İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/537 E. 2024/975 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/537
- Karar No
- 2024/975
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ3 ESAS NO : 2022/537 Esas KARAR NO : 2024/975 DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 26/07/2022 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil gönderen firma, dava dışı gönderilen ...Şti. Firmasına, iki adet ... fotokopi makinesi satmıştır... gönderi no ile davalı aracılığıyla dava dışı firmaya iki adet ürün gönderilmiştir. Alıcı firma, kargo kendisine ulaştığında, kargo kutusunun ters çevrildiğini, altında paletinin bulunmadığını, üzerinin davalı firma tarafından gelişigüzel bantlandığını, makinenin iç aksamlarının tamamen zarar gördüğünü tespit etmiştir. Bu nedenle kargoyu müvekkil firmaya iade etmiş, kargo hasar tespit tutanağı düzenlenmiştir. Diğer kutunun ise zarar görmediğini tespit etmiştir. Fotoğraflar ve video görüntüleri ekte sunulmuştur. Müvekkil gönderen firma, dava dışı gönderilen...Şti. Firmasına, ... fotokopi makinesi satmıştır. ... gönderi no ile davalı aracılığıyla dava dışı firmaya ürün gönderilmiştir. Alıcı firma, kargo kendisine ulaştığında, fotokopi makinesinin şeritlerinin ve paletinin sökülmüş, köpüklerinin dağılmış kırık bir şekilde bulunduğunu tespit etmiştir. Gönderilen firma söz konusu kargoyu teslim almamış olup, kargo halen davalı firmadadır. Fotoğraflar ekte sunulmuştur. Zararımızın giderilmesi amacıyla davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmeleri olumsuz sonuçlanmıştır. Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle miktarı belirsiz olan alacağımızı ileride bilirkişi raporu ile hesap edilecek rakamlara artırmak kaydıyla,(HMK.md.107) emtia hasarına ilişkin olarak şimdilik 100 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, alacağa davalı firmaya başvuru tarihlerinden itibaren ticari temerrüt faizi işlenmesine, lehimize vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesini.." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı tarafın dava dilekçesinde dayandığı deliller tarafımıza tebliğ edilmemiş olup, yasa gereği tebliğe muhtaç olan tüm delillerin içeriklerine dair cevap verme hakkımız saklıdır. Müvekkil şirket sektöründe öncü bir firma olup mezkûr taşımada kendisinden beklenen tüm dikkat ve özeni eksiksiz şekilde yerine getirmiştir. ... numaralı kargo alıcısına teslim edilmiştir. DAvacı'nın iddialarına yönelik müvekkil şirket'in herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. 6102 sayılı türk ticaret kanunu'nun ("ttk") 878. ve 898. maddeleri kapsamında müvekkil şirketin bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Bir an için ortada bir zarar olduğu düşünülse dahi bu durum ancak gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlamadan kaynaklanmaktadır. Eşyanın niteliği ve değeri taşıyana teslim anında beyan edilmemiştir. Olayda tam tazminata hükmedilmesini gerektiren koşullar bulunmamaktadır. Talep edilen tazmin talebi fahiş olup ttk hükümleri uyarınca taşıyanın sınırlı sorumluluğu prensibi benimsenmiştir. İşbu uyuşmazlık konusu teknik ve uzmanlık gerektiren hususlar içermektedir. Bu sebeple kara taşıma hukuku konusunda uzman bilirkişice incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Davanın öncelikle usulden reddine, sayın Mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini.." savunmuştur. Davacı vekilinin 16/02/2024 tarihli dava değeri artırım dilekçesinden özetle; "Dosyadan alınan bilirkişi kök ve ek raporunda ... takip nolu kargoya ait hasarlı olduğu iddia edilen fotokopi makinesinin onarımı için harcanan/harcanacak tutarın 2.500,00 TL olduğu tespit edilmiştir. (TaşıyıcınınDosyadan alınan bilirkişi kök ve ek raporunda ... takip nolu kargoya ilişkin olarak teslim ve iade edilmeyen kitapçık sonlandırıcının bedelinin 30.000,00TL olduğu tespit edilmiştir.Raporlarda, ... Kargo Takip Numaralı Gönderi : 348,67 TL ve ... Kargo Takip Numaralı Gönderi: 793,67 TL olmak üzere, iade edilmesi gereken taşıma ücreti toplam 1.142,34 TL olarak tespit edilmiştir. 5.Huzurdaki dava açılırken, taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun hesaplanması gerektiği/ hasar oranı ve bedelinin önceden belirlenememesi nedeniyle belirsiz alacak olarak açılmıştır. Belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda, dava değerinin yükseltilmesi ayrı bir hukuki müessese olarak düzenlenmiştir. HMK 107/2’ de belirsiz alacak davasında, alacağın miktarının belli olduğu anda ıslaha gerek kalmaksızın iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına da tabi olmaksızın dava değerinin arttırılabileceği hüküm altına alınmıştır. Bilirkişi incelemesi sonucunda dosyaya alınan raporlar çerçevesinde dava dilekçemizde talep ettiğimiz alacak taleplerimizi; ... takip nolu kargo yönünden 2.500 TL'ye, ... takip nolu kargo yönünden 30.000 TL ye ve taşıma ücret bedeli iadesi yönünden 1.142,34 TL'ye çıkartarak arttırıyoruz. Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle ve mahkemenizce resen dikkate alınacak hususlar karşısında; HMK 107 gereği belirsiz alacak davası olarak ikame ederek 100 TL olarak bildirdiğimiz dava değerini, bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda 33.542,34 TL arttırarak 33.642,34 TL'ye çıkartarak, 33.642,34 TL bedelin, davalı firmaya başvuru tarihlerinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilerek tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini.." talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesi kaynaklı alacak davasıdır. Bilirkişi heyetinden alınan 12/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Sayın üzere, mahkemenin görevlendirme kapsamı gözetilerek; yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı davaya konu kargolar yurtiçinde yapılan bir taşımacılık olup, bu taşımacılık ulusal karayolu ile eşya sözleşmesi kapsamındadır. Taşıma sözleşmesinde taşıyıcının sorumluluğu Türk Ticaret Kanunu'nda özel olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle taşıma sözleşmesinden kaynaklanan talep hakları ve taraflar arası uyuşmazlık 6102 sayılı TTK "nun 4. Kitap Taşıma işleri hükümleri ile çözülmesi gerekmekte olduğu, davaya konu her iki sevkiyat TTK 875'e göre değerlendirildiğinde; davalı taşıyıcının ilgili gönderileri alıcısına veya göndericisine hasarsız olarak sağlam teslim edememesi nedeni ile sorumlu olduğu kanaatine ulaşıldığı, her iki sevkiyatın da sınırlı sorumluluk hesabı, ürün değerlerinin ve hasar değerlerinin üzerinde bir fiyat olması nedeni ile TTK Madde 882'ye yer olmadığı kanaatine ulaşıldığı, bu nedenle taşıyıcının tazmin sorumluluğu, hasarlı ürünlerin hasar tutarı ve veya hasarın onarımı için harcanan/harcanacak tutar kadar olacağı, ... takip nolu kargoya ait hasar tespit tutanağı ve hasar görsellerinin dosyaya sunulmuş olduğu; dolaysıyla mevcut deliller ışığında, fotokopi makinesinin bakım ve onarım işlemlerinin tahmini, azami 2.500,00TL tutarda (olay tarihi itibariyle) olabileceği kanaatiyle sayın mahkemenin takdirlerine sunulduğu, ... takip nolu kargoya ait sevkiyat belgeleri incelendiğinde, ilgili kargonun hasarlı olduğu kanaatine ulaşıldığı ancak, hasar tespit tutanağı vb hasar belge/bilgi ve görsellerinin dava dosyasına sunulmadığı için tutar ve oran konusunda bir tespitin yapılmasının mümkün olamadığı, davaya konu taşımacılık TTK 881'e göre değerlendirildiğinde, her iki gönderide de zararın saptanması için zorunlu olan giderlerle ilgili olarak; dosya kapsamına zararın saptanması için ödendiği belgelenen bir belge/bilginin dosya kapsamına sunulmadığı, bu nedenle bu konuda tespit yapılmasının mümkün olamadığı, her iki gönderinin hasarlı teslim edildiği anlaşıldığından TTK 883'e göre kargo ücretlerinin tutarının geri iade edileceği yönünde kanaate ulaşıldığı, iade edilmesi gereken taşıma ücretlerinin ... kargo takip numaralı gönderi : 348,67 TL, ... kargo takip numaralı gönderi: 793,67 TL, toplam iade edilmesi gereken taşıma ücreti : 1.142,34 TL olarak tespit edildiği.." rapor edilmiştir. Bilirkişiden alınan 27/09/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; "Sayın mahkemenin ek görevlendirme kapsamı gözetilerek, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, kök rapora ilaveten, Dosya kapsamında davalı taşıyıcı tarafından davacı gönderene imzalatılan ihtirazi kayıt belgesi olmamasından hareketle; davaya konu kargoların ambalajlarının taşımaya uygun olarak taşıyıcıya verildiği