İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/307 E. 2026/176 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/307
Karar No
2026/176
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/307 Esas - 2026/176 T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/307 KARAR NO :2026/176

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:08/09/2025 KARAR TARİHİ:03/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin evvelce kestiği faturaların davalı tarafından ödendiği ancak icra takibine de konu toplam 1.680,00-€ bedelli 1 adet faturaya davalı tarafından itiraz edilmediği ve faturanın ödenmediği, faturanın ödenmesi için yapılan şifahi görüşmelerin sonuçsuz kaldığı, bunun üzerine, .... İcra Dairesi - 2025/... esas sayılı dosya ile yasal takibe geçildiği, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğu, yapılan arabuluculuk görüşmesinde anlaşmanın sağlanamadığı beyan ve neticeden itirazın iptaline ve takibin devamına, borcun likit olması ve mesnetsiz itiraz sebebiyle davalı-borçlu aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak davalı tarafından cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür. DELİLLER : .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Faturalar, Ticari defter kayıtları, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, alacaklı ... Teknoloji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından davalı borçlu ... ... Mekanik İnşaat Sanayi Dış Ticaret Ltd Şti hakkında 1.680,00 EUR asıl alacak ve 985,92EUR işlemiş faiz olmak üzere 2.665,92 EUR faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde ( 21.05.2025) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce atanan SMMM bilirkişinin hazırlamış olduğu 02/02/2026 tarihli raporda "davacı ... Teknoloji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile davalı ... Dış Ticaret Limited Şirketi arasında 2024 yılı içerisinde ticari mal alım-satımına dayalı bir ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafından takibe dayanak olarak gösterilen ve davalıya düzenlenen faturanın usulüne uygun şekilde düzenlendiği ve bu faturanın davacı şirketin yasal ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, davacı şirketin 2024 yılına ait ticari defterlerinin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak tutulduğu, e-defter beratlarının süresi içinde onaylandığı ve defterlerin davacı lehine delil vasfını haiz olduğu, davalı tarafından, kendisine tebliğ edilen söz konusu faturalara karşı TTK’nın 21/2. maddesinde öngörülen yasal süre içerisinde herhangi bir yazılı itirazda bulunulmadığı, fatura bedellerine ilişkin iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekinceye dair dosyada herhanği bir belgeye rastlanılmadığı, ayrıca takibe sunulan itirazda faturayı konu mal/hizmetin alınmadığı yönünde bir itirazının bulunmadığı, davalının bilirkişi incelemesine katılmadığı ve ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, bu hususun delil değerlendirmesinde Mahkemenin takdirinde olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkininin döviz cinsinden olduğu, ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya 4 adet faturanın düzenlendiği ve buna karşılık davalı tarafından bir çek ödemesinin gerçekleştirildiği, davacı defterlerine göre davacının davalıdan 2.005,60 Euro alacaklı durumda olduğu tespit edilmiş olup, huzurdaki davaya sadece 29.02.2024 tarihli ... numaralı ve 1.680,00 Euro tutarlı faturanın konu edilmesi nedeniyle taleple bağlılık ilkesi gereği bu tutar dikkate alınması gerektiği, bu tutarında takip tarihi itibariyle TL karşılığının (1.680,00 Euro x 43,4277) 72.958,54 TL olduğu, davacı tarafından icra takibinde talep edilen işlemiş faiz yönünden; rapor içerisinde tespitler ışığında talep edilebilecek faiz tutarı 94,59 Euro olabileceği, bu tutarında takip tarihi itibariyle TL karşılığının (94,59 Euro x 43,4277) 4.107,83 TL olduğu, dosya kapsamındaki tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde, davacının davalıdan 72.958,54 TL asıl alacak ve 4.107,83 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 77.066,37 TL olabileceği" şeklinde görüş bildirmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve davalının yerleşim yeri itibari ile yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır. İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki ve faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır. Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraflar arasındaki ticari alım, satım ve devreye alma hizmet sözleşmesi kapsamında temin ettiği hizmetlerden doğan 1.680,00 EUR asıl alacak ve 985,92EUR işlemiş faiz olmak üzere 2.665,92 EUR faturadan kaynaklanan alacağı için icra takibi başlattığını (29.02.2024 tarihli ... numaralı ve 1.680,00 Euro tutarlı fatura) ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; davacının incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin (2024-2025 yıllarında) bulunduğu, davalının verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda davacı şirket tarafından davalı şirkete takibe konu e-faturaları düzenlediği, davacı ve davalı şirketin e-fatura mükellefiyeti oldukları, davacı tarafın alacak talebine konu faturayı davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ ettiği, faturalara itiraz edildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, dava konusu faturaların davalı tarafa teslim edildiği ve davalının 8 gün içerisinde itiraz etmediğinin tespiti edildiği faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği ancak bu yönde ispata yarar bir delil sunulmadığı, davalı şirket verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edilebileceğinden mahkememizce verilen kesin süreye rağmen kayıtlar sunulmadığından davacı kayıtları davalı kayıtları ile uyumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiş, davacı tarafından 29.02.2024 tarihli ... numaralı ve 1.680,00 Euro tutarlı faturanın takibe konu edildiği ve TTK 1530 maddesi kapsımında temerrüt tarihi tespit edilerek yapılan hesaplamada 94,59 TL işlemiş faiz oluştuğu görülmekle davalının, davacıya 1.680,00-€(Euro) asıl alacak ve 94,59-€(Euro) işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.774,59-€(Euro) borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın kısmen iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (kabul oranı: %66,56 ) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen Kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 1.680,00-€(Euro) asıl alacak ve 94,59-€(Euro) işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.774,59-€(Euro) için takip tarihinden itibaren Euro döviz cinsine kamu bankalarınca uygulanan en yüksek yıllık mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru üzerinden ödenmek üzere kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Asıl alacağın (1.680,00-€(Euro)x43,4277TL= 72.958,53TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 5.264,40TL nispi karar harcından yatırılan 1.398,28TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 3.866,12TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00TL'nin 3.061,76TL sinin davalıdan, 1.538,24TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 1.398,28TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan toplam 8.277,90TL yargılama giderinin kabul oranına göre 5.509,77TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine, 9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı03/03/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/307, K. 2026/176, T. 03.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-22-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-307-e-2026-176-k-a26b968815de