İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/327 E. 2026/89 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/327
- Karar No
- 2026/89
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/327 KARAR NO :2026/89
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:08/09/2025 KARAR TARİHİ:10/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket görevlilerince 13.01.2025 tarihinde davalının işletmesinde yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(a) bendi uyarınca ilgili kullanım yerinde sözleşmesiz sayaçtan elektrik kullanma suretiyle kaçak elektrik kullanımı yapıldığının tespit edildiğini, H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiğini ve bu tutanağa istinaden 6.234,40 TL kaçak elektrik faturasının tahakkuk ettirildiğini, söz konusu fatura tutarları bakımından davalı/borçlu şirket yöneticisi ve dava dışı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibinin borçlu şahsın itirazı üzerine durdurulduğunu belirterek, ... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaliyle takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalının %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak davalı tarafından cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
DELİLLER Bildirilen deliller toplanmış, ... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı icra dosyası istenilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır. ... İcra Dairesi 2025/... esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu ve dava dışı ... şirketi aleyhine 6.234,40 TL Kaçak Elektrik Bedeli, 579,80 TL Gecikmiş Gün Faizi, 115,96TL Faizin KDV'si olmak üzere toplam 6.930,161TL borcun ödenmesi amacıyla 26/03/20258 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçlunun 16/04/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı tarafa tebliğine ilişkin dosyada evrak bulunmadığı, itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Elektrik Mühendisi Bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "...EPDK'nin yayınladığı EPTHY yönetmeliğinin 42/1- a maddesinde Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi şeklinde düzenlendiği, bu hususun kaçak elektrik tüketimine girdiği bu nedenle davalının kaçak tüketim kullandığı, Davacının, ... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyada, Kullanılan kaçak tüketim tutarının EPDK birim fiyatları ve EPTHY”'nin ilgili yönetmelikleri doğrultusunda, kaçak tüketim tutarının, 6.234,40 TL Kaçak Elektrik Bedeli, 421,81 TL Gecikmiş Gün Faizi, 84,36 TL Faizin KDV'si olmak üzere toplam 6.740,57TL hesaplandığı..." bildirmiştir. Ticaret Sicil Müdürlüğünden celbedilen kayıtların incelenmesinde; kaçak kullanım tespit tutanağından kullanıcı olarak tespit edilen ... şirketinin münferiden temsile yetkilisinin davalı... olduğu görülmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır. İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür. HMK 190. maddesinde: İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. Şeklinde hüküm bulunmaktadır. Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Kaçak tutanaklarının , bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. Sayılı kararı da aynı yöndedir.) Somut olayda, davalının perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek kayıtlı elektrik sayacından geçirerek kaçak elektrik kullandığı tesbit edilmiş olup söz konusu tutanakların aksi ispatlanamamıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun içtihatlarına göre; abonelik sözleşmesinden kaynaklı ödemelerde gecikme olması halinde, 6183 sayılı Yasada belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için, sözleşmede gecikme zammı uygulanacağına dair açık ve anlaşılır bir ifadeye yer verilmesi gerekir. Abonelik (elektrik, su, atık su ve doğalgaz) sözleşmesinde, 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranının uygulanacağına yönelik bir hüküm yoksa, normal tüketim bedeline 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına göre (mesken ise yasal faiz, ticarî ise ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanacaktır. (HGK'nın 28.11.2012 tarih ve 2012/13-624 E., 2012/915 K., 3. HD’nin 27/02/2014 tarih, 2013/18346 Esas, 2014/3079 Karar sayılı ilâmlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.)Uyuşmazlık davalının kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı, takibe yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. maddesinde:'' (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.'' şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Buna göre; tüzel kişinin ve organlarının sorumluluk türünün Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı...’ün, ..., ... Mahallesi, 267 Sokak, No.21 adresinde bulunan ve yönetici olduğu ... şirketine ait ticarethanede sözleşmesiz, ... seri numaralı kayıtlı sayaçtan gecirerek elektrik enerjisi kullandığı, davacı şirketin iki çalışanı tarafından 13.01.2025 tarih ve H/... sayılı kaçak elektrik tutanağıyla tespit edildiği, davalının imzadan imtina ettiği görülmüş olup Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42. Maddesine göre; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek kayıtlı sayaçtan geçirerek elektrik enerjisi tüketmesi kaçak elektrik tüketimi sayıldığından dava konusu kullanımın dosyaya sunulan fotoğraf kaydından da anlaşıldığı üzere kaçak elektrik tüketimi olduğu, davalının daha önce de kaçak elektrik kullandığı 12/11/2024 tarihli H/... nolu tutanak ile tespit edildiğinden tarifenin 2 katı dikkate alınmış ve dosya kapsamında kayıtlı ... seri numaralı sayacın 23.12.2024 tarihindeki endeksi 81528,404 kWh, 13.01.2024 tarihindeki endeksi 82177,585 kWh olduğundan sayaç 23.12.2024-13.01.2024 arasında (82177,585-81528,404)=649,181 kWh tüketim kaydetmiştir. Buna göre davalı şirketin kullandığı kaçak elektrik enerjisi 649,181 kWh olarak hesaplanmış ve davalı tarafın kaçak elektrik tüketimi yaptığının kaçak elektrik tespit tutanakları ve fotoğraf ile sabit olduğu, elektrik mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda hesaplamanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre yapıldığı ve düzenlenen rapor dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmış, ve davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafın başlattığı ... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, 6.234,40TL asıl alacak, 421,81TL gecikme zammı(gecikmiş gün faizi), 84,36TL KDV olmak üzere toplam 6.740,57TL alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak likit olduğundan (davalının sayaca müdahalesi sonrasında ne kadarlık eksik tüketim yaptığını bilebilecek durumda olmasından dolayı) hükmolunan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (kabul oranı: %97,26) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile; davacı tarafın başlattığı ... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 6.234,40TL asıl alacak, 421,81TL gecikme zammı(gecikmiş gün faizi), 84,36TL KDV olmak üzere toplam 6.740,57TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin avans faiz işletilmek suretiyle takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 1.246,88TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 732,00TL nispi karar harcından yatırılan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 116,603TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00TL'nin 4.473,96TL sinin davalıdan, 126,04TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 615,40TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 6.740,57TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan toplam 8.157,90TL yargılama giderinin kabul oranına göre 7.934,37TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.10/02/2026
Katip .... Hakim ... E-imzalıdır E-imzalıdır