ve bu şekilde sevkiyata hazırlanmış olduğu kanaatine ulaşıldığı; Davaya konu uyuşmazlık konusu TTK Madde 886'ya göre incelendiğinde davalı taşıyıcının kargonun hasarlanma sürecinde kasıtlı, pervasızca, kargoya zarar verme bilinciyle hasar oluşumunda bulunduğunu gösterir bir fiil ve davranışın dosya kapsamında tespit edilemediği; bu kargoların hasarlanmış olduğu ancak, hangi nedenlerle hasarlanmış olduğunun tespit edilemediği; bu nedenle tam tazminat uygulamasına göre tazmin ödemesinin hukuki kanaatinin sayın mahkemenin takdirine sunulduğu; Hasarlı olduğu iddia edilen Fotokopi makinesinin onarımı için harcanan/harcanacak tutarın 2.500,00TL, teslim ve iade edilmeyen Kitapçık Sonlandırıcının bedelinin 30.000,00TL olacağı.." rapor edilmiştir. Bilirkişiden alınan 05/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... takip nolu kargo; ... marka... tipte fotokopi makinesinin ambalajda yırtılma ve makinenin kapaklarında hasarlar bulunduğu belirlenmiş olup Alt ısıtıcı basınç makarası ve Taşıyıcı kayış ünitesi vb. önemli parçalarında bir hasar olmadığı görülmekle, gönderinin teslim alındığı 24.08.2022 tarih ve yer itibariyle yeni olarak 8.500,00TL + KDV= 10.030TL tutarda, hasarlı değerinin 7.530TL tutarda olacağı kanaatiyle 2.500,00TL tutarda, ... takip nolu kargo; ... marka... tipte kitapçık sonlandırıcı ürünün akıbeti belirsiz olup hasarsız gönderinin teslim alındığı 24.08.2022 tarih ve yer itibariyle 30.000TL tutarda, olacağı.." rapor edilmiştir. 891286073032 gönderi numaralı kargo bakımından yapılan değerlendirmede; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin ...E ...K sayılı ilamında özetle; "Dava, karayoluyla yurt içi eşya taşıma sözleşmesi uyarınca tüketiciye ait gönderinin tam zıyaından dolayı maddi tazminat talebine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ile; 17.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. TTK'nun 875. maddesinde taşıyıcının ziya ve hasardan sorumlu olduğu belirtilmiş, 882. maddesinde de sorumluluğun sınırları açıklanmıştır. Böyle bir sınırlama CMR madde 23/3'de de öngörülmüş ve buradaki düzenleme TTK madde 882'ye aynen geçmiştir. TTK 882 ve CMR 23/3'e göre ziya haline özgü olmak üzere, hesaplanan tazminat hiç bir zaman eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33 Özel Çekme Hakkını aşamayacaktır. Sınırlı sorumluluk durumu bu olmakla beraber TTK madde 886'da "Sorumluluğu sınırlama hakkının kaybı" başlığı altında, taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı hallerin belirlendiği görülmektedir. Benzer hükümler, sorumluluğun sınırlanmasının kaybedilmesi bakımından CMR madde 29'da da yer almaktadır. Taşıyıcının taşınan eşyalara zarar veren davranışının kasta dayanmasında taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaması hususunda bir tartışma yoktur. Buna karşın asıl önemli olan, kastın yanında aynı yaptırımı öngören diğer kavram olan pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinci ile işlemiş bir fiil veya ihmal kavramıdır. Bu kavram yeni bir kusur türüdür. Bu çerçevede her somut olayda, ortaya çıkan zarara sebep olan davranışın pervasız bir nitelik taşıyıp taşımadığı belirlenmelidir. Bu belirlenirken zararı doğuran taşıyıcı yada fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin zararın ortaya çıkması ihtimalini öngördüğü, bu öngörü içinde, zararın ortaya çıkma ihtimalinin büyük olduğunu bilip bilmediği esas alınacaktır (Doç.Dr. Burak Adıgüzel Taşıma Hukuku, Adalet Yayınevi, Ankara 2018). Davalı tarafından düzenlenen 22/11/2011 tarihli faturaya göre toplam ağırlığı 53 kg olan 1 adet şanzumanın taşınması konusunda sözleşme yapıldığı, taşıma konusu eşyanın alıcısına teslim edilmediği, davalı tarafça da kargo teslim teyit belgesinin bulunmadığı, taşıma konusu eşyanın alıcısına hiç teslim edilememesi nedeniyle eşyanın tam ziyaya uğradığı anlaşılmıştır. Davalı şirketin 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu Çerçevesinde Faaliyet Gösteren Hizmet Sağlayıcılardan olduğu ve posta gönderilerinin alıcıya teslimi aşamasında teslim alanın adı, soyadı, T.C kimlik numarasını kayıt altına almakla, alıcının kimlik bilgilerini vermek istememesi durumda gönderiyi teslim etmemek ve göndericisine iade etmekle yükümlü olduğu, davalının kargonun teslimine dair kayıt sunmadığı dikkate alındığında davalı taşıyıcının oluşan zarardan sorumlu olduğu, zararın 6102 sayılı TTK 886. maddesi gereğince ziyanın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlendiğinin kabulü gerekir. Davalının dava konusu kargonun kaybına ilişkin bir açıklama getirememesinin 6102 sayılı TTK 886. maddesi gereğince taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun istinasını oluşturduğundan davalı şirketin sorumluluk sınırlamalarından yararlanması mümkün değildir. 6102 sayılı TTK'nın 880.maddesi uyarınca davalı taşıyıcı eşyanın tamamen veya kısmen ziyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan bu tazminat eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamanındaki değerine göre belirlenir. TTK 880. maddesine göre davalı şirketin eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamanındaki değeri olarak eşyanın piyasa fiyatına göre ilk derece mahkemesince alınan 06/05/2020 tarihli rapor uyarınca davacının zararının 25.222,32 TL şanzımanın olduğunun belirlendiği, mahkemece davacının dava dilekçesinde şanzumanı 17.0000,00 TL'ye satın aldığını beyanı davacının zarar miktarı kabul edilerek toplam zarar 17.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Somut olayda, 22/11/2017 tarihli kargo fişinde, dava konusu 1 paket 1 adet şanzumannın kargo gönderisi içerisinde olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafça, bedelinin tazmini talep edilen eşyaların alış faturasını deliller arasında gösterilmediği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince bu hususta davacıya süre verilmesine rağmen davacı verilen sürede faturaları ibraz etmemiştir. Ancak, kargo teslim alma belgesinde açıkça teslim alınan ürünün 1 adet şanzıman olduğunun belirtildiği, bu durumda davalı taşıyıcının kargo içeriği hakkında bilgilendirildiğinin kabulü gerekir. Ayrıca, davalı tarafça dosyaya sunulan kargo ön izleme başlıklı evraklarda davacının gönderisi için kayıp-arama notu düşülmekle, sonrasında 29.11.2017 tarihinde teslim ediliği belirtilmiştir. Davalı tarafa ilgili kargo evraklarının sunulması için süre verilmesine rağmen tüm aramalara rağmen bulunmadığı gerekçesiyle yerine getirmemiştir. Davalının yargılama aşamasında ve istinafında teslimi gereken ürünün dava konusu kargonun şirkette muhafaza edildiği iddiasına mahkemece itibar edilmemesi yerindedir. Bu nedenlerle davacının beyanının somut olayla örtüştüğü kanaatine varılmakla, davacının beyanına göre davaya konu emtianın, taşınmak üzere taşıyıcıya teslim edildiği yer ve zamandaki gerçek piyasa değerinin 17.000,00 TL olduğunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olduğu görülmekle davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir. ... takip numaralı gönderinin alıcıya teslim edildiğinin ispat külfeti davalı üzerindedir. Somut uyuşmazlıkta her ne kadar davalı şirket tarafından ... takip numaralı gönderi bakımından sistemlerine 25/12/2021 tarihinde "kargo teslim edilmedi" "hasarlı kargo" notu düşüldüğü, 07/01/2022 tarihinde ise "ofis şube tarafından tazmine konu kargo" "alıcıya teslim edildi" şeklinde not düşülmüş olsa da davacı tarafından söz konusu kargonun teslim alınmadığı iddia edilmiş ve davalı tarafından da ıslak imzalı teslim belgesi sunulmamıştır. Dolayısıyla davalı tarafından söz konusu gönderinin teslim edildiği ispat edilemediği gibi kargonun akıbetine ilişkin mahkememize açıklama da yapılamamıştır. Dolayısıyla alıntılanan emsal mahiyetteki Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin kararında da belirtildiği üzere TTK 886 uyarınca davalı şirketin, gönderinin gerçek zararını tazmin ile yükümlüdür. Bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamalarda gönderiye konu ürün bedelinin 30.000,00 TL olduğu hesap edilmiş olup dava dilekçesi ekinde sunulan görüntülere göre hasarlı kargo tazmin talebi olarak davalı şirkete 03/01/2022 tarihinde başvurulmuş olması nedeniyle bu tarihten itibaren faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir. ... gönderi numaralı kargo bakımından yapılan değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 