İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/514 E. 2025/591 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/514
- Karar No
- 2025/591
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/514 Esas KARAR NO : 2025/591 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 29/08/2024 KARAR TARİHİ : 02/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "... adresinde 20.09.2022 tarihinde davalılardan ... tarafından yürütelen iş kapsamında, taşeron firma ...Tic. A.Ş. şirketine bağlı ekipler ve çalışanları tarafından yapılan kazı çalışmaları esnasında müvekkilimize ait tesisler hasara uğratılmıştır. Davalı taraflarca yapılan kazı çalışması esnasında müvekkile ait yer altı şebekeleri, davalıların ekiplerinin ve işçilerinin kusuru sonucu zarar görmüştür. davalı ... ile diger davalı arasında, imzalanan sözlesme hükümleri uyarınca TBK'nın 66. maddesi anlamında adam çalıstıran iliskisi vardır. Davalıların ekiplerinin ve işçilerinin müsebbibi olduğu zarardan sorumlu olduğu izahtan varestedir. Davalı ...'nin taşere ettiği iş kapsamında sorumluluğu devam etmektedir. ..., işçilerin ve ekiplerin kendi bünyesinde bulunan çalışanlar olmadığı gerekçesiyle sorumluluktan kurtulamaz. Davalılardan ..., işin asıl sahibi olarak, işin görülmesinde taşeron firma ... San. İnş. ve Tur. Tic. A.Ş. ile birlikte müteselsil sorumlu durumundadır. Görülen işin gereğince Asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulmuştur. Davalı ...'nin asıl işveren pozisyonunda, işin gereği gibi görülmesinde kusursuz olarak sorumluluğu sürmektedir. Müvekkilin altyapı ağında meydana gelen zararın yapılan kazı çalışması dışında bir sebepten kaynaklanması hayatın olağan akışına aykırıdır. Davalıların ekiplerinin ve işçilerinin yürüttüğü kazı çalışması yapılırken kullanılan kepçenin dışarıdan bir müdahale ile müvekkilin kablo ve sair yapıya zarar verdiği açıktır. Müvekkil şirketçe hasarın bir an önce giderilmesi, müşterilerinin mağdur olmaması adına hasarı ivedi bir şekilde onararak zararı minimuma indirmeye çalışmıştır. Ancak davalılar müvekkilin iyi niyetini suistimal ederek ödeme yapmaktan kaçınmıştır. Davamızın kabulüne, davalıların ... 14. İcra Müdürlüğü’ nün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazlarının iptaline ve takibin devamına, % 20´den aşağı olmamak üzere davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerine bırakılmasına karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket ... Idaresi tarafından ihale edilen ... işi kapsamında çalışmalarını halen sürdürmektedir. Davaya konu edilen "..." adresini de kapsayan dere ıslah işine henüz başlanmadan, diğer davalı kurum ... tarafından bahse konu alanda, davacıya ait usulüne aykırı şekilde dere yatağından geçirilmiş yeraltı iletişim hatlarının olduğu tespit edilerek davacı kuruma bildirilmiştir. Her iki kurumun ilgili birimlerinin görüşmeleri neticesinde söz konusu yeraltı iletişim hatlarının yerlerinin degistirilmesi (deplase) konusunda mutabık kalınmıştır. Bu kapsamda davacı şirketin hasar gördügü iddia edilen yeraltı iletisim hatlarının yerlerinin degistirilmesi çalışmaları davacı sirketin gözetim ve denetiminde ve yine davacı sirket personeli tarafından gerçekleştirilmiş, bu çalısmalara sirketimiz de herhangi bir ücret almaksızın personel ve iş makinası görevlendirmek suretiyle ve davacı ile diger ilgili kurumların emri ve talimatı altında hareket etmek suretiyle kısmen katılmıştır. Kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, iletişim hatlarının değiştirilmesi işinden başka varsa herhangi bir hasarın objektif şekilde ortaya konulması ve bu hasardan müvekkil şirketin nasıl, ne şekilde ve hangi miktar üzerinden sorumlu olduğunun ispatlanması gerekir. Yine kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafından haksız fiile dayandırılan hasarı için reeskont faizi istenmesi hukuka uygun değildir. Öyle ki dava konusu haksız fiile dayanmakta olup, haksız fiilden kaynaklı taleplerde ancak ve ancak yasal faiz istenebilir. Ayrıca temerrüd şartları oluşmadığından olay tarihinden faiz istenmesinin de kabulü mümkün değildir.Yüksek Mahkemenin haksız fiilden dolayı işleyecek faize ilişkin görüşü açıktır. haksız ve mesnetsiz açılan davanın ve ferilerinin esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesi..." savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı tarafından açılan davada, meydana geldiği iddia olunan hasarla ilgili olarak müvekkil idareye kusur izafe edilmek suretiyle uğranılan zararın tazmini talep edilmektedir. Davacı tarafın iddia ettiği gibi meydana gelen hasarda müvekkil idarenin kusuru söz konusu ise bu ancak bir hizmet kusuru olabilecektir. Uyuşmazlık mahkemesinin kararı nedeniyle huzurdaki davanın idari yargıda görülmesi gerekmektedir. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla belirtmek isteriz ki davacı şirket huzurdaki dava ile müvekkil idarenin altyapı çalışmaları yaptığı esnada davacı şirkete ait kablolara hasar verdiğini iddia etmektedir. Esasen bu iddia müvekkil idarenin hizmet kusurundan dolayı meydana geldiğinin ifadesidir. Müvekkil idare ...'ye işbu davada husumet yöneltilemeyeceğinden huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekmektedir. Müvekkil idare ... Genel Müdürlüğü ilgili daireleri yazısında, söz konusu adresle ilgili kurumumuzun elektronik kayıt sisteminde yapılan incelemede, ... adresinde müvekkil İdare'nin herhangi bir çalışmasının olmadığı belirtilmiştirMüvekkil idarenin yazılarından da anlaşılacağı üzere, müvekkil idarenin davacı şirketin kablolarında meydana gelen hasara sebep olacak herhangi bir eylemi söz konusu değildir. Dolayısıyla müvekkil idarenin, hasarın meydana gelmesine sebebiyet veren kusurlu ya da kusursuz herhangi bir davranışı, eylemi bulunmamaktadır. Bu nedenle huzurdaki dava konusu hasar iddiası ile ilgili olarak müvekkil idareye atfedilecek bir kusur ve buna bağlı olarak yüklenecek bir sorumluluk veya husumet söz konusu değildir. Ayrıca davacı vekili, müvekkil idarenin tam olarak hangi eylemi ile söz konusu hasara sebebiyet verdiğini açıklamadığı gibi, işbu hasara sebebiyet veren eylemi ispatlar bir delil sunmuş değildir. Yine davacı vekili huzurdaki davada, dava dilekçesi ekinde hasar iddiasına ilişkin herhangi bir delilin tarafımıza tebliğini sağlamış da değildir. Esasen davacı tarafın davasını dayandırabileceği bir delil de bulunmamaktadır. Bu aşamadan sonra davacı tarafın sunacağı deliller 6100 sayılı HMK'nun ilgili maddeleri gereğince iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olacağından davacı vekilince herhangi bir delil sunulmasına da muvafakimiz bulunmamaktadır. Davacı davasını hasar dosyasına ve tek taraflı olarak düzenlediği hasar tutanağına dayandırmakta ise de, anılan belgelerin tek başına delil değeri bulunmamaktadır. Davacı dava dilekçesinde hasar meydana geldiğini iddia etmekte ise de bu hasarın müvekkil idarenin fiili ve kusuru ile meydana geldiğine ilişkin herhangi bir kanıt sunabilmiş değildir. Öte yandan davacı her ne kadar müvekkil idare yüklenicisi olan ...'a da husumet yöneltmiş ve işbu hasara sebebiyet verdiğini belirtmiş ise de belirtilen hasar tutanağı tek taraflı hazırlanmıştır. Hasarın söz konusu şirket tarafından meydana getirildiği hususu kesin değildir. Dolayısıyla mahkemenin bu hususun açıklığa kavuşturması gerekmektedir. Açılan dava bir tazminat davasıdır. Davacı tarafından dosyaya sunulan hasar tutanağında hasara sebebiyet verenin ... olduğu belirtilmiş ise de buna ilişkin anılan ifade dışında bir delil bulunmamaktadır. Öncelikle yargı yolunun caiz olmadığı itirazımızın kabulü ile, mahkemenizin görevsiz olması nedeniyle davanın usulden reddini, davanın öncelikle usule ayıkırılık ve husumet itirazlarımız ile davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı olmaması nedeniyle reddini; davacının davasının esastan ve tümüyle reddini, davacının faiz isteminin tümüyle reddini, davacının talep ettiği faiz oranının reddini davacının yargılama masrafı ve avukatlık ücreti isteminin reddini, yargılama masraflarının davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini..." savunmuştur. DELİLLER: ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ...E.sayılı dosyası, 24/03/2025 tarihli bilirkişi raporu, 08/06/2025 tarihli bilirkişi ek raporu, hasar keşif tutanağı, sözleşmeler, ticari defter ve kayıtlar ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; haksız fiilden kaynaklı olarak davalılar aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. madde uyarınca iptali talebine ilişkindir. ...14.İcra Dairesi'nin... takip sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısı ... Şirketi tarafından, borçlu ... Şirketi ile ... aleyhine 77.582,04TL asıl alacak, 10.012,33TL asıl alacak olmak üzere toplam 87.594,37TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık reeskont faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişiden alınan 24/03/2025 tarihli raporda özetle; "Davacı Şirketin Dava Tarihi İtibarıyla Alacağı: Davacı şirketin asıl alacağı 47.483,15 TL İcra takip tarihine kadar birikmiş faiz 11.289,61 TL Davacı şirketin toplam alacağı 58.772,16 TL, Davacı Şirketin Dava Tarihi İtibarıyla Alacağı: Dava tarihi itibariyle davacı ...A.Ş.'nin 58.772,76 TL zararının; davalı ... 16.792,21 TL ve davalı ... Tic. A.Ş.'nin ise 41.980,55 TL ödemeleri gerektiği..." rapor edilmiştir. Bilirkişiden alınan 08/06/2025 tarihli ek raporda özetle; "Gecikme zammı hesabı tekraren yapılmış ve detayları verilmiştir. Davacı Şirketin Dava Tarihi İtibarıyla Alacağı: Davacı şirketin asıl alacağı 47.483,15 TL İcra takip tarihine kadar birikmiş faiz 13.691,48 TL Davacı şirketin toplam alacağı 61.174,63 TL Dava tarihi itibariyle davacı ... A.Ş.'nin 58.772,76 TL zararının; davalı ... 17.478,46 TL ve davalı ...A.Ş.'nin ise 43.696,17 TL ödemeleri gerektiği..." rapor edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; 20.09.2022 tarihinde ...adresinde davalılar tarafından yapılan kazı çalışmaları esnasında davacıya ait kablo ve tesisatta hasar meydana geldiği; söz konusu hasarın, hasar tutanağı, fotoğraf ve yazışmalar kapsamında sabit olduğu; mahkememizce hükme esas alınan ve denetlenebilir bilirkişi raporu göre, hasarın meydana gelmesinde davacı yanın % 30 oranında, davalıların ise % 70 oranında kusurlu oldukları, davalı ... Şirketi'nin diğer davalı ... adına kazı çalışması gerçekleştirdiği, bu nedenle her iki davalının meydana gelen zarardan dolayı davacı yana karşı TBK m. 61 uyarınca müteselsilen sorumlu oldukları, davacı yanın hasardan kaynaklı olarak malzeme bedeli ve işçilik bedeli olarak 47.483,15 TL asıl alacak ile hasar tarihinden takip tarihine kadar 13.691,48 TL işlemiş faiz talep edebileceği, bu nedenle davalıların takibe yapmış oldukları itirazın kısmen yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, alacağın likit ve hesaplanabilir bir alacak olmaması nedeniyle koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İle davalıların ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın kısmen iptali ile takibin 47.483,15 TL asıl alacak 13.691,48 TL takibe kadar işlemiş faiz üzerinden ve takip talebindeki diğer hal ve şartlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE 2-Koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.178,83TL harçtan peşin alınan 1.057,93TL'nin ve davacı tarafça icra dosyasına yatırılan 437,97TL harçların toplamı olan 1.495,90TL'nin mahsup edilerek bakiye 2.682,93TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 1.085,80TL'sinden davacı tarafın, 2.514,20TL'sinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 1.495,90TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcı gideri toplamı olan 1.923,50TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 26.419,74TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ayrı ayrı verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 774,00TL tebligat, posta gideri ile 6.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.774,00TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 4.730,85TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilin alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı ... tarafından yapılan 3.000,00TL bilirkişi ücretinin kabul ve red durumuna göre 905,00TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/07/2025 Katip ¸e-imza Hakim ¸e-imza