Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/1643 E. 2024/4071 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1643
- Karar No
- 2024/4071
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/181 E., 2022/282 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen 12.11.2009 tarihli sözleşmeye göre müvekkilinin inşaatı tamamlayarak tüm edimlerini yerine getirdiği halde bakiye imalat bedelinin ödenmediğini, iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, davalının vaki itirazının iptali ile icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin sözleşme gereğince iş bedelinin tamamını ödediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmede iş bedelinin götürü olarak belirlendiği, davacının fazla yaptığı iddia ettiği imalatın 2. bodrum kat inşaasından kaynaklandığı, iskan ruhsatının alınabilmesi için bu imalatın yapılması zorunlu olduğundan sözleşme harici iş olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nin 31.03.2014 tarihli, 2013/9345 Esas, 2014/2436 Karar sayılı kararı ile mahkemece, davacı yanca ileri sürülen ilave imalatın sözleşme ve eki avan projede yer alıp almadığı hususunda uzman bilirkişiden görüş alınarak ve avan proje ile onaylı proje mukayese de edilerek, bu tür bir imalatın varlığının saptanması halinde davalının payına düşen bedelin (±) 50 m² kapsamında yapılan işler yönünden sözleşmede kabul edilen birim fiyat üzerinden, bu miktarın üzerinde bir iş yapıldığının saptanması halinde ise TBK m. 481 (BK m. 366) uyarınca imalat tarihindeki serbest piyasa rayiçleri üzerinden hesaplanarak hüküm altına alınması, aksi takdirde şimdiki gibi davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 4. maddesine göre (±) 50 m² hesaplanırken (inşaatın m²'si hesaplanırken) net-brüt inşaat ayrımı yapılmadığından inşaat işlerinde bina yapım alanı brüt olarak hesaplandığından +50 opsiyon payı düşüldükten sonra fazla imalatın 187,21 m² olduğu, davalının hissesine düşen inşaat bedelinin de 34.374,64 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, takibe vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 34.374,64 TL üzerinden devamına karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı taraflar vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 12.12.2018 tarihli, 2018/1433 Esas, 2018/5021 Karar sayılı kararı ile, mahkemece yeniden seçilecek konusunda uzman teknik bilirkişi kurulundan avan proje ile onaylı projeler karşılaştırılarak ileri sürülen fazla imalâtın varlığının saptanması halinde davalının payına düşen bedelin (±)50 m2 kapsamı dşında kalan işler yönünden ve bu miktarın üzerinde bir iş yapıldığının saptanması halinde TBK 481. maddesi hükmünce bu fazla imalâtın yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçleriyle bedeli ve bulunacak bu bedele göre davalıdan istenebilecek alacak miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli ve önceki raporlar arasındaki çelişikliği ve farklılığı ortadan kaldıracak rapor alınıp değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; bozma ilâmı kapsamında düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulüne, takibe vaki itirazın kısmen iptali ile takibe 39.733,61 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı ve davalılar ..., ..., ... ve ... vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 1- Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Taraflar arasında düzenlendiği ihtilafsız olan 12.11.2009 tarihli sözleşmenin 3. maddesinde “...Yüklenici, sözleşme ve eklerini, şartnameleri, bu iş için oluşturulan imalât tariflerini, açıklamaları görmüş, incelemiş ve anlamıştır. Sözleşme ve eklerinin gayrimenkulün bulunduğu yere ve hukuki durumuna, tapu kayıtlarına, imar-inşaat izinlerine, Belediye izinlerine uygunluğunu tetkik etmiş, bunlar ve benzeri tüm ilgili ve yeterli dökümanları tam olarak okumuş ve anlamıştır. Sözleşme konusu gayrımenkulü ve çevresini, ulaşım, yerleşim, fiziksel gerçekleri ve iklim koşullarını tetkik etmiştir.” denilmiş yine aynı maddenin devamında “...Yüklenici, taahhüt ettiği ve fiyatlandırdığı ilave bir iş kalemi veya ilave bir iş grubunun ortaya çıkmayacağını kabul ile bu türden bir iş yapıldığından bahisle veya herhangi bir nedenle maliyet artışı, kur artışı, devalüasyon ve benzeri ekonomik gerekçelerle ya da işin mahiyetinden kaynaklanan fiziksel nedenlerle... Ücret, hakediş ya da bedel artışı olarak hiçbir ek talepte bulunmayacak ve bu nedenlerle işi bırakamayacak, askıya alamayacak olup sözleşmeyi aynen ifaya mecburdur” hükmü kabul edilmiştir. Bu hükümden sonra “yüklenicinin yükümlülükleri” başlıklı 11. maddede ise “Sözleşme ve eklerinin icaplarına uymayı, onaylı proje ve detaylarına uymayı...yüklenici kabul etmiştir” düzenlemesine yer verilmiştir. Davacı yüklenici işinin uzmanı konumunda olup yapacağı imalâtı fen ve tekniğine, yasal mevzuata ve iş sahibinin amacına uygun olarak yapmak zorundadır. Davacı bu yasal yükümlülüğünü sözleşmede de açıkça kabul etmiş, sözleşmenin 3. maddesine göre gayrimenkulün tüm fiziki ve hukuki durumunu inceleyerek işi almış, ilave iş grubunun ortaya çıkmayacağını kabul edip, çıkması halinde ise ilave bedel almayacağını kabul etmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyulmuş, avan proje ile onaylı projeler karşılaştırılarak ileri sürülen fazla imalâtın varlığının saptanması amacıyla 01.11.2019 ve 01.02.2022 tarihli bilirkişi raporları düzenlenmiştir. Bilirkişi raporlarına göre, avan projede yer almayan, ancak yapının ruhsat ve iskan alması için zorunlu olan 2. bodrum katın inşaa edilmesi işinin davacının üstlendiği işin gereği olduğu, davacının bu nedenle bir talepte bulunamayacağı tespit edilmiş olup, davacının sözleşme dışı fazla iş yapmadığı anlaşıldığından, davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 14.11.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.