İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/244 E. 2025/44 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/244
- Karar No
- 2025/44
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/244 Esas KARAR NO :2025/44 DAVA:Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/09/2025 KARAR TARİHİ:29/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı, 24/03/2022 tarihinde ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin .... sayılı kararı ile oğlu ...'ın vasisi olarak atandığını, vesayet kararı 18/04/2022 tarihinde kesinleştiğini, vasi sıfatıyla oğlunun tüm hukuki işlemlerini yürüttüğünü, davacının vesayet altında bulunan oğlu ..., otizm teşhisli ve %40 engelli olup kendi adına hukuki işlem yapma ehliyetine sahip olmadığını, Türk Medeni Kanunu uyarınca, vesayet altındaki kişinin borçlandırıcı işlemler yapabilmesi için vasi izni ve vesayet makamının onayının gerektiğini, davacının eşi ..., 16/11/2021 tarihinde davacıya boşanma davası açtığını, söz konusu dosya karara çıkmış olup şu an ... İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinde görüldüğünü, davacının eşi İstanbul'da yaşamadığını, çocuğu ... sözleşmenin yapıldığı tarihte annesinin yanında kaldığını, ..., annesinin onayı ve rızası ile davalı şirketle 18/10/2023 düzenleme tarihli 9 adet senet imzaladığını, anne ...'ın kısıtlı olan ... aleyhine veya lehine herhangi bir hukuki ya da ticari anlamda işlem yapma yetkisinin olmadığını, nedenle kısıtlı Barış tarafından imzalanan senetlerin tamamen geçersiz olduğunu, 18/10/2023 düzenleme tarihli toplam 9 adet senede dayanılarak, .... İcra Dairesi’nin 2025/... E. sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibinin başlatıldığını, imzalanan senetlerin, hukuken geçersiz olduğunu, davacının doğan borçtan herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, davacıya vasi sıfatıyla ödeme emri tebliğ edildiğini, ancak hukuki niteliği bilinmediğinden dolayı yasal süresinde itiraz edilemediğini, ancak bu borç esas bakımından hükümsüz olduğundan, icra takibinin kesinleşmiş olması geçersizliği ortadan kaldıramayacağını, bu nedenle işbu davanın açıldığını, davacının iş bu dava masraflarını karşılayabilecek durumu bulunmayıp, hiçbir gelir ve desteğinin olmadığını, kendisi boşanma sürecinde ve şu an çalışabilecek bir işi olmadığını, ayrıca kendisi şu an 3 çocuğa baktığını, kendisinin kirada yaşadığını ve adına kayıtlı herhangi bir mal varlığının da olmadığını, dolayısıyla yargılama giderlerini karşılayacak durumunun bulunmadığından adli yardım talebinde bulunduğunu davacının maddi durumu olmadığından teminatsız olarak icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmesini, davacının borçlu olmadığının tespiti ile İstanbul İcra Dairesinin 2025/... E. sayılı icra takibinin iptaline ve kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit davasıdır. 28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır. Buna göre, somut uyuşmazlık, tüketici konumundaki davacı ...'a vesayeten ... aleyhine, .... İcra Dairesi’nin 2025/... E. sayılı dosyasından, davacı vekilinin 24/09/2025 tarihli dilekçesi ile davalı şirkete eğitim hizmeti karşılığında teslim edildiği belirtilen, dokuz adet senet nedeniyle başlatılan takipte davacının borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin olup, davalı şirketin Ticaret Sicil Kayıtları incelendiğinde de, şirketin amaç ve konusunun eğitim ve öğretim hizmetleri olduğu, anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta, davanın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığı, davacının tacir olmadığı gibi borçlu olunmadığının tespiti talep edilen sözleşmenin de ticari ilişkiden kaynaklanmadığı, bu sözleşmenin tüketici işlemi olduğu, hal böyle olunca uyuşmazlığa tüketici mahkemeleri tarafından bakılması gerektiği kanaatiyle, TTK 4. ve 5. Maddesi ve 6502 sayılı yasanın ilgili maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliğine, Mahkememiz görevsiz olduğundan dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve yasal süresi içerisinde başvurulduğunda dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL TÜKETİCİ MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına resen karar verilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, 4-Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin ve adli yardım talebinin tevzi edilen Mahkeme tarafından değerlendirilmesine, Dosya üzeriden yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.29/09/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır