İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/481 E. 2025/235 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/481
- Karar No
- 2025/235
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/481 Esas KARAR NO : 2025/235 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 12/08/2024 KARAR TARİHİ : 25/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Davalılar tarafından 15.08.2022 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... adresinde davalılar tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edilmiştir. Meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 5.608,83-TL borç davalı yana tahakkuk ettirilmiştir. Davalılar tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine 5.608,83,-TL hasar bedeli i1e işlemiş faiz olarak 344,67 TL olmak üzere toplam 5.953,50-TL'nin tahsili amacıyla ... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapılmış ve borçlu... ödeme emri gönderilmiştir.Davalılar ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz etmiştir. Borçlular itirazında takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep etmiştir.Borçlular itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş; görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edilmiş olup işbu dava dilekçemiz ekinde Sayın Mahkemenize sunulmaktadır.Borçlular borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazları haksız ve dayanaksızdır. Şöyle ki; davalılar her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalılar bedelden sorumludur. Meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkil şirketin maddi zararına sebebiyet vermiştir. Nitekim huzurdaki dava ile birebir aynı mahiyette yüzlerce dava dosyası görülmüş ve müvekkil şirketin delilleri ışığında müvekkil şirket lehine davaların kabulü yönünde kararlar verilmiştir.Söz konusu hasar sebebiyle borç tahakkuku ve akabinde de icra takibine geçilmiştir. Borçlular, haksız fiilden kaynaklı müvekkil kuruma vermiş olduğu zararı henüz tazmin etmemiş; hasar bedeli alacağına ilişkin icra takibine de kötü niyetle itiraz etmiştir. Dilekçemiz ekinde sunduğumuz hasara ilişkin tutanaklar incelendiğinde huzurdaki davamızın haklılığı ve davalıların itirazlarının haksızlığı ortaya çıkacaktır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, borçlunun itirazlarının iptaline ve hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini talep etmek zarureti doğmuştur. Tarafımızca arabuluculuk süreci işletildiğinden karşı tarafın haksız çıkması halinde tarafımıza avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca arabuluculuk vekalet ücreti hükmedilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı ...Tic. A.Ş. vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "davacı ... a.ş.’nin söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevcut tesisatını yasada belirlenen şekilde döşemediği, bu nedenle zaman zaman tesisatlarına zarar verilmesine kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. söz konusu adreste, davacıya ait tesis ve kabloların ilgili yönetmeliğin emredici hükmü ve diğer hükümlerine uygun olarak imal edilmediği ortaya çıkmaktadır.bu itibarla; tazminat sorumluluğunun doğması için, tazminat talep edilenin, zarara neden olayda kusurunun olması gerekir. davacı tarafın, elektrik kablosu döşeme işinin, mevzuata uygun olup olmadığının araştırılmasını talep ediyoruz. davacıya ait elektrik kablolarının döşeme işinin durumu da gözden kaçmaması gereken önemli noktalardan biridir. söz konusu elektrik hattı, elektrik kuvvetli akım tesisleri yönetmeliği hükümlerine tamamen aykırı olarak döşenmiştir. davacı şirket tarafından açılan benzer davalarda dinlenen tanıkların davacı tesisatlarının olması gereken derinlikte olmadığı, tesisatın haritalandırılmadığı, genelde yeterli derinlikte olmadığı ve aksine yüzeyde olduğu yönünde beyanlarda bulundukları görülmektedir.davacı şirkete yazı yazılarak söz konusu adresteki tesisatlarının yönetmeliğe uygun olup olmadığının tespiti için gerekli plan, proje, harita diğer tüm tesisat bilgilerinin istenilmesine karar verilmesini..."talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "Davacı taraf haksız fiile dair hiçbir delil sunmamıştır. Davacı şirket çalışanlarının kendi arasında tutmuş olduğu tutanağa göre işlem yapmaktadırlar. Olaya ilişkin görüntü, tanık vb hiçbir delil sunulmamıştır. iş bu tutanaklar tarafımıza tebliğ edilmemiştir. Davaya konu icra takibi ekinde de, dava dilekçesi ekinde de tutanak ve masraf evrakları tarafımıza tebliğ edilmemiştir. Müvekkil şirket tarafından yapılan araştırmada hiçbir personel ya da şirket aracının böyle bir fiilde bulunduğuna dair tespit yapılmamıştır. Müvekkilin ilgili personelin iş akdinin feshi ya da rücu hakkı bulunduğu için haksız fiilin kim ve ne zaman yapıldığının kesin bir şekilde tespiti gerekmektedir. Alacağa işletilen faiz miktarı ve vadesi de hatalıdır. Bu nedenle alacağın bu yönüyle de incelenmesi gerekmektedir. İtirazımız kötü niyetli değildir. Fiilin tarafımızca yapıldığı ispat edilmediği gibi yapılan masrafın da kesin bir hesabı bulunmamaktadır. Tüm tamirat ve tadilatların piyasa rayicinde olup olmadığının ispatı gerekmektedir. Zararın yargılamaya muhtaç olduğu ve likit olmadığı aşikardır. Bu nedenle kötü niyet tazminatının da reddini..." talep etmiştir. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; ... 33.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir. ... Altyapı Koordinasyon Müdürlüğünden altyapı kazı ruhsatı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Davacı ... müzekkere yazılarak kazı yapılan yerdeki elektrik alt yapısana ilişkin varsa proje ve ekleriyle mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Dosyanın elektrik müh. Bilirkişisine tevdi ile davalıların ortaya çıkan hasardan kusurunun bulunup bulunmadığı, davacının icra takibine konu ettiği alacak kalemlerinde haklı olup olmadığı, hususlarında rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 19/12/2024 tarihli raporunda özetle; "Dosyaya sunulan ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; ... ve ... A.Ş.T... A.Ş. arasında ... İlçeleri İçmesuyu Ve Atıksu Yapım Ve Onarım İşi (4) İşine Ait Sözleşme yapılmıştır. Sözleşme gereği işi yapan firmanın ... A.Ş. olduğu dolayısıyla altyapı çalışması esnasında ... adresinde ki ...A.Ş. şirketinin orta gerilim enerji dağıtım kablosuna hasar verdiği dosya içeriğinden anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan, 15.08.2024 Tarihli ...Şube Müdürlüğünce, yetkinin ... belediyesine ait olduğu ... belediyesinin de bu sokak için kazı izin verip vermediğine dair dosyaya sunulmuş bir dokümana rastlanmamıştır. Fakat kazı alanında tarih ve sayının bulunmadığı bir tabela bulunmaktadır....A.Ş. şirketi ile ...A.Ş arasında devir sözleşmesi içerisinde 3. Maddede vurgulandığı üzer işin 94100 devraldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle ... A.Ş şirketinin ...A.Ş. “den dava konusunda bir alacak talep edemeyeceği, 14.08.2024 tarihli Davalı ..Tic. A.Ş. vekili ... dilekçesinde *” Müvekkil firma tarafından davacı ... firmasının ön bilgisi ve onayı ile kazı yapılmıştır. ve bu kazıda müvekkil ve derinlik kazı yapılmadan önce Davacı firmaya yazılı olarak bilgi verildiğini ve davacı firma yetkilisi Teknik Md. ... tarafından imzalanmak suretiyle kazıya onay verilmiştir.” Şeklinde ifade etmiştir. Bu konuda dosyada müracaat, onay v.b bir belgeye rastlanmamış olmasına rağmen bu konuda bir uyarı yapılmış ise ...A.Ş. den bir görevlinin kazı alanında rehberlik ederek 34,5 kV “luk gerilimin can ve mal kaybı ihtimalini ortadan kaldırması gerekirdi. Kazı sahasında rehberlik etmeyen davacının olayda 9610 oranında tali kusurlu olduğu kanaati oluşmuştur. ...A.Ş. şirketinin kablo ve tesisatının yapımı konusu teknik değerlendirme kısmında verilmiştir. ... A.Ş. talep ettiği o günkü fiyatlarla 2490 asli kusurlu olan ... Ticaret A.Ş. b4.753,25 liranın 490 olan 84277,92 49618 KDV b770,02 — 65047,79 olarak o tarihteki değerini talep edebileceği ..." rapor edilmiştir. Mahkememizin 10/01/2025 tarihli ara kararında dosyanın raporunu sunan bilirkişiye tevdii ile, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçeleri doğrultusunda, her bir itiraza cevap verir, denetlenebilir ek rapor tanziminin istenilmesine, bilirkişiye ek ücret takdirine yer olmadığına, rapor sunulduğunda taraflara tebliğine, rapora beyanda bulunmaları için tebliğden itibaren taraflara iki haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre sonuçlarının ihtarına, rapora karşı beyan süresi tamamlandığında tarafların beyanları doğrultusunda gerekirse dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye gönderilip gönderilmeyeceği hususunda ara karar oluşturulmasına karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 16/01/2025 tarihli ek raporunda özetle; "Dosyaya kök rapor sonucu sunulan itirazlar değerlendirilmiş olup. Dosyaya yeni bir bilgi ve doküman sunulmadığından ve itirazların belge ile desteklenmemesi sebebiyle kök rapordaki görüşünün değişmediğini..." rapor etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; 15/08/2022 tarihinde ... adresinde yapılan kazı çalışmaları sonucunda davacı kuruma ait enerji dağıtım alt yapısına zarar verildiğinden bahisle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, 15/08/2022 tarihinde meydana gelen zararda davalıların kusurunun bulunup bulunmadığı, takip dosyası kapsamında söz konusu zarardan davalıların sorumlu tutulup tutulamayacağı ve öyle ise miktarı hususunda toplanmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Davaya konu ... 33. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine 5.608,83 TL hasar bedeli, 15/08/2022-01/01/2023 arası 336,41 TL faiz, 01/01/2023-06/01/2023 arası 8,26 TL faiz olmak üzere toplam 5.953,50 TL alacak yönünden takip talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, davalı borçluların süresinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür. Uyuşmazlığın çözümü kapsamında ... 33.