İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/149 E. 2024/224 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/149
Karar No
2024/224
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/149 Esas KARAR NO : 2024/224 DAVA : ENDÜSTRİYEL TASARIMA TECAVÜZÜN ve HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, ÖNLENMESİ, DURDURULMASI DAVA TARİHİ : 31/08/2022 KARAR TARİHİ : 11/12/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarıma Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması talepli davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... markası ile abiye giyim alanında faaliyet gösteren bir firma olduğunu ve bir kısım tasarımlarının ise yenilik, özgünlük, ayırt edicilik ve kamuya sunuluş itibariyle yine SMK gereği tescilsiz olarak korunmaya şayan olduğunu, müvekkili firmanın toptancı olduğunu, hem yurt içinde hem de yurt dışında da Avrupa Orta Doğu, Balkan ülkeleri ve ABD'deki en üst düzey satış noktalarında müvekkilinin ürünlerinin satışının gerçekleşmekte olduğunu, davalı tarafından, müvekkilinin...tescil numaralı dava konusu tasarım ürünü ile iltibas yaratacak derecede ve hatta ayniyet derecesinde birebir benzeyen ürünlerin müvekkili olan şirket tarafından kendilerine herhangi bir hak bahşedilmeksizin veya arada herhangi bir lisans sözleşmesi olmaksızın haksız bir şekilde üretilmekte ve/veya satılmakta olduğunu, davalı tarafın işbu eylemlerinin, müvekkilinin tescilli tasarımından doğan sınai hakkına tecavüz etmekle kalmayıp aynı zamanda da haksız rekabete de yol açmakta olduğunu, bu hususların tespiti amacıyla ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...D. İş sayılı dosyasında keşif yapıldığı ve ilgili adrese gidilerek müvekkiline ait ... tescil numaralı korumaya sahip abiye tasarıma birebir benzeyen ve karşılaştırılmaya sebebiyet verebilecek satışa hazır ürünlerin keşif ve bilirkişi marifetiyle tespit edildiğini, müvekkili şirkete ait... abiye elbise ile davalı tarafa ait “...” etiketli abiye elbise arasında yapılan karşılaştırma sonucunda tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde ayırt edicilikten ziyade tasarım bütünlüğü açısından benzerlik bulunduğu ve bilinçli müşteri tercihinde benzer olarak algılandıkları sonucuna varıldığını, yapılan tespitler neticesinde dosyaya sunulan bilirkişi raporuyla da sabit olmak üzere, tasarım hakkının ihlal edildiği ve tasarıma tecavüz fiilinin gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiğini bu nedenle davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunmadığı tespit edilmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; davacı adına tescilli ...çoklu tasarım tescil dosyasında bulunan ... nolu tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, mütecaviz ve ele geçirilen ürünlerin imhası ile hükmün ilanı istemine ilişkindir. Davacı adına tescilli ...numaralı tasarım tescil dosyasına ilişkin belgeler TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir. ... 2.FSHHM'nin ... D.İş dosyası fiziken celp ve tetkik edilmiştir. HMK'nın 266. maddesi kapsamında uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile bilirkişilerin oy ve görüşünün alınmasına karar verilmiş olup bu suretle görevlendirilen marka vekili ... ve tasarım uzmanı ... tarafından düzenlenen 03/07/2023 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; davalı yanın tespit edilen kullanımlarının davacı yana ait tescilli tasarıma tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, davalı yanın davacı yan ile haksız rekabete sebebiyet verir herhangi bir eyleminin dosya münderecatından tespit olunamadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Huzurdaki davada; davacı adına tescilli ... çoklu tasarım tescil dosyasında bulunan 23 nolu tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, mütecaviz ve ele geçirilen ürünlerin imhası ile hükmün ilanı istemlerinin mevcut olduğu görülmüş olup davalı tarafın davaya cevap vermemesi kapsamında HMK'nın 128. maddesi gereğince süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. Dava tarihi itibari ile yürürlükte olup uygulanması gereken tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 81. maddesinde düzenlenmiş olup '' ...a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak. b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. c) Tasarım hakkını gasp etmek.'' eylemleri tasarım hakkına tecavüz sayılmıştır. SMK'nın 149. maddesi ise; "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme altına alınmıştır. Anılı yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; ... 2.FSHHM'nin ... D.İş dosyası kapsamında yapılan inceleme ile alınan bilirkişi raporu ve mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ve taraflarca itiraza uğramayan bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun, gerekçeli olmakla hükme esas alınmaya elverişli oldukları saptanmış olup bu kapsamda davacı adına tescilli tasarım ile davalının satışa sunduğu ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları belirlendiğinden somut olayda davalının davacı adına tescilli tasarıma tecavüz teşkil eden eylemin saptandığı ve bu yöndeki tespitlerde herhangi bir çelişkinin ve itirazın da bulunmadığı, tasarımsal incelemede, davacının tescilli tasarımı ile iltibas oluşturan ürünün davalı işletmesinde satışa arz edilmesine dayalı eyleminin SMK'nın 81. maddesi gereğince davacının tescilli tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmakla; SMK'nın 149. maddesi gereğince tasarım hakkına tecavüzün tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, ... 2.FSHHM'nin ... D.İş dosyası kapsamında yapılan inceleme ile alınan bilirkişi raporu ve mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ve taraflarca itiraza uğramayan bilirkişi raporunda belirtilen tecavüz teşkil eden davalı tasarımının imhasına ve SMK'nın 149/1-g maddesi gereğince karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de en yüksek tiraja sahip ilk 5 gazeteden birinde bir kez ilanına ilişkin karar verilmesi gerekmiştir. Davacı taraf SMK'da düzenlenen tasarım hakkına ilişkin hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümleri gereğince de istemde bulunmuş olup anılı düzenlemelerin kümülatif olarak somut olayda tatbikinin gerekip gerekmediği meselesinin aydınlatılması gerekmiştir. Bu noktada emsal alınan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin ... esas,...karar sayılı kararında vurgulandığı üzere; 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” şeklinde düzenlenmiş olup, Kanunun gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır. Bu hâli ile tescilli tasarımların kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, dairenin eski içtihatlarını sürdürme imkanının kalmadığı görülmüştür. Nitekim Türk Borçlar Kanunu'nun sebeplerin yarışması başlıklı 60. maddesi gereğince de bir kişinin sorumluluğu, birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkimin, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vereceği ifade edilmiştir. Bu gerekçeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacı yana en iyi giderim imkanı sağlayan SMK hükümleri kapsamında hukuki koruma sağlanmış olup aynı zamanda haksız rekabete ilişkin hükümlerin kümülatif olarak uygulanmasına yer olmadığı sonucuna varılması gerekmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda haksız rekabet hükümlerine yönelik davacı isteminin reddine dâir aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, ... 2. FSHHM'nin ...sayılı D.İş dosyası kapsamındaki inceleme ile davalı tarafın iş yerinde tespit edilen tasarımın, davacı adına tescilli ... çoklu tasarım tescil dosyasında bulunan ... nolu tasarıma tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına, tecavüz teşkil eden davalı tasarımının imhasına, 2-SMK'nın tasarım hakkına yönelik hükümleri ile TTK'da düzenlenen haksız rekabete ilişkin düzenlemelerin kümülatif olarak tatbiki TBK'nın 60. maddesi ışığında yerinde görülmediğinden davacının haksız rekabete yönelik istemlerinin reddine, 3- SMK'nın 149/1-g maddesi gereğince karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de en yüksek tiraja sahip ilk 5 gazeteden birinde bir kez ilanına, masrafın davalılardan tahsiline, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmezse ilan hakkının düşeceğine, 4-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından, peşin harcın mahsubu ile eksik 346,90 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça asıl davada yaptığı 80,70 TL başvuru harcı, 80,70 peşin harç , 134 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 3.000 TL bilirkişi ücreti, ... 2.FSHHM'nin ... D.İş dosyasında yapılan başvuru harcı 80,70 TL, peşin harç 133 TL, 173 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 1.750 TL bilirkişi olmak üzere toplam 5.432,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine, Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/12/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/149, K. 2024/224, T. 11.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2022-149-e-2024-224-k-fb06838bd678