880. Maddesinde; "(1) Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. (2) Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir. (3) Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Dava dilekçesi ekinde sunulan kargo hasar tespit tutanağı ile fotoğraflardan ... gönderi numaralı iki adetten oluşan kargonun bir adedinin hasarlı bir adedinin ise hasarsız olarak teslim edildiği anlaşılmaktadır. TTK 875'e göre davalı taşıyıcının taşımak üzere teslim aldığı ürünleri hasarsız olarak teslim etme yükümlülüğü vardır. Bu kapsamda davalı taşıyıcı TTK 882 hükmüne göre tespit edilecek sınırlı sorumluluk miktarını aşmamak kaydıyla TTK 880/2'de belirtilen kriterlere göre TTK 880/1 hükmüne göre taşımak üzere teslim alındığı yer ve zamana göre hesap edilecek miktarı tazmin ile yükümlüdür. Bilirkişiler tarafından yapılan incelemelerde 24/08/2022 tarihi itibariyle gönderiye konu ürünün hasarsız bedelinin 10.030,00 TL olacağı, hasarlı değerinin ise 7.530,00 TL olacağı bildirilmiş olmakla davacı tarafından talep edilebilecek tazminat miktarının 2.500,00 TL olacağı hesap edilmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesi ekinde ve aşamalarda sunulan evraklardan davalıyı hangi tarih itibariyle temerrüde düşürdüğü tespit edilemediğinden arabuluculuk son tutanak tarihi itibariyle bilirkişilerce hesap edilen 2.500,00 TL'ye faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir. İade edilmesi gereken taşıma bedelleri yönünden yapılan değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 883. maddesinde; "(1) Taşıyıcı, zıya veya hasardan sorumlu olduğu hâllerde, 880 ilâ 882 nci maddelere göre ödenmesi gereken tazminatı ödedikten başka, taşıma ücretini geri verir ve taşıma ile ilgili vergileri, resimleri ve taşıma işi nedeniyle doğan diğer giderleri de karşılar. Ancak, hasar hâlinde, birinci cümle uyarınca yapılacak ödemeler 880 inci maddenin ikinci fıkrasına göre saptanacak bedel ile orantılı olarak belirlenir. Başkaca zararlar karşılanmaz." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Dava dilekçesinin incelenmesinde bahse konu ürünlerin hasarlı olarak teslim edilmesi ya da hiç teslim edilmemesi nedeniyle davacı tarafça TTK 875 hükmüne göre belirsiz alacak olarak tazminat talebiyle davanın ikame edildiği anlaşılmaktadır. Arabuluculuk son tutanağının incelenmesinde de taraflar arasındaki uyuşmazlığın benzer mahiyette olduğu anlaşılmaktadır. TTK'nın 883. Maddesinin incelenmesinde ise madde başlığının diğer giderlerin tazmini olduğu ve TTK 880 ile 882 nci maddelere göre ödenmesi gereken tazminatı ödedikten sonra taşıyıcının taşıma ücretini de geri verme yükümlülüğü altında bulunduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla TTK 883'e göre taşıma ücretinin geri verilmesi bir tazminat sorumluluğu olarak düzenlenmemiş olup bir alacak kalemi olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça ve ayrıca taşıma ücretinin geri talep edilmemiş olduğu, sunmuş olduğu bedel arttırım dilekçesinin ise davanın tam ıslahı şartlarını taşımadığı anlaşılmakla taşıma ücretinin iadesine yönelik usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı kanaati mahkememizde hâsıl olduğundan bu yönüyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 2-... kargo takip numaralı gönderi bakımından 30.000,00 TL'nin 03/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, ... kargo takip numaralı gönderi bakımından 2.500,00 TL'nin arabuluculuk son tutanak tarihi olan 03/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-İade edilmesi gereken taşıma bedelleri yönünden usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 4-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.220,08 TL harcın peşin alınan 80,70 ve tamamlama harcı olarak alınan 575,00 TL olmak üzere toplam 655,70 TL harçtan mahsup edilerek kalan 1.645,08 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan 655,70 TL peşin ve ıslah harcı, 80,70 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 736,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 32.500,00 TL üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 246,00 TL tebligat, posta gideri ile 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.246,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/12/2024 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır