İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/825 E. 2025/971 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/825
- Karar No
- 2025/971
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/825 Esas KARAR NO:2025/971 DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:27/10/2025 KARAR TARİHİ:07/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket adına kayıtlı iki aracın davalıya satışı ve devrine ilişkin olarak 20.03.2024 tarihinde davalı taraf ile sözleşme yapılarak araçların davalıya devir ve satışı gerçekleştirilmiş ve araç satım bedellerine ilişkin olarak müvekkil şirket tarafından davalı adına 27.03.2024 tarihli iki fatura düzenlenmiştir. Ancak davalı taraf fatura bedellerini müvekkil şirkete ödememiştir. Bunun üzerine, söz konusu faturalara istinaden davalı tarafından ödenmeyen araç satış bedellerinin ve alacakların muaccel olduğu tarihten davalı aleyhine icra takibine girişildiği tarihe kadar geçen süre için işlemiş faiz alacağımızın davalıdan tahsili için davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Ancak davalı taraf icra dosyasına haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz etmiştir. .... Noterliği'nin 20.03.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile müvekkil adına kayıtlı ... plakalı, ... marka, Kamyonet -... Van cinsi, 2022 model aracın davalıya satış ve devri yapılmıştır. Müvekkil şirket tarafından, davalı adına aracın satış bedeline ilişkin 501.000,00 - TL tutarlı ve 27.03.2024 tarihli fatura düzenlenmiştir. .... Noterliği'nin 20.03.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile müvekkil adına kayıtlı ... plakalı, ... marka, Kamyonet -... Van cinsi, 2022 model aracın davalıya satış ve devri yapılmıştır. Müvekkil şirket tarafından, davalı adına aracın satış bedeline ilişkin 501.000,00 - TL tutarlı ve 27.03.2024 tarihli fatura düzenlenmiştir. Müvekkil şirket tarafından araçların satış bedellerine ilişkin faturaların davalıya teslim edilmiş olmasına karşılık davalı tarafça araçların satış bedelleri müvekkil şirkete ödenmemiştir. Haklı davamızın kabulü ile davalı tarafa satış ve devri gerçekleştirilen araçların satış bedellerinin ödenmemesi sebebiyle araç satış bedellerinin ve işlemiş faiz alacağımızın tahsili amacıyla başlattığımız icra takibinde, haklı alacağımızın tahsili amacıyla itirazın iptaline, haksız ve kötü niyetli itirazla kesin ve likit bir alacağın sürüncemede kalmasına neden olan davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davalının tacir olup olmadığına ilişkin olarak ... Vergi Dairesi'ne, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, ... Esnaf ve sanatkarlar Odası'na müzekkereler yazılarak, deliller toplanmış, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabında davalının gerçek kişi tacir kaydı bulunmadığı ve ... Vergi Dairesinin cevabında davalının potansiyel mükellef kaydının bulunduğu, ... Esnaf ve sanatkarlar Odası'ndan gelen cevabi yazıda ise esnaf kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, davacının tacir olması davayı ticari iş haline getirmez. 19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili ve her iki tarafın tacir olması gerekir. HMK.nun 114.maddesi gereğince mahkemenin görevli bulunması dava şartı olup, HMK.nun 115.maddesi gereğince de davanın her aşamasında re'sen gözetilebileceğinden, mahkememizce yapılan araştırma neticesinde davacının gerçek kişi tacir olmadığı, Vergi Dairesinden gelen cevabi yazıya göre potansiyel mükellef kaydının bulunduğu, resmi kayıtlara göre davacının tacir olmadığı, dolayısıyla tacirler arasında görülen nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, iş bu davanın münhasıran ticari davalar arasında da yer almadığı, genel hükümlere dayalı olarak açılan işbu davaya bakmaya görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK.'nın 114/1(c) ve 115//2. Maddelerine göre usulden reddine, 2-Kararın kesinleşmesi üzerine 2 hafta içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Yargılama masraflarına ilişkin kararın HMK 331/2. Maddesine göre yetkili ve görevli mahkemece nazara alınmasına, 4-Kararın kesinleşmesi üzerine 2 hafta içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde davanın açılmamış sayılması yönünde karar ittihazına, Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 07/11/2025 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza