İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/834 E. 2024/808 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/834
Karar No
2024/808
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/834 Esas KARAR NO : 2024/808 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 12/01/2016 KARAR TARİHİ : 31/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; müvekkili şirket ile davalı yan arasında mevcut ticari ilişkiye istinaden davalı yanın cari hesabında 18.744,94 TL bakiye borç oluştuğunu, davalının ödeme yapmaması üzerine aleyhine ... 2. İcra Müdürlüğü’nün ... E. icra dosyasından icra takibine geçildiğini ve davalının itirazı ile takibin durduğunu, davalı itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun % 20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, var olduğu iddia edilen cari hesap ilişkisinin sona erdirilmesine ilişkin herhangi bir hesap kat ihtarının müvekkili şirkete gönderilmediğini, davacının ne hizmet verdiğini veya ne ürün sattığını yazılı ve somut delillerle ile ispatlamak zorunda olduğunu, müvekkili şirkete tebliğ olunan ve ticari defterlerine kayıtlı olan bir fatura bulunmadığını, davacı iddia ettiği alacağı ile ilgili olarak müvekkili şirketle arasında var olduğunu iddia ettiği akdi ilişkiyi ispatla yükümlü olduğunu, davanın reddine, davacının % 20 tazminata mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, bilirkişi raporları dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu ... 2. İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı icra dosyasının sureti getirtilip dosya arasına konulmuştur,incelendiğinde;davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 01/12/2015 tarihinde cari hesap alacağından kaynaklı 18.747,94 TL' lik ilamsız takipte bulunulduğu, ödeme emrinin borçluya 03/12/2015 tarihinde tebliğ olduğu, davalı borçlu şirket vekili 08/12/2015 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür. Mahkememizin 11/07/2017 tarihli ara kararı gereğince dosya rapor hazırlanmak üzere mali müşavir, akit uzmanı ve İnşaat Mühendisi bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 19/02/2018 teslim tarihli raporda özetle; "Sonuç olarak kurulumuz, taraflar arasında yazılı olmayan bir eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu, davacı yüklenicinin işbu sözleşmeden doğan edimini sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiği ve talep ve dava ettiği bakiye ücret alacağına hak kazandığı, dosyada herhangi bir ayıp ihbarı ya da ihtarı bulunmadığından davalı iş sahibinin ayıplı ifa savunmasının kabule şayan sayılamayacağı, davalının icra takibine vaki itirazının 15.350 TL bakımından haksız olduğu ve kaldırılması gerektiği " yönünde görüş ve kanaatte bulunmuşlardır. Mahkememizin 27/03/2018 tarihli ara kararı gereğince dosya ek rapor hazırlanmak üzere bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 08/06/2018 teslim tarihli ek raporda özetle; "Sonuç olarak kurulumuz, tarafların kök raporumuza vaki beyan ve itirazlarının, raporda davacının talep edeceği tutar hariç herhangi bir değişiklik gerektirmediği, oradaki tespit ve görüşlerimizin aynen muhafaza edilmesi icap ettiği kanaatine ulaşmıştır. Davacı şirket 18.747,94 TL asıl alacağı ve bu tutar üzerinden, takip tarihinden itibaren T.C.Merkez Bankasınca avans işlemlerine uygulanan avans faizini talep edebileceği kanaatinde olduğu" yönünde görüş ve kanaatte bulunmuştur. Mahkememizin 2016/28 esas 2018/1024 karar sayılı 05/10/2018 tarihli kararı ile; "1-Davanın kabulüne, davalının ... 2 İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin aynı şartlarla devamına, 2-Alacağın varlığının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden ve şartları oluşmadığından davacının tazminat talebinin reddine" dair hüküm kurulmuştur. Mahkememiz kararına karşı istinaf yoluna başvurulması nedeniyle dosyamız İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin ... esas ... karar sayılı ilamı ile; "Dosya kapsamındaki tarafların dilekçe ve beyanları bir arada değerlendirildiğinde taraflar arasında sözlü olarak eser sözleşmesi ilişkisinin kurulmuş olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece dinlenen davalı tanığı ...'ın beyanında, depo kapılarının rampalarına PVC perde yaptırılmak üzere davacı ile anlaşıldığı, ilk ödemenin yapıldığı, ikinci ödemenin eksik işler nedeniyle yapılmadığı, anlaşma gereği 44 tane kapıya PVC perde yapılması gerektiği, ancak 4 ya da 5 kapıya perdelerin yapılmadığı, takılanlarda da rampa yüksekliğine göre net şekilde ayarlanmaması, üst tarafa perdelerin takılması için çakılan dübellerin çok çabuk yerinden çıkıyor olması gibi ayıplı işler bulunduğu, bu ayıplı işlerin de davacı şirkete bildirildiği, davacının gelip bir çok eksiği tamamladığı belirtilmiş olup, tanık beyanından, yüklenici tarafından yapılan işlerde ayıp bulunduğuna ilişkin davacı yükleniciye bildirimde bulunulduğu ve yüklenicinin bir kısım işlerde düzeltme yaptığı belirtildiğinden, yükleniciye ayıp ihbarının yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin 11.07.2017 tarihli duruşmanın 2 nolu ara kararı ile bilirkişi incelemesi yapılması ve 3 nolu ara kararı ile de inşaat mühendisi bilirkişiye mahallinde inceleme yapmak üzere HMK'nın 278/4 maddesi uyarınca yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verildiği, ancak inşaat bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda dosya üzerinde yapılan inceleme doğrultusunda rapor hazırlandığı belirtilmiştir. Somut olayda, davacı tarafça eser sözleşmesi kapsamında yapmış olduğu işlerin bakiye bedelinin tahsili için icra takibi yapılmış, davalı tarafın itirazı üzerine, itirazın iptali ve duran icra takibinin devamı talebiyle dava açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında davalıya ait soğuk hava deposunun kapıların PVC perde yapılması konusunda sözlü eser sözleşmesi düzenlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece dinlenen davalı tanığının, davalı tarafça davacı yükleniciye ayıp ihbarının yapıldığı ve bir kısım işlerin yüklenici tarafından düzeltildiğine ilişkin beyanından, davalı tarafından yükleniciye ayıp ihbarının yapılmış olduğu sonucuna varılmaktadır. Davacı da kendi sorumluluğunda olmamasına rağmen bir kısım işleri onardıklarını belirtmiştir. Bu durumda, mahkemece mahallinde keşif yapılmak suretiyle yüklenici tarafından yapılan imalatta eksik ve ayıplar bulunup bulunmadığının belirlenmesi zorunluğu bulunmasına rağmen, mahkemece görevlendirilen inşaat mühendisi bilirkişi tarafından dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda rapor düzenlenmiş olması hatalı olmuştur. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle üzerinde anlaşılan bir iş bedeli de yoktur. Tarafların iş bedeli üzerinde anlaşamaması halinde, iş bedelinin TBK'nın 481. Maddesine göre belirlenmesi gerekir. TBK'nın 481. Maddesinde "Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre, yüklenici tarafından yapılan işin bedeli, işin yapıldığı yer ve zamandaki serbest piyasa rayiçleri esas alınarak hesaplanmalıdır. Şu halde, mahkemece mahallinde keşif yapılmak suretiyle, öncelikle TBK'nın 481.maddesine göre işin yapıldığı yer ve zamandaki serbest piyasa rayiçleri esas alınarak yüklenici tarafından yapılmış olan işin bedeli hesaplanmalıdır. Öte yandan, yüklenici tarafından yapılan işte ayıp bulunup bulunmadığı, varsa ayıplı işlerin bedeli de yine işin yapıldığı yer ve zamandaki serbest piyasa rayicine göre bilirkişi tarafından belirlenerek, tespit edilen ayıplı işler bedeli ile yükleniciye yapılan ödemeler belirlenen iş bedelinden mahsup edilerek, yüklenicinin bakiye iş bedeli alacağı bulunup bulunmadığı tespit edilmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır." şeklinde değerlendirme yapılarak kaldırılmakla Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce BAM ilamında doğrultusunda 04/01/2022 tarihli ara kararı gereğince mahallinde keşif yapılmak surtiyle dosyamız rapor hazırlanmak üzere Mimar ve Makine Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 20/03/2023 tarihli raporda özetle; "- Taraflar arasında yazılı olmayan eser sözleşmesi bulunduğunun BAM kararı ile de sabit olduğu, - Dava konusu eserin yapıldığı tarihte ( Kasım 2013) piyasa rayicine göre bedelinin 41 adet 300 x 300 cm ve 