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış; ... Altyapı Koordinasyon Müdürlüğünden altyapı kazı ruhsatı dosyası celp edilmiş, dava konusu mahalde herhangi bir kazı ruhsatının verilmediğinin bildirildiği görülmüş; davalıların ortaya çıkan hasardan kusurunun bulunup bulunmadığı, davacının icra takibine konu ettiği alacak kalemlerinde haklı olup olmadığı hususlarında rapor hazırlamak üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi, 19/12/2024 tarihli kök ve 16/01/2025 tarihli ek raporunda ...A. Ş. şirketi ile ...A.Ş arasında devir sözleşmesi içerisinde 3. Maddede vurgulandığı üzer işin %100 devraldığı, bu nedenle ... A.Ş şirketinin ...A.Ş.'den dava konusunda bir alacak talep edemeyeceği, kazı sahasında rehberlik etmeyen davacının olayda %10 oranında tali kusurlu olduğu, ... A.Ş.'nin ise %90 asli kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamındaki hasar tespit tutanakları, fotoğraflar ile taraf iddia ve savunmaları hep birlikte dikkate alındığında hasarın gerçekleştiği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, tarafların bu hasarda kusur durumları ile davalıların gerçekleşen zarardan sorumlu olup olmadıkları noktasındadır. İBB Altyapı Koordinasyon Müdürlüğünün 15/08/2024 tarihli müzekkere cevabında herhangi bir kişiye altyapı kazı ruhsat izni verilmediği belirtilmiş ise de; dava dilekçesi ekindeki belgeler incelendiğinde, işletmenin ruhsat aldığı ve kazı çalışmalarının yapıldığının görüldüğü, söz konusu görselde yüklenici firma olarak "...A.Ş.-...İş Ortaklığı"nın belirtildiği, her ne kadar bilirkişi kök ve ek raporunda davalı ... A.Ş.'nin meydana gelen zarardan sorumlu olmadığı bildirilmiş ise de; 6098 sayılı TBK'nun dış ilişkide müteselsil sorumluluğa ilişkin 61. maddesi uyarınca, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği, davacı şirkete karşı meydana gelen zarardan TBK m. 61 uyarınca davalıların müteselsilen sorumlu oldukları, bu nedenle davalı ...'nin davalı ... ile akdedilen devir sözleşmesi uyarınca sorumluluğu olmadığına dair itirazının davalı ... ile kendi iç ilişkisi kapsamında ileri sürülebileceği kanaati ile, her iki davalının müteselsilen sorumlu olduklarına hükmedilmiştir. Meydana gelen zarar yönünden; bilirkişi raporu ile talep edilen 5.608,83 TL'nin yönetmeliklere uygun olup malzeme ve işçilik ücretlerinin o tarihli fiyatlar ile uyumlu olduğunun bildirildiği görülmüştür. Meydana gelen zarardaki kusur oranları yönünden; davalı şirketlerin kazı alanı için belediyeden bu güzergâh krokisi için talepte bulunması gerektiği, yer altına döşenmiş orta gerilim kablosunun projelendirilmeme ihtimali olmadığı, bu suretle davalıların olayda %90 kusurlu olduğu, davacı şirketin ise davacı şirketten bir görevlinin kazı alanında rehberlik etmemesi nedeniyle olayda %10 oranında kusurlu olduğu yönündeki bilirkişi raporundaki tespit doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemi yönünden ise; ... BAM 6. Hukuk Dairesinin ... esas,... karar sayılı, 15/09/2022 tarihli ilamında belirtildiği üzere "... alacak miktarının yapılan yargılama sonucu alınan bilirkişi raporuna göre belirlendiği, zarar miktarının tespitinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle takibe konu alacağın likit ve muayyen nitelikte olmadığı anlaşıldığından, mahkemece yasal koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir..." yönündeki tespit dikkate alınarak takibe konu alacağın bilirkişi raporu sonucu belirlendiği, bu nedenle likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalılar tarafından ... 33. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın 5.047,79 TL asıl alacak, 310,20 TL işlemiş faiz yönünden KISMEN İPTALİNE, takibin 5.047,79 TL asıl alacak, 310,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.357,99 TL yönünden DEVAMINA, fazlaya ilişkin 595,51 TL yönünden istemin REDDİNE, 2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile eksik 187,80TL harcın davalılardan müteselsilen ve müştereken alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın kısmen kabul edilen 5.357,99TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 5.357,99TL'nin davalılardan müteselsilen ve müştereken alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın reddedilen 595,51TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olan 595,51TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 6.164,00 TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.019,20TL yargılama giderinden kabul / talep oranına göre hesaplanan 6.317,09 TL'nin davalılardan müteselsilen ve müştereken alınarak davacıya verilmesine, bakiye 702,11 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/red oranına göre 380,10 TL'sinin davacıdan tahsili, 3.419,89 TL'sinin davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsili ile Hazineye irat kaydına, 8-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE, Dair, yapılan inceleme sonucunda taraf vekillerinin huzurunda, dava konusu miktar HMK'nın 341/2. Maddesindeki sınırın altında kaldığından dolayı KESİN olmak üzere karar verildi. 25/03/2025 Katip E-imzalıdır Hakim E-imzalıdır