,00 TL bilirkişi ücreti, 183,50 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 66.940,75 TL yargılama giderinin kabul ve red oranıan göre 66.070,53 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 9- Taraflarca yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/03/2024 Başkan Üye Üye Katip (e-imza) (e-imza) (e-imza) (e-imza)