3 adet 600 x 450 cm kapı için 3 mm kalınlığında, 30 cm genişliğinde şeffaf PVC hava tutucu perde yapılmasının malzeme* imalat nakliyet montajının 10.000,- Euro + % 18 KDV = 11.800,00 Euro olabileceğinin kadri maruf olduğu, - BAM Kararında; eserin yapıldığı tarihte ayıplı imalatlar bulunduğu ve ayıp ihbarının yapılmış kabul edildiği ve yüklenicinin gerekli düzeltmeleri yaptığına yer verildiği, - Aradan geçen 9,5 yıl gibi sürede keşif günü imalatların yerlerinde ve kullanılır vaziyette olmayışından ve dosya içerisinde başkaca bir ayıp hususuna dair görüş oluşturacak belge yer almadığından, yüklenici tarafından düzeltilen imalatlar dışında ayıplı bir imalat olduğuna yönelik kanaat oluşmadığı, -Heyetimizde mali bilirkişi bulunmadığı, yapılan tespitlerin teknik tespitler olduğu, ancak heyetimizin tespit ettiği eser bedeli ile dosyada bulunan fatura bedelinin uyumlu olduğu, 07.06.2018 tarihli Ek Raporda fatura bedeline göre, Davacı şirketin, 17.826,94 TL alacaklı gözüktüğü yönünde hesaplama yapılmış olduğu " şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur. Mahkememizin 30/05/2023 tarihli ara kararı gereğince dosyamız ek rapor hazırlanmak üzere Mimar ve Makine Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 06/05/2024 tarihli ek raporda özetle; "-Uyuşmazlık konusu eserde, keşif günü yapılan incelemelerde yerinde bulunmayan imalatların teknik olarak kullanım kaynaklı mı, davalı tercihi ile mi söküldüğü bilinmediğinden yüklenici ayıbı olarak değerlendirilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı, -Davalı tanığı beyanı ve BAM kararında, ayıpların olduğunun kabul edilmiş olduğu, ancak bunların giderilmiş olduğu yönünde davalı tanığı beyanının da olduğu ve davalı tanığının 08.11.2013 tarihli elektronik posta yazışmasında, faturanın kesilmesine onay vermiş olması ve ödemenin yapılacağından makbuzla gelinmesinin istenmesinden, TEKNİK OLARAK işin tam ve eksiksiz olarak yapılmış olduğu anlamının çıkacağı görüş ve kanaatlerine varılmıştır. -Uyuşmazlık konusu eserin, yapıldığı yer ve zamandaki piyasa rayicinin, dosyadaki teklifler ve yapılan avans ödemesi göz önüne alındığında, faturada belirtilen tutarın kadri maruf olduğu hususundaki görüşün sabit olduğu" şeklinde rapor ibraz edilmiştir. Yapılan yargılama, BAM kaldırma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, alınan raporların kaldırma ilamında belirtilen hususları içerir şekilde düzenlendiği, hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, buna göre somut olayda, taraflar arasında davalıya ait soğuk hava deposunun kapıların PVC perde yapılması konusunda sözlü eser sözleşmesi düzenlendiği, davacı tarafça sözlü eser sözleşmesi kapsamında yapmış olduğu işlerin bakiye bedelinin tahsili için icra takibi yapıldığı, hüküm esas alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitlere göre uyuşmazlık konusu eserin, yapıldığı yer ve zamandaki piyasa rayicinin, dosyadaki teklifler ve yapılan avans ödemesi göz önüne alındığında, faturada belirtilen tutarın kadri maruf olduğu, davacının dava ettiği bakiye iş bedeli alacağına hak kazandığı kanaatine varıldığından davanın kabulüne, alacak miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Davanın kabulü ile, davalının ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, 2-İcra inkar tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine, 3-Karar tarihine göre alınması gereken 1.280,67 TL harçtan peşin alınan 320,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 960,50 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 18.747,94 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 29,20 TL başvuru harcı, 4,30-TL vekalet harcı, 6,80-TL vekalet harcı, 320,17-TL peşin harç, 8.100,00 TL bilirkişi ücreti, ATGV Araç ücreti 850,00-TL, 385,00 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 9.695,47 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı ... davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 31/12/2024 Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/834, K. 2024/808, T. 31.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-834-e-2024-808-k-c18d8ff